{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>EK KARAR TARİHİ: 03/01/2024<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/03/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili, Müvekkili şirketin tekstil işi ile uğraşan bir firma olduğunu, borçlu ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ekte sunulan e-faturalar ve sevk irsaliyelerine ilişkin ticari alışveriş yaptığını, ancak mezkur faturaların şimdiye kadar ödenmediğini, müvekkilinin borçluya karşı tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen borçlu yanın işbu ticari alışverişten kaynaklı borcunu ödememesinin mağduriyete neden olduğunu, Türkiye'de e-fatura uygulamasının 2010 yılında başladığını, özü itibariyle e-faturanın kâğıt olarak hazırlanan faturanın, kâğıt yerine elektronik şekilde oluşturulması niteliğini taşıdığını, yine e-faturaya bağlı olarak yapılan düzenleme ile birlikte e-irsaliye nin de hayatımıza girdiğini, e-irsaliye belgesi mal hareketlerinin elektronik ortamda düzenli bir şekilde izlenebilmesi amacıyla; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendine göre hali hazırda kağıt ortamda düzenlenmekte olan \"sevk irsaliyesinin\" elektronik belge olarak düzenlenmiş hali olduğunu, e-irsaliye belgesinin iptalinin söz konusu olmadığını, bilindiği üzere, bir malın tesliminden ve bir hizmetin verilmesinden sonra 7 gün içinde faturasının düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğunu, bu kapsamda gerek alacaklı müvekkili şirket ve gerekse borçlu şirket e-fatura ve e-irsaliye sistemine kayıtlı olduğundan ve tüm fatura ve irsaliyelerini e-fatura ve e-irsaliye olarak düzenlemiş olduklarından UETS sistemi üzerinden fatura ve irsaliyelerin borçlu şirkete gönderildiğini, 5+8 gün içinde gerek e-fatura ve gerekse e-irsaliyelere karşı borçlu şirket sistem üzerinde bulunan KABUL/RED seçeneğinden KABUL tercihinde bulunduğunu, gerek e-faturalar ve gerekse e-irsaliyeler borçlu şirket tarafından itiraza uğramaksızın kabul edildiğini, dilekçe ekinde sunulu bulunan 07.04.2023 tarihli hesap mutabakatı yazısından görüleceği üzere müvekkili ile borçlu şirket arasında ara dönem hesap mutabakatı yapıldığını, bu mutabakat ile borçlu şirketin geçmişten gelen 1.584.760,87-TL tutarındaki borcunu kabul ettiğini, müvekkili şirketin karşı tarafa satmış olduğu tekstil malzemesine ilişkin ekte sunulan muavin hesabından ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyerek kabul edilen e-İrsaliye ve e-Faturalardan kaynaklı olarak 154.482,85-USD (4.370.891,41-TL) alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin borçlu şirketten olan alacağına karşılık verilen .... bankasının ... seri nolu 20.07.2023 keşide tarihli 20.07.2023 ibraz tarihli 20.07.2023 faiz başlangıç tarihli, 800.000,00 TL tutarlı çek, .... bankasının ... seri nolu 30.07.2023 keşide tarihli 31.07.2023 ibraz tarihli 30.07.2023 faiz başlangıç tarihli, 700.000,00 TL tutarlı çek, ... bankasının ... seri nolu 30.08.2023 keşide tarihli 01.09.2023 ibraz tarihli 30.08.2023 faiz başlangıç tarihli, 1.000.000,00 TL tutarlı çek, .... bankasının .... seri nolu 30.09.2023 keşide tarihli 02.10.2023 ibraz tarihli 30.09.2023 faiz başlangıç tarihli, 1.500.000,00 TL tutarlı çek, .... bankasının .... seri nolu 30.10.2023 keşide tarihli 31.10.2023 ibraz tarihli 30.10.2023 faiz başlangıç tarihli, 1.500.000,00 TL tutarlı, toplam 5.500.000,00-TL bedelli çeklerin ödenmediğini ve karşılıksız kaldığını, bu çeklerle ilgili Denizli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı verildiğini, alınan ihtiyati haciz kararının Denizli İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasından işleme konulduğunu ve 31.10.2023 tarihinde yapılan haciz işlemine dair haciz tutanağından görüleceği üzere borçlu şirketin fabrika binasında bulunan mallarını kaçırdığı, fabrika binasında haczi kabul mal varlığı olmadığı, ihtiyati haciz kararı öncesi TAKBAS sisteminden yaptığımız sorgulamada aşağıdaki taşınmaz mal varlıklarının bulunmasına rağmen, 31.10.2023 tarihi itibari ile Denizli İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasından taşınmaz haczi talebimiz sonrasında tüm taşınmaz mal varlıklarının satış gösterilerek kaçırıldığının tespit edildiğini, dilekçe ekindeki haciz tutanağı ile de sabit olduğu üzere borçlu şirketin çalıştığı fabrikanın içerisini boşaltmasının hem mal kaçırdığına hem de muayyen yerleşim yerinin olmadığına delil teşkil ettiğini, ihtiyati haciz talep eden müvekkili şirketin alacağının toplamının müvekkili firma için ciddi risk oluşturduğunu, alacağın tahsil edilememesi müvekkilini, müvekkilin iş yaptığı çalıştığı firmaları, aynı zamanda müvekkil firmada çalışan personeli de olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu şirketten olan 154.482,85-USD (4.370.891,41-TL) alacağın tahsili için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin borçludan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince verilen değişik iş kararı ile; \" ihtiyati haciz talep edenin, talep dilekçesi ekinde sunulan e-faturalar, e-irsaliyeler, hesap mutabakatı ve muavin kaydından anlaşıldığı üzere, borçludan 154.482,85-USD karşılığı 4.370.891,41 TL alacaklı olduğu, Denizli İcra Dairesinin .... sayılı dosyasında düzenlenen haciz tutanağında, borçlunun faaliyet merkezinin boşaltılmış olduğunun tespit edildiği, borçlunun borç ödemeden acz içine düştüğü ve mal kaçırma hazırlığı içinde olduğuna dair yaklaşık ispat seviyesinde delil sunulduğu kanaatine varıldığından İİK 257/2 maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğu kanaatiyle talebin kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İhtiyati hacze itiraz eden vekili 17.11.2023 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkili .... