{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/934 <br>KARAR NO\t\t: 2024/304<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/09/2016 (Dava) - 02/03/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/1109 Esas - 2021/167 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/02/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarihli ve 2016/1109 Esas - 2021/167 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/08/2014 günü, saat:08:10 sıralarında ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün Söke istikametinden Akbük istikametine seyir halinde iken Didim-Akbük kavşağına geldiğinde gidişe göre yolun sağ tarafından Didim-Denizköy istikametinden gelip Milas yoluna çıkıp sola, Söke istikametine dönüş yapmak isteyen ... yönetimindeki ... plakalı araca sol yan kısmından çarpıp 25,90 metre sürükleyerek durması ile sonuçlanan maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda araç sürücüsü ... ve araç içerisinde bulunan ...'ın vefat ettiğini, davacı ...'ın yaralandığını, Kazanın oluşumunda Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/291 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'nin 2918 sayılı KTK md 84 gereği kavaşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı ve kazanın oluşuna sebebiyet verdiğinden tali kusurlu olduğunu, ...'ın kavşağa girerken yolun kontrol ve güvenliğini sağlamadan hareket ettiği ve geçiş önceliği olan aracın geçişine izin vermeden kavşağa çıkması sebebiyle 2918 sayılı KTK md 84 gereği asli kusurlu olduğu, kaza sonrasında davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını, hastane de bir takim operasyonlar geçirdiğini, çenesindeki kırık nedeni ile Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde ameliyat edildiğini, davacının trafik kazası nedeni ile eşinin ve kızının ölümü ile kendisinin yaralanmasına neden olan ve bu nedenle TCK da düzenlenen taksirle öldürme ve yaralama suçunun oluşması neticesinde oluşan suç sebebiyle araç sürücüsü hakkında şikayetçi olunduğunduğu, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/291 esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edildiğini, davalıların geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik sürelerinden sorumlu olduklarını, davacının eşinin ve kızının vefatına neden olan kazaya karışan araçların sigorta altına alındığını, vefat eden kişinin maddi destek verdiği kişilerin mirasçılık ilişkisi olmadan, ölen kişinin maddi desteğinden yoksun kalması nedeni ile sigorta şirketinin bu kişilere de tazminat ödemesine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle ölüm tarihi itibari ile davacının hak kazandığı destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda vefat eden ... her ne kadar asli kusurlu olsada tazminat hakkı bulunmasa da davacı ...'ın sigorta şirketleri karşısında 3. kişi konumunda olduğundan destekten yoksun kalma tazminatı hakkının bulunduğunu ileri sürerek, davacıya kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 13/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 125,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş den alınarak davacıya verilmesini, davacının kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı olan ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 125,00 TL nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesini, davacının kaza nedeni ile sürekli iş görmezlik tazminatı olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 13/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 125,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesini, davacının kaza nedeni ile sürekli iş görmezlik tazminatı olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek temrrüt faizi ile birlikte şimdilik 125,00 TL nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesini, davacının kaza nedeni ile vefat eden eşi ... ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddi tazminat olarak 31/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte 125,00 TL nin ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesini, davacının kaza nedeni ile vefat eden kızı ...'ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddi tazminat olarak 31/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile 125,00 TL'nin ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesini, davacının kaza nedeni ile vefat eden kızı ...'ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat olarak 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile 125,00 TL'nin ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kusur oranlarına göre davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta vekili tarafından verilen 17/11/2016 tarihli yanıt dilekçesi ile, davacının dava açmadan evvel davalı şirkete talebi ile ilgili yazılı başvuru yapması gerekirken doğrudan doğruya dava açmasının kanuna aykırı olduğunu ve bu nedenle davalı şirket açısından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2016/1125 esas sayılı davası ile davacı ... tarafından ...'ın desteğinden yoksun kaldığı ve aynı kazada malul kaldığı iddiasıyla davalı şirket aleyhine dava ikame edildiğini, davaya konu kazaların aynı olması ve özellikle ...'ın vefatı nedeniyle herhangi bir tazminata hükemedilecek ise tüm mirasçıları için tek bir teminat limitinin bulunması nedeniyle ilgili davaların birbiriyle bağlantı halinde olduklarından davanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1125 esas sayılı davasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini,  dava konusu kazaya karışan, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın malikinin ... olduğunu, davalı şirketin zarar gören davacıya ödeme yapması ihtimaline karşı, mükerrer ödemelerden kaçınmak adına davalı şirkete sigortalı aracın işleteni ...'