{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1264 <br>KARAR NO\t\t: 2024/453<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.04.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/535 Esas 2021/351 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ\t: 01.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.03.2024<br><br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.04.2021 tarih 2020/535 Esas 2021/351 Karar<br> sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  banka ile kredi borçlusu davalı ... Şti ile 26.05.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeyi davalı  ...'in müteselsil kefil olarak imzaladığını, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/5139 E. sayılı dosyasında takibe başlandığını, davalıların takipte 665.440-TL'sini ve buna isabet eden ferileri kabul ederek fazla talep edilen miktara itiraz ettiğinden takibin  kısmi olarak durduğunu, ileri sürerek davalıların icra dosyasına yaptığı kısmi itirazlarının iptaliyle, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar  verilmesini talep  etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar vekili, davalı şirketin davacı bankaya olan kredi borçlarını muntazam ödediğini, davacı bankanın takibe konu kredinin KGF teminatlı kredi olduğunu,  2019 yılındaki ekonomik düzensizlikten ötürü  küçük ve orta  ölçekli kredilerin finansman sıkışıklığının önüne geçilmesi için borçların yeniden yapılandırılması uygulamasının başlatıldığını, Karşılıklar Yönetmeliği çerçevesinde  kanuni takip için gereken 90 günlük yasal süreye davacı bankanın riayet etmediğini,  yapılandırma  imkanı tanınmadığını, borç miktarı ile faiz oranlarının banka kayıtları ile örtüşmediğini savunarak davanın  reddine karar verilmesini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, 56.273,15 TL alacak için açtığı itirazın iptali davasında; alacağın 43.283,13 TL’lik kısmı yönünden davacının itirazın iptali talep etmekte hukuki yararının bulunmaması nedeniyle usulden reddine, alacağın 12.999,02 TL’lik kısmı yönünden ise itirazın iptali isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkili Banka borçlu şirket ve müteselsil kefil ... arasında 26.05.2017 tarihli  Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalıların İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2020/5139 E. sayılı icra dosyasına sunduğu borca itirazda, 665.444,00 TL ve bu miktara isabet eden ferilerin kabul edildiği bildirilse de; borçlunun kısmi itirazda bulunması durumunda itiraz ettiği kısmı ayrıca ve açıkça belirtmesi gerektiğini, takip talebinde belirtilen tutarın ne kadarını kabul ettiği, ne kadarına itiraz ettiği anlaşılamadığını, bilirkişi incelemesinde Bankanın 708.927,13 TL alacağının bulunduğu, kalan kısım yönünden ise bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafından karşı tarafın itirazından açıkça anlaşılmayan bu miktarın zaten borçlularca kabul edildiği gerekçesiyle talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan bu itiraz ile kalan kısım yönünden takibin devamına engel olarak bankayı zarara uğrattıklarını, işbu takipte 10.07.2020 tarihi itibariyle  672.879,52 TL asıl alacak, 45.838,89 TL İşlemiş faiz, 2.291,94 TL bsmv, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 151,80 TL ihtiyati haciz harç masrafı olarak toplam 721.917,15 TL alacağın mevcut olduğunu, bu nedenle davalının İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2020/5139 E. sayılı dosyasına konu borcun 665.644,00 TL harici kısmı için yapılan itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. <br>\tDavalılar vekili, davanın reddine ilişkin kararın farklı gerekçelere dayandırılarak AAÜT gereği hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin hatalı hesaplanarak maktu şekilde hükmedildiğini, kötüniyet tazminatı talepleri hakkında da herhangi bir karar verilmediğini, bu sebeplerle mahkemece reddedilen miktar yönünden davalı vekili yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dosyada esasa girilip \"hukuki yarar yokluğu\" gerekçesiyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve kötüniyetle başlatılan takip sonrası kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.  <br>\tGEREKÇE :Dava, kredi borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.  <br>\t Somut olayda; davacı banka ile asıl borçlu  davalı şirket arasında 26.05.2017 tarihli 565.000-TL limitli  Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalı ...'in 621.500-TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı, kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek davalılara ihtarnamenin keşide edildiği, ancak ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebliğ evrakının dosyaya sunulmadığından davalıların temerrüdünün 22.07.2020 takip tarihi olarak belirlendiği, ihtar sonrası davalılar aleyhine İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/5139 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibine başladığı, davalıların 665.644.-TL borcu ve ferilerini kabul ederek fazlaya ilişkin kısma itiraz etmeleri nedeniyle takibin kısmi olarak durduğu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda; davalıların 665.644,00 TL asıl alacağı ve bu miktara isabet eden ferilerini kabul etmeleri karşısında bilirkişi tarafından 665.644.05-TL asıl alacak ve ferileri toplamı olarak belirlenen 708.927.13-TL’nin davalıların kabulünde olan ve itiraza uğramayan alacak kısmı olup, davacı bankaca yalnızca davalılar tarafından kabul edilen asıl alacağın takip tutarından indirildiği, kabul edilen faiz ve ferilerin ise takip tutarından indirilmediği, buna göre kabul edilen asıl alacağın ferileri niteliğindeki 43.283,13 TL'nin de davalıların kabulünde olup itiraza uğramaması nedeniyle bu miktar yönünden davacının itirazın iptalini talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı, bakiye kısım yönünden ise davacı bankanın alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile davacının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. <br>\t Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.      \t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1bc4a94e438b3da","SID":"704eca21d806af13"}}