{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br>DOSYA NO\t: 2024/137  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/200<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/63 Esas-2023/532 Karar<br><br>DAVACI/KARŞI DAVALI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI/KARŞI DAVACI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/02/2024<br><br>\tTaraflar arasında yargılaması yapılan alacak (İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde  davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili; taraflar arasında, davalı Kooperatifin mülkiyetinde bulunan ... parselini teşkil eden arsa üzerinde plân ve projelerine uygun olarak inşaat işlerinin yapımı ve imali konusunda 09/10/2004, 05/01/2006 ve 29/05/2007 tarihli sözleşmeler yapıldığını; 46 adet villaya ait tüm sosyal donatılar ile alt yapı ve çevre düzenleme inşaatlarının bitirildiğini, ancak müvekkili davacının alacağının ödenmediğini; davalı Kooperatifin, BK m.105 gereğince temerrüte düştüğünü; Kooperatif tarafından yapılan proje değişikliği nedeniyle imalatlarda artışlar olduğunu, ilave iş ve imalatların müvekkilince yapıldığını ve mevcut imalatlarda da ilave artışlar meydana geldiğini; 09/10/2004 tarihli sözleşme ile 2004 ve 2005 yılı için taahhüt edilen işlerin %12 fazlası ile sözleşmede belirtilen sürede imal edilip 20/07/2005 tarihinde kesin kabulü yapılarak yapım işlerinin teslim edildiğini; yapılan işlere ait kesin hak ediş raporunun ihtilafsız kesinleştiğini; inşaatın kalan işlerinin de, 05/01/2006 ve 29/05/2007 tarihli sözleşmelerle müvekkili davacıya verildiğini; 05/01/2006 tarihli sözleşmeye ilişkin iki adet geçici hakediş düzenlendiğini ve kesin hakediş raporunun düzenlenmediğini ve bedelinin ödenmediğini; 29/05/2007 tarihli sözleşmeye ait geçici ve kesin hakediş raporlarının düzenlenmediğini; yapılan imalatların toplam bedelinin 5.199.804,68 TL olduğunu ve 569.078,83 TL ödenmediğini; Ankara 50.Noterliği'nin 30/03/2009 tarih ve 05129 yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ edilmesine karşın cevap verilmediğini ve temerrüt oluştuğunu; Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/198 D.İş. sayılı dosyasından tespit yapıldığını ve bu nedenle, alacaklı olduğu KDV hariç 569.078,83 TL'den şimdilik 50.000,00 TL kısmının 04/04/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiş, Davacı vekili, 29/05/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 450.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>Davalı vekili; işlerin eksik bırakıldığını; kusurlu imalatlar yapıldığını ve eksikliklerin tamamlanmadığını; 1., 2., ve 3. sözleşmelerdeki işlerin kısmen ve kusurlu imalat ile yapıldığını; 2. ve 3. sözleşmenin ise henüz tamamlamadığını; Kooperatifin, eksiklikleri ikmal ettiğini; 2. sözleşme için kesin hak ediş düzenlenmediğini; eksikliklerin belirtildiğini ve davacının imzalamayarak itiraz ettiğini; kesin hakediş düzenlenmemesinin nedeninin, davacı firmanın, vergi borcu ile SGK borçlarını ödememesi ve ilişiğini kesmemesi olduğunu; işlerin hem bitmediğini ve hem de ayıplı imalat bulunduğunu, dile getirmiş; karşı dava yönünden ise; <br>1.Sözleşmenin 1.450.000,00 TL olduğunu, hem kusurlu imalatların ve hem de eksik (hiç yapılmamış) imalatlar ve nefaset kesilecek imalatların bulunduğunu; 1200 güne yakın gecikme cezası gerektirdiğini,<br>2.Sözleşmenin 2.800.000,00 TL olduğunu, hem kusurlu imalatların ve hem de eksik (hiç yapılmamış) imalatlar ve nefaset kesilecek imalatlar bulunduğunu; 900 güne yakın gecikme cezası gerektirdiğini,<br>3.Sözleşmenin 2.050.000,00 TL olduğunu, hem kusurlu imalatların ve hem de eksik (hiç yapılmamış) imalatlar ve nefaset kesilecek imalatlar bulunduğunu; 600 güne yakın gecikme cezası gerektirdiğini,<br>Tüm sözleşmelerde, işi zamanında bitirmeyen müteahhidin her gün için 100 TL ceza ödeyeceğinin yazılı bulunduğunu; bu eksikliklerin giderilmesi için davacıya Ankara 25.Noterliği'nin 30/12/2008 tarih ve 51126 sayılı ilk ve 03/04/2009 tarih ve 9920 sayılı ikinci ihtarına karşın, işin bitirilmediğini ve bu eksikliklerin, Bodrum SHM'nin 2009/124 D.