{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN <br>DAVACI                               \t: ...'ın mirasçıları; <br>\t\t1- ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t <br><br>\t\t2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t <br>\t  3- ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t <br>\t  4- ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t  K<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVA\t\t: Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketten minibüs satın aldığını, aracın internet sitesindeki ilanında ve satış sırasında motorunun sıfır yapıldığı, yapılalı 130.000 km olduğu ve kaza darbesinin bulunmadığının belirtildiğini, araç daha önce trafikten çekildiğinden, tekrar trafiğe çıkış işlemlerinin yapılması için 15 gün trafiğe çıkmadan park halinde kaldığını, aracın trafiğe 21.12.2021 tarihinde çıktığını, 26.12.2021 tarihinde motordan sesler gelmesi nedeniyle çekici ile tamirciye getirildiğini, tamircide motorun ilk söküldüğü ve  daha önce tamir görmediğinin belirtildiğini, bu hususun Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de görüleceğini, aracın satılmadan önce ayıplı olup, ayıbın da  gizli ayıp niteliğinde olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,  araç motorunun onarım bedeli, ikame araç bedeli, tespit giderleri olmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan şimdilik 60.000,00 TL'nin, araç satış bedelinin (faturaların) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili şirketin maliki olduğu ticari aracın 06/12/2021 tarihinde, Konya .. Noterliğinin ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile sözleşmede belirtilen özellikler kapsamında satın alındığını, aracın alım-satımına ilişkin sözleşme incelendiği zaman aracın trafikten çekmeli araç olduğu, davacının aracı trafiğe çıkarmayacağı yönünde beyanda bulunduğu, aracın kasko bedelinin 1/3 fiyatına davacı tarafından satın alındığının görüldüğünü, davacının trafikten çekme belgeli ve piyasa rayiç bedelinin 1/3 fiyatını görerek satın aldığı bir araçtan dolayı işbu davayı ikame etmesinin  haksız olduğunu, davacı beyanına göre iddia edilen arızanın 26.12.2021 tarihinde ortaya çıkmasına rağmen makul süre içerisinde müvekkiline bildirilmediğini, davacı tarafından araç için yapılan masraflar olarak beyan edilen miktarı da kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Dava konusu aracın satışına ilişkin Konya ... Noterliğinin 06/12/2021 tarihli... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin incelemesinde dava konusu .... plaka nolu Citroen marka minibüs cinsi 2008 model hususi aracın satışına ilişkin olduğu, satış bedelinin 31.000,00 TL olarak belirlendiği, ilgili sözleşmede \"alıcı bu aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini ödeyerek teslim aldığını, aldığı aracın trafikten çekmeli olduğunu, aracın tescil belgesini teslim aldığını, satın aldığı aracın sigorta bilgilerine ulaşılamadığından sigorta ile ilgili her türlü hukuki ve cezai sorumluluğu tarafına ait olacağını, aracın EGM kayıtlarında trafikten men bilgisinin bulunduğunu bilerek satın aldığını, taraflar satıcının yetki belgesinin bulunmadığını, taraflar ekspertiz raporunun bulunmadığını, satışın yapılmasını ve bu nedenle noteri sorumlu tutmayacaklarını, aracın kilometresini bildirmeyeceklerini... Beyan ve kabul ederler\" açıklamasının bulunduğu satıcının.... Şti -, alıcının ... vekili ... olduğu görülmüştür.<br>Davacının iddialarına ilişkin olarak aracın satış ilanının yapıldığı Sahibinden.com firmasına müzekkereler yazılmış ve neticeten davalının ilan listelerine ilişkin yapılan gönderide hangi ilanın dava konusu araca ait olduğuna dair açıklama yapmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilinin beyanlarında celp edilen .... nolu ilandaki aracın satın alınan araç olduğu beyan edilmiş olmakla, ilgili ilan bilgilerinin incelenmesinde 2008 model Citroen marka 16+1 koltuk sayılı araca ait ilan olduğu ilan açıklamasında \"borandan cam gibi 2008 model Citroen 16+1 ADR, ACIMI klimalı, 2008 Citroen, Jumper, 16+1 ADR, ACIMI klimalı aracımızın motoru sıfır yapılmış olup, yapılalı 85.000 KM olmuş... Kaza darbesi yoktur, faturalı\" açıklamasının bulunduğu, ilandaki açıklamalar ile davacı iddialarının uyuşmadığı anlaşılmıştır.<br> Ayrıca davacı her ne kadar dava konusu araçta motor arızasını gizlemek amacıyla bor katkı maddesinin kullanıldığına yönelik iddialarda bulunmuş ise de; bu iddianın ispatına dair muteber herhangi bir delil sunulmadığından ilgili iddialar ispatlanamamıştır. <br>Yine her ne kadar  TÜVTÜRK  araç muayene raporlarında 28/01/2017 tarihli muayenede 344.430 KM'de olan aracın 18/11/2019 tarihli muayenesinde 0 KM olarak tespit edilmiş ise de; mezkur  araç satış sözleşmesinde tarafların aracın kilometresini bildirmeyeceklerini kabul edilmesi ve dolayısıyla aracın kilometre bilgisi hususunda anlaşmış oldukları ve kilometre değişikliğinin davacı tarafından satış esnasında bilindiği ve kabul edildiği takdir ve kanaatine varılarak bu yöndeki zarar iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; davacı her ne kadar satış sözleşmesi ve araç ilanında belirtilenler dışında dava konusu araçta ayıplar bulunduğunu iddia etmiş ise de; aracın satış sözleşmesinde trafikten çekmeli olduğunun belirtildiği, tarafların ekspertiz raporunun bulunmadığı ve davacının dava konusu aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini ödeyerek teslim aldığı belirtilmiş olup, bu sözleşmenin aksinin gösterir muteber herhangi bir delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine...\" gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı tarafından satılan aracın gizli ayıplı olarak satıldığını, mahkemece araca ait ilan açıklamasıyla müvekkilinin iddialarının uyuşmadığı belirtilmişse de aracın ilan metninin sonradan düzenlenebileceğini, Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile aracın satılmadan önce ayıplı olduğu ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin ayıbın ortaya çıkmasını engellemek için motora bor katkı maddesi koyarak ayıbın ortaya çıkmasını gizlediğini, bu nedenle satıcının araçtaki ayıptan sorumlu olmasının gerektiğini, dava konusu aracın çekme belgeli olmasının aracın ayıplı olduğunu ve ayıplı aracın bilerek satın alındığını kanıtlamayacağını, bildirdikleri tanığın mahkemece dinlenilmediğini ve tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun da gerekçeli karara esas alınmadığını ayrıca, arabuluculuk görüşmelerine  katılmayan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu olması gerekirken anılan hususun nazara alınmamasının da yerinde olmadığını ileri sürülerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, davalıdan satın alınan aracın ayıplı olduğu, ayıbın mahiyetinin yaptırılan delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, bu nedenle uğranılan zararın davalı tarafından tanzim edilmesi gerektiği iddia edilmiş, davalı tarafından ise, davacının iddialarının yerinde olmadığı, davacının satım sözleşmesinde belirtilen niteliklerden haberdar olarak aracı satın aldığı ayrıca, ayıp iddiasının makul süre içerisinde bildirilmediği savunulmuştur.<br>Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1  maddesinde; Özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde  TBK'nın   satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre  malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının  uygulanacağı düzenlenmiştir.<br>6098 sayılı TBK'nın  ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesinde “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”  düzenlemesi mevcuttur.<br>6098 sayılı TBK'nın  222. maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.<br><br>6098 sayılı TBK'nın  223/2 madde hükmünde ise, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın  bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.<br>Aynı Kanun'un ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre  ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:<br>1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.<br>2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.<br>3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.<br>4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.<br>Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.<br>Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davacı tarafça, araçtaki arızanın 26.12.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilmiş, 28.12.2021 tarihinde delil tespiti isteminde bulunulmuş, mahkemece talep kabul edilerek 14.01.2019 tarihinde keşif yapılmış, keşif sonrası hasar-sigorta bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; Aracın motorunun daha önceden sökülmediği, motorun 130.000 km de sıfır olacak şekilde tamirat görmüş olamayacağı, aracın motorundaki arızanın gizli ayıp olarak değerlendirilebileceği, arızanın aracın alımı sırasında basit bir muayene ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ancak aracın bir süre kullanılması ile anlaşılabilecek nitelikte olduğu, zararın kısa bir süre içerisinde alıcı tarafından gerçekleştirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, aracın satın almadan önce arızalı olup, motor aksamındaki arızanın giderilebilmesi için masrafların KDV dahil 63.304,05 TL olduğu hususlarının  bildirildiği ve anılan raporun  davalı şirkete 25.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece, davacı tarafa ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı tarafça ayıp ihbarında bulunulmadığı ancak, delil tespiti dosyasında yaptırılan bilirkişi raporunun 25.02.2022 tarihinde tebliğ alınması ile davalıya ihbarda bulunulmuş sayılacağının  beyan edildiği anlaşılmıştır. <br>Bu durum karşısında, dosya kapsamı itibariyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilerek, delil olarak ibraz edilen ilan metninden de anlaşılacağı üzere aracın daha önce motorunun yenilendiğinin davacı tarafça bilindiği de nazara alınarak, bu kapsamda bir zararı bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlığı çözmeye elverişli ve hükme esas teşkil edebilecek mahiyet ve yeterlilikte bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, .... Esas- .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa  iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça  yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"272feef32eddc49e","SID":"99a3d1279ce56f91"}}