{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/160 Esas 2024/261  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/160 <br>KARAR NO\t: 2024/261<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/175 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN <br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>KARŞI TARAF <br>DAVALI\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:  <br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/02/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki şirket müdürünün yetkisinin kaldırılması davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı  davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 20/12/2023 tarihli talep  dilekçesinde özetle; tarafların ortağı olduğu ... Şirketinin fiilen idaresi imkansız bir hal aldığını, bundan sonraki süreçte şirkette oluşan organ yokluğu nedeniyle şirketin iflası tehlikesi söz konusu olabileceğini, yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesi zorunlu hale geldiğini,  ilk derece mahkemesinde görülmekte olan dosyanın 06.12.2023 tarihinde son duruşması yapıldığını,  dosyaya bildirmiş oldukları tanıklarının dinlendiğini, tanıkların ifade verdikleri sırada,  davalı vekilinin yoğun baskı ve hatta tehditleri ile karşı karşıya kaldıklarını, hatta duruşma tutanağında da yer aldığı üzere davalı vekili ...'ün beyanının alındığı sırada; taraf vekilleri arasında şöyle bir konuşma geçtiğini; '\"Davalı vekilinin ... ve ... İnşaata borcu olup olmadığı sorusu uyuşmazlıkla ilgili olmadığından tanığa sorulmadı. ; Bu sırada davacı vekili Av. ... ; tanık sanık oldu, dedi. Davalı vekili Av. ...; olacaklar zaten, dedi.\" ; tanıkların tamamı davalı vekillerinin yoğun baskı ve tehditleri altında dinlendiklerini, davalı vekilinin duruşma sırasında tanıklara karşı sanık olacaklar zaten şeklindeki ifadesinden sonra tanıkların tarafsız ve rahatlıkla beyanda bulunması imkansız bir hal aldığını, duruşmadan hemen sonra da davalı ...'ın teyzesinin oğlu olan ... tarafından tanıklar ve müvekkil ... hakkında iğrenç ifadeler içeren bir Whatsap durum paylaşımı yayınlandığını, davalı tarafın tanık ...'e eve palas otel hisselerinin kendisine ait olup olmadığı sorusu ile ilgili 07.12.2023 tarihli (duruşmadan bir gün sonra) paylaşımında şu ifadelere yer verildiğini, \"...\" ,  davalı ...'in kuzeni olan ... duruşma tutanaklarına gayet hakim olup, duruşmadaki tanık beyanları üzerinden tehditler yağdırdığını, bu durumun açıkça davalının yargılamanın gidişatına müdahale ettiğini ve hukuka aykırı işlemlerini üçüncü kişiler üzerinden yaptırdığını gösterdiğini, bu aşamadan sonra bırakın şirketin rahatlıkla yönetilmesini, işbu dava dosyasında dahi rahatlıkla savunma yapma delil toplama imkanı kalmadığını, mahkemece müdahale etmeme halinin devamında ise, dönüşü olmayan sonuçlar doğacak ve belki de ortada kurtarılacak bir şirket kalmayacağını,  11.12.2023 günü ...'ın whatsap paylaşımları üzerine davalı ...'ın müvekkili ..., eşi ... ve diğer şirket çalışanlarına uyguladıkları şiddet ve tehditleri de kapsayacak şekilde davalı ... ve ... hakkında suç duyurusu yapıldığını  ve soruşturma dosyası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında 2023/273103 soruşturma numarasını aldığını,  yine eş zamanlı olarak 1. Aile Mahkemesinden müvekkili ... adına, davalı ... ve ... hakkında uzaklaştırma başvurusu yapıldığını, aynı gün davalı ... hakkında, müvekkili ... lehine uzaklaştırma kararı verildiğini, zaten davalının daha önce de karıştığı birçok şiddet olayı olup, bu olaylarla alakalı tüm görüntü ve adli merci tutanakları  dosyada mevcut olduğunu, davalı ...'ın şiddet olaylarına bir yenisini ekleyerek, uzaklaştırma kararının verildiği günün gecesi yani 11.12.2023 saat 01:30 sularında müvekkillerin işyeri olan ... İnşaat Binasının önüne gelerek, müvekkil ...'ın içeride olduğu sırada zorla içeri girmeye çalıştığını, tehditler savurarak  ve küfürler ettiğini, akabinde olay yerine polisler intikal ettiğini, uzaklaştırma kararı olduğu müvekkili ve avukatlarca beyan edildiğini ve ... şirket binasına alınmadığını, olay karakola intikal ettiğini, taraflarca ifadeler verildiğini, 13.12.2023 günü saat 16:45 sularında yine davalı ... ile yanındaki yaklaşık 20 kişi ile zorla ... İnşaat şirket binasına girmeye çalıştığını, kapının önünde müvekkili ...'a açıkça \"or.... Çocuğu in aşağı\" diye bağırdığını, olay yerine yine polislerin intikal ettiğini  ve taraflar bu olay üzerine de karakolda ifade verdiklerini, neticeten müvekkili ..., davalı ... hakkında uzaklaştırma kararı aldırttığını,  tehdit küfür ve hakaret içeren eylemlerinden dolayı şikayetçi olduğunu, davalı ... da müvekkil ... hakkında sözde iş yerine girmesine izin verilmediğinden dolayı şikayetçi olduğunu, müvekkili ... ...'