{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1554 - 2024/248<br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1554 <br>KARAR NO\t: 2024/248<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: .............                           <br>ÜYE\t\t: .............<br>ÜYE\t\t: ............<br>KATİP\t\t: .............<br><br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/286 E., 2022/684 K.<br><br>DAVACI\t: ............<br>VEKİLİ\t: Av.........<br>DAVALI\t: .........<br>VEKİLİ\t: Av........<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada ............. Karar sayılı dosyasında verilen 25/05/2022 tarihli kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>- K A R A R -<br><br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında patlayıcı maddenin taşınması şeklinde taşımacılık sözleşmesinin gerçekleştirildiğini, söz konusu taşıma işlemine istinaden davalı tarafından ........... TL bedelli faturanın düzenlendiğini, müvekkili şirketin bahsi geçen nakliye işlemine ve faturaya istinaden 29/12/2017 tarihinde bankaya talimat verdiği ve ............. TL bedelin \"nakliye bedeli\" açıklamasıyla ödenmesini istediğini, aynı gün miktarın tamamının davalıya ödendiğini, davalı tarafından ıslak imzalı bir şekilde söz konusu paranın bankadan çekildiğini, müvekkili tarafından faturaya konu nakliye işleminin bedelinin tamamının ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafından müvekkili aleyhine aynı faturadan dolayı haksız ve kötü niyetli bir şekilde ........... esas sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, başlatılan icra takibinin kesinleşmesi neticesinde müvekkilinin araçlarına haciz konulduğunu, müvekkiline ait bir aracın çıkarılan yakalama sonucunda yakalandığını, yediemine teslim edildiğini, bu davada arabuluculuğun dava şartı olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin ............ esas sayılı dosyasında takip çıkış miktarı olan .............. TL ve fer'ileri yönünden davalıya borcunun olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalının kötü niyetli bir şekilde icra takibi yapması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>Mahkemece, \"...Bu durumda ispat külfeti kendisine çevrilen davalı tarafça borcun itfa, imhâl veya ibra edilmediğinde  ilişkin bir delil sunulmamış olup davaya da cevap verilmememiştir. 2004 Sayılı İcra İflas Yasasının 72/3. Maddesi gereğince, davalı takip alacaklısının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu değerlendirilmekle, takip konusu alacağın %20'si olan ............ TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak; davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Elde edilen sonuca göre de Davanın kabulü ile, Davacı ............nin, davalı ............. E. Sayılı icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2004 Sayılı İcra İflas Yasasının 72/3. Maddesş gereğince, davalı takip alacaklısının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu değerlendirilmekle, takip konusu alacağın %20'si olan ............ TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak; davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dosyasından yapılan tebligatın usulsüz yapıldığını, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesine aykırı yapıldığından müvekkilinin davadan haberdar olmadığı ve savunma hakkını kullanamadığını, Tebligat Kanununun 21. Maddesine göre tebliğ edilmeye çalışıldığını, ancak yapılan tebligatların aynı maddede belirtilen usulde yapılmadığını, tebligatın incelenmesinde müvekkilinin kanuni yerleşim yeri ve  tebligat adresi olan yerdeki hangi komşuların haberdar edildiğinin anlaşılmadığı gibi bina kapısına ihbarname yapıştırılmadan mahalle muhtarına teslim edildiğini, müvekkiline ödeme yapıldığına dair dekontun sahte olarak düzenlendiğini, dekont üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin savunma yapma hakkının kısıtlanmasından müvekkilinin ispat imkanının olmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Açılan dava, HMK'nın 316/1. maddesine göre basit yargılama usulüne tabidir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 316-322 maddeleri arasında basit yargılama usulü düzenlenmiştir. Ön inceleme ve tahkikat başlıklı 320/2.maddesinde; \"Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.\", Hüküm başlıklı 321.maddesinde; \"Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez.\" hükmü yer almaktadır.<br>Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan  hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.<br>Somut olayda davalıya çıkartılan dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma tarihini içeren tebligat davalının adresinden ayrılmış olması nedeniyle tebliğ edilememiş, komşusunun beyanı alınarak tebligat muhtarlığa teslim edilmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun \"Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina\" başlıklı 21/1. maddesinde; \"Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde; \"Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkartılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir\" hükmü yer almaktadır.<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde; ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir'' düzenlemesi bulunmaktadır. Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Aynı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince de; \"Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.\" Tebligat Kanunu'nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ''Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...ihtiva etmesi lazımdır.''<br>Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.''<br>Somut olayda; davalıya gönderilen dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma tarihini içeren tebligat parçasında,  muhatabın adresten geçici olarak ayrılıp ayrılmadığı, tevziat saatlerinden sonra tebligat adresine gelip gelmeyeceği, muhatabın nerede olduğu araştırılarak varsa komşu, yönetici, kapıcı vs sorularak,  tebliğ mazbatasına şerh düşülmediği görülmekle; birinci  haciz ihbarnamesi tebliğinin 7201 Sayılı Tebligat Kanun'un 21 maddesine ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesine aykırı olduğu açıktır. O halde usulüne uygun olmayan dava dilekçesi tebligatı ile yargılamaya devam edilmesi hukuki dinlenilme hakkına ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkemece usulüne uygun taraf teşkil edildikten sonra HMK nun 320 vd maddeleri uyarınca ön inceleme ve tahkikat safahatı tamamlanıp karar verilmelidir. Usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması nedeniyle davalı tarafın sair istinaf istemleri incelemeksizin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtilen eksiklikleri giderip yeniden yargılamanın yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı tarafın istinaf  başvurusunun KABULÜ ile, inceleme konusu ............. Karar sayılı karar usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Gerekçede belirtilen nedenlerle dosyanın yeniden yargılama yapılması için  mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davalı tarafın yatırmış olduğu ............ TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile  karar verildi.29/04/2024<br>\t\t\t\t<br>..<br>Başkan<br>.....<br> e-imzalıdır<br>..<br>Üye<br>......<br>e-imzalıdır <br>.......<br>Üye<br>........<br>e-imzalıdır <br>.......<br>Katip<br>......<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e891f742c89d98ac","SID":"36cc26cb7b54ec59"}}