{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1164 <br>KARAR NO\t\t: 2024/254<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/11/2018 (Dava) -  21/05/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/632 Esas -  2021/273 Karar <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2021 tarihli 2018/632 Esas ve 2021/273 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ...'nun müvekkili kooperatifin kurucu ortaklarından olduğunu, kooperatifte 2 hisseye sahip olan davalı-borçlu yanın, 15/01/2012 tarihli 2012 Kooperatif Olağan Genel Kurulu'nda tutanağın 7. maddesi ile kura dışı bırakılarak kendisine tanınan serbest daire seçme hakkı uyarınca kooperatifte A Blok 34 numaralı 3+1 daire ile D Blok 13 numaralı 1+1 dairenin hak sahibi olduğunu, davalının kooperatif ortağı olduğu dönem boyunca, kooperatifin devamı ve amacının gerçekleştirilebilmesi maksadıyla kooperatif genel kurulunda alınan kararlar ile kooperatif ortaklarının çeşitli kalemde ödemelerle yükümlü tutulduğunu, belirlenen tutarların ödeme zamanlarının da \"sözleşme niteliğinde\" kabul edilen kooperatif genel kurulu kararları ile belirlendiğini, müvekkili kooperatif genel kurul kararı uyarınca kooperatif ortaklarına getirilen mali yükümlülüklerin yerine getirilmesinin, Kooperatifin kurulma amacına ve ortakların çıkarlarına uygun düşeceğini, kooperatif ortağı davalı ...'nun, ortaklığı süresinde genel kurul kararları ile doğan ödemelere ilişkin müvekkili kooperatife borcu bulunduğunu, 30/06/2013 tarihli kooperatif genel kurul kararı uyarınca 49.000,00 TL tutarında üyelik alacağı, 08/06/2014 tarihli kooperatif genel kurul kararı uyarınca 5.000,00 TL tutarında 1. ek ödeme alacağı, 21/12/2015 tarihli kooperatif genel kurul kararı uyarınca 2.000,00 TL tutarında 2. ek ödeme alacağı bulunduğunu, davalının bu borcu ödememesi üzerine davalı aleyhine Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10360 E. sayılı ile icra takibi başlatıldığını,Asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 76.699,99 TL'nin tahsili için başlatılan takip dosyasında 7 örnek ödeme emri icra kanalıyla gönderildiğini, davalı borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ olmasının ardından 22/11/2017 tarihli dilekçesi ile takibe ve borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu,  davalının işbu itirazı haksız ve kötüniyetli olup, alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğunu, buna göre ortaklarının barınma ihtiyacını karşılıklı yardımlaşma yoluyla en uygun maliyete karşılamak maksadıyla kurulan ve kar amacı gütmeyen müvekkil konut yapı kooperatifi de eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda olduğunu, kooperatif ortaklığı halen devam eden davalının ortaklığı sürerken doğmuş bu borçlardan sorumluluğu söz konusu olduğunu, hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi uyarınca da, müvekkil kooperatife ortak sıfatıyla giren kişiler (davalı da) paylarına düşen üyelik ödeme alacağını yükümlü olduğu gibi, müvekkil kooperatif genel kurulunda alınan ortak giderlere kooperatif ortaklarının tümü -dolayısıyla davalı da-  katlanmakla mükellef olduğunu, ortaklar arasındaki eşitliğin sağlanabilmesi ve diğer kooperatif ortaklarının haklarının zarar görmemesi için davalının üzerine düşen ödemeleri müvekkil kooperatife gerçekleştirmesi gerektiğini,  davalının işbu itirazının haksız ve kötüniyetli olup, alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğunu, davalı yanın müvekkili kooperatife muaccel borcunun farkında ve bilincinde olduğu halde borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için aleyhine açılmak zorunda kalınan ilamsız icra takibine de haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle müvekkilinin mevcut ve muaccel para alacağının teminat altına alınabilmesi için davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul, bankada adına kayıtlı alacak, mal ve alacakları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına borca yeter tutarda İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, davalı-borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10360 E. sayılı dosyasına konu takibin devamına, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili ...'nun müvekkili kooperatifin kurucu ortaklarından biri olduğunu ve kooperatif bünyesinde 2 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin Kooperatif bünyesinde alınan kararları, işlerin devamlılığı ve amaçlarının gerçekleştirilmesi için, kooperatif ortaklarına getirilen tüm mali yükümlülük ve sorumlulukları eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve üyesi olduğu kooperatifin çıkarları doğrultusunda diğer hissederlar ve müteahhit firma ile uyum içinde çalışmalarını sürdürdüğünü, müvekkilinin ortaklığı süresince genel kurul kararları ile doğan ödemelerini intizamlı bir şekilde