{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1189 <br>KARAR NO\t\t: 2024/451<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.04.2021<br>NUMARASI\t\t: 2015/1107 Esas 2021/364 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak   <br>KARAR TARİHİ\t: 01.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.03.2024<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2021 tarih 2015/1107 Esas 2021/364 Karar<br> sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacıların dava dışı ... AŞ hissedarları iken 28/03/2014 tarihli hisse devir sözleşmesiyle hisselerini davalıya sattıklarını, davacıların sahibi olduğu %58 hissenin 5.100.000,00 TL karşılığında davalıya devredildiği, bu bedelin bir kısmının nakit olarak ödendiğini, kalan bakiye için 01/08/2014 tarihli 572194 numaralı ... Bankasına ait 1.137.931,03 TL bedelli çek ve 01/05/2014 tarihli 572192 numaralı çekin davacılara teslim edildiğini, davalının devir sözleşmesinin 3. maddesi gereğince davacılara verdiği 1.137.931.03 TL bedelli çeki iade aldığını, sözleşmenin 3. Maddesinin e bendine göre \"devir tarihi itibariyle bilançoda görülen alacaklar ve borçlar satıcılara aittir\" yine aynı maddenin o bendi gereğince de \"hisse devir öncesi işlemlerden doğabilecek Vergi Daireleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Müdürlüğünden doğabilecek idari para cezalarından alıcılar sorumludur, satıcılar sorumlu değildir\" düzenlemesinin bulunduğunu, devir sözleşmesinin ekler bölümünde de yazıldığı üzere sözleşme ile birlikte davalıya bilanço, mizan, vergi dairesinden ve SGK'dan alınan \"borcu yoktur\" belgesinin teslim edildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davalının davacıdan iade aldığı 1.137.931,03 TL tutarında çek sebebiyle devir bedeli borcu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile hisse devir sözleşmesi gereğince şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>\tCEVAP : Davalı vekili, dava dilekçesinin yasal unsurlarının eksik olduğunu, harcın eksik yatırıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin davacıların dava dışı ... AŞ de sahip oldukları % 58 oranındaki payı karşılığında toplamda 5.100.000,00 TL'ye anlaşıldığını, dava dilekçesinde hisse devir sözleşmesi gereğince davacıya teslim edilen 01/08/2014 tarih ve 572194 numaralı ... Bankasına ait 1.137.931,03 TL bedelli çekin iade alındığını iddia edilmiş ise de, söz konusu çekin davacı tarafından iade edilmesinin sebebinin davacının devir sonrası devre konu şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucu ortaya çıkan ve davacıların sorumluluğu bulunan bedellerin mahsup edilmesi sonucu çekin bedelsiz kalması olduğunu, devir işlemi sonrası devre konu şirketin kayıtlarında yapılan kontrollerde kayıtların gerçeği yansıtmadığı, kayıtlarda var görünen mal varlığının, alacağın ve sair aktif varlığın aslında olmadığı, devir öncesi kayıtlarda gerçek durumdan farklı durum yaratıldığı, bu sebeple şirketin mali durumu hakkında gerçeğe aykırı durum yaratıldığı ve alıcı davalının bilerek zarara uğratıldığının ortaya çıktığını, davacıların devrettiği payların ait olduğu şirket kayıtlarında kasa mevcudunun 1.174.407,16 TL olarak görünmekte iken yapılan inceleme sonrası kasa mevcudunun 8.568,63 TL olduğunun tespit edildiğini, satış sözleşmesinin 3. Maddesinde şirket kayıtlarındaki gerçeğe aykırı durumdan satıcıları hisseleri oranında sorumlu tutulduğunu, davanın öncelikle ilk itirazlar sebebiyle reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davacıların dava dışı ... AŞ 'deki hisselerinin devrine yönelik olarak 28/03/2014 tarihli satış sözleşmesinin imzalandığı, 31/03/2014 tarihinde