{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/49 <br>KARAR NO\t\t: 2024/490<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...     (...)<br>ÜYE\t\t: ...     (...)<br>ÜYE\t\t: ...     (...)<br>KATİP\t\t: ...     (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/537 Esas -  2022/622 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: ...  -...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...-...<br>\t  Av. ...-...<br><br>DAVALI\t: 1 -...  -...<br>VEKİLİ\t:Av....-...<br><br>DAVALI\t: 2 -ANKARA ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...- ..<br>\t  Av. ...-...<br>\t  Av. ...-...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br>BAŞVURU TARİHİ\t:  01.12.2022<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ    :  10.01.2023<br>KARAR TARİHİ\t:  06.03.2024<br>YAZIM TARİHİ\t:  06.03.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.04.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı otobüsün sürücüsü dava dışı Yüşa Şişman'ın kullandığı ... plakalı motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sırasında ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığın, kaza ile ilgili Körfez 1. Asliye Ceza Mah. 2013/177 Esas sayılı dosyasında  ... plakalı otobüs sürücüsü ...’un asli kusurlu olduğu tespit edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, zararların karşılanması amacı ile Ankara Anonim Türk Sigorta A.Ş. 09.08.2019 ve 07.09.2020 tarihlerinde yaptıkları başvuruların sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, davacının 10 gün komada kaldığını ve 20 gün hastanede tedavi gördüğünü, sol kol ve omuzda yaralanma nedeni ile güç kaybı oluştuğunu, konuşmada ve nefes almada zorluklar yaşadığını, kaza nedeni ile yaşadığı olayın etkisinden uzun süre kurtulamadığını, beyan ederek 15.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 80.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekilinin 07.06.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini; 900,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 14.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak açıkladığı anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini; 4.681,00 TL geçici iş göremezlik, 52.810,03 TL sürekli iş göremezlik ve 2.935,80 TL bakıcı gideri olarak artırmıştır.<br>Ankara Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS ile ... sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı şirkete geçerli bir başvuruda bulunulmadığını ve KTK 97. Madde gereğince davanın redid gerektiğini, davacının davalı şirkete geçerli bir maluliyet belgesi sunmadığını, kusur için ayrıca Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden ve üniversitelerin uzman bilirkişi Heyetlerinden rapor alınması gerektiğini, yine davacının maluliyet oranınında tespitinin gerektiğini, tazminat hesaplamasının da aktüer tarafından yapılmasının gerektiğini, davalı şirket temerrüde düşmediği için dava açılmasına da sebebiyet vermediğini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin reddinin gerektiğini, dosya kapsamında müterafik kusur belirlemesi yapılmasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davasının reddinin gerektiğini, belirsiz dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının ceza davasında alınan beyanında herhangi bir zararının olmadığını beyan ettiğini, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, KTK 97 md uyarınca sigorta şirketine başvuru yapılmadığını ve davanın reddi gerektiğini, maddi tazminat talebinin somutlaştırılmadığını, ceza dosyasında davacının zararının karşılanmasını kabul ettiğini ancak 7 sene beklenerek bu davanın açıldığını, kaza anında davacının kasksız olarak motosiklete bindiğini ve bu noktada müterefik kusurunun kabul edilmesi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kısmen Kabulü ile; Maddi Tazminat Yönünden;  4.681,00 TL geçici iş göremezlik, 52.810,03 TL sürekli iş göremezlik, 2.935,80 TL bakıcı gideri toplamı 60.426,83 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12.04.2013, davalı Ankara Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren (Ankara Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Yönünden; 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tairhi olan 12.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 12.04.2013 yılında meydana gelen kazada davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonucu davacının beyin kanaması geçirdiğini, sol kol ve sol omuzda 2 kırık oluştuğunu, kaburgalarında da kırık oluştuğunu, ciğerlerinde kaza esnasında oluşan basınç sebebiyle hasar meydana geldiğini, süreç içerisinde ciğerlerinden hortumla kan alındığını ve bu hasar nedeniyle nefes almakta zorlanma, hızlı yürüme ve koşma gibi faaliyetleri eskisi gibi gerçekleştiremediğini, kaza nedeniyle eğitim hayatına devam edemediğini, vücut bütünlüğü ve vücut sağlığının bozulduğu gibi kaza nedeniyle ruhsal sağlığının bozulduğunu, nitekim dosya kapsamında alınan raporlarda iyileşme süresinin 6 ay, başkasının bakımına muhtaç kaldığı sürenin 3 ay olduğunun tespit edildiğini, davacının sıkıntılarla yaşadığı bu sürece karşılık mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasını ve tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava; haksız fiil (trafik kazası) kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davaya konu, 12.04.2013 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında; davacı, kazaya karışan araçlardan dava dışı araç sürücüsünün kullandığı motosiklette yolcu olarak bulunmakta olup; davacının kaza nedeni ile hayati tehlike geçirmiş olduğu, 10 gün komada ve 20 gün yoğun bakımda kaldığı,  davacının maluliyetinin tespiti amaçlı olarak kazadan çok sonra 2022 yılında alınan maluliyet raporuna göre davacının %2,1 oranında sürekli iş gücü (efor) kaybına uğradığı, kaza nedeni ile 6 ay boyunca geçici iş göremezlik durumunun ortaya çıktığı ve kazadan sonra 3 ay başkasının bakım ve muavenetine ihtiyaç duyduğu, rapordaki iyileşme oranlarının kaza tarihinde davacının yaş küçüklüğünden kaynaklandığı, kazanın gerçekleşmesinde dava dışı davacının üzerinde yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün %15, davalı karşı araç sürücüsünün ise %85 oranında kusurlu olduğunun mahkemece kabul edildiği ve tarafların kusur oranına ilişkin itirazının bulunmadığı anlaşılmış ve değerlendirilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekillerince ve yalnızca manevi tazminatın miktarına ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunulduğu görüldüğünden; Dairemizce istinaf incelemesi istinaf talepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>Manevi zararın belirlenmesinde Borçlar Kanunun 56. maddesi ana ve ölçü kaideleri belirleyerek bu çerçevede takdir yetkisini somut olaya özgü olarak hakimin takdirine bırakmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 56 - \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.