yaptığını, kendisi kooperatif ortağı ve yöneticisi olması dolayısıyla kooperatife olan borcunu, ...e yapmayıp, işlerin hızlanması ve inşaatın hızlı ilerlemesi amacıyla ödemelerini, yüklenici müteahhit firma .... Şti'ye yaptığını, müvekkili bu ödemeleri yaparken diğer kooperatif hissedarlarıyla hususi olarak durumu paylaştığını ve onların bilgileri çerçevesinde ödemeleri gerçekleştirdiğini, yapılan bu ödemelerin gerçeğe uygun ve aleni bir şekilde yapıldığını, ödemelere istinaden müteahhit firmanın halihazırda alacaklı olduğunu, ...'in borçlarından bu bedelleri sırasıyla mahsup ettiğini, müvekkilinde yaptığı bu ödemelerin karşılığında firma muhasebecisi tarafından tahsilat makbuzlarının düzenli bir şekilde kesildiğini, müvekkili gibi mevcut ödemelerini müteahhit firmaya yapan başka üyelerin de bulunduğunu, bu üyelerin müteahhit firmaya ödemiş olduğu olduğu bedellerde aynı şekilde Müteahhit firma tarafından ...'in alacaklarından düşürüldüğünü, ...'in talebinin haksız olduğunu, böyle bir alacağının olmadığının açık göstergesi olduğunu, tahsilat makbuzlarında görüleceği üzere müvekkilinin ... Ltd.'ne toplam 60.000,00-TL olarak ödemeyi yaptığını, sonrasında bu ödemelere ilişkin icra takibi başlatılmış olması sebebiyle borca itiraz ettiğini, D-13 1+1 daire için toplamda ödenecek olan 65.050,00-TL olan bedelin kalan bakiyesinin de 21.03.2018 tarihinde 5.050,-TL'yi davacı kooperatif hesabına yatırıldığını, müvekkili tarafından 21.03.2018 tarihli ödeme dekontunda açıklamalar kısmında da belirtmiş olduğu üzere \"D-13 1+1 daire için toplamda ödenecek 65050 TL'den kalan ödenmemiş bakiye 5.050,00 TL\" ile kalan borcunu da ödeyerek kapattığını, açıklanan nedenlerle; müvekkili hakkındaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, tarafları lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''... davalının  davacı kooperatifte A Blok 3+1 ve D Blok 1+1  olma üzere iki pay sahibi olduğu, davalının üyelikten istifa yada hisse devri bulunmadığından  genel kurulca belirlenen tutarları kooperatife ödeme sorumluluğu bulunduğu, kooperatifin muhasebe kayıtlarından davalının kooperatife 56.000,00 TL borcunun bulunduğu, takip tarihi öncesinde davalı tarafından kooperatif borcuna sayılmak üzere  yüklenici firma ... Şti.ne ödediğine dair ibraz ettiği makbuzlar toplamı 60.000,00-TL'nin firma ile kooperatif hesaplaşmasına konu olmadığı yada  davalı borcundan düşülmediği, davalıya aidat ödemelerini yüklenici firmaya ödemesi konusunda kooperatif tarafından onay verildiğine ya da alacağın temliki hükümlerine göre işlem yapıldığına dair belgeye  de rastlanmadığından, yüklenici firmaya ödenmiş tutarın kooperatife ödenmiş gibi kabul edilerek davalı borcundan düşülemeyeceği, takip tarihi itibarıyla davacı kooperatifin davalıdan 56.000,00-TL asıl alacak ve  % 9 yasal faiz oranı ile 12.457,77-TL işlemiş faiz  borcunun bulunduğu, 14/11/2017 tarihinden sonra 21/03/2018 tarihinde takip tarihinden sonra yapılan 5050 TL lik ödemenin infazda dikkate alınması gerektiği...'' gerekçesiyle; ''... davanın kısmen kabulüne, 56.000,00-TL asıl alacak, 12.457,77-TL faiz olmak üzere toplam 68.457,77-TL yönünden davalının Karşıyaka 3. İcra Dairesinin 2017/10360 E. Sayılı dosyasında  icra takibine yaptığı itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin talepnamedeki şartlarla devamına, davalı tarafça takip tarihinden sonra yatırılan 5.050,00-TL'lik  ödemenin infazda dikkate alınmasına, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davalıdan tahsil edilmesi gereken toplam faiz olarak 20.699,99 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, 12.457,77 TL işlemiş faizin hesaplanarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan  10/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda 28/06/2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurulundan önceki tarihlerde yapılan genel kurullarda aidatların geç ödenmesinde gecikme faizi hesaplanmasına dair faiz kararı bulunmaması sebebi ile  14/07/2015 tarihinden itibaren faiz hesaplandığını, söz konusu 28/06/2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul kararı incelendiğinde; müvekkili Kooperatifin kendisine borcu olan ve 01/09/2014 tarihinden itibaren 15 gün içinde borcunu ödemek isteyen üyelerden alınması gereken yasal %9 yasal faizi uygulamayacağına dair bir karar aldığını, faiz uygulanması borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 882. maddesi gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince de varlığını sürdüren bir olgu olması nedeniyle de temerrüt Kooperatifçe ödeme zamanı belirlenen tarihte davalının ödemeyi yapmaması halinde oluştuğundan alacak kalemleri için icra takip dosyasında belirlenen tarihlerden itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, Yerel Mahkemece alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, işbu