{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/79 <br>KARAR NO\t\t: 2024/479<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06.10.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/485 E. - 2023/1041 K.<br>TALEBİN  KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 06.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.03.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2023 tarih 2023/485 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1590 E. Sayılı dosyasında, müvekkilinin babası ...'nun 29.08.2021 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından  mirasçılarına ... ... ... mevki ... ada ... parselde bulunan taşınmaz, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan taşınmaz ve ... A.Ş.'deki 87000 adet payın miras olarak bırakıldığını, dava konusu 2 adet taşınmazdaki davalının paylarının müvekkiline satılması suretiyle ortaklığın giderilmesi, kabul edilmediği taktirde umuma açık satış suretiyle ortaklığın giderilmesine, ... AŞ'deki 87000 adet paydaki ortaklığın da öncelikle davalıya isabet edecek pay bedelinin müvekkili tarafından davalıya ödenerek giderilmesine, kabul edilmediği taktirde payların şirketteki davalı dışındaki diğer ortaklara açık ihale ile, kabul edilmediği taktirde umuma açık ihale ile satışının yapılarak ortaklığın giderilmesine, Doğanlar Mahallesindeki dava konusu taşınmazların muhdesatının çalınması ve zarar görmesi ihitmaline karşılık bir makine mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı ile keşfen tespitine ve Bornova’daki taşınmazla aynı adreste bulunan ... A.Ş.’nin de defter değerinin güncel durumu yansıtıp yansıtmadığının keşfen tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1590 E. sayılı  dosyasında, ... A.Ş. hisselerine ilişkin talep bakımından tefrik kararı verildiği, davanın 2022/1379 Esas sırasına kaydedildiği ve Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilerek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde eldeki esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı vekili 12.09.2023 tarihli duruşmada, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/232 E. sayılı dosyasında dava dışı ... A.Ş.'nin tasfiyesine karar verildiği, kararın usulsuz olarak kesinleştirildiğini, dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, kesinleşmenin usulsüz olduğunun İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/47 D.İş  sayılı dosyasında da tespit edildiğini belirterek, şirketin tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece 12.09.2023 tarihli ara karar ile, davanın taraflarının ortağı bulunduğu dava dışı şirket hakkında İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/232 Esas sayılı dava dosyasında 18.02.2022 tarihi itibariyle tasfiye kararı verildiği, mahkeme ilamına dayalı tasfiye işleminin aynı derecede yetkili başka bir mahkeme tarafından tedbiren durdurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin tasfiye işleminin tedbiren durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin görevli olmadığını, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin kanunu yanlış uyguladığını, davanın şirketin fesih kararının kesinleşmesine bağlı olduğu ve bu yüzden bekletici mesele yapılmasına karar verildiğini, oysa sermaye şirketlerindeki ortaklık ile haklar üzerindeki elbirliği mülkiyeti kavramlarının birbirinden farklı olduğunu, davanın konusunun şirketteki ortaklığın giderilmesi değil, şirket payları üzerindeki elbirliği mülkiyetinin giderilmesi olduğunu, o yüzden İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki şirketin feshine dair davanın, eldeki dava fesih ile sonuçlansa bile, müvekkili ile davalı arasındaki %58 miras kalan paylardaki elbirliği mülkiyetinin devam edeceğini, zira şirketin feshi kararının kesinleşmesi halinde, sadece kâr payı alma yönündeki mali hakkın, tasfiye payı almaya dönüşeceğini, diğer ortaklık haklarının bilgi edinme ve genel kurula katılma haklarının devam edeceğini, %58 pay üzerinde elbirliği mülkiyeti devam ettiği müddetçe, her iki ortağın %58 pay üzerindeki temsil haklarını kullanmasının mümkün olmayacağını, elbirliği mülkiyetinin giderilmesini istedikleri %58 payın, halihazırda yasa dışı bir şekilde yürütülen tasfiye işlemlerinden doğrudan etkilendiğini, bu paylardaki ortaklık satış veya taksim yoluyla giderildiğinde, faal şirketteki pay ile son bulmuş bir şirketteki payın değerinin aynı olmayacağını, mahkemece gerekçe olarak \"aynı derecede yetkili başka bir mahkeme tarafından tedbiren durdurulması\" yönünde bir karar verilemeyeceğini belirtmişse de, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin usulsüz kesinleştirdiği kararın, kesin bir karar olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, temyiz aşamasında olan şirketin feshi ve tasfiye memurunun atanmasına dair kararın uygulanmaya bu aşama itibariyle hiç başlanmaması gerektiğini, elbirliği mülkiyetine tabi paylardaki hakların kullanılması amacıyla temsilci atanması gerektiğini istinaf nedenleri  olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE\t: Talep, dava dışı ... A.Ş.'de tarafların murisine  ait 87000 adet paydaki ortaklığın giderilmesi davası kapsamında,  İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/232 E. 2022/135 K. sayılı kararı ile şirketin tasfiyesine dair karara istinaden gerçekleştirilen tasfiye işlemlerinin tedbiren durdurulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. <br>\tİhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 434,65 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3395cb42cd796d25","SID":"5825d50798da8f5b"}}