{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/2023 - 2024/206<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/2023 <br>KARAR NO\t: 2024/206<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \tK A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/141 E.  -  2021/352 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/10/2021 tarih ve 2020/141 E. - 2021/352 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin plastik sektörüne 1984 yılında adım atıp 1993 yılında kurumsallaşarak özellikle plastik temizlik ürünleri ve mutfak gereçleri üretimi konusunda uzmanlaştığını, uluslararası pazarda da aranan bir marka haline geldiğini, müvekkilinin ... esas unsurlu birçok markası olduğunu, müvekkilinin internet sitesi incelendiğinde 21. Sınıftaki kullanımlarına ilişkin görsellere ulaşılacağını, davalı Kurumun önceki tarihli kararlarında müvekkilinin markasını ayırt edici görerek davalının ... ibareli başvurularını reddetmişken dava konusu YİDK kararında aksine karar verdiğini, müvekkili adına tescilli ... esas unsurlu markalarla davalının ... ... markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olup tüketiciler tarafından karıştırılacak düzeyde bulunduğunu, davalı markasında yer alan “...” ibaresinin daha önceki başvurularında 21. Sınıfta tescil ettiremediği “...” ibareli markalar ile aynı olduğunu, davalının bir yandan müvekkiline karşı dava açarken bir yandan da ... markasını 21. Sınıfta yer alan elektriksiz ev gereçlerinde tescil ettirmeye çalıştığını, müvekkilinin 20, 21 ve 35. Sınıflarda müktesep hakkı olduğunu, birden fazla mahkeme kararında, Yargıtay’ın karar düzeltme aşamasından geçerek kesinleşen kararlarında özellikle, 21. Sınıfta yer alan \"Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil). Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar (Elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme cihazları dahil ). Bu sınıfa dahil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, çamaşır mandalları, kap-kacak, vazolar ( değerli metalden olanlar dahil ). Banyo ve mutfaklarda duvar, kapı vb. yüzeylere sabitlenerek/yapıştırılarak kullanılan askılar (tutacaklar) Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları. Ev hayvanları için kafesler ve malzemeler, evlerde kullanılan bitki ve hayvan yetiştirme yerleri (terraryumlar). Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları. Fare kapanları, haşarat tuzakları, sinek yakalayıcılar, sinek raketleri (sineklik), tuvalet taşı delikleri için kapaklar (sinek ve haşaratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar) Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç),makyaj çıkartmak için elektrikli olmayan aletler, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular. Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan). Spor müsabakalarında verilen kupalar.\" emtiası açısından müvekkilinin müktesep hakkının varlığının kabul edildiğini, davalının markayı lisanslı olarak kullandıktan sonra müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıfta iltibas yaratan \"... ...\" şeklinde başvurmasının davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek 2020-M–1079 sayılı YİDK kararının iptali ile davalıya ait 2018/105191 başvuru numaralı “... ...” ibareli marka başvurusunun 21. Sınıfta yer alan emtia yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davalı adına tescili talep edilen “... ...” ibaresi üzerinden yapılan incelemede, başvuruya konu işaret ile iddiaya mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markada algının gerek yazım karakteri gerek renk unsuru itibariyle “...” ibaresi üzerine yoğunlaşıp “...” ibaresinin markanın ikincil unsuru olarak kaldığını, “...” ibaresinin yaygın kullanıma sahip ve ayırt ediciliği son derece düşük bir ibare olduğunu, benzer olmayan markalar hakkında herhangi bir eskiye dayalı kullanımın söz konusu olamayacağını, marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı iddiasında bulunulmuş olmakla birlikte kötüniyete ilişkin iddiaların ispatı için yeterli derecede somut ve inandırıcı delil sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>  Davalı ... .... Şti. vekili, davacının 21. Sınıfta “...” ibaresi üzerinde üstün hakkı bulunmadığını, müvekkilinin davacı ... ...’e Bakırköy 34. Noterliği 016454 Yevmiye Numaralı ve 23.07.2009 tarihli lisans anlaşmasıyla \"elbise askısı ve kılıfları\" emtialarına matuf olarak kullanım hakkı tanımışken, davalı tarafın da müvekkiline \"süngerler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri\" emtiasında Bakırköy 