{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/2025 - 2024/201<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/2025 <br>KARAR NO\t: 2024/201<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t               K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/101 E.  -  2021/218 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2021 Tarih ve 2020/101 E. - 2021/218 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2018/96712 başvuru numaralı “...” ibareli markasını tescil ettirmek istediğini, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin milyonlarca doları aşan reklam yatırımlarıyla “...” markasının, tüm iş dallarında ve iştigal alanlarında bilinen, meşhur bir marka haline getirildiğini, müvekkiline ait markalardan biri olan “...” markası tescilli olup, aynı zamanda tanınmış marka olarak da tespit edildiğini, davalı şirketin söz konusu markasını müvekkilinin ... markasının da tescilli olduğu 06., 11., 17., 19. ve 35. sınıflarda tescil ettirilmek istediğini, davalı şirketin tescil talebinin müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, “...” markasının müvekkiline ait “...” markasının alt bir markası veya marka serisi olarak değerlendirileceğini ileri sürerek ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020-M-766 sayılı kararının iptaline ve dava konusu 2018/96712 sayılı marka başvurmasının tescil edilmesi halinde başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın kapsamındaki malların/hizmetlerin davacının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, davacının SMK 6/6 kapsamındaki iddiasının yerinde olmadığı, davacının kötüniyet iddiasının yerinde olmadığı, 2020-M-766 Sayılı YİDK Kararı'nın yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili firmanın adı ve markası olan ... ibaresinin tanınmış marka olup tüm sınıflarda korunması gereken bir marka olduğunu, davalının markası, her ne kadar “...” olarak başvurulmuşsa da markadaki esas unsurun “...” olduğunu, müvekkili firmaya ait, \"...\", \"... ...\", \"... ...\", \"... şekil\", \"...” vd markalar ile de aralarında iltibas oluştuğunu, yine müvekkili firmaya ait “...” markasının davalının “...” markası ile aynı sınıfta tescilli bulunduğunu, sınıfsal olarak müvekkilinin markası ile aynı logo, aynı okunuşa sahip olan davalı markanın kötüniyetli tescilinin açıkça ortada olduğunu, aynı zamanda tanınmış marka olan müvekkilinin markasının tüm sınıflarda korunması gerektiğini, emsal kararlarda müvekkilinin markasının korunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterdiği \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların, bütünsel olarak incele yapıldığında, birbirinden farklı olduğu, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre kanıtlanmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, davacının SMK 6/6 kapsamındaki iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc2ff45cce3584a3","SID":"f24b08086474bf7b"}}