davacı ve davalı şirket yetkililerince şirketin fiili kasa sayımı yapılarak kasa devir tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği, davalının kasa tutarına ilişkin yasal dayanak sunmadığı, SGK tarafından şirket hak edişinden kesinti yapılarak tahsil edilen bedelin 96.000,00 TL'nin davacılar tarafından devirden önce işletilen ... Hastanesinin 2012 yılı işlemlerinden kaynaklanan bir cezai işlem olduğu,  her ne kadar bilirkişi kurulu raporunda söz konusu cezai işlemden taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 3 e maddesi gereğince davacıların sorumlu oldukları belirtilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 3 o bendindeki \"hisse devir öncesi işlemlerden doğabilecek Vergi Daireleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Müdürlüğünden doğabilecek idari para cezalarından alıcılar sorumludur, satıcılar sorumlu değildir\" düzenlemesi göz önüne alındığında söz konusu cezai işlemden davalı alıcının sorumlu olması gerektiği, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacı tarafa sözleşme konusu borcun ödenmesi için verilen ve daha sonra davacı tarafça herhangi bir bedel alınmaksızın davalı tarafa iade edilen ... Bankası'na ait  çek bedeli olan 1.137.931,03 TL'den davalı iddiaları doğrultusunda mahsup edilmesi gerektiği belirlenen SGK fatura kesintileri tutarı olan 255.176,74 TL'nin mahsubu ile bulunan 882.754,29 TL alacağın hüküm altına alınması gerektiği, davalının dava ve ıslah tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, dava değerinin ıslah edilen bölümle birlikte 1.137.931,03.-TL alacağın ticari avans faizi ile tahsiline ilişkin olup, mahkemece 882.754,29.-TL'nin davalıdan faizi ile tahsiline karar verildiğinden, reddedilen 255.176,74.-TL tutarındaki kısım için istinafta bulunduklarını, dosyada mevcut 01.07.2020 tarihli ıslah talepli dilekçede, bilirkişilerin sözlşemenin 3/e maddesine göre hesaplama yapması istenmiş ise de, Mahkemece bu konuda bir inceleme yaptırılmadığını, bu nedenle kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin 3/e maddesine göre bir hesaplama içeren rapor alınmasını, yine bu sözleşmenin 3/e maddesine göre, aradaki farkın alacaklar lehine mi borçlar lehine mi olduğuna göre, davaya konu edilen hisse devir bedeli kapsamındaki çek tutarının ne kadarının davalı tarafından davacılara ödenmesi gerektiğine, aradaki fark alacaklar lehine ise hisse devir bedeli kapsamında kalan davaya konu çek bedeli dışında, ilave olarak, davacıların sözleşme 3/e maddeye göre ne kadar daha alacaklı olduğuna dair rapor alınmasını talep ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.  <br>\tDavalı vekili, davacı ...'nın 960 payına karşılık 4.220.689,65.-TL'sı bedel karşılığında müvekkili davalı şirkete devrettiğini, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesinde de tüm bedelin ödendiğinin belirtildiğini, davacı ...'nın, 200 payına karşılık toplam 879.310,35 TL ödeme yapıldığını, bunun 431.035,00.-TL'sı nakit ödenerek, 362.068,97.-TL'sının çek yoluyla  ödendiğini, dava konusu ödenmediği iddia edilen 1.137.931,03.-TL'sı bedelli ... Bankasına ait 01.08.2014 tarihli ve 572194 numaralı çekin hamili/lehdarının  sadece davacı ... olup, diğer davacı ...'nın iş bu çek bakımından bir hak sahibi olmadığını, çek lehdar/hamili ... olan çeklerin tümünün ödendiğini, bu sebeple Davacı ...'nın bu davada alacaklı sıfatını haiz olmadığını, bilirkişilerce hangi davacının ne kadar alacaklı olduğunun ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiğini, Mali bilirkişinin uzmanlık konusu olmayan bir hususta sırf rapor verdiğini, ilk derce mahkemesince iki kez daha aynı bilirkişiden