ın hiç bir verisine ulaşamadığı gibi ... inşaatın SGK sistemine şuanda kimse giriş yapamadığını, şirketin SGK sistemi kitlendiğini, müvekkili ...'ın, 13.12.2023 günü saat 10:59'da SGK'dan ... için yeni SGK şifresi tanımladığını ve 3 tane personelin isten cıkısını yaptığını, hemen ardından ise saat 13:49'da davalı ...'ın kendisine yeni şifre tanımlattırdığını  ve işten çıkartılan kişileri derhal yeniden işe başlatıldığını, sistemde birbiri adına yapılan ters işlemler kurum tarafından şüpheli bulunduğunu ve 19.12.2023 tarihi itibariyle denetim talep edilerek, bu denetim sonuçlanıncaya dek şirkete denetimli kodu konulduğunu, şu anda ne müvekkili ne de davalının SGK sisteminde işlem yapamadığını, görüldüğü üzere, şirket günlük faaliyetlerini sürdüremez bir hal aldığını, şirkete kayyım atanması için tüm şartlar oluştuğunu, tüm bu paraların kontrolü davalı ... kontrolünde olduğunu, davalı ... 2021 yılından beri şirketin yetkili müdürü müvekkil ...'a karşı şiddet eylemlerini arttırarak devam ettirdiğini, bununla ilgili iddiaları ve delilleri dava dosyasında mevcut olduğunu, defalarca kez taraflarınca mahkememizden şirkete kayyım atanması yönünde talepte de bulunulduğunu, ancak mahkemece de ısrarlı biçimde kayyım atanmadığını,  Mahkemenin bu anlamsız ısrarını sürdürmesi, ... inşaatın iflasına sebep olacağını, davalı müdürün yapmış olduğu hukuka aykırı fiiller neticesinde şirketin içi boşaltılmakta bu durum telafisi imkansız zarara yol açacağını, şirketin idaresi fiilen imkansız olduğunu, organ boşluğu kavramını salt organ yokluğu anlamında değil şirket kurullarının işlevsiz hale gelmesi anlamına da geldiğini iddia ederek davalı müdürün temsil yetkisinin, ihtiyati tedbir yoluyla dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak kaldırılmasına, bu talebin dahi şirket menfaatlerine uygun görülmemesi halinde şirket iş ve işlemlerinin yürütülmesi açısından şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, mahkeme aksi kanaatte ise şirket müdürünün iş ve işlemlerine denetim amacıyla bağımsız bir denetim kayyımı atanmasını, yine mahkeme aksi kanaatte ise şirketin temsil şeklinin münferiden yerine müştereken temsile döndürülmesi ve şirkete ait taşınır ve taşınmaz mallar ile bankada bulunan hesaplarına bir başkasına devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 21/12/2023 tarihli ek beyanlarına ilişkin dilekçesinde özetle; 20.12.2023 tarihli tedbir istemli dilekçelarının 5. maddesinde davalı ...'ın faktoring aracılığı ile para çektiğini, kendi uhdesine aktardığını ve ... inşaata ait hakkediş alacaklarını temlik ederek, şirketi zarara uğrattığını,  mahkemeye bildirdiklerini, işbu dilekçe ekinde davalının münferit yetkili müdür yetkisini kullanarak 400.000.000,00 TL'yi ... AŞ'ye temlik ettiği sabit olduğunu, dilekçe ekinde davalının ... AŞ'ye gönderdiği noter onaylı temliknameler yer aldığını, davalı, 18.12.2023 tarihinde müvekkili ...'ın ... İnşaattaki müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ilişkin Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/167 D. İş dosya numarası ile tedbir isteminde bulunduğunu, davalının Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen işbu tedbir talebi mahkemece 21.12.2023 tarihinde reddedildiğini, taraflarınca 07.03.2023 tarihinde, müdürlükten azil davası açılmış olup, 9 aydır dosyada deliller toplandığını, taraflarınca gerek davalının ... inşaattan şahsi hesaplarına aktardığı paralara ilişkin, gerek de davalı yanca sunulan protokolün geçersizliğine ilişkin uzman raporları mahkeme dosyasına ibraz edildiğini, sunulan işbu belgeler ve toplanan delillerle yaklaşık ispat koşulu sağlandığını, davalının müvekkile karşı olan şiddet eylemleri konusunda tanıklar dinlendiğini ve ayrıca savcılık dosyaları ile karakol ifade tutanakları  dosyaya ibraz edildiğini, davalının müvekkillere karşı ettiği küfürler ve tehditlerin karakol ifade tutanakları ile sabit olduğunu, somut durumda taraflar arasındaki çekişmeler en yüksek seviyeye ulaştığını, davalının hakaret ve tehdit eylemleri yeni savcılık dosyalarına sebebiyet verdiğini, bu nedenle iki münferit yetkili müdürün birlikte şirketi yönetebilmesi artık mümkün olmadığını, davalı bu boyuttaki hukuka aykırı davranışları yanında bir de müvekkilinin müdürlük yetkisini kaldırarak müvekkili, şirketten tamamen atmaya çalıştığını, artık bu aşamada şirkete kayyım atanması dışında hiçbir yol kalmadığını, şirketin iflas etmesi zaten beklenen son olmakla birlikte artık müvekkilinin can güvenliği de kalmadığını, davalı sürekli olarak Şirketi borçlandırmakta ve yaptığı işlemlerle şirketin faktoring şirketlere ve kurumlara faiz ödemesine neden olduğunu,  Ticaret Hukukunda esas olan şirketin mevcudiyetinin korunması olduğunu, ancak