{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2101 Esas<br>KARAR NO: 2024/221<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2019<br>NUMARASI: 2019/226 Esas, 2019/1291 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin sigortalısı dava dışı ....AŞ'nin, ... ünvanı ile işlettiği işyerinde su baskını sonucu dekarasyon hasarı meydana geldiğini, hasar bedeli 20.050,00 TL'nin sigortalıya ödendiğini ve müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, hasarın davalı şirketin işyerinde yaptırdığı tadilat sırasında borunun patlaması sonucu doğduğunu, bu nedenle davalının hasardan tamamen sorumlu olduğunu belirterek 20.050,00 TL'nin rücuen ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı, süresinde davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/01/2019 tarihli kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince; davalı işyerindeki tadilat sırasında borunun patlaması sonucu sızan suların sigortalı işyerinde hasara neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ  Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dava dilekçesinde hasarın .... AŞ'ye ait işyerinde yapılan tadilattan kaynaklandığı ifade edildiğinden, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, hükme esas alınan rapordaki tespitlerin özel güvenlik hizmeti veren ...'in tuttuğu tutanaklara dayandığını, müvekkili şirket yetkililerinin imzasını içermeyen bu tutanakları kabul etmediklerini, kaldı ki bu tutanaklarda ihtimale dayalı olarak, tadilat sırasında borunun darbe aldığının söylendiğini, somut tespit ve değerlendirme bulunmadığını, aynı tarihlerde tutulan başka tutanaklarda biriken yağmur sularıyla da zararların oluştuğu ifade edilmesine rağmen bu hususun raporda değerlendirilmediğini, keşif sırasında tanık olarak bildirilmeyen sigortalı işyerinin eski müdürünün beyanlarının rapora esas alınmasını kabul etmemekle birlikte, bu beyanın da varsayıma dayalı olduğunu, ayrıca şahsın tadilat yapılan müvekkili işyerinin altındaki işyeri dururken, bir altta bulunan sigortalı işyerinde hasar olmasına anlam veremediğini de beyan ettiğini, bu ifadenin müvekkilinin kusurunun bulunmadığını gösterdiğini, ekser raporunun da somut verilere değil, farazi ve soyut beyanlara dayandığını, borunun patlamasının müvekkilinin eylemi ile gerçekleştiğine dair hiçbir somut ve teknik veri bulunmadığını, zararın oluşumu ve artmasında sigortalı ile AVM yönetiminin de kusuru bulunduğunu, hükmedilen zarar bedelinin fahiş ve gerçeklere aykırı olduğunu, sızıntıyla bağlantısı olmayan tamiratların da eklendiğini, raporda bu hususların irdelenmediğini, müvekkili şirket daha önce temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, hasara davalı işyerindeki tadilat sırasında borunun patlaması ile sızan suların neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve müvekkiline yüklenen kusuru ve hasar bedelini kabul etmediklerini  belirterek  hükmü istinaf etmiştir.Uyuşmazlık, sigortalı işyerinde hasara neden olan su sızıntısının davalı işyerindeki tadilat çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile hasarın miktarı noktasında toplanmaktadır.1-Hernekadar davalı vekili, dava dilekçesinde -hasarın ... AŞ'ye ait işyerinde yapılan tadilattan kaynaklandığı- ifadesine dayanarak husumet itirazında bulunmuşsa da, husumetin davalı şirkete yöneltildiği, dava dilekçesindeki ifadenin maddi hataya dayalı olduğu ve yargılama sırasında da davacının hatayı düzelttiği gözetildiğinde, davalı tarafın bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir.2-Diğer taraftan davalı vekili, sigortalı işyerinde hasara neden olan su baskınının müvekkilinin eylemi ile gerçekleştiğine dair somut ve teknik bilgi bulunmadığını savunmuştur. Ancak olay günü AVM güvenliği tarafından tutulan tutanak, eksper raporu ve ilk derece mahkemesinde alınan rapor dikkate alındığında, davalı işyerinde yapılan tadilat sırasında yangın dolabına giden borunun patlaması ile sızan suların, sigortalı işyerinde hasara neden olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, tutulan başka tutanaklara göre yağmur sularının da zarara neden olabileceğini beyan etmişse de, söz konusu tutanaklar dava konusu olaydan farklı tarihlere ilişkin olduğundan davalının savunması yerinde görülmemiştir. Ayrıca hasara neden olan su taşkınında, sigortalının ve AVM yönetiminin mütefarik kusuru bulunduğuna dair somut bir bilgi ve delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, hasardan tamamen davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.3-Ayrıca davalı hasar miktarı ve faiz tarihi yönünden de hükmü istinaf etmiştir. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.Somut olayda eksper raporu ve ilk derece mahkemesinde alınan rapor dikkate alındığında, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelin sigortalının gerçek zararı olduğu anlaşıldığı gibi, rücu davalarında sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gözetildiğinde davalının bu yöndeki istinaf nedenlerinin de reddi gerekir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/226 Esas,  2019/1291 Karar ve 03/12/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-/b/1. bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 342,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 85,19 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile  karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2444b8c93f415b7d","SID":"cf183e34031e37c5"}}