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen ihtiyati haciz kararının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece, e-irsaliye ve e-faturalara istinaden verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olmayıp  hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacze konu edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini, verilen ihtiyati haciz kararının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetinin tekstil ürünleri alım satım ve dokutmak üzerine olup müvekkili şirketin bunca yıllık ticari faaliyeti süresince adına kayıtlı üretim tesisi olmadığının sabit olduğunu, mahkememizce  verilen ihtiyati haciz kararının  gerekli araştırma yapılmadan verilmiş olduğunu, müvekkil şirketin ihtiyati haciz isteyen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını,  ihtiyati haciz isteyen tarafın alacağını gerçek bir alacak olarak nitelendirilecek yasal herhangi bir delilin mevcut olmadığını, ortada hiçbir hukuki delil yokken faturaya dayanılarak verilen  ihtiyati haciz kararının  yasalara  aykırı olduğunu, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının, kötüniyetli ve gerçek nitelikte alacağı bulunmayan kişilerce kamu düzenini ve ticari hayatın akışını bozacak nitelikte kullanılacak emsal karar teşkil ettiğini, bu nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden müvekkil şirketin daha fazla zarara uğratılmaksızın ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece verilen 03/01/2024 tarihli ek kararı ile; \";İhtiyati haciz kararlarına itiraz, 2004 Sayılı İİK'nın 265/1. maddesinde düzenlenmiş ve itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bu maddeye göre ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.''Mahkememizce 02.11.2023 tarihli  ihtiyati haciz kararında İİK'nun 257/2 maddesindeki şartların oluştuğu sonucuna varılarak ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş olup itiraz eden vekilinin itirazları, İİK'nın 265/1. maddesinde sayılan itirazlardan olmadığı gibi, açılacak asıl davada değerlendirilecek nitelikte olduğundan itirazın reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, karşı taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkil .... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen ihtiyati haciz kararının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkil şirket dinlenmeden yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/01/2024 tarihli ek kararı ile ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verildiği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece, e-irsaliye ve e-faturalara istinaden verilen ihtiyati haciz kararı yerinde olmayıp hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde ve murafaa duruşmasında izah ettikleri üzere ihtiyati hacze konu edilen alacak tartışmalı ve yargılamayı gerektirdiğini, verilen ihtiyati haciz kararı yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin faaliyeti tekstil ürünleri alım satım ve dokutmak üzerine olduğunu, müvekkil şirketin bunca yıllık ticari faaliyeti süresince adına kayıtlı üretim tesisi olmadığını, yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının gerekli araştırma yapılmadan verildiğini, ihtiyati haciz isteyenin fatura sunduğunu ancak irsaliye sunmadığını, e-irsaliye belgesinin malın teslim edildiğini gösteren bir belge niteliğinde olmadığını, malın  teslim edildiğini göstermediğini,  tarafların ıslak imzalı şekilde mutabık olmadıklarını, ıslak imzalı teslim fişlerinin mevcut olmadığını, müvekkil şirketin ihtiyati haciz isteyen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz isteyen tarafın alacağını gerçek bir alacak olarak nitelendirilecek yasal herhangi bir delil bulunmadığını,  ortada hiçbir hukuki delil yokken faturaya dayanılarak, şirket yetkilisine ya da daimi yetkili çalışanına  ait ıslak imza ile imzalanan malların teslimine ilişkin bir belge yok iken yerel mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasalara açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının kötü niyetli  ve gerçek nitelikte alacağı bulunmayan kişilerce  kamu düzenini ve ticari hayatın akışını bozacak nitelikte  kullanılacak bir emsal karar teşkil etmediğini,  hukuk dışı bu uygulamaların önüne geçebilmek adına ıslak imzalı teslim fişleri olmadan, ortada gerçek bir alacak bulunmadan mahkemece faturaya dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının önem arz ettiğini, müvekkil şirketin daha fazla zarara uğratılmaksızın ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, faturaya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>2004 sayılı İİK'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257 nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir. İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken yaklaşık ispat kuralına göre hareket edilmelidir.   <br>2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ve kesin ispat zorunlu olmayıp (Yargıtay 19. H.D'nin 2019/2300 esas 2019/5531 Karar sayılı vb. içtihatları), yaklaşık ispat için delil sunulması yeterlidir. <br>Fatura düzenleyenin imzasını taşıyan bir tür yazılı belgedir. Senet niteliğinde olup olmadığı tartışmalıdır. Çünkü bir belgenin senet olarak nitelendirilebilmesi için borç altına giren kişinin imzasının bulunması, bir borç ikrarı taşıması gereklidir. Oysa faturalarla bir başkası aleyhine borç yaratılmış olmaktadır.<br>Faturaya itiraz edilmemesi sonucu kabul edilmiş sayılan fatura içeriğinden ne anlaşılması gerektiği hususu, Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Faturaya itiraz etmeyen kişi, öncelikle faturada yer alan miktara ilişkin hususları kabul etmiş sayılmaktadır. Faturada sadece sözleşmenin ifası aşamasına dair yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususların var olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla faturaya itiraz edilmemesiyle kabul edilmiş sayılan içerik bunlarla sınırlıdır.<br>Faturaya itiraz etmeyen kişi, bu hususların dışında faturada belirtilen malı teslim aldığını, hizmetten yararlandığını ya da işin yapıldığını da kabul etmiş olmaz. Bu durumda, malın teslim edildiğini veya hizmetin görüldüğünü ispat etmek faturayı düzenleyen tacire düşmektedir. Bu konunun ispatı ise sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura, teslim makbuzu, BA-BS formlarıyla mümkündür. Dosya kapsamında sunulan fatura ve sevk irsaliyelerinde malın teslim edildiğine ilişkin karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt ve imza bulunmadığından mahkemece dayanak faturalar uyarınca ihtiyati haciz talebinin tamamının kabulü isabetli olmamıştır. <br>Ancak, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunulan ve ihtiyati hacze dayanak yapılan 31/12/2022 tarihi itibariyle alacaklının karşı taraftan mevcut alacağı yönünde gönderdiği e-iletiye karşılık borçlu davalı yan tarafından verilen cevapta 2.800.741,33 TL borç bulunduğuna ilişkin verilen cevap ile oluşan mutabakata göre alacaklının mutabakata konu miktar kadar alacaklı olduğu hususunda yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmiştir. (Yargıtay 19. H.D'nin 2015/685 Esas 2015/13030 Karar ve 2017/101 Esas 2017/3502 Karar sayılı kararları doğrultusunda). Mahkemece mutabakata konu alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi ve muaccel olması nedeniyle 2.800.741,33 TL yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekmiştir. <br>Sonuç olarak, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/01/2024 tarih ve .... Değişik iş, ...D. İş Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-a-İhtiyati hacze yapılan itirazın kabulü ile; Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarihli İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA, <br>b-İhtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ ile; ihtiyati haciz talep eden alacaklının, borçludan 2.800.741,33 TL yönünden alacaklı olduğu, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilmemiş olduğu anlaşılmakla, borçludan alacak tutarı olan 2.800.741,33 TL'yi karşılamaya yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>c-İhtiyati haciz talebinin %15'ine tekabül eden  420.111,19 TL nakti teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde Denizli İcra Müdürlüğünce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine,\t<br>ç-Karara ilişkin müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 704,50 TL harçtan peşin olarak yatırılan 444,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 259,90 TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, <br>e-İhtiyati haciz talep eden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati aleyhine  haciz talep edilenden alınarak  ihtiyati haciz talep edene VERİLMESİNE,<br>c-Talep eden tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 444,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 714,45 TL harcın itiraz eden tarafından alınarak talep edene VERİLMESİNE,<br>d-Talep eden tarafından ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>e-İtiraz eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>h-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE<br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde ihtiyati hacze itiraz edene İADESİNE, <br>b-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf incelemesi için yapılan  1.169,40  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı 208,00 TL posta masrafı, 10,00 TL tebligat gideri olmak üzere to/plam 1.387,40 TL yargılama giderinin ihtiyati talep eden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından ihtiyati hacze itiraz eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 05/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdfd4aaa3c7d3c51","SID":"c3ead44cffb9831a"}}