İş sayılı bilirkişi raporunda belirlendiğini ve davacıya tebliğ edildiğini; sözleşmenin feshedilip tüm eksikliklerin müvekkili kooperatif tarafından giderildiğini; bu sebeple, asıl davanın reddine ve karşı davanın, tüm sözleşmeler için yapılmayan eksik işler bedeli olarak 10.000,00 TL'nin; tüm sözleşmeler için ayıplı ve kusurlu işler bedeli olarak 10.000,00 TL'nin; tüm sözleşmeler için nefaset gerektiren işler bedeli olarak 10.000,00 TL'nin ve tüm sözleşmeler için gecikme bedeli olarak 10.000,00 TL'nin, ticarî reeskont faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini, karşı dava olarak talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili, karşı davaya cevap  dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 09/10/2004 tarihli sözleşmede belirtilen işlerin %12 fazlasıyla yapıldığını ve 20/07/2005 tarihinde işin kesin kabulünün yapılarak teslim edildiğini; bu sözleşme kapsamındaki işlerin karşı tarafa teslim tarihi üzerinden 5 yıllık süre geçmesine rağmen açık ve gizli ayıplar ile ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir ihtar yapılmadığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını; gecikme cezaları talebinin yerinde olmadığını; işlerin zamanında yapıldığını; karşı yanın edimlerine katılmaması nedeniyle yeni imalatların yapılmadığını; karşı davacının, semen borcunu yerine getirmeden yeni iş ve imalatların yapılmasını isteyemeyeceğini; 09/10/2004 ve 05/01/2006 tarihli sözleşmelerde belirtilen işlerin, hakediş raporlarında görüldüğü gibi fazlasıyla yapıldığını; Kooperatifin iş ve imalatları teslim alırken itirazı kayıtta ileri sürmediğini; sadece imalat sırası nedeniyle 05/01/2006 tarihli sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan balkon ferforjelerinin yapılmadığını, daha sonra 8 adet villanın balkon ferforjelerinin müvekkili tarafından yapıldığını; yapılmayan diğer villaların balkon ferforjeleri ile ilgili herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığını; diğer kalemler yönünden ayrı ayrı ya yapıldıkları veya zamanaşımına uğradıklarını ileri sürerek karşı davanın reddini, istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulunca sunulan 01/08/2022 tarihli gerekçeli ve denetime elverişli raporda, 30/01/2020 tarihinde kesinleşen Ankara 5. Vergi mahkemesinin 2010/3080 esas 2011/1883 karar sayılı ilam içeriği de dikkate alınarak, daha önceki bilirkişi kurulu raporları, tespit raporları, mali yönden yapılan incelemelerin, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında dikkate alınarak gerekçeli ve denetime elverişli olarak, Davacı yüklenicinin asıl dava kapsamında yaptığı işler nedeniyle, KDV dahil hak ettiği alacak miktarının  6.815.154,49 TL olarak hesaplandığı, Davalı iş sahibinin davacı yükleniciye yapmış olduğu ödemeler toplamı ise, iş sahibi tarafından yüklenici adına vergi dairesine yapılan ödemeler ile SGK'ya yapılan ödemeler de dahil olmak üzere 6.314.232,10 TL olarak hesaplandığı, asıl davada yüklenici alacağı, yüklenicinin sözleşmeler kapsamında yapmış olduğu ve hak ettiği ücret toplamı, yapılan iş bedeli 6.815.154,49 TL'den, yapılan toplam ödemeler tutarı 6.314.232,10 TL'nin mahsubu sonrasında 500.922,39 TL olarak belirlenmiştir. Asıl davada davacı yüklenicinin ıslah ile talep ettiği tutar 450.000,00 TL olmakla, bilirkişi raporundaki ek hesaplama doğrultusunda bu tutar için, asıl davanın kabulüne karar verildiği, yine bilirkişi raporunda gerekçeli ve denetime elverişli olarak davalı karşı davacı iş sahibinin taraflar arasında mevcut sözleşmeler kapsamında, yüklenicinin yaptığı imalatlardaki gizli ayıplı kusurlu iş ve nefaset gerektiren imalatlar nedeniyle, gizli ayıplı su yalıtımı ( tecridi) imalatları nedeniyle 50.000,00 TL + %1 KDV =50.500,00 TL, eksik barbakan imalatları nefaset tutarı 25.000,00+ %1 KDV= 25.250,00 TL olmak üzere toplamda 75.750,00 TL olarak belirlendiği, Davalı karşı davacı iş sahibi tarafından istinaf yoluna gidilmiş olmakla mahkemece daha önce verilen kararın, iş sahibi yönünden kazanılmış usulü hak oluşturduğu, iş sahibi olan kooperatif tarafından yapılan ıslahın, yukarıda açıklanan gerekçe ile yok kabul edildiği ve