{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>  <br> <br><br>ESAS NO\t: 2023/483 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/47<br><br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 29.03.2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı Olağan Genel Kurulunda davacının olumsuz oy kullanarak alınan kararlara usulüne uygun şekilde muhalefet ettiği, Müvekkili ...'ın davalı şirketin 30.045.000,00-TL toplam sermayesi içinde 5.125.050,00-TL itibari ile değerli sermayeye karşılık gelen 1.025,01 adet hisse ile %17 pay sahibi ortağı olduğunu, davalı şirketin %45,5 hissesine sahip bulunan ... AŞ'nin kontrolü, davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ... ve Yönetim Kurulu Başkanının Yardımcısının ... olduğunu, Davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, ...'nın kısıtlanması sebebiyle ...'ın şirketin yönetimini kontrolü altına aldığını, halbuki ...'ın...'ın sağlığı zamanında şirket yönetiminden el çektirildiğini, uzaklaştırıldığını , kurucu ...'ın karlı bıraktığı şirketleri kısa süre sonra zarar ile teslim aldığını, ... 'ın sağlığında onunla birlikte müvekkili davacının da yönetimdeyken şirketlerin sürekli kar ettiğini, Grup şirket yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevi yapmakta olan davacı ...'ın henüz görev süresinin dolmasına iki yıldan fazla bir süre varken haksız bir şekilde yönetimden çıkarıldığını, Finansal tabloların tasdiki ile ilgili karar, hesap verme ve dürüst resim ilkelerine uygun olmadığını, gerçeği yansıtmadığını, bu kararın iptali gerektiğini, 4 nolu finansal kiralama tabloların tasdikine ilişkin kararın hem ihlal edilen oy yasağı nedeniyle hem de hesap verilebilirlik ilkesine aykırı olması nedeniyle kanuna ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığı gözetilerek iptali gerektiğini, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5 nolu karar, 2016 yılı faaliyet dönemi karının yasak savma kabilinden çok cüzi miktarda dağıtımına ilişkin  6nolu karar, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ... yararına kişi başı aylık net 20.000,00-TL fahiş huzur hakkı verilmesine ilişkin 2015 yılı kararının aynen devamına yönelik 7 nolu kararın iptalinin gerektiğini beyanla ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduklarının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın yönetim kurulu üyeliği yapamaz hale gelmesi sonucunda sağlık sorunları sebebiyle fiili ehliyetinden yoksun kaldığı için bizzat davacı kızı ...'ın vasisi olarak atandığını, ...'ın 02.02.2016 tarihinde vefat ettiğini, 31.10.2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yeniden seçim yapıldığını, yönetim kuruluna ... , ... ve ...'nün seçildiğini, davacının aile içinde yaşadığı anlaşmazlık ve kendisinin yönetim kuruluna seçilememesinin hırsı ile diğer kişilere daha fazla husumetinin arttığını, kötüniyetli tutum ve davranışlarının arttığını, müvekkili şirketin 29.03.2017 tarihinde yapılan 2016 yılı faaliyet dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısında finansal tabloların tasdikine ilişkin 4 nolu kararın iptali bakımından ortaya getirilen iddianın haksız ve yersiz olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurulun iptali istenen 5 nolu kararının yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın usule, yasaya şirket ana sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına uygun alınmış bir karar olduğunu, 6 ve 7 nolu kararların da iptalini gerektirecek şartların bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. <br>Mahkememizde açılan işbu dava, 6102 sayılı T.T.K’nın 445. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı anonim şirketin 29.03.2017 tarihli olağan genel kurulunda alınan gündemin 4, 5, 6 ve 7 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin... Esas ... Karar sayılı 12/11/2020 tarihli kararı ile ; \"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, Davalı şirketin 29.03.2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı olağan genel kurulunda alınan ve gündemin 5.,6. ve 7. sırasında görüşülen kararların İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,\" dair karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği anlaşılmıştır. <br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin  2021/711 Esas 2023/1137 Karar sayılı 13/07/2023 tarihli ilamı ile ;<br>\"...Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... E., ... K. sayılı kararı incelendiğinde;  davacı ... tarafından  davalı ... A.