{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/375 E<br>KARAR NO\t: 2024/443<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2024<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...          (...)<br>ÜYE\t\t: ...          (...)<br>ÜYE\t\t: ...          (...)<br>KATİP\t\t: ...          (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 04/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/339 Esas - 2023/753 Karar<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br><br>DAVA\t: Eser sözleşmesine dayalı fatura alacağından kaynaklı bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. Maddeye göre açılmış itirazın iptali<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı vekili<br><br>Taraflar arasındaki  Eser sözleşmesine dayalı fatura alacağından kaynaklı bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. Maddeye göre açılmış itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın Usulden reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olduğu davacı şirket ile davalı,  davalı firmanın sahibi/işletmecisi olduğu ... deki Pizza/Cafe olarak işletilecek dükkanda çelik profillerden asma kat,  döner merdiven, sahanlık, korkuluk imal ve montaj işlerinin  109.999,60.-TL bedelle yapımı konusunda anlaştıklarını, davalı şirket yapılacak işler karşılığında 20.12.2022 tarihinde 36.500,00.-TL ve 21.12.2022 tarihinde 13.500,00.-TL olmak üzere toplam 50.000,00.-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin taahüdünü tamamlamış ve yapılan iş için  16.01.2023 tarihli 50.005,90.-TL ve 14.03.2023 tarihli 59.994,10.-TL lik iki adet fatura düzenleyerek davalı firmaya tebliğ ettiğini, davalı firma yapılan iş nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu fatura bedellerinden bakiye kalan 59.994,10.-TL yi ödemediğini, davalı tarafın borcunu ödememekte ısrar etmesi üzerine davalı aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/25525 Esas sayılı dosyasından faturaya dayalı olarak ilamsız yolla icra takibinde bulunulmuş ancak davalı taraf takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkil şirket taahhüt ettiği işi tamamlamış olmakla ödenmeyen ve takibe konu  fatura tutarı kadar alacaklı, davalı da borçlu olduğunu belirterek Davanın Kabulüne , 59.994,00.-TL alacağın 31.03.2023 takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,  Kocaeli İcra Müd 2023/25525 Esas sayılı takibin devamına, %20 Haksız İcra Tazminatınan davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile arabuluculuk ve dava vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalıya çıkarılan tebligat, eksik ve hatalı bildirilen adres nedeniyle, şirket merkezine tebliğ olunamamış, bunun üzerine, Sayın mahkemenizce, her ne kadar T.K.'nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılmasına karar verilmiş ise de, davaya mesnet edilen icra takip dosyasının tarafımızdan tetkiki sırasında, işbu huzurdaki derdest itirazın iptali davasına muttali olunduğunu,  davaya mesnet teşkil edilen icra takibine, gerek yetki yönünden, gerekse, davalı şirkete böyle bir borcumuzun bulunmaması hasebiyle, süresinde itiraz edildiğini buna rağmen, davacı tarafından, yetkisiz Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın, esasa girilmeden, öncelikle usul yönünden reddi gerektiğini, takibe ilişkin ödeme emri, borçlu şirketin \"...\" merkez adresine tebliğ edilmiş olup, müvekkil şirket aleyhine açılacak dava ve icra takiplerinde İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, anılan nedenle, müvekkil aleyhine yetkisiz icra müdürlüğünden başlatılan takibe yetki yönünden itiraz edilmiş, her ne kadar icra takip dosyasının yetkili İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğüne gönderilmesi istenmişse de, davacı tarafından, bu keyfiyet yerine getirilmeksizin, işbu huzurunuzdaki takibin iptali davası ikame edildiğini, var olduğu iddia edilen alacak, yargılamayı gerektiren ticari bir ilişkiden kaynaklanmakla, aleyhe ikame olunacak davalarda, yetkili mahkemenin, İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğu, yasanın amir hükmü gereği olduğunu, işbu sebeple, davanın esasına girilmeksizin, öncelikle, yetki ilk itirazımızın karara bağlanmasını, yetkisiz Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep ettiğini, kaldı ki, bir an için, mahkemenizce, ilk itirazımızın dikkate alınmadığını kabul etsek dahi, müvekkil şirketin, alacaklı olduğunu iddia eden davacı firmaya hiç bir borcunun bulunmadığı, yapılacak tahkikat sonucu ortaya çıkacağını, yetki itirazımız konusunda karar verildikten sonra, esasa dair cevap ve itiraz  haklarımızı saklı tuttuğumuzu; aleyhe başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibi keza açılan itirazın iptali davası nedeniyle, davacı şirket hakkında, alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \" HMK'nın 114/2 ve 115/1. maddeleri gereği itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından özel dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu olan uyuşmazlığın faturaya dayalı alacallarının tahsili talebi olduğunu, bu amaçla yaptıkları icra takibine karşı borçlu/davalı tarafça  \"yetki itirazında\" bulunulmuş   ve ayrıca  \"ödeme emrinde alacağın mesnedi belirtilmemiştir ve alacaklı olduğunu iddia eden şirkete böyle bir borcumuz yoktur\"  denilerek borca  ve faize de itiraz edildiğini,  Davalı/Borçlu tarafa gönderilen ödeme emri ile birlikte \"dayanak belge\" olan faturanın da tebliğ edildiğini, borçluya gönderilen tebliğ zarfının üzerinde \"BU ZARFTA ÖRNEK 7 ÖDEME EMRİ VE DAYANAK SURETİ VARDIR.\" ibaresinin açıkça yazılı olduğunu, Bu nedenle takibin hangi fatura alacağına ilişkin olduğu hususunda bir belirsizlik ve usule aykırı bir durum bulunmadığını,  yerinde olmayan Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2023/339 E - 2023/753 K. Sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Özel dava şartı yokluğundan, aleyhe ikame olunan davanın, usulden reddine dair  verilen, yasanın amir hükümlerine muvafık esas mahkemesi hükmünün onanmasına   karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  Eser sözleşmesine dayalı fatura alacağından kaynaklı bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. Maddeye göre açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK <br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, eser sözleşmesine dayalı fatura alacağından kaynaklı bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. maddeye göre açılmış itirazın iptâli davasıdır. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı husus olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.\t<br>Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenicinin borcu sözleşmeye  ve fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir <br>Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı ortadadır (HGK.nun 20.3.2002 gün, 2002/13-241 E., 208 K., 28.3.2001 gün 2001/19-267 E. 2001/311 K. sayılı kararları).<br>İİK.nun 50/1. maddesi hükmüne göre HMK.nun yetkiye ilişkin hükümleri ilamsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HMK. madde 6). Bunun dışında akdin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK. madde 10). Ayrıca taraflar yetki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilirler (HMK. madde 17).<br>Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Oysa, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. (Emsal Yargıtay 15. H.D.2019/2763 E, 2019/3958 K sayılı ilamı) Somut uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ifa yeri ve davalı adresi Kadıköy/İstanbul'dur. HMK. madde 17 maddesine uygun yetki sözleşmesi de bulunmamaktadır. Bu nedenle takip yetkisiz icra dairesinde yapılmıştır. Yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe dayanılarak açılan itirazın iptâli davası dinlenemeyeceğinden mahkemece davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararı yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 07/03/2024 tarihinde KESİN olarak karar verildi.<br><br>\t\t            *                                        \t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip <br>... <br>  ¸e-imzalı<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5e8f17265fefee6","SID":"ae9c24c03c0d70a2"}}