{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1243 <br>KARAR NO\t\t: 2024/294<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2020 <br>NUMARASI\t\t: 2016/562 Esas - 2020/376 Karar<br>DAVA             \t: Destekten Yoksul Kalma ve İş Göremezlik  Tazminatı<br>DAVA TARİHİ\t:  26/04/2016<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2020 tarihli 2016/562 Esas ve 2020/376 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 25/08/2015 tarihinde sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonrasında araç içerisindeki ...'ün vefat ettiğini, sürücü ve işleten ...'ün ölünün eşi olarak ve davacı ...'ün ölenin kızı olarak desteklerini yitirdiklerini, davacı ...'ün ise yaralandığını, bu nedenle iş göremezlik halinin doğduğunu, söz konusu aracın davalı sigorta şirketine KTK ZMM sigortası ile sigortalı olduğunu ve davacıların bu zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 1.000 TL destektetn yoksun kalma tazminatının, ... için 58.000 TL iş göremezlik tazminatının 30/10/2015 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceklerini, sigortalının kusurunun ve davacıların zararının ispat edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"... davacı ...'ün DYK tazminat talebine ilişkin davasının reddine, davacı ...'ün DYK tazminat talebine ilişkin davasının kabulüne, 1.000,00-TL maddi tazminatın 30/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, davacı ...'ün sürekli ve geçici işgöremezlik maddi tazminat talebinin reddine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı, taraf vekilleri  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkili ...'ün müteveffanın eşi olduğunu ve eşinin ölümü sebebiyle desteğinden yoksun kaldığını, dava dilekçe ekinde sunulan Yargıtay HGK'nun \"İşleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, onların kusuru destekten yoksun kalanlara yansıtılamaz. Destekten yoksun kalanlar, “üçüncü kişi” konumunda olduklarından, 2918 sayılı KTK. 92/b maddesine ve Sigortası Genel Şartları'na göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından yararlanma hakları vardır; dolayısıyla sigorta şirketi tazminat ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin  zararlarının karşılamasının gerektiğini,  davacı müvekkili ... açısından Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma hastanesi altı kişilik kurul tarafından düzenlenen raporda vucüt kaybı oranı %24 olarak rapor edildiğini, mahkeme bu raporunun göz ardı ederek müvekkili açısından gerekli ve yeterli incelemeyi yapmadan tazminat talepleri reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  müteveffaya ait vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyaya sunulmadığını, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun poliçe limiti kadar olduğunu, dosya mahkemece görülmekte iken müteveffa ...'ün desteğinden yoksun kalan sıfatı ile anne ve babasının adı geçmese bile bahsi olunan taraflar Sigorta Tahkim Komisyonuna mezkur olay ile alakalı başvuruda bulunduklarını, sigorta tahkim komisyonunca verilen ve 40 bin TL'yi aşmayan kararlara dair itiraz yolunun kapalı olduğunu, bu hususta müteveffa tarafın annesi olan ... 2019.E.87842 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu 51.389 TL'lik hesaplamadan  karar gereği 39.500 TL ödeme aldığını, kalan 11.889 TL için ise tekrar Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu ve bu talep olunan miktarın ödemesinin de müvekkili şirketçe yapıldığını, ek olarak müteveffa tarafın babası ... de yine destekten yoksun kalması gerekçesi ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu ve 2019.E.87149 sayısı ile dosyasının açıldığını, bu dosya için yapılan görüş ve kanaate dayalı hesapta öngörülen 45.251,79 TL'lik  miktar da ıslahla 39.500,00TL' ye indirildiğini ve bu şekilde kurulan hükümle davalı taraftan talep olunduğunu, bu şekilde taleplerin bilerek kesin karar sınırı olan 40.000 Tl altında bırakılarak itiraz yolu kapatılıp haksız bir şekilde müvekkili şirketten tazmin edildiğini, yapılmış bulunan talebin kabulü halinde yapılacak ve yapılmış  olan ödemeler neticesinde ZMMS kapsamında belirlenen poliçe limitinin geçildiğini, ek olarak verilen gerekçeli kararda da belirtildiği üzere ...<br> müteveffanın kızı sıfatı ile destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, bu hususta mahkemece bilirkişi hesaplaması ile belirlenen miktar talebin oldukça üzerinde olmasına rağmen taraf dosya safahatinde ıslah işlemi yapmadığı için taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm kurulduğunu, kararın ardından 22/05/2020 tarihli bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek hesaplanan miktar üzerinde ilamsız icra takibi yoluna başvurulduğunu, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete yazılı başvuruda bulunulsa da, bu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığını, bu sebeple davanın açılmasından davalı taraf sorumlu olmadığı için faizden dava tarihi itibari ile sorumlu tutulmaları gerekmekte iken temerrüt tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası sonucu uğranılan  destekten yoksun kalma tazminatı ile kaza sonucu yaralanmadan kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili  istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davacı ...'