{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1041 <br>KARAR NO\t\t: 2024/193<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/11/2018 (Dava) - 05/07/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/638 Esas - 2021/432 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2021 tarihli ve 2018/638 Esas - 2021/432 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün, araç sahibinin ve sigorta şirketinin meydana gelen zararlardan sorumlulukları bulunduklarını, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracı ile Barbaros Caddesinde seyir halinde iken, önünde bulunan çöp kamyonunun durması üzerine geri geri gelerek 247 sokağa giriş yaptığı esnada, karşıya geçiş yapmak isteyen yaya ...'e aracının sol ön farı ile çapması neticesi müvekkili ...'in düşmesi sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşunda araç sürücüsü ...'nın KYTK'nın 67. maddesini ihlal ettiğini ve %100 kusurlu olduğunu, KYTK md. 67'ye göre; sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmalarının yasak olduğunu, söz konusu kaza neticesinde müvekkilinin hastahaneye gitmek için yapılan yol masrafları, ameliyat ve hastahane giderleri, tedavi masrafları vb. birçok zararın meydana geldiğini, kaza meydana geldikten sonra müvekkili ...'in Ege Üniversitesi Hastanesi'ne gitmesi için oğlu ... tarafından Aliağa Belediyesi'nden ambulans kiralandığını, tedavi süresince de müvekkilinin bir çok kez Ege Üniversitesi Hastanesi'ne gitmesi gerektiğini, bu süre içinde Aliağa Belediyesi'nden ambulans kiralandığını ve bir çok yol masrafı meydana geldiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilen ...'in, tedavi ücreti adı altında hastanede ödediği ek ücretler de olduğunu, müvekkilinin işbu kaza sonucu uğradığı zararların tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu, işbu zararın müvekkilinin ayağının ağır bir şekilde yaralanması nedeniyle müvekkilinin maddi zaralarına ilişkin olduğunu, müvekkilinin maddi zararlarına ilişkin olarak 12.06.2018 tarihinde, ... plakalı aracın işleteninin sigortacısı ... Sigortaya başvuru yapıldığını, sigorta şirketinden müspet bir cevap alınamadığını, müvekkilinin maddi zararı karşılanmadığını, meydana gelen olay sonucunda, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını müvekkilinin meydana gelen kaza sırasında 82 yaşında olup, zaten hareket kabiliyeti oldukça zayıfken, meydana gelen kaza neticesinde iyice hareket edemez olduğunu ve eve kapanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu süreçte manevi olarak da oldukça yıprandığını, davacı müvekkilinin geçirdiği kaza sonrası sağlığının bozulması dolayısıyla derin bir keder ve elemin içine düştüğünü, üstesinden gelmesi zor günler geçirdiğini, işbu kazanın müvekkili üzerindeki etkisinin hala devam ettiğini, kaza sonucu vücuttaki ağrıların verdiği rahatsızlık ve yarattığı psikolojik travma sebebiyle müvekkilinin büyük sıkıntılar çektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili ... lehine, davalı tarafın kendisine karşı gerçekleştirmiş olduğu taksirli yaralama neticesinde uğradığı acı ve üzüntünün bir nebze olsun hafifletilebilmesi bakımından, 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği 24.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... lehine, meydana gelen kaza neticesinde, müvekkilinin yapmış olduğu ameliyat ve hastahane masraflarının karşılanması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği 24.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın 24.03.2018 günü sevk idaresindeki ... plakalı aracı ile Barbaros Caddesinde seyir halinde iken ...'nın karşısına geldiğinde gidiş yolunu kapatan çöp arabasını görmesi neticesinde 247. sokağa (sola) dönüş yapmak istediğini, müvekkilinin geri manevra ile 247. Sokağa giriş yaptığı esnada ise davacı ...’in dikkatsizce yola çıkması sonucu araç hızı 10-14 km iken söz konu olayın vuku bulduğunu, kamera görüntüsünde görüleceği üzere müvekkilinin aracıyla sola manevra yapmadan önce birkaç yayanın önünden geçmesini beklediğini, trafikte sürücü olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, karşı yan her ne kadar söz konusu kazanın oluşunda davalı müvekkilini %100 kusurlu bulmuş ise de kusur oranının takdirinin dosyanın gerekli görüldüğü takdirde tevdii edilecek bilirkişinin tespitine bırakılması gerektiğini, her ne kadar karşı yan müvekkilinin KYTK Madde 67'yi ihlal ettiğini belirtmiş ise de müvekkilinin ihlal etmediğinin kamera kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, müvekkilinin gidiş yolunda olan çöp arabasıyla karşılaşınca