{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1201 <br>KARAR NO\t\t: 2024/259<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/09/2019 (Dava) - 24/06/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2019/42 Esas - 2021/488 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih 2019/42 Esas ve 2021/488 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ...  plaka sayılı aracın maliki olduğu, davalı sigorta şirketinin ise müvekkil aracın hasarlanmasına neden olan  ... plakalı  aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu, 19.01.2019 tarihinde müvekkil maliki olduğu araç ile seyir halinde iken davalıya ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın hatalı şerit değiştirmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurun davalıya sigortalı olan ... plakalı araç sürüsünde olduğu, olay yerinde trafik polisi tarafından tutulan tutanak ile kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurun davalıya sigortalı olan araç sürüsünde olduğu görüldüğünü, ilk olarak kazada kusurlu olan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta Aş. Ye 56710547 nolu poliçe  kapsamında ihbar edilmiş ve şirket nezdinde 3526445 nolu hasar dosyası açılmıştır. ... Sigorta Aş. Müvekkil aracında meydana gelen hasar için 2019 yılı itibari ile poliçe limitleri dahilinde ödemesi gereken 36 bin TL hasar bedelini 07.03.2019 tarihinde ödemek suretiyle poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, İMM sigortacısı olan davalı sigorta şirketi müvekkil aracında meydana gelen  hasarla ilgili olarak 26.03.2019  tarihinde 25.238 TL ödeme yaptığını, İMM kapsamında yapılan  ödemenin müvekkil aracındaki hasarı kısmen karşıladığını, taleplerini arttırmak üzere;  bakiye hasar bedeli için 1.000,00 TL' nin 26.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hüküm altına alınmasına, çekici ücreti için 50,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile hüküm altına alınmasına,  ekspertiz ücreti olan 295 TL nin  iş bu dava için yargılama gideri olarak değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili sunmuş olduğu 22/02/2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; bakiye hasar bedeli yönünden taleplerini arttırarak 33.762,00-TL'ye yükselttiklerini, çekici ücreti yönünden taleplerini  arttırarak 200,00-TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğu,  bununla birlikte, yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca sıralı sorumluluk öngörülmüş olup, müvekkil şirket ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğu, söz konusu kazaya ilişkin kusur ve zarar tespitlerinin yapılarak, sadece trafik sigortası teminat limitini aşan bir zararın mevcut olması halinde imms poliçesinin devreye girmesi söz konusu olabileceği, davayı kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın aracında meydana gelen zarar, 26/03/2019 tarihinde yapılan 25.238,00.-TL'lik ödeme ile giderildiğinden işbu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''... ... plakalı aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 99.356,71 TL olduğu. Aracın Sovtaj değerinin 75.000,00 TL olduğu, Aracın Rayiç değerinin 170.000,00 TL olduğu, aracın onarım miktarının, KDV dahil 99.356,71 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 170.000,00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 15.500,00 TL olması nedenleriyle,  Aracın onarım bedelinin rayiç değerinin % 50'sini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabı tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değerinin 170.000-TL,  sovtaj değerinin 75.000,00-TL farkı miktarı 95.000,00 TL olduğu, Tespit edilen 95.000,00 TL hasar onarım tazminatı bedelinden öncesinde ödenen toplam 61.238,00 TL bedel düşüldüğünde kalan bakiye hasar onarım bedelinin 33.762,00 TL olduğu, davanın kabulü ile; 33.762,00-TL hasar bedeli tazminatının 26/03/2019 tarihinden, 200,00 TL çekici ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜ İLE; 33.762,00-TL hasar bedeli tazminatının 26/03/2019 tarihinden, 200,00 TL çekici ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kök rapor olduğu gibi tekrarlanarak, başvuru sahibi tarafından sunulan eksper raporunun onarım bedelinin tespiti için yeterli sayıldığını ve aynen kabul edildiğini, gerçek onarım bedelinin tespiti bakımından herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, dosyada kaza tarihi rayiç bedeli değil, rapor tarihi rayiç bedeli dikkate alındığından fahiş değerlendirme yapıldığını, bu hususta yaptıkları itirazların da hangi nedenle dikkate alınmadığının gerekçeli kararda açıklanmadığını,  yeterli ve denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak kabul edilen hasar onarım bedeli fahiş olup, kabul edilemeyeceğini, ayrıca hükme esas alınan raporda, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda trafik sigortacısı olan şirketin iskonto imkanı gözetilmemesi ile bir onarım faturası vs. sunulmayan bu dosyada KDV dahil zarar bedelinin dikkate alınması sonrası pert değerlendirmesi yapılmış olmasının hatalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu 90. maddesinde açıkça belirtildiği gibi işbu sigortadan kaynaklanan tazminatlar için Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların geçerli olacağının kanun koyucu tarafından kabul edildiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereğince müvekkili şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan kaynaklanacak fahiş bedelden sorumluluğu bulunmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakemi kararlarına göre trafik sigortasından maddi hasar talepli dosyalarda yansıtma fatura bulunmaması durumunda sigorta şirketlerinin KDV’ye ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bundan başka, kaza tarihi üzerinden geçen süre içerisinde aracın tamir edilmeden bekletiliyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetildiğinde ve sigortalı aracın ZMM sigortacısı şirket ile müvekkili şirket tarafından da araç onarım miktarına istinaden ödeme yapıldığı gözetildiğinde şu aşamada aracın pert-total işlem görmesi, çekme belgesi alınmasının mümkün olmayacağını, bu husus da irdelenmeyip, aracın güncel durumu hakkında davacı taraftan bilgi alınmadan kurulan hükmün de hukuka aykırı olduğunu, KTK ile trafik sigortası genel şartları uyarınca bir dolaylı zarar olan çekici giderinin müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça hasar sonrası aracı başka bir yere götürmek için yapılan masrafın KTK ile Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışında kalmakta olup, buna göre ilgili zarar kaleminin ancak genel sorumluluk esasına göre diğer zarar sorumlularından talep edilebileceğini, bu husus uyarınca bu zarar kalemi yönünden de ret kararı verilmeliyken, kurulan hükmün hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, kasko poliçesi kapsamında bakiye hasar bedeli ve çekici ücreti tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, iki makine mühendisi ve otomotiv uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin yeterli araştırmayı içerdiği; davacının gerçek zararının karşılanması gerektiği,  tazminata KDV uygulanması için fatura sunulmasına gerek olmadığı, yine yerleşik uygulamaya göre hesaplanan hasar bedeline iskonto uygulaması gerekmediği, çekici giderinin teminat kapsamında olduğu ve dosyada faturasının bulunduğu anlaşılmakla; kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin davacı aracında meydana gelen hasar için 2019 yılı itibari ile poliçe limitleri dahilinde ödemesi gereken 36.000,00 TL hasar bedelini  davacıya ödemiş ise de, yapılan ödemenin davacının aracında oluşan hasarı bedelini karşılamaya yetmediği, zorunlu trafik sigortası limitini aşan bakiye hasar bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih 2019/42 Esas ve 2021/488 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 2.319,94-TL istinaf karar harcından peşin alınan 580,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.739,94- TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9087c14eb25c427a","SID":"2172457c4f77efd8"}}