\" düzenlemesine haizdir.  Buna göre temel ölçütler \"olayın özellikleri\" olarak izâh edilen somut olaya ve tarafların sosyo ekonomik durumuna göre değerlendirme yapmak gereğidir. Denge unsur ise mülga 816 sayılı Borçlar Yasasının 48. maddesinin \"adalete muvafık\" lafzıyla izâh olunan  ve yeni yasa da \"uygun bir miktar paranın\" da şeklinde yer bulan hakkimin durum ve koşulların gereklerine ve  hakkaniyete uygun bireysel tatmin kadar toplumsal tatmini de göz önünden bulunduran bir karar vermesi gerekliliğidir. Öyle ki verilecek tazminat aynı zamanda en son kabul gören doktrin ve yargısal içtihatlarda olduğu gibi caydırıcılık etkisini de doğurmalıdır.<br> Toplumsal hayatın bir parçası olarak hakim, manevi tazminat talepleriyle ilgili karar verirken; kendi yaşantısından ve gözlemlediği sosyolojik vakaları da birlikte değerlendirerek; nesnel bakış açısını kaybetmeden hakkaniyete uygun bir kar vermelidir. Bu esaslar çerçevesinde, davaya konu trafik kazasında, hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralanan, kazadan sonra uzunca bir süre tek başına en basit ihtiyaçlarını dahi kendisi karşılayamayan davacının  duyacağı  üzüntü açıktır. <br>Manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmaktır. Bu açıdan ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarlarının elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli ve yeterli olması gerektiği gibi, hükmedilen tazminatın bir tarafı zenginleştirmemesi gibi diğer tarafı da fakirleştirmemesi gerekmektedir.<br> Somut olayda; olay tarihi ve oluş şekli, davacıda meydana gelen yaralanmanın mahiyeti ve ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler bir arada değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu değerlendirilmiş ve davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin, hakkaniyete ve adalete uygun olduğu sonucuna varıldığından; davacı vekillerinin istinaf talebinin  kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.<br> Dairemizce, verilen kararın özü itibari ile yalnızca manevi tazminat miktarının değiştirilmesine ilişkin olduğu, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki yüksek artış dikkate alınarak ve Adil Yargılanma Hakkı ve Mahkemeye Erişim ve Etkili Başvuru hakkı gözetilerek; taraflar yararına hükmedilen vekalet ücretlerinin, davada hükmedilen tazminata etkisi de dikkate alınarak; tazminatı izâle edecek türden bir vekalet ücreti takdirinden imtina edilmek sureti ile hakkaniyet gereğince, şimdiki kararda da vekalet ücretleri ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmesine karar verilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M\t        : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/60 esas, 2022/468 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>A) DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;<br>a) Maddi Tazminat Yönünden; 4.681,00 TL geçici iş göremezlik, 52.810,03 TL sürekli iş göremezlik,  2.935,80 TL bakıcı gideri toplamı 60.426,83 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12.04.2013 tarihinden, davalı Ankara Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren (Ankara Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>b) Manevi Tazminat Yönünden;  15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>B) Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gerekli 4.127,75 TL harçtan, peşin alınan 479,98‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.647,77 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak hazineye gelir kaydına,<br>C) Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.024,65 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>D) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin maddi tazminat talebine ilişkin olması sebebiyle 534,38‬ TL harç ile 1.350,00 TL bilirkişi ücreti, 837,00 KOÜ muayene ücreti, 700,00 TL ATK ücreti ve 545,65‬ TL posta gideri olmak üzere toplam 3.967,03 TL yargılama giderinin davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak ( sigorta şirketi masrafın  3.411,62 TL lik kısmından sorumlu olmak üzere ) davacıya verilmesine,<br>E) Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan  9.668,29 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>F) Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>G) Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat miktarı yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan  A.A.Ü.T'nin 10/2 maddesi uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>H) Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>İ) Kullanılmayan gider  avansının  yatıranlara iadesine, <br>J) İlk derece mahkemesince düzenlenen 30.12.2022 tarih  2022/502 sayılı harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenilmesine,<br> <br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 150,50 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5- İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,   <br>6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06.03.2024<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br>*Üye ...<br> e-imzalıdır <br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br>           *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3187571a5237238b","SID":"4de571c79fbdaf3b"}}