trafik akışını engellememek için manevra yaptığını, söz konusu manevra öncesi de önünden geçen yayaları beklediğini, davacı yanın dikkatsizce karşıdan karşıya geçmek istemesi üzerine söz konusu kazanın yaşandığını, 24.03.2018 tarihinde Aliağa Trafik Denetleme Birim Amirliğince düzenlenen trafik kazası tutanağının E bölümünde kazanın vuku bulduğu yerde geçit durumunun olmadığının 5 nolu geçit yok ibaresi ile belirtildiğini, 6047 Sayılı Karayolları Trafik Kanunumun dördüncü bölümünde yayaların geçit olmayan yollarda ve diğer hallerde uyacakları kuralların belirtildiğini, davacı ...'in kanunda belirlenen hüküm dışında yolu kontrol etmediğini ve dikkatsizce müvekkilinin idaresindeki aracın önüne çıktığını, sürücü alkol tespit tutanağında da görüleceği üzere müvekkilinin alkollü olmadığını, bu nedenle dikkatsizliğine sebep olacak başka yan faktörlerden söz edilemeyeceğini, karşı yanın iddia etmiş olduğu gibi müvekkili hatalı olmuş olsa idi davacıdan önce aracın önünden geçen yayaların yaralanmasına sebebiyet vermiş olacağını, lakin aracının önünden geçen yayaları beklediğini, tam manevra yapacağı sırada davacı yanın dikkatsizce yola çıktığını, akabinde yaşanan olaya sebebiyet verdiğini, yine müvekkilinin 24.03.2018 tarihinde Aliağa Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadede \"... bu kaza teyzenin sağı solu kontrol etmeyerek karşıya geçmesinden kaynaklandı.\" dediğini, davacı yanın bir anlık dalgınlığının dikkatsizliğinin sonucu yaşanan kaza akabinde müvekkilinin aracından hemen inerek davacı yanın yanına koştuğunu, bir an için zaman kaybetmeden davacıyı hastaneye yetiştirmeyi düşünmüş ise de yanlış bir hareketle davacının zarar görmemesi için ambulansa haber verdiğini, müvekkilinin olay sonrası yaşadığı korku ve üzüntüye çevre dükkan çalışanlarının da şahit olduğunu, müvekkilinin yaşananlar sonrası ilgisiz kalmadığını, kısa süre içinde davacının yakınlarına telefon ile ulaşıp maddi-manevi yapılabilecek bir şey olup olmadığını sorduğunu, karşı tarafla sağlıklı iletişim kuramadığını, tüm bu hususların  davacı karşı yanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve kazaya sebebiyet verdiğini, davacı yan her ne kadar maddi kazanç elde etme gayesiyle bu davayı ikame etmiş ise de haksız ve mesnetsiz açılan bu davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. tarafından cevap dilekçeleri sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...A-Maddi tazminat talebi  yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, B- Manevi tazminat talebi yönünden, davanın KISMEN KABÜLÜ İLE; 8.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/03/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken geri geri gelerek karşı geçiş yapmak isteyen müvekkili ...'e çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin uğradığı maddi manevi zararlar sebebiyle ... Sigorta şirketine, araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...'a karşı bu davayı açtıklarını, dosyada alınan bilirkişi raporları ile davalı ...'nın %100 kusurlu olduğunun sabit olduğunu, sigorta şirketi tarafından maddi tazminata ilişkin sulh teklifinde bulunulduğunu ve sulh olmayı kabul ettiklerini, bu nedenle maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığını, diğer davalılara karşı manevi tazminat talepleri yönünden davaya devam ettiklerini, yerel mahkemece maddi tazminat yönünden sulh anlaşmamızın hatalı bir şekilde feragat olarak değerlendirildiğini ve davanın açılmasına sebebiyet veren diğer davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, yerel mahkemece maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'in yaşadığı üzüntü ve çektiği sıkıntılar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarını kabul etmediklerini, yerel mahkemece 8.000 TL manevi tazminata hükmedildiğini, bu tazminatın da haksız yere hükmedilen toplamda 8.160,00 TL'nin altında kaldığını, müvekkilinin hem bu davayı açmak zorunda bırakıldığını hem de yaşadığı acılara rağmen kendisinin maddi olarak zararlı çıktığını, manevi tazminatın tarafların ekonomik koşulları sebebiyle düşük tutulduğu düşünülse dahi, müteselsil sorumlu her iki tarafında ekonomik olarak zorluk yaşamadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24/03/2018 günü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının dikkatsiz bir şekilde yola atlaması sonucu kazanın meydana geldiğini, davanın maddi ve manevi tazminat talepleri ile açıldığını ancak 11/06/2021 tarihli feragatname ile maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini, ancak yerel mahkemece