{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/466 - 2024/602<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/466 <br>KARAR NO\t: 2024/602<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t                       : <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... Asliye Ticaret Mahkemesi <br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>TARİHİ\t: 28/11/2023<br>DAVACI \t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...   [... ] UETS<br>DAVALI \t: ...  [... ] <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 07/03/2024<br><br>  ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/08/2019 tarihinde müvekkili seyir halindeyken ... plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması neticesi meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, kaza sonrasında trafik tespit tutanağının tutulamadığını, ... C.Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ancak şikayetçi olunmadığından KYOK kararı verildiğini, kazada davalı şirket sigortalısının tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle basit tıbbı müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığını ve bu süreçte başkasının bakımına muhtaç kaldığını, bu nedenle hem kendisinin hem de ailesinin mağdur olduğunu, kaza nedeniyle travma yaşayıp bir süre dışarı dahi çıkmadığını, müvekkilinin halen oturmakta, yürümekte ve kalkmakta zorluklar yaşadığını, bu durumun müvekkilinin sosyal yaşantısını çok etkilediğini, davalı şirkete yazılı başvuru yaptıklarını ancak anlaşamadıklarını belirterek müvekkili yönünden sürekli sakatlık için 100,00 TL, şimdilik 100,00 TL maddi tazminat bedelinin başvuru tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"davacı vekili ... plaka sayılı  aracın müvekkiline çarpması neticesi meydana gelen kazada  davalı şirket sigortalısının tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle basit tıbbı müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığını ve bu süreçte başkasının bakımına muhtaç kaldığını, bu nedenle hem kendisinin hem  de ailesinin mağdur olduğunu ifade etmiştir. Kazada yaralanan ve işgöremezlik kaybı bulunduğu iddia olunan davacının  kazadan ve davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklı maluliyetinin bulunması halinde maddi zararlarının oluştuğu gerçeği kaçınılmazdır. Bu şartlar altında hesaplanacak zarar açısından Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.ve 89. vd. maddeleri gereği, kusurlu aracın sigorta şirketi de hesaplanacak tazminattan sorumlu tutulacaktır. Ancak somut olayda sigorta bilgi ve gözetim merkezince gönderilen müzekkere cevabından anlaşılacağı üzere kazaya sebebiyet veren  ... plaka sayılı  aracın sigortasının bulunmadığı, söz konusu aracın  kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olmadığı\" gerekçeleriyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kazaya konu ... plakalı araç kaza tarihi olan 19/08/2019 tarihinde ... poliçe numarası ile davalı şirket ... Sigorta A.Ş.'den sigortalı olduğunu, söz konusu araç kaza tarihinden önce satılmış olsa da, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde ''Sigortalı araç işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden on beş gün sonrasına kadar geçerlidir.'' şeklinde düzenlendiğini, Kanun maddesi kapsamında işletenin değişmesi halinde, sigortanın fesih tarihinden itibaren 15 gün süre ile geçerli olduğunu, dava konusu poliçe ile ilgili sözleşmenin feshinin kazadan sonra 27/08/2019 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla Kanun maddesi gereği kaza tarihinde sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini belirterek usule ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyasının gönderilmesi istenmiş, kusura yönelik olarak 13/08/2023 tarihli kusur raporu alınmış, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi kayıtları dosyaya kazandırılmış, giderek kaza tarihinde kazaya sebebiyet veren aracı davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>Hasar dosyası incelendiğinde; ... plakalı aracın 13/09/2018 tarihinde tanzim edilen ZMMS ile 13/09/2018 ila 13/09/2019 tarihleri arasında sigortalandığı açıktır. Uyuşmazlık konusu kaza 19/08/2019 tarihinde meydana gelmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gönderilen poliçe bilgisine göre sigorta sözleşmesinin kazadan sonra 27/08/2019 tarihinde Satış İptal Zeyilnamesi ile feshedildiği anlaşılmıştır. <br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91–101. maddelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı, trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu sigorta işleteni değil, aracı takip etmektedir. Zorunlu  mali  sorumluluk sigortası işletenin Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. KTK'nın 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı kanunun 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. KTK'nın 95. maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin varlığı halinde KTK'nın 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesinin sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.<br>Somut olayda; davacının idaresindeki araca çarpan ... plakalı aracın, 13/09/2018 - 13/09/2019 tarihleri için davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapıldığı; davaya konu kazanın poliçe süresi içinde (19/08/2019 tarihinde) meydana geldiği; Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtlarına göre araç satışı 21/11/2018 tarihinde yapılmışsa da bu satışın davalı sigortacıya bildirilmediği ve davalı tarafından poliçe iptaline ilişkin bir işlem yapılmadığı, feshin kazadan sonra yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu kazanın meydana geldiği 19/08/2019 tarihinde araca ilişkin ZMSS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunduğu ve poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleşen kazadan doğan zarardan bu davalının sorumluluğuna gidilebilecekse de; Anayasa Mahkemesinin 05/03/2024 tarihli, 32480 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan  23/01/2024 tarihli, 2023/130 Esas - 2024/ 17 Karar sayılı kararı ile  13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik  Kanunu’nun 94. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının  Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine \" karar verilmiştir.<br>T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir.(Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı) Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br> İstinaf incelemesi tarihi itibarı ile henüz Anayasa Mahkemesinin 05/03/2024 tarihli, 32480 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan  23/01/2024 tarihli, 2023/130 Esas - 2024/ 17 Karar sayılı iptal kararı yürürlüğe girmemiş ise de Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararının  uygulama tarihinin yukarıda belirtilen amaçla ayrıca belirlenmesi halinde, iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları, yayımlandığı tarihte iptal edilen yasa kuralını yürürlükten kaldırır. Ancak, gerekli durumlarda Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi erteleyebilir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğünü ileriye dönük olarak ertelemesi, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için zaman tanımak ve hukuksal bir boşluğun doğmamasını sağlamak amacına yöneliktir. İptal kararının ileriye dönük olarak ertelenmiş olması, yargı yerlerince görülmekte olan uyuşmazlıklarda Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kuralının uygulanması sonucunu doğurmaz.) (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin  2012/17202 E-2013/16225 sayılı kararı) Buna göre davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, zararın dava tarihi itibariyle belirlenmesine göre, yerel mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin ve tam alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.07.03.2024<br><br> <br>Başkan  <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Katip  <br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6fcfe0c5d84eed7","SID":"9f7a74a8b3a050ef"}}