hususa Mahkemece gerekçesiz olarak icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmesine itiraz ettiklerini, zira davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın da haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı açılmış olunan huzurdaki itirazın iptali davasında müvekkili Kooperatife yapması gereken ödemeleri yüklenici firmaya yapmış olduğu iddiasında bulunmuş ise de işbu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davalı iddiasında haksız olup iddiasının herhangi bir geçerli dayanağı da bulunmadığını, davalı müvekkilinin Kooperatife yapması gereken ödemelerden kaçınmak adına hareket ettiğini ve icra takibine itiraz ettiğini, davalının Kooperatife yapması gereken ödemeleri yüklenici firmaya yapmasını gerektirecek herhangi bir geçerli bir sebebin söz konusu olmadığını, zira davalının  müvekkili Kooperatife yapılması gereken ödemelerin dava dışı yüklenici firmaya yapacağına dair alınmış herhangi bir karar ,muvafakat veyahut alacağın temliki işleminin söz konusu olmadığını, işbu durumdan da davalı bilgi sahibi olabilecek pozisyonda olup davalının müvekkili Kooperatifte yönetim kurulunda görev alarak Kooperatif Başkanlığı yaptığını, davalının müvekkili Kooperatife karşı olan borcu sabit ve likit olup davalının da borçlu olduğu miktarı tespit edebilecek durumda olduğunu, davalı borçlunun, müvekkili Kooperatifin alacağına kavuşmasını engellemek adına icra takibine itiraz ettiğini, zira Yerel Mahkemece de davalının müvekkili Kooperatife borçlu olduğu kabul edilerek, icra takibine konu edilen asıl alacak miktarı olan 56.000,00 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, ayrıca bir an için davalının takip tarihinden sonra yapmış olduğu 5.050 TL ödeme gerekçe kabul edilse dahi takip talebinde belli ve likit olan alacak miktarını değiştirmediği dolayısıyla gerekçe olamayacağını, işbu ödeme alacağın miktarının belirlenmesinde yargılamayı gerektirmediği gibi alacağın likit oluşunu da engellemediğini belirterek yerel Mahkeme tarafından verilen kısmen kabul kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava;  kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidat borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.\t<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan  bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2-İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalının icra takibine itirazında haksız ve alacağın likid olması gerekmektedir. Somut olayda, kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidat borcu likit (bilinebilir, hesap edilebilir) nitelikte olduğundan talep edilen alacak yönünden icra inkar tazminatına  hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir iken icra inkar  tazminatına hükmedilmemesi  isabetsiz olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli, 2018/632 Esas ve 2021/273 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>56.000,00-TL asıl alacak, 12.457,77-TL faiz olmak üzere toplam 68.457,77-TL yönünden davalının Karşıyaka 3. İcra Dairesinin 2017/10360 E. Sayılı dosyasında  icra takibine yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden takibin talepnamedeki şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin   REDDİNE,<br>b-Davalı tarafça takip tarihinden sonra yapılan 5.050,00-TL'lik  ödemenin infazda dikkate ALINMASINA,<br>c-Asıl alacak likit olduğundan 56.000,00-TL asıl alacağın %20' si oranında hesaplanan 11.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE<br>e-Alınması gerekli 4.676,35-TL ilam harcından 572,84-TL peşin ilam harcının ve 383,50-TL icra dosyasına yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 3.720,01-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,\t<br>f-Davacı tarafından sarfedilen 956,34-TL peşin harçların, 179,20 TL tebliğ ve yazı gideri, 850,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.985,54-TL yargılama giderinden kabul (%89) oranına göre hesaplanan 1.767,13-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>g-Dava açılmadan önce yapılan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,<br>h-Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'e göre belirlenen 9.699,51-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>ı-Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'e göre belirlenen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>i-Sarf edilmemiş gider avansının bulunması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,\"<br>  ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davacıdan alınan  istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafça yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 22,00-TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 184,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"351936c29f9a0bc7","SID":"b6192854c4d030ba"}}