{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/... - 2024/588<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/... <br>KARAR NO\t: 2024/588<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t                       : <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi <br>NUMARASI\t: ... Esas, ...  Karar<br>TARİHİ\t: 16/12/2021<br>DAVACILAR\t:... <br>\t: 1-... <br>\t: 2- ... <br>VEKİLİ \t: AV. ...  <br>DAVALI\t:... <br>VEKİLİ\t: Av.... <br>İHBAR OLUNANLAR\t: 1-... <br>VEKİLİ\t: AV. ... <br>\t  2- ... <br>\t... <br>DAVA \t: Maddi Tazminat <br><br><br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 07/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 07/03/2024<br>    .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ...  Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20/05/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin sakat kaldığını, yaya olan müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, müvekkilinin tedavi gördüğünü, iş göremezlik ve sakatlık sebepleri ile maddi zararının doğduğunu beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL maddi tazminatın (1.000,00 TL geçici 3.000,00 TL kalıcı iş göremezlikten) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tüm davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  yetki ve  husumet itirazları olduğunu, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta tarafından sigortalı olduğunu ve davanın ihbarını talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde davacıların sorumlu olduğunu kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, kendilerinden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, ticari faiz talebinin reddinin gerektiğini, ... nın sadece sigorta poliçesi bulunmayan araç sahibinin sebebiyet verdiği bedensel zararlardan sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"20/05/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile seyir halinde iken yaya olan davacı ...'a çarpması neticesinde davacının yaralandığı, mahkememizce yapılan keşif ve alınan kusur raporlarında sırası ile dava dışı sürücünün %60 ve %40 oranlarında kusurlu bulunduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Karayolları Fen Heyetinden alınan bilirkişi raporuna göre ise dava dışı sürücünün %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, yapılan inceleme ve rapordaki gerekçelendirme nazara alınarak son alınan kusur raporuna itibar edilmesi gerektiği, bu haliyle dava dışı sürücünün kazadaki kusur oranının %25 , davacı yayanın ise kusur oranının %75 olduğu, kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS sigortasının bulunmadığı, bu itibarla davalı ... ının Sigortacılık Kanununun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği uyarınca sürücünün kusuru oranında davacının tazminat isteminden sorumlu olduğu, yine mahkememizce alınan maluliyet raporlarına göre meydana gelen kaza sonucunda davacının kalıcı maluliyetinin %3 olduğu, ayrıca iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, buna göre alınan aktüer raporuna göre davacının talep edebileceği kalıcı işgöremezlik tazminatının 18.154,71-TL olduğu, ayrıca her ne kadar raporda davacı için geçici işgöremezlik zararı hesaplanmış ise de, kaza tarihi itibariyle henüz öğrenci olan davacının çalışmasından ve bu nedenle geçici işgöremezlik zararından bahsedilemeyeceği\" gerekçeleriyle Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 18.154,71-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince dava açmadan önce sigorta şirketine başvurmak gerektiğini, işbu davadan önce başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğunu, kaza tarihinin 20.05.2015 olduğunu,  kaza tarihi itibariyle Meslekte Kazanma Gücü Ve Kayıp Oranı Yönetmeliğine göre belirlenen maluliyet oranının esas alınması gerektiğini, işbu yönetmeliğe göre davacının maluliyeti bulunmadığını, kabul anlamına gelememekle; ikame edilen işbu davada, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada  PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğini, yapılan hesaplamanın bu yönüyle hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere; davacının 2006 doğumlu olup kaza tarihinde 9 yaşında olduğunu, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğü olduğunu, ebeveynlerin bakım ve gözetim yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle müterafik kusur değerlendirilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olarak tespit edildiğini, müvekkili kurum dava açılmadan önce temerrüde düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava 14/09/2015 tarihinde açılmış olup, sigortaya zorunlu başvuru yapılması 26/04/2016 tarihindeki yasal değişiklik çerçevesinde getirilmiş olmakla; davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekir. <br>Davalı vekili PMF 1931 mortalite tablosu esas alınarak zararın belirlenmesi gerektiğini itirazen ileri sürmektedir. İlk derece mahkemesi kararında hükme esas alınan 13/10/2021 tarihli hesap raporunda TRH 2010 mortalite ve progresif ranta göre  yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. <br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesinde yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br> Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Mahkemece kusur raporları arasında bulunan çelişki talimat mahkemesi aracılığıyla alınan kurul raporu ile giderilmiş olup, zarar gören davacı %75 oranında kusurlu bulunmakla, ayrıca müterafik kusur indirimini gerektirir bir durum bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekir. <br>Keza kabul edilen maddi tazminat bakımından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olup, istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere faiz dava tarihinden uygulanmakla; davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekir.  <br>Ancak, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu  İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre;<br>a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, <br>b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında  gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,<br>c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması ),<br>d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu<br>e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. <br>Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 20/05/2015 tarihinde yürürlükte bulunan  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.<br>İlk derece mahkemesince ATK 2. İhtisas Kurulunun 17/01/2020 tarihli, ... sayılı raporu ile belirlenen %3 oranındaki maluliyet dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmuşsa da; bu maluliyet Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tayin edilmiştir. Dosya içerisinde mevcut ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 21/03/2017 tarihli, ... sayılı raporuna göre davacı ... 'in  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre %2.1 oranında kalıcı maluliyetinin bulunduğu, Dairemizce dosya içerisinde mevcut ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 21/03/2017 tarihli, ... sayılı raporunun yargılamanın geldiği aşama ve usul ekonomisi gereği hükme esas alınması gerektiği anlaşılmakla; davalı vekilinin bu yoldaki itirazları kısmen yerindedir. Buna göre davacı ...  %2.1 oranında malul olduğundan davacının bu orandaki maluliyeti sebebiyle 13/10/2021 tarihli bilirkişi raporu denetlendiğinde davacının 12.708,29 TL maddi zararının bulunduğu, davanın bu miktar üzerinden kabulü gerektiği anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yöne ilişkin kabulü gerekmiştir. <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden usulü müktesep haklar korunmak suretiyle hüküm kurulmasına, giderek; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 12.708,29 TL kalıcı iş göremezlik zararının dava tarihi olan 14/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ...  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden usulü müktesep haklar korunmak suretiyle hüküm kurulmasına, giderek;<br>2-Davanın kısmen KABULÜ ile;  12.708,29 TL kalıcı iş göremezlik zararının dava tarihi olan 14/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>Harç yönünden:<br>3-a)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 868,10 TL karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 787,4‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 16/12/2021 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,<br><br>Yargılama giderleri yönünden:<br>4-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 27,70 TL peşin harç olmak üzere toplamda 55,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafça yapılan 3.710,00 TL tebligat posta ve bilirkişi  ücreti olmak üzere toplamda 3.818,40 TL yargılama giderinden kabul - red oranı dikkate alınarak 2.486,81 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 12.708,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 6.805,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>10-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>12-Davalı tarafından yapılan 107,85 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>13-Davacı tarafından yapılan 27,75 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>14-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.07/03/2024\t\t\t<br> <br>Başkan  <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Katip  <br> <br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b7a930bccbcade7","SID":"f8c1360608acf07d"}}