yine kaldırma kararı öncesi açıklanan gerekçe ile ve kaldırma kararı içeriği ve  sözleşmenin feshi nedeniyle ifaya ekli ceza (istek kalemi 10.000,00 TL olan)  isteyemeyeceği dikkate alındığında, karşı dava yönünden, kaldırma kararı sonrasında aldırılan ve kaldırma kararı içeriğine uygun olarak düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli rapordaki hesaplama hükme esas alınmak sureti ile, davalı karşı davacı iş sahibinin, yüklenicinin gizli ayıplı olarak yapmış olduğu imalattan ötürü 10.000,00 TL , eksik işler bedeli olarak 10.000,00 TL, nefaset gerektiren işler bedeli için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL için, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavalı/karşı davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece Dairemizin kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, HMK'nın 184.maddesine uygun tahkikat yapılmadığını, gerekli delillerin toplanmadığını, tarafların imzasının taşıyan ataşman, hakediş ve metraja ilişkin beyan ve kabullerin değerlendirilmediğini, HMK'nın 186.madde hükümleri gereği sözlü aşamaya geçilerek HMK'ya aykırı olarak yargılamanın bitirildiğini, silahların eşitliği ilkesinin bertaraf edilerek davacı tarafın defterlerinin incelenmediğini, ıslahın tahkikatın sona ermesinden sonra yapılamayacağı gerekçesiyle karşı dava ıslahlarının yok sayıldığını, eksikler tamamlanmadan sözlü yargılamaya geçilmesinin hatalı olduğunu, alacaklarının zamanaşımına uğramadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, suretlerini sundukları belgelerin asıl belgeler olduğunu, istenmediğini ve tartışılmadığını, bilirkişi raporuna itirazda belge asıllarının sunulduğunu, keşif yapılması taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, ilk iki sözleşmedeki onaya bağlı işlerin son götürü bedelli sözleşme içine alınarak yapıldığını, keşif özetindeki metrajlarla fiilen yapılan işler arasında farklılık mevcut olduğunu,  davacı yüklenicinin ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğunu, ibrazdan kaçınılamayacağını, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ve ıslah haklarının engellendiğini, eksiklikler giderilmeden sözlü yargılamaya geçilmiş olmasının hatalı olduğunu, ıslaha göre karar verilmesi gerektiğini, son bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, 50.000,00 TL tutarındaki su tecridinin yapılması yönündeki nefaset kesintisi miktarını kabul etmediklerini, taş duvar yönünden 1500 m³ fazladan hesap yapıldığını, dört bilirkişi heyetinin mevcut tespit raporlarından hareket ettiklerin, yüklenicinin sebepsiz zenginleştiğini, karşı tarafın metrajlara itiraz etmediğini, taş duvar imalatının 8.538,29 m³ olduğunu, resmi kayıtlara ve hakkaniyete uygun rapor hazırlanmadığını, 29/05/2007 tarihli sözleşme yönünden sözleşme dışı imalatlar yönünden müvekkilin onayının alınması gerektiğini, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu, fazla iş iddiasını kabul etmediklerini, özellikle trafonun yapılıp yapılmadığı konusunda ek rapor alınması gerektiğini, itirazlarının karşılanmadığını, müvekkil tarafından yapılan fesih işleminin haklı olduğunu, ıslah dilekçelerini süresinde olduğunu, cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİlk derece Mahkemesinin 2010/604 Esas-2018/172 Karar  sayılı kararının Dairemizin 24/12/2020 tarih, 2020/109  Esas, 2020/297 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle asıl ve karşı dava yönünden karar verilmiş olduğu,  davalı/karşı davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı/karşı davacı  vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Davalı/karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı/karşı davacı yönünden asıl dava için alınması gereken 30.739,50 TL ve karşı dava için alınması gereken 427,60 TL olmak üzere toplam 31.167,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.954,73 (7.684,88+269,85) TL harcın mahsubu ile bakiye 23.212,37 TL harcın davalı/karşı davacıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı/karşı davacı tarafından  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e2454e63346ae35","SID":"236150498ad679df"}}