iki ek rapor alınarak iş bu ek raporların hükme esas alındığını, mali bilirkişinin defter ve dayanaklarını incelemediğini, incelenen defterlerin delil olma vasfına dair tespitine rağmen ibraz edilen dayanak evrakın nazara alınmadığını, ilk derece mahkemesince  yetkilendirilmesine rağmen  gerekli kurum ve kuruluşlarda incelemelerde bulunmadığını, ilk derece mahkemesince davacıların 01.07.2020 tarihli ıslah talepli dilekçesine karşı itirazları nazara alınmadan hüküm tesis edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, bakiye hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava, dava dışı ... A.Ş. isimli şirketteki davacılar hisselerinin, 28.03.2014 tarihli şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca davalıya yapılan satışı nedeniyle, eksik ödenen hisse satış bedelinin tahsiline ilişkindir.   <br>\tDavacılar hisse devir bedeline mahsuben ödenen ... Bankasına ait 1.137.931,03 TL bedelli çekin iade alındığını, iş bu çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle eldeki davanın açıldığını belirtirken, davalı taraf söz konusu çekin davacı tarafından iade edilmesinin sebebinin davacının devir sonrası devre konu şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda ortaya çıkan ve davacıların sorumluluğu bulunan bedellerin mahsup edilmesi sonucu çekin bedelsiz kalması olduğunu, devir işlemi sonrası devre konu şirketin kayıtlarında yapılan kontrollerde kayıtların gerçeği yansıtmadığı, kayıtlarda mevcut olduğu belirtilen bir kısım alacakların  aslında kayıtlarda olmadığı, devir öncesi kayıtlarda gerçek durumdan farklı durum yaratıldığı, bu şekilde şirketin mali durumu hakkında gerçeğe aykırı durum yaratılarak, davalının bilerek zarara uğratıldığını iddia etmiş, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda; davacı ve davalı şirket yetkililerince şirketin fiili kasa sayımı yapılarak kasa devir tutanağının düzenlenmediği, davalının kasa tutarına ilişkin yasal dayanak sunmadığı, 31/03/2014 tarihli mizan başlıklı 136 hesaba ilişkin defter kayıtlarının kapanış tasdikine kadar her an düzenlenmesi ve düzeltilmesi mümkün olduğundan davalının iddiası kapsamında günümüz itibariyle bir tespit ve değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, 31/03/2014 tarihli mizan başlıklı evrakta 120 hesap kodu ile tutulan alıcılar hesabına 2.354.315,87 TL olduğunun yazıldığı ancak bu bedelin 2.099.139,13 TL olduğu iddiasıyla ilgili olarak aradaki farkın katılım payı, avans tutarı ve kesinleşmiş kesinti tutarlarından kaynaklandığı ve fark tutarı olan 255.176,74 TL'nin davacı alacağından mahsubunun gerektiği, 31/03/2014 tarihli mizan başlıklı evrakta 150 hesap kodu ile tutulan ilk madde ve malzeme hesabına 181.482,98 TL olduğunun yazıldığı, ancak  görünen stoğun gerçekte 101.483,00 TL olarak tespit edildiği iddiasıyla ilgili olarak, davalının stoklarda fark olduğuna dair iddiasının dayanağı yasal belgenin ibraz edilmediği, iddia ile ilgili davalı tarafından sunulan belgelerin her zaman düzenlenebilir nitelikte bir belge olup, söz konusu belgenin sayım tutanağı olmadığı, yine davacılar tarafından devirden önce işletilen ... Hastanesinin 2012 yılı işlemlerinden kaynaklanan 96.000,00 TL tutarındaki idari para cezasından sözleşmenin 3/o maddesi uyarınca hisse devir öncesi işlemlerden doğabilecek idari para cezalarından alıcıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.    <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 60.300,95 TL nispi harçtan, peşin alınan 15.076,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 45.224,95‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc09e86c3ddf9547","SID":"457edcb12887661e"}}