{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1302 - 2024/561<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1302 <br>KARAR NO\t: 2024/561<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/01/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  - [... ] UETS<br>DAVALI \t: 1- ...   <br>VEKİLİ\t: Av.... <br>DAVALI \t: 2- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 05/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 05/03/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili 12.05.2011 tarihinde ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobil ile seyir halindeyken karşı şeritten gelen ...'un idaresinde bulunan ... plaka sayılı kamyon ile çarpışması sonucu meydan gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'in yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle 5.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından sunulan 03.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini bilirkişi raporu ve sigorta poliçesi limitleri doğrultusunda 200.000,00-TL olarak belirlemiştir. <br><br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının dayandığı ve dosyaya giren tüm yazılı delil, dosya belge örneklerinin taraflarına tebliğini, aksi halde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı itirazları nedeniyle usulden reddine, yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 160.000,00-TL kalıcı maluliyet tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılardan ... Sigorta A.Ş 'ye açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; müvekkilinin 15 yaşında besleme bir çocuk olduğunu ve yolculukta söz sahibi olmadığını, sürücünün alkollü olduğunu bilme durumunun söz konusu olmadığını, buna göre davalı ... Sigorta'dan 50,00 TL maluliyet, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin olduğunun belirtildiğini, bu nedenle maktu ücretinin vekalete hükmedilmesi gerekirken davalı ... Sigorta vekiline 19.150,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT 13/2 maddesi gereğince usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... vekili; dava tarihinden önce müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından tazminat talebi için başvuru şartı yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın usulden reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, davacının kesin olarak araçta bulunduğu ve dava konusu trafik kazası nedeniyle yaralandığı kesin olarak ispat edilmeden kurulan hükmün eksik incelemeye dayandığını, kararın hatalı ve eksik olup yeniden incelemeye dayandığını, davaya konu kaza 12.05.2011 tarihinde meydana gelmiş olup haksız fiil tarihi itibariyle hesaplamanın PMF tablolarına göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu yönüyle de hatalı olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkil kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, bu sebeple de kararın hatalı olup yeniden incelemeyi gerektirdiğini belirtmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı maluliyet ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davalı ... vekilinin istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede:<br> 2918 Sayılı yasanın 97. maddesi (Değişik madde: 14/04/2016-6704 S.K. 5. Mad.) \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\" şeklindedir.<br>Bu madde hükümüne göre davacının trafik kazası nedeni ile tazminat davası açmadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının Tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı B2 maddesinde \"(Değişik paragraf:RG-2/8/2016-29789) 2.1. Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.\" hükümüne yer verilmiştir. <br> Eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili tarafından 17.05.2016 gününde dava açılmazdan evvel davalılara herhangi bir başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Mahkemece kaza tarihinin bu yasa değişikliğinden önce olduğundan başvurunun zorunlu olmadığı belirtilmiş ise de, yapılan değerlendirme hatalı olup başvuru şartının zorunlu olup olmadığı kaza tarihine göre değil, dava tarihine göre belirlenir.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yada şirkete yazılı başvuruda bulunması gerekliliğine ilişkin dava şartı sonradan giderilebilir bir dava şartı olarak kabul edilmiş ise de;  dava açılmadan önce sigorta şirketine yada ... na tüm belgeler ile başvuru yapılması gerekliliğine ilişkin şartın dava şartı olduğu konusunda Yargıtay 17. Hukuk dairesi ile aramızda bir görüş farklılığı bulunmaktadır. <br>Söz konusu dava şartının mahkemeye erişim hakkının bu kapsamda adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olup Anayasa Mahkemesi 2019/40 esas  2020/40 karar sayılı ilamında;<br>\" .....<br>&77. Hukuki uyuşmazlıkların yargıya başvurulmadan önce çözümüne imkân tanımak suretiyle hem uyuşmazlıkların kısa süre içinde giderilmesini hem de yargının iş yükünün azalmasını temin etmek biçimindeki amaçların dava açılmadan önce ilgili sigorta şirketine başvurulması zorunluluğundan daha hafif bir tedbirle gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla sınırlamanın gerekli olmadığı da söylenemez.<br>&78. Diğer yandan kural zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmuş olması koşulunu öngörmekte ise de Kanun’un 97. maddesinin ikinci cümlesinde sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde zarar görenin dava açabileceği veya tahkime başvurabileceği açıkça düzenlenmiştir. Kaldı ki kural işletene karşı herhangi bir başvuru yapılmış olmasına veya dava açılmış olmasına dahi gerek olmaksızın doğrudan sigorta şirketine başvuru yapılmasına imkân tanımaktadır. Bu yönleriyle kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediğinden de söz edilemez.<br>&79. Bu itibarla Kanun’da sınırlama aracının sınırlama amacına uygun ve orantılı şekilde kullanılmasını sağlayacak yasal güvencelere yer verildiği ve amaç ile araç arasında makul bir dengenin gözetildiği anlaşıldığından kural mahkemeye erişim hakkına orantısız, dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama da getirmemektedir.\" gerekçesi ile sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce usulüne uygun şekilde sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilebileceği, bu durumun davacı açısından aşırı bir külfet getirmediği, adil yargılanma hakkının hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olmadığı da kabul edilmiştir. <br>Dava şartları kamu düzeninden olup mahkemece resen ve her aşamada incelenmesi gereken hususlardandır.  Tüm bu  nedenlerle her iki davalıya karşı  dava açılmadan önce usulüne uygun şekilde bir başvuru yapılması gerekmekte olup, bu başvuru şartının yerine getirilmemiş olması halinde mahkemece işin esasına girilmeden HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur.<br> Açıklanan sebeplerle mahkemece davacının söz konusu yasa değişikliği yürürlüğe girdikten sonra 17.05.2016 tarihinde dava açıldığından, dava açmadan önce her iki davalı şirkete başvurulmamış olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Belirtilen sebeple davanın usulden reddi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine gerek kalmamıştır.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Açıklanan ve benimsenen nedenlerle mahkemece davacının dava açmadan önce davalılara usulüne uygun şekilde  başvurulmamış olması nedeni ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın  HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin alınan 29,20-TL harcın ve ıslah harcı 667,00-TL olmak üzere toplam 696,20-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 268,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>b-)İlk derece mahkemesince 12.01.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, <br>c-)Harç tahsil edilmiş ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>8-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>11-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>12-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (160.000,00 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05/03/2024\t\t\t\t\t<br> <br>  Başkan                Üye                 Üye                       Katip   <br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4018ba654f77036","SID":"a31b66f27694d17a"}}