{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2196 Esas <br>KARAR NO: 2024/393 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/1330 Esas - 2021/568 Karar<br>TARİH: 29/06/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı müvekkilinin tekstil aksesuarı satan bir işyeri olduğunu, davalının ise bu aksesuarlardan satın aldığını, taraflar arasındaki cari hesap gereği davalıdan alacaklı olduklarını, Bakırköy ...  İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyadan başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, bu nedenle vaki itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  taraflar arasındaki ticari alış verişi kabul ile davacı tarafından keşide edilen 14.08.2018 tarih ... nolu, 21.05.2018 tarih ... nolu, 03.05.2018 tarih ... nolu ,11.05.2018 tarih ... nolu faturalarda belirtilen rakamların sipariş formunda belirtilen rakamlardan farklı olduğunu, 03.05.2018 tarih ... nolu faturada teslim edilmeyen ürünlerin olduğunu, püskül brim miktarının 0,40 krş olmasına rağmen faturaya 0,55 krş olarak yansıtıldığını, yine ponpon şeritin 3,00 TL olmasına rağmen 3,15 TL'den fatura kesildiğini, bu faturaların şirket muhasebe kayıtlarına alınmadığını, iade fatura kesilerek davacıya iade edildiğini,  bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/06/2021 tarih 2018/1330 Esas 2021/568 Karar sayılı kararında;\".....Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, bakiye fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalı vekilinin icra müdürlüğünün yetkisine yapmış olduğu itirazın HMK'nın 10. ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlık konusunun çözümü için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş; yapılan incelemede tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 9.605,40 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya 762,04 TL borcu olduğu, davalının 3 adet toplamda 8.843,36 TL tutarlı faturalara süresi içerisinde itiraz etmediği, nihayetinde davalının kabul ettiği 762,04 TL'nin mahsubu ile davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 8.843,36 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu ve davalının usulüne uygun ve süresinde kendisine tebliğ edilen faturalara itiraz etmemesi ve takip konusu malların kendisine teslim edilmediğine ilişkin bir itirazının bulunmaması ve bu faturalara ilişkin ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir dekont ya da belge de sunmadığı değerlendirilerek davanın kabulü ile alacağın likit olması da gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 10.037,65 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,2- Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 2.007,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini,Davalı, tekstil konfeksiyon alanında ülkenin önde gelen markalarına fason üretim yapan bir firma olduğunu, davacı da, davalı firmanın alt taşeronu olduğunu, davalı firma ile davacı, bazı ürünlerin satın alımı ile ilgili anlaştıklarını, anlaşma gereği, davacı ile davalı sipariş formu başlığı ile yapılan anlaşma tutanağını hayata geçirdiklerini, bu anlaşma tutanağını şirketleri adına ..., davacı adına ... imzaladığını, siparişin davacı tarafından yerine getirilmiş ise de, siparişte belirtilen ürünlerden in siparişte belirtilen fiyatta faturalandığı anlaşıldığını, bazı ürünlerin de eksik gönderildiğini, bu eksiklik fatura ve sevk irsaliyesinde anlaşıldığını, bunun üzerine,  davalı firma davacının hak ettiği ödemeyi yaptığını, hak etmediği ödemeyi yapmayarak reklamasyon faturası kestiğini, davacı taraf, ödenmeyen bu kısım için icra takibi başlattığını, davalı taraf da takibe itiraz ettiğini, bunun üzerinde davacı taraf itirazın iptaline dair işbu davayı ikame ettiğini, Davalı tarafın icra takibine yaptığı itiraz yerinde olduğunu, davalı tarafın, davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, yargılama aşamasında, yerel mahkemeye davacı ve davalı tarafın imzaladığı sipariş formunu imzalayan elemanların tanık olarak dinlenmesi talep edildiğini, Yerel mahkemece işbu talebin kabul etmiş ise de, son celsende yeni gelen hakimin bu ara karadan vazgeçerek davanın kabulüne karar verdiğini, davacı tarafın davalı şirkette bir alacağı olmadığını, dava konusu faturalar incelendiğinde sipariş formunda belirtilen rakamlardan farklı rakamlar yazıldığının anlaşılacağını, sipariş formuna ilişkin davacının herhangi bir itirazı da olmadığını,  yerel mahkemenin yapması gereken, sipariş formunu imzalayan tanıkları dinleyerek bilirkişiden ek rapor alıp, davacının bir hak ve alacağının varlığını tespit etmesi olduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya davalı bakiye cari hesap alacağının  tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ile davalı hakkında, cari hesap ekstresi ve buna bağlı faturalar dayanak gösterilerek 9.605,40 TL asıl alacak, 432,25 TL ticari faiz olmak üzere toplam 10.037,65 TL. alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine toplam:10.037,65 