hükmedilen 8.000 TL manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın amacının, zararın giderilmesi olmadığını, zarar görenin elem ve üzüntüsünün hafifletilmesi olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, müvekkilinin maddi durumunun iyi olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminatın ise kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Maddi tazminat davasına yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;<br> Davacı dava tarihinden sonra yargılama devam ederken maddi tazminat talepleri yönünde davalı sigorta ile sulh olmuş, sulh protokolü uyarınca davalı sigortacı, sigortalı ve araç sürücüsü yönünden maddi tazminat talebinden feragat etmiş, manevi tazminat davası yönünden ise davasına devam etmiştir. Sulh anlaşmasının yapılan incelemesinde davacı vekilinin davadan feragat yönünde dilekçe vereceği ve davalı sigorta ile birbirinden vekalet ya da yargılama ücreti talebinin olmayacağı yönünde anlaşmaya varıldığı ve davacının da tüm davalılar yönünden maddi tazminat talebinden feragat edeceği görülmüştür. Burada aslında hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp esasen ödeme sebebiyle dava konusuz kalmıştır. Bu durumda dosya kapsamına göre davaya sebebiyet verenlerin davalılar olduğu anlaşılmakla davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş, bu konudaki davacı istinaf itirazları haklı bulunmuştur.<br>2-Manevi tazminat davasına yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;<br> 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça  gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tDavaya konu edilen kazada, davacının ayak bileğinde kırık ve kafa içi kanamasının mevcut olduğu, davacının kusursuz, davalı sürücünün ise tam ve asli kusurlu olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü, davalı yanın içine düşebileceği mali güçlükler ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak davacı için takdir edilen manevi tazminatın biraz az olarak belirlendiği görülmüş, bu sebeple davacının istinaf itirazları haklı bulunmuş, davalı istinaf itirazları ise yerinde görülmemiştir. <br>\tBu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/638 Esas - 2021/432 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"A-Maddi tazminat talebi  yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince; peşin alınan 529,41 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 101,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\tDavacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili yönünden vekalet ücreti talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tB-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABÜLÜ İLE;<br>\t25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/03/2018 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tFazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince; alınması gereken 1.707,75 TL karar harcından ıslah harcı olan 252,46 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 1.455,29 TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı vekilinin hizmet ve mesaisine karşılık  AAÜT 13/1. maddesi uyarınca hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavalı ... vekilinin hizmet ve mesaisine karşılık AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hesap edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 252,46 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 680,06 TL harcın davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tSarf edilmemiş gider avansının bulunması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra istem halinde yatıran taraflara iade edilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 5,20-TL vekalet harcı, 20,00-TL müzekkere masrafı olmak üzere toplam 61,10-TL yargılama giderinin kazanıp kaybetme oranına göre (%83) takdiren 50,91 TL yargılama giderinin davalılar  ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,\" <br>              ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-Davacı istinafı yönünden; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL ve tebligat ve posta gideri 71,00 TL olmak üzere toplam 233,10 TL yargılama giderinin davalı ...' dan alınarak  davacıya verilmesine,<br>b-Davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 546,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 136,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,86 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  07/02/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bab0ce98e62cec1","SID":"b54743d337a115e4"}}