Ş. aleyhine 30/01/2015 tarihinde  6102 sayılı TTK. 391. maddesi uyarınca, davalı şirketin 09.10.2014 tarihli 5 nolu yönetim kuruluna çağrı kararının geçersizliğinin tespitine, geçersiz toplantıya çağrı katılım sonrasına ait 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda karara bağlanan 3 ve 5 nolu kararların iptali talebine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucu 24/03/2016 tarihli karar ile;  davanın kısmen kabulüne genel kurulun 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 08/11/2018 tarih ve 2016/13709 E., 2018/6884 K. sayılı kararı ile \"mahkemece TTK'nın 390/4 ve 392/7 maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir\" gerekçesi ile bozulduğu görülmüştür.<br>Yargıtay 11. HD'nin yukarıda belirtilen gerekçe ile bozduğu İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı kararında iptali istenen davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3 nolu maddesinde şirketin yeni yönetim kurulu üyelerinin 2 yıl süre ile seçimine ilişkin karar alındığı, davalı Şirket' in 31.10.2014 tarihli yönetim kurulu seçim kararı 31.10.2014 tarihinden itibaren geçersiz sayıldığından,  31.10.2014 ve sonrasına tekabül eden 2015 ve 2016 faaliyet dönemini de doğrudan etkilediğini, eldeki davanın 29/03/2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı olağan genel kurulunda alınan  kararların iptali istemine ilişkin olup  buna göre İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ve davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptaline ilişkin davanın sonucunun bu davayı etkileyecek olmasına göre bu davanın sonuçlanmasının bekletici mesele yapılıp yapılmaması konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. <br>Dairemizin kararı doğrultusunda davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri ve davalı vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile,  ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın  353/1.a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve  dosyanın mahkemesine gönderilmesine, bu aşamada davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa (2023/483 Esas) kaydı yapılmıştır. <br>Mahkememizce İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin mahkememizin kararının 13/07/2023 günlü ve 2021/711-2023/1137 sayılı kararla kaldırılmasından sonra yapılan yargılama sonucunda; <br>İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi kararında bahsi geçen, mahkememizin 2015/121 Esas 2016/211 sayılı kararının konusu olan davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu kararın , \"Şirket yönetim kurulu üyelerinin 2 yıl süreyle seçilmesine\" ilişkin karar alındığı davalı şirketin 31/10/2014 tarihli Yönetim kurulu seçim kararının 31/10/2014 tarihinden itibaren geçersiz sayıldığında , bu tarih ve sonrasını tekabül eden 2015 ve 2016 yılı faaliyet dönemi doğrudan etkilendiği, eldeki davanın 29/03/2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, buna göre işbu davada , \" davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptali \" istemine ilişkin mahkememizin ... Esas sayılı dosyası iken bozulan ve daha sonra mahkememizin ... Esas sayılı dosyası olarak kayıt edilen davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğinin altı çizildiği anlaşılmaktadır. <br>Mahkememiz tarafından bekletici mesele yapılması istenilen , mahkememizin 2021/8-246 sayılı ve 15/04/2021 günlü  kararı ile , bekletici mesele yapılması istenilen dosyada , \"davalı şirketin 09/10/2014 tarihli ve 5 nolu yönetim kurulu kararı ile 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararlarının batıl olduğunun tespitine \" karar verildiği ve kararın yargıtayca onanarak 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış böylece kaldırma kararı gereği yerine getirilmiştir.<br>Ayrıca yine davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine , İstanbul ...AHM'nin...-...sayılı kararında ; \"davalı şirketin 2015 yılı faaliyet dönemine ilişkin olarak bilanço ve kar zarar tablosunun tasdikine karar verilen 30/03/2016 tarihli genel kurulunda alınan 4 , 5 , 6, 7 ,8,9 nolu kararlarının yoklukla malul olduğuna tespitine\" karar verildiği , yine İstanbul ...ATM'nin ... Esas... sayılı ve 24/03/2022 günlü kararında , \"davalı şirketin 30/09/2015 tarihinde gerçekleştirilen 2014 yılına ait finansal tabloların onanmasına ilişkin 4, 5, ve 6 nolu kararların yoklukla malul olduğunun tespitine\" karar verildiği ve karara yönelik istinaf başvurusunun esastan İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2022/1557-2023/80 sayılı ve 26/01/2023 