Mahkemenin tedbir vermeme konusundaki ısrarını sürdürmesi halinde dava sonunda korunacak bir şirket kalmayacağını iddia ederek  tedbir taleplerinin kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 22/12/2023 ara tarihli ara karar ile,  TTK 630/2 maddesine dayalı olarak açılan limited şirket müdürünün müdürlük görevinden azli talebine ilişkin davada, ihtiyati tedbir olarak davalının temsil yetkisinin geçici olarak kaldırılmasının talep edildiği, davanın müdürlük görevinden azle ve ihtiyati tedbir talebinin de  müdürün temsil yetkisinin kaldırılması talebine ilişkin olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin davanın esasını çözecek mahiyette karar verilmesine ilişkin olduğu, davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, tarafların yetkilisi oldukları  şirketin yönetim organının bulunduğu, davanın, şirketin müdürünün azli talebine ilişkin olduğu, TMK'nın 426. ve devamı maddelerinde hangi hallerde kayyım atanacağının düzenlendiği,  kanunun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlendiği,  bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği, somut olay bakımından TMK 426 ve 427 maddeleri gereğince yönetim kayyımının atanamayacağı,   şirketin zorunlu organı olan müdürünün bulunduğu, şirketi münferit veya müşterek imza ile temsil yetkisi verilmesi konusunda karar vermenin şirket genel kuruluna ait olduğu, mahkemece genel kurulun iradesi  yerine geçerek karar alınamayacağı, bu nedenle münferiden olan temsil yetkinin müştereken  çevrilmesi talebinin yerinde olmadığı, Şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile bankada bulunan hesaplarına bir başkasına devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi  ilişkin ihtiyati tedbir talebine gelince, ihtiyati tedbirin genel mahiyette 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, ihtiyati tedbir konusunda ayrıca kanunlarda özel hükümler bulunduğu, ihtiyati tedbirin özel olarak düzenlendiği hallerde öncelikle söz konusu hükmün uygulanacağı, özel hüküm bulunmayan hallerde HMK'nın 389 ve devam eden maddelerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, davanın 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesine dayalı olarak yöneticinin azli talebiyle açıldığı, söz konusu madde de ihtiyati tedbir konusunda özel hüküm bulunmadığı bu nedenle HMK 389 maddesi gereğince talebin değerlendirilmesi gerektiği, anılan hükme göre ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, davanın yöneticinin azli talebine ilişkin olması nedeniyle ihtiyati tedbir konulması talep edilen taşınır ve taşınmaz ile bankadaki hesapların malların uyuşmazlık konusu olmadığı bu nedenle HMK 389 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  taraflar arasında birçok savcılık dosyası bulunduğunu, buna rağmen davalının eylemlerini artırarak sürdürmeye devam ettiğini, şu an mevcut durumda şirkette yönetim boşluğu oluştuğunu, adeta şirketin organsız kaldığını, davalının müvekkiline, eşine ve çalışanlarına şiddet uyguladığını, müvekkilini şirketten tamamen uzaklaştırdığını, şirketin tüm kayıtlarını ve verilerini müvekkiline kapattığını, müvekkili ile şirketin tüm fiili bağını kestiğini, şirket hesabından uhdesine para geçirdiğini, şirket hesap ile hakedişlerini kendine ait finans kaynağı gibi kullandığını, davalı yüzünden şirketin vergi borcu ve icra takipleri ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin hem davalının müdürlükten azli için dava açtığını hem de olağanüstü genel kurul toplantı çağırısı yaptığını, ihtiyati  tedbir kararı koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir. Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup, TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı). <br>\tAnılan maddede tedbire ilişkin özel bir düzenleme olmadığından HMK.nun tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır. <br>\tSomut olayda, davanın ve talebin niteliğine göre \" ihtiyati tedbir talebinin davanın esasını çözecek mahiyette karar verilmesine ilişkin olduğu, davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceği\" ve \" şirketi münferit veya müşterek imza ile temsil yetkisi verilmesi konusunda karar vermenin şirket genel kuruluna ait olduğu, mahkemece genel kurulun iradesi  yerine geçerek karar alınamayacağı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere yerinde değilse de, kayyım tayininin reddine, mal varlığı üzerine tedbir konulmamasına ve HMK 384.maddesine dayalı gerekçeleri gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 80,70 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/02/2024<br><br> Başkan-                 Üye -           Üye -              Zabıt Katibi-<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99bb94fc0342da48","SID":"7b469e03561190e3"}}