ın MERNİS sisteminde yer alan adresine çıkartılacak tebligat ile davanın ihbar edilmesine karar verilmesini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti sınırları kadar olduğunu, davaya konu kazada davalı şirketin sigortalısının kusurunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelememek kaydıyla bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınmasını ve işlemiş faizin güncellenmesini, zarar hesabı olarak seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olmadığı gerektiğini, maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken bilinen ücret belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davalı şirketin davacının başvurusu üzerine hem destekten yoksun kalma hem de maluliyet tazminatı ödeyerek sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan temerrüde düşmediğini, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerinin poliçe kapsamında olmayıp, davalı şirketin sorumlu olmadığını, buna ilişkin sorumluluğunun ...'nun sorumluluğunda bulunduğunu, malul kaldığını iddia eden davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, Muris ...'ın dava konusu kazada davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun sabit olduğunun, davacıların taleplerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi teminatı dışında olduğunu, dava konusu olaya ilişkin olarak, dava dilekçesinde de belirtilen YHGK kararının eleştirinin yapılmasının zorunlu olduğunu, işletenin 2918 sayılı yasa uyarınca sorumlu kılındığı hallerde sigortacının tazmin yükümlülüğünün doğacağını, kazanın oluşumunda sürücünün ağır kusuru bulunduğu için işletenin sorumlu tutulmayacağının kanun hükmü gereği olduğunu, varislerin destekten yoksunluk tazminatı talep etme hakkı olduğunu ileri süren YHGK'nın dayandığı gerekçelere katılmanın mümkün olmadığını, destekten yoksunluk hesabı yapacak olan bilirkişi raporunun Yargıtay'ın değişen içtihatları neticesinde yetersiz kalmaması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kaldıkları makul ve muteber delillerle ispatlanması gerektiğini ve davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep haklarının bulunmadığını, davacılar murislerinin takması zorunlu emniyet kemerini takmadığından müterafik kusurunun bulunduğunu ve müterafik kusurun tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının çocuğu ... ın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminin KABULÜNE, <br>-Davacının çocuğu ...'ın ölümü nedeni ile toplam 72.459,74 TL destekten yoksun kalma tazminatından, <br>56.277,51 TL'sinin 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>16.182,23 TL'sinin 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>2-Davacı ...'ın meydana gelen kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik zararı isteminin her iki davalı yönünden kabulüne, Sürekli iş göremezlik tazminatı olarak hesaplanan 331.831,26 TL  tazminattan, <br>-236.537,90 TL sinin 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>-95.293,36 TL sinin  13/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>3-Davacı ...'ın meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik zararı isteminin her iki davalı yönünden KABULÜNE, Geçici iş göremezlik tazminatı olarak hesaplanan 3.242,80 TL tazminattan,<br>-2.432,10 TL sinin 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>-810,70 TL sinin  13/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>4-Davacının mütevefa ...'ın ölümü nedeniyle her iki davalıdan talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı isteminin REDDİNE...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, resmi gazetede yayımlanın ve yürürlüğe gider yeni genel şartlar eki uyarınca maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken göz önünde bulundurulacak kıstasladın değiştirildiğini, maluliyet/destekten yoksun kalmak tazminatı hesabı yapılırken genel şartların dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemerinin takılıp olmadığını, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıların murisinin müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hükmün eksik inceleme ile kurulduğunu, savunmaları ve rapora itiraz dilekçesinde belirttikleri hususların yerel mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, destekten yoksun kalma, geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kusur ve maluliyete ilişkin olarak hükme esas alınan bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, aktüer raporda hesaplamaya esas alınan PMF 1931 yaşam tablosunun davalı lehine olduğu, dosyada yer alan  06.03.2018 havale tarihli aktüer raporda zararın kusurlara göre paylaşım yapılmadan geçici işgöremezlik zararının 4.939,00 TL, sürekli işgöremezlik zararının ise 359.566,27 TL olarak tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde açıkça kusura göre tazminat talebinde bulunduğu, buna göre istinaf eden davalı sürücüsünün kusuruna göre davacının bu davalıdan hak edeceği geçici işgöremezlik tazminat miktarının 3.704,25 TL, sürekli işgöremezlik tazminat miktarının ise 269.640,50 TL olacağı, bu raporun istinaf eden davalıya 06.03.2018 havale tarihli aktüer raporun tebliğine rağmen davalının süresinden sonra bu rapora itiraz etmesi sebebiyle bu raporda kusura göre yukarıda tespit edilen bedelin anılan davalı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, mahkemece anılan davalı yönünden hükmedilen geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının bu bedellerin altında kaldığı, bunun yanı sıra davacının vefat eden kızı Havin için davacıya ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatına esas 11.03.2020 tarihli aktüer raporun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, son olarak davacının içinde yer aldığı aracın istiap haddinin 9 kişi olduğu, kaldı ki bu hususun tek başına kazaya sebebiyet verdiğinin dosya kapsamına göre ispatlanamaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 Esas - 2021/167 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 20.168,35 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.960,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.208,35 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  21/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7c300b99f025584","SID":"6b0677f5ace2b99f"}}