{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/755<br>KARAR NO\t: 2023/1227<br><br>DAVA\t: TESPİT <br>DAVA TARİHİ\t: 02/08/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 30/11/2023<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH\t: 25/12/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan TESPİT davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br> DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;\t... Tasfiye Halinde S.S. ... Sanayi ve ... Ada ... Parsel No:...(Eski No: ...Blok) No: ... Kat: ... ... İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Dağıtım A.Ş. (Müvekkili) ünvanlı iş yerinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyetlerini sürdürdüğü İstanbul...  tarafından iddia edildiğini, bu iddia üzerine müvekkiline ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği ileri sürülerek 9207 sayılı İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. Maddesine istinaden iş yerinin mühürlenerek faaliyetten men edileceğinin bildirildiğini, bu bildirinin müvekkiline 01/08/2023 tarihinde ... numaralı belge ile yapıldığını, ancak müvekkiline tebliğ edilen men kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 05.07.2023 tarihinde... Başkanlığı'na başvurarak belgelerini teslim ettiğini fakat ... belgeleri kontrol etmeden yönetmeliğe aykırı bir şekilde doğrudan  iş yerinin mühürlenerek faaliyetten men edileceğinin bildirildiğini, yönetmelikte sayılan maddeler doğrultusunda müvekkiline en az 15 gün verilmesi gerekirken müvekkiline zaman tanınmadığını, tebliğden itibaren 7 gün sonra iş yerinin mühürleneceğinin bildirildiğini, müvekkilinin faaliyetten men edileceğinin, ... tarafından düzenlenen bir yazı ile müvekkiline bildirildiğini, bu konuda yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, hukuka aykırı verilen bu karar nedeniyle iş yerinden uzaklaştırılan müvekkilinin iş yapamaz hale geleceğini, ticari faaliyetlerinin aksayacağını, aynı zamanda faaliyetlerinin durması nedeniyle işçilerin çalışamayacağını ve işten çıkarma, ücretsiz izin gibi birçok sorunun ortaya çıkacağını, tüm bu durumların müvekkili için telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına neden olacağını, men kararı ile ciddi bir zararın doğacağı için bu durumun engellenmesi adına HMK madde 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle ... tarafından açıkça usule ve yasaya aykırı olarak tesis edilen 01.08.2023 tarih ve ... sayılı işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacağından ve uygulanmakla etkisi tükeneceğinden öncelikle söz konusu işleminin tedbiren durdurulmasına, açıkça hukuka aykırı olan  01.08.2023 tarih ve ... sayılı  yönetim kurulu kararının ve yapılan tüm işlemlerin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin  ... sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği ile kurulmuş olan ve bünyesinde bulunan 35.000 işletmeye hizmet veren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına ilişkin işlemlerin 4562 sayılı OSB Kanunu ve Yönetmeliği ile İşyeri Açma ve Çalışma mevzuatı uyarınca uygulandığını, 4562 sayılı OSB Kanununun 4.maddesinin \"Yürürlüğe giren imar plânına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi sırasında işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresi hesabına yatırılır.\" hükmü gereğince işyeri açma ve çalışma ruhsatları ile ilgili yetki ve sorumlulukları bulunduğunu, müvekkilinin işyeri açma ve çalışma ruhsat işlemlerini  3572 sayılı Kanun ve 9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında yürüttüğünü, müvekkilinin yönetmelik gereği OSB sınırları içinde yetkili idarenin OSB Tüzel Kişiliği olup, OSB sınırları içerisinde İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı olmaksızın faaliyet gösteren işletmelerin OSB Yönetimince kapatılabileceği ; OSB’lerin özel hukuk tüzel kişiliği olduğu ve mühürlerinin bulunmadığından bahisle faaliyetten men etme/kapatma işlemlerinin mühür kullanmaya yetkili bir kurum/kuruluş ile birlikte gerçekleştirmesi gerektiğini, Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 2. bendinde “Özel kanunların yetkili kıldığı hallerde mahallin en büyük Mülki Amiri, Belediye Zabıtasını görevlendirebilir. Bu durumlarda ilgili Belediye Başkanlığına bilgi verir.”, hükmü gereği mühürleme işlemi görevlendirilmiş zabıta personeli tarafından yapılmış olup, yapılan iş ve işlemler mevzuata uygun olduğunu, davaya konu olan işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyette bulunduğunun tespit edildiğini ve 01.08.2023 tarihinde 7 gün içerisinde emniyet tedbirlerinin alınarak işyerinin mühürlemeye hazır hale getirilmesi gerektiği hususunda tebligat yapıldığını, 08.08.2023 tarihinde de mühürlenerek faaliyetten men edildiğini, davaya konu olan işyerinde 06.07.2023 tarihli denetim raporuna göre;  \"mimari projeye aykırı asma kat bulunduğundan ruhsatlandırılması uygun değildir\" tespitiyle birlikte  diğer eksik evrakların bildirildiğini, mimari projesinde olmayan kaçak asma kat yerinde tespit edilmiş olduğundan davacının faaliyette bulunmasının can ve mal güvenliğini tehlike altına attığını, müvekkilinin İOSB;  4562 sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği, 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde  işlem tesis edilmiş olup İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat işlemleri ve bu kapsamda yürütüldüğünü, arz edilen nedenlerle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesini talep ettiklerini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;\t<br>Dava  davalı ... Başkanlığınca  düzenlenen  davacıya ait işyerine ilişkin olarak faaliyetten men  talebine  ilişkindir.<br>Yargıtay .... Hukuk Dairesi 15.06.2023 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair İlamında aynen, \"4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.\" şeklinde özel hukuk tüzel kişisi olan ... tacir olmadığını ve OSB'lerin taraf olduğu davaların mutlak ticari dava olmadığı hallerde Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. <br>Uyuşmazlık davalının tesis etmiş olduğu faaliyetten men  talebine   ilişkin olup dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir.  Yukarıda belirtilen yüksek yargı kararında değinildiği üzere OSB'lerin taraf olduğu ve mutlak ticari dava niteliğinde bulunmayan davalarda Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır. Yukarıda belirtilen Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı dikkate alındığında uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmekte olup HMK'nun 114/1.(c).b,115. Maddeleri gereğince davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, <br>3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, <br>Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta  içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/11/2023<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93f03f27a82142c3","SID":"e9e466a9ca54764c"}}