34. Noterliği 016455 Yevmiye Numaralı ve 23.07.2009 tarihli anlaşmayla lisans verdiğini, yaklaşık 10 yıl önce imzalanan bu anlaşmaların \"üstün hak\" kavramının vukufunda olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek, aslında var olan münhasır haklarını tescilli markayla kuvvetlendirme düşüncesi olduğunu, dava konusu müvekkili markası ile davacının dayanak markalarının hiçbir suretle benzemediğini, müvekkilinin 2013 yılında tescile hak kazandığı 2012/08520 numaralı markasının da müvekkilinin lehine kazanılmış hak sağladığını, müvekkilinin 21. sınıfta tescilli “...” ve “...” markasının görsellerini birleştirerek birebir aynı emtiada başvuru yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu marka kapsamında yer alan emtianın tümü yönünden SMK m. 6/1’de sayılan “emtianın aynı ya da benzer olması” şartının sağlandığı, karşılaştırılan markaların genel görünüm itibariyle, renk unsurlarının benzerliği sebepleriyle, somut olayda karşılaştırılan markaların, görsel açıdan benzer olduğu, “...” ibaresinin anlamı herkesçe bilinmesi muhtemel bir kelime olmasına ve anlamı itibariyle ayırt ediciliğinin yüksek olmadığının kabulüne karşın, taraf markaları kapsamında aynı/benzer olarak işaretlenen emtia bakımından tanımlayıcı olarak nitelenemeyeceği, dava konusu markada kullanılan renk kompozisyonun davacıya ait markalar ile benzerlik taşıdığı, karşılaştırılan markaların genel görünüm ve anlam olarak ortalama tüketici nezdinde iki marka arasında ticari ya da ekonomik bir bağ bulunduğu şeklinde algılanabileceği, zira dava konusu marka “...” gibi anlamı olmayan ve punto olarak nispeten daha büyük bir ibareyi içermekte ise de, dava konusu markada “...” ibaresinin bağımsız ayırt edici role sahip olduğu, iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, dava konusu markanın davacıya ait ticaret unvanı sebebi ile reddi için gerekli koşulların oluşmadığı, davalı yana ait 2017/120568 sayılı marka henüz tescil edilmiş bir marka olmadığından müktesep hakka gerekçe olarak kabul edilmediği, davalı yanın önceki tarihli 2007/52986 ve 2012/08520 sayılı markalarının da ayrı ayrı “...” ve “...” ibaresini içermekle birlikte, önceki tarihli markalar arasında “... ...” ibaresini içeren marka bulunmadığı, salt “...” veya “...” ibaresini içerdikleri için önceki tarihli markaların, sonraki tarihli dava konusu markaya “kazanılmış hak” sağlamayacağı, davalının önceki tarihli markaları ile dava konusu markanın ayırt edici unsurlarının farklı olduğu, davalının kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceği, davacı markalarının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, somut olayda 6769 sayılı SMK m. 6/6 anlamında tescil engeli bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2020/M-1079 sayılı kararının davaya konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan 03.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu müvekkilinin markası ile davacı yanın mesnet markaları iltibas derecesinde benzer görülmemiş iken 09.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise markaların iltibas derecesinde benzer olduğu görüşünün belirtildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, somut olayda SMK m.6/1 koşullarının mevcut olmadığını, “... kelimesinin 21. sınıf ile bağlantılı olduğunu, davaya konu markasında hem anlamsal olarak hem de görsel olarak “...” ibaresinin daha ön planda bulunduğunu, müvekkilinin müktesep hakkı bulunduğunu, müvekkilinin kazanılmış hakkı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın tamamen özgün karakterde olan ve tali unsur olarak “...” ibaresini içeren markası ile davacı tarafın davaya mesnet gösterdiği markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını,  SMK'nın 6/1. maddesinin şartlarının somut olayda sağlanamadığını, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" esas ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davalının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, davaya konu marka kapsamında yer alan emtianın tümü yönünden SMK'nın 6/1. maddesinde ayılan “emtianın aynı ya da benzer olması” şartının da sağlandığı, davalının kazanılmış hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket vekilinin ve davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0'ar TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı şirket ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı şirket ve davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024\t\t\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8d527455798be5e","SID":"64208bdc31c80b90"}}