günlü kararı ile esastan reddedildiği, dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>Mahkememizde açılan davanın konusu, aynı davalı şirketin 2016 yılına ait bilançoların onaylanmasına ilişkin 29/03/2017 tarihinde yapılan 2016 yılı genel kurulunda alınan 4,5,6 ve 7 nolu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine , mümkün olmadığında iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı TTK'nın 410/1. Maddesine göre , genel kurul görev süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Davalı şirketin 3 yönetim kurulu üyesinin bulunduğu , TTK'nın 390. Maddesi gereğince toplantıya 2 üyenin katılımı ile ve genel kurula katılan bu iki üyenin oyuyla genel kurul yapılmasına yönetim kurulunca karar verildiği tartışmasızdır. <br>Davacı ...'nın toplantıda bulunmadığı , işbu yönetim kurulu üyesinin toplantıdan haberdar edildiğine dair bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. TTK 390/4 maddesi gereğince üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı karar şeklinde yazılmış öneriye , en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onay alınmak suretiyle karar alınabilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması, bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. TTK 390/4 maddesine göre çağrısız yönetim kurulu toplantısı yapılması mümkün ise de önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılması gerektiği için , buna uygun yapılmayan yönetim kurulu toplantısı ve alınan kararların TTK 390/4 ve 392/7. Maddesi gereğince, geçersiz yönetim kurulu kararı haline gelmesine sebebiyet vermektedir. Geçersiz yönetim kurulu kararı ile alınan genel kurul yapılmasına ilişkin , TTK 416 maddesi gereğince yapılan çağrısız genel kurulda alınan kararların geçersizliği ve yok hükmünde olduğunun sonucunu doğurmaktadır.<br>Mahkememizin bekletici mesele yapılması istenilen kesinleşen 2021/8-246 sayılı ve 15/04/2021 günlü  kararı ile 30/10/2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararı ile , hakim ortakların kendi kullandıkları oylar ile 2 yıl için seçilen yönetim kurulunun , 2015 ve 2016 faaliyet dönemi için görev yaptığı ve yönetim kurulu seçim kararı aldığı , yönetim kurulu tarafından alınan seçim kararının ve bu yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapılan genel kurul kararlarının yok hükmünde ve geçersiz olduğu, kesinleşen mahkeme kararı ile sabittir. <br>Mahkememizde dava konusu edilen , 29/03/2017 günlü genel kurul kararı, iptal edilen 2014-2015 ve 2016 yılı genel kurullarında seçilen yönetim kurulları tarafından alınan , genel kurul yapılmasına ilişkin karar olup, gerek genel kurula davetin usulüne uygun olarak seçilmeyen ve yok hükmünde sayılan genel kurulda seçilen yönetim kurulunca alınmış olunması karşısında huzurdaki davamızın konusunu oluşturan 2016 yılı faaliyet döneminde davalı şirket yönetim kurulunun yetkisiz olduğu şirket ve yönetim kurulu arasındaki tüm karar ve işlemlerin 30/10/2014 tarihinden itibaren geçersiz olacağı , bu hukuki durumun davamızın konusu genel kurul kararlarını doğrudan etkileyeceği , mahkememizce benimsenmiş olup, benzer nitelikteki dosyada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/11/2018 günlü ve 2016/13709 E. 2018/6884 sayılı kararı da dikkate alınarak dava konusu genel kurulun TTK'nın 390/4 , 392/7 maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olarak TTK 416. Maddesi gereğince toplandığı anlaşılmakla dava konusu , davalı ...AŞ nin 29/03/2017 tarihli 2016 yılı GK nda gündemin 4 ,5 6 ve 7 maddelerinde alınan kararların yoklukla malul (batıl )olduğunun TTK 446 ve 447. Mad ger. Tespitine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davanın kabulü ile , davalı .... AŞ nin 29/03/2017 tarihli 2016 yılı GK nda gündemin 4 ,5 6 ve 7 maddelerinde alınan kararların yoklukla malul (batıl )olduğunun TTK 446 ve 447. Mad ger. Tespitine,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 31,40 Tl peşin harcın düşümü sonucu kalan 396,2‬0 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan 3.955,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 -TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ile 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 62,80 TL'nin  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.  maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,<br>Dair,  davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br> 25/01/2024  <br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d57cea57cb9f4594","SID":"d6e1130d515344d9"}}