{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/365<br>KARAR NO\t: 2023/1055<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 02/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 22/12/2023<br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>İDDİA  ;<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ortakları “... ve ...” olan ortak sayısı birden fazla limited şirket olarak kurulmuş olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün “MERKEZ-...” sicilinde kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ’nin sicildeki unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin belirlendiğini; müvekkilinin, ihyası istenilen şirkette 03/01/1996-01/06/1996 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışması nedeniyle hizmet süresinin tespiti istemiyle İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, tasfiye memuru vekilinin “şirketin tasfiyesinin sona erdiğini ve şirketin sicilden tasfiye edildiğini” beyan ettiğini, bunun üzerine İzmir... İş Mahkemesi tarafından 11/04/2023 tarihli duruşmada taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini belirterek, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün “MERKEZ-...” sicilinde kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ’nin İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan dava ile sınırlı kalmak üzere ve bu dosyada taraf teşkili sağlanabilmek amacıyla ihyasına karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLER              ;<br>Ticaret sicil kayıtları, İzmir ... İş Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyası.<br>CEVAP                     ;<br>Dava dilekçesi davalı ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin Merkez ... sicil numarasında kayıtlı tasfiye halinde ... Şirketi’nin 15/08/1991 tarihinde kuruluş ile müdürlüklerine tescil edildiğini, 17/02/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’un seçildiğini, 10/05/2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicil müdürlüğünden silinmesine karar verildiğini ve 11/05/2010 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesinden ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir inceleme yükümlülüğünün bulunmadığını, bununla birlikte müdürlüklerinin davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın TTK’nın 32. maddesine dayalı bir dava olmadığını belirterek, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE              ;<br>Dava; sicil kaydı tasfiye nedeniyle silinen dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “sicildeki kaydı tasfiye nedeniyle silinen dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı” konusundadır.<br>Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına göre;  “Merkez- ...” sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin adresinin “.../İzmir” olduğu, faaliyet durumunun 10/05/2010 tarihinde “terk” olarak gözüktüğü, temsilcisinin/tasfiye memurunun ... olduğu, yetki başlangıç tarihinin 17/02/2009 olduğu, yetkinin devam ettiği ve münferiden olduğu; dava dışı şirketin 10/05/2010 tarihli  ... karar sayılı genel kurul kararı ile tasfiye ve infisahına, tasfiye süresince tasfiye memuru olarak şirketin ortağı olan ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, bu kararın ortaklar ... ve ortak... tarafından alındığı; 10/05/2010 tarihinde yapılan toplantıda şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına, tasfiye memurunun ibrasına karar verildiği, bu kararın da yine aynı ortaklar tarafsından alındığı görülmüştür.<br>İzmir... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının Tasfiye Halinde ... Şirketi, dava tarihinin 09/11/2022 olduğu, davanın hizmet tespiti davası olduğu; bu davada mahkemece 11/04/2023 tarihli duruşmada davacı vekiline Tasfiye Halinde ...’nin ihyası için dava açması konusunda süre verildiği, davanın derdest olduğu görülmüştür.<br>6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Bir şirket hakkında açılmış davanın bulunması, karar nedeni ile icra takibi yapılacak olması veya tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması şirketin tasfiye işlemlerinin eksik sonuçlandırıldığını gösterir. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tüm alacakların tahsil edilmiş, borçların da ödenmiş olması, bu şekilde tüzel kişiliğin tüm hak ve yükümlülüklerinin tasfiye edilmiş olması gerekir. Şirket tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme ( terkin ) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.<br>Somut olayda; ihyası istenen şirketin 10/05/2010 tarihli ... karar sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesi yönünde karar alındığı, tasfiye memuru olarak da davalı ...’un atandığı, 10/05/2010 tarihinde yapılan toplantıda ise şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına karar verildiği ve şirketin sicildeki kaydının 10/05/2010 tarihinde silindiği, tasfiye sonrasında 09/11/2022 tarihinde şirket aleyhinde İzmir ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığı, açılan bu davada taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyayı istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu; açılan hizmet tespiti davası nedeniyle tasfiyenin tamamlandığından ve şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceği, şirketin ihyasına karar verilebilme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>İhyasına karar verilen şirkete, şirketin daha önce görevlendirilen tasfiye memuru olan davalı ...’un görevlendirilmesine karar verilmiştir.  <br>İhyası istenen şirketin tasfiyesinin yapıldığı ve sicil kaydının silindiği tarihte henüz açılmış bir hizmet süresi tespiti davasının bulunmaması, davalı tasfiye memurundan böyle bir  davanın açılmasını öngörmesinin beklenemeyecek olması karşısında, tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet vermediği kanaatine ulaşılmış, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemiştir.<br>Yine davanın niteliği gereği davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü “yasal hasım” konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemiştir. <br>HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde “Merkez-...” sicil numarasında kayıtlı olan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin \"İzmir ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında taraf  teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere\" ihyasına,<br>2-Ek tasfiye işlemlerinin davalı tasfiye memuru ... tarafından yerine getirilmesine,<br>3-Davalı tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,<br>4-Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,<br>5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşülmesi ile kalan 89,95 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/12/2023<br>Başkan ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Katip ...<br>¸E-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6e5d30956e05fdc","SID":"97867b3ff613edaf"}}