ün DYK tazminat talebine ilişkin davasının reddine, davacı ...'ün DYK tazminat talebine ilişkin davasının kabulüne, 1.000,00-TL maddi tazminatın 30/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bu davacının fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, davacı ...'ün sürekli ve geçici işgöremezlik maddi tazminat talebinin reddine  karar verilmiş; hüküm  taraf vekillerince  istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.<br>1-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;<br>a)Davacı ... Yönünden davanın reddinin doğru olmadığına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde:<br>Davacı ...,  ... plakalı  aracın işleteni ve sürücüsü olarak 25/08/2015 tarihinde davaya konu tek taraflı trafik kazasına  %100 asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olup, davalı sigorta şirketinin davacı ...'e ait aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bulunan  zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı  dosya kapsamı ile sabittir.<br>Davacı ... davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınana aracın işleteni yani sigortalı olup, davalı sigorta şirketi işletenin üçüncü  kişilere vermiş olduğu zararları teminat kapsamına aldığından, davacı sigortalı üçüncü kişi sayılamayacağından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamış,  davacılar vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmektedir.<br>b)Davacılar vekilinin, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; davacı ... hakkında tanzim olunan ATK 2.İhtisas Dairesince tanzim olunan rapora göre yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, vücut engellilik oranının %0 olduğu, ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 6 ay olduğu, Çorum Hitit Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporda ise engellilik oranının %24 olduğunun belirlendiği, davacı vekilince yargılama aşamasındaki beyanı ile  ATK 2.İhtisas Dairesi raporuna  itirazından vazgeçtiği, bu hususun davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, istinaf aşamasında her iki rapor arasındaki  çelişkinin giderilmesi  konusunda yeniden rapor tanzimi istenemeyeceği anlaşıldığından, anılan  davacının sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığı,  kaza tarihi itibariyle henüz 16 yaşını doldurmadığı, öğrenci olduğu, gelir getiren bir işinin bulunmadığı,  geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı, geçici iş göremezlik zararı da talep edemeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin, bu yöne ilişen istinaf itirazlarının da esastan reddi gerekmiştir.<br>2-Davalı sigorta şirketi vekilinin  istinaf itirazlarının incelenmesinde;<br>2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu  olduğunun kabulü gerekir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15277  Esas - 2022/4707 Karar Sayılı ilamı da aynı doğrultudadır). <br> Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacı ... yönünden  taleple bağlı kalınarak 1000 TL üzerinden davanın kabulü ile 1000 TL nın  30/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.<br>Davacı ..., davaya konu trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olarak bulunan annesi ...'ü kaybettiğinden, destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmaktadır. <br>Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine dava açmadan önce 14/10/2015 tarihinde başvurmuş, olup 8 iş günü sonu  30/10/2015 tarihinde dolacağından  ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin  istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekili  ile davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı  esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br> H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br><br>1-Davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2020 tarihli 2016/562 Esas ve 2020/376 Karar sayılı kararının kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; <br>a)Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, başlangıçta davacılardan alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL'nin davacılardan ... ve ...'den (davacı ... tarafından istinafa gelinmediğinden) alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>b)Davacılar tarafından yatırılan 162,10-TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,<br>c)Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>ç)Davalıdan alınması gereken 427,60 -TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan  100,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 327,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>d)Davalı tarafından yatırılan  162,10- TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,<br>e)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>3-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa resen  iadesine,<br> 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f37d62c6aed13b33","SID":"f9e7c27bb7c75da6"}}