TL. üzerinden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (18.09.2018) itibariyle davacının davalıdan 9.605,40 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (18.09.2018) itibariyle davalının davacıya 762,04 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, takip tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının (9.605,40 TL - 762,04 TL) 8.843,36 TL olduğu, bu farkın sebebinin ise davalının davacıya düzenlemiş olduğu miktar ve fiyat farklarında kaynaklı olarak düzenlenmiş olan faturalardan kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, takip tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalının davacıya düzenlemiş olduğu 3 adet toplamda 8.843,36 TL tutarlı miktar ve fiyat farkı faturalarından kaynaklı olduğu, dosya içerisinde ise davalının cevap dilekçesi ekinde belirtmiş  olduğu mezkur faturalara dayanak evrakların değerlendirilmesinde; sunulan sipariş formlarında davacı ve davalı tarafın kaşelerinin bulunmadığı, sadece isim/soyisim ve imza bulunduğu, davacı tarafından imzalayan kişinin davacı çalışanı olup olmadığının tespit edilemediğini, eksik gelen ürünle alakalı düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından davacı tarafa herhangi bir ihtarname vb evrak dosya içerisinde bulunmadığı, bunun yanı sıra davalının miktar ve fiyat farkı olduğunu iddia ettiği faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 9.605,40 TL alacaklı olduğu, davalının takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapmış olduğu 762,04 TL ödemenin mahsubu neticesinde dava tarihi itibari ile davacının davalıdan (9.605,40 TL - 762,04 TL) 8.843,36 TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz alacağının dayanağının bulunmadığından hesaplama yapılmadığı belirtilmiştir.Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Somut olaya döndüğümüzde, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalının davacı  adına düzenlemiş olduğu 3 adet toplamda 8.843,36 TL tutarlı fiyat farkı faturalarından kaynaklı olduğu, davalı tarafça malları teslim alırken ihtirazi kayıt konularak teslim alındığına yönelik delil ibraz edilmediği, eksik gelen ürünle alakalı düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından davacı tarafa herhangi bir ihtarname vb gönderildiğine dair dosya kapsamı itibariyle delil bulunmadığı, bunun yanı sıra davalının miktar ve fiyat farkı olduğunu iddia ettiği faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, davalı tarafça irsaliye ve mal satımına yönelik faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinden fatura muhteviyatının kesinleştiği, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu durumda fatura içeriği malların davalıya tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin kabulü gerekir. Bilirkişi raporunda, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 9.605,40 TL alacaklı olduğu, davalının takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapmış olduğu 762,04 TL ödemenin mahsubu neticesinde dava tarihi itibari ile davacının davalıdan (9.605,40 TL - 762,04 TL) 8.843,36 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesinde;''Sayın bilirkişi tarafından düzenlenen rapora, bir itirazımız bulunmamaktadır.Bilirkişi tarafından tespit edilen 8.843.36 TL alacaklı bulunduğumuz yönündeki tespitine de aynen katılıyoruz.''Şeklindeki beyanı gözetilerek davalı ödemesinin asıl borçtan mahsubuna davacı tarafın muvafakat ettiği gözetilerek davacının dava tarihi itibariyle 8.843,36 TL. alacaklı olduğunun kabulü ile mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile takibin  8.843,36 TL. asıl alacak üzerinden devamı yönünde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarih ve 2018/1330 Esas - 2021/568 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın  KISMEN KABULÜ ile;  Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali  ile,  takibin 8.843,36 TL. asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Hükmedilen 8.843,36 TL. asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 604,08.TL harçtan peşin alınan ( 171,42.TL + 112,12.TL tamamlama harcı toplamı =) 283,54.TL harcın mahsubu ile bakiye 320,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 212,52.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 1.056,20.TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre (%88 kabul) hesap ve takdir edilen 929,45.TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 87,00.TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre (%22 red) hesap ve takdir edilen 19,14.TL'sinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir edilen 8.843,36.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,8-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve taktir edilen 1.194,29.TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,9-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 57,20.TL  dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri olmak üzere toplam: 219,30.TL' nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c02d61804a924a78","SID":"6b112b1534795816"}}