{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2076 Esas<br>KARAR NO: 2024/215<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/1340<br>KARAR NO: 2020/240<br>KARAR TARİHİ: 18/06/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile imzaladığı güvenlik hizmeti alımı sözleşmesi gereği 3 aylık fatura bedellerini ödememesi üzerine müvekkili şirketin 31/05/2017 tarihinde İl Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğüne başvurarak sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırdığını, davalının, sözleşmeyi sonlandırmaya yönelik herhangi bir beyan ve ihtarının olmadığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının güvenlik hizmetleri verdiği deponun kiracısı olan Vestel'e ait ürünlerin depolanması ve nakliyesi işlerini yapmakta iken ... ile aralarında olan sözleşmenin, ... Lojistik (...) firması ile anlaşması sebebiyle sona ermesi üzerine bu depodan, 25/02/2017 tarihinde davacıya sözlü bildirimde bulunmak suretiyle ayrıldığını, davacının, depoyu kullanmaya başlayan yeni firma ile anlaşarak güvenlik hizmeti vermeye devam ettiğini ve müvekkiline böyle bir hizmet vermemesine rağmen dava konusu fatura bedellerinin tahsilini talep ettiğini, faturaların, hizmet alınmaması sebebiyle müvekkilince iade edildiğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmenin, normal şartlar altında sözleşmede tayin edildiği üzere 31/12/2017 tarihinde sona ereceği, sözleşmenin, niteliği itibarıyla kendiliğinden sona erdiği anlaşılan sözleşmelerden olmadığı, davacı ile dava dışı lojistik firması arasındaki sözleşmeye ya da idareye bildirime dair bir evraka rastlanılmadığı, şifahi bildirimle sözleşmenin feshedilemeyeceği, zira taraflar tacir olduğundan sözleşmenin ancak kanunda belirlenen şekilde sona erdirilebileceği, bu sebeple davalının gönderdiği Beykoz ... Noterliğinin 24/05/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, davacıya tebliğine kadar sözleşmenin geçerli olduğu ve sona ermediği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, davalının takibe yönelik itirazının iptaline, takibin 14.227,11TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin, davacı tarafın güvenlik hizmetleri verdiği deponun kiracısı olan ...'e ait ürünlerin depolanması ve nakliyesi işlerini yapmakta iken, Vestel ile aralarındaki sözleşmenin sona ermesi ile birlikte bahsi geçen depodan 25/02/2017 tarihinde, davacı tarafa sözlü bildirimde bulunarak ayrıldığını ve davacının, depoyu kullanmaya başlayan ...  (...) firmasına özel güvenlik hizmeti vermeye başladığını, bu nedenle müvekkilinin, davacıdan bu tarihler sonrasında herhangi bir hizmet almadığından dava konusu faturaları iade ettiğini, davacı tarafın, sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmesi imkansız hale geldiğinden, müvekkil şirketin de kendi edimini yerine getirme zorunluluğunun ortadan kalktığını, sözleşmenin 8.2. Maddesine göre, müvekkilinin, 3 iş günü önceden haber vermek koşulu ile dilediği zaman sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğundan davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddiaların kabulü halinde dahi davacının ancak 3 günlük bedeli talep etme imkanının bulunduğunu, davacı tarafın, kendisine verilen kesin süre içerisinde hiçbir mazeret sunmadan ticari defterlerini ibraz etmekten kaçınmasının davanın uzamasına sebebiyet verdiğini, bu durumun dahi davacının kötü niyetini gösterdiğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 13.954,14 TL asıl alacak ve 272,97 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 14.227,11 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 11/01/2019 tarihli raporda; davacının incelemeye katılmayarak defterlerini ibraz etmediği, davalının incelemeye sunulan defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği, davalı şirketin defterlerinde, dava konusu faturaların kayıtlı olmadığı gibi davacının alacak bakiyesinin de bulunmadığı bildirilmiştir.Farklı bilirkişi tarafından sunulan 28/05/2020 tarihli raporda; davalının gönderdiği Beykoz .... Noterliğinin 24/05/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, davacıya tebliğine kadar taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu ve sona ermediği, bu durumda davacının takip tarihi itibarıyla 13.954,14 TL asıl alacak ve 277,92 TL faiz olmak üzere toplam 14.232,06 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davalı şirketin Elazığ'da bulunan deposu için 03/06/2016-31/12/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere taraflar arasında Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiği hususunda bir ihtilaf yoktur. Davacı, edimini yerine getirdiğinden bahisle 2017 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin düzenlediği fatura bedellerini talep etmekte olup davalı ise 25/02/2017 tarihinde davacıya sözlü bildirimde bulunmak suretiyle bahsi geçen depodan ayrılması sebebiyle faturalara konu aylara ilişkin güvenlik hizmeti almadığını savunmaktadır. Ancak davacı  bu sürede görevini yerine getirdiğini ileri sürmektedir. Sözleşmenin 8.2 maddesinde, davalının, 3 işgünü öncesinden haber vermek şartıyla istediği her zaman sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu düzenlenmiş olup haber verme şeklinin nasıl olacağı belirtilmemiştir. Bu durumda taraflar tacir olup TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca, tacirler arasında sözleşmeyi feshe ilişkin ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiğinden davalının usulüne uygun şekilde sözleşmeyi sonlandırdığından söz edilemez. Zaten davacı da, böyle bir hususu kabul etmemektedir. O halde davalının, talebe konu hizmet bedellerinin ait olduğu aylara ilişkin hizmet almadığını ispatlaması gerekir ise de, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı itibari ile bu yönde bir ispatın sağlandığından söz edilemez. Bu nedenle davacı davasında haklıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde, dava değerini 14.061,95 TL olarak göstermiş olup 3 aylık hizmet bedeli 13.954,14 TL olduğundan kalan 107,81 TL'nin ise faize ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu miktarlar gözetilerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken Mahkemece, dava değerinde belirtilen talep de aşılarak icra takibine konu toplam 14.227,11 TL üzerinden karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, davanın kabulü ile 13.954,14 TL asıl alacak ve 107,81 TL faiz yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına dair  aşağıdaki şekilde hüküm  kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1340 Esas 2020/240 Karar  ve 18/06/2020  tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 13.954,14 TL asıl alacak ve 107,81 TL faiz yönünden davalının yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin, bu miktarlar üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,b)Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 960,57 TL harçtan peşin olarak yatırılan 240,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 720,42 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yapılan 1.478,50 TL yargılama gideri ile 240,15 TL başvuru ve peşin harçtan oluşan toplam 1.750,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,f)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,g)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca taktir olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf Giderleri Yönünden:3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 242,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 184,64 TL harcın, kararın kaldırılma nedeni de göz  önüne  alınarak, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin, kararın kaldırılma nedeni de göz  önüne  alınarak, kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, hükmün kesinleşmesi ile birlikte yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ve aynı Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ad367de193eb08a","SID":"4704ddf0dcfd7ef2"}}