{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/428 Esas - 2023/632 Karar<br>\tT.C.<br>\tANKARA\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/428<br>KARAR NO\t: 2023/632<br><br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 03/11/2023<br><br>Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t;<br>Davacı vekili ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacı ile davalı ... arasında 28/03/2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalı ...'nın davacıya 1.446.090,00 TL değerinde mal göndermeyi taahhüt ettiğini ve davacının davalı ...'ya 225.500,00 TL peşin ödeme yaptığını, kalan ödeme için ileri tarihli 3 adet çek keşide ettiğini, çeklerden 26/05/2023 tarihli 350.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiğini, akabinde mal sevkiyatlarının gecikmesi ve davalı ... tarafından teslimatın yapılmayacağının bildirilmesi üzerine davacı tarafından davalı ...'ya ihtarname gönderilerek sözleşmeden dönüldüğünü, davalı ...'ya teslim edilen ve henüz vadesi gelmeyen çeklerin bedelsiz kaldığını, ancak davalı ...'nın çekleri diğer davalı ...'a ciro ettiğinin öğrenildiğini, davacı şirketin teslim almadığı ürünlerin parasını ödemek zorunda kaldığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine, çeklerin bedelsizliğine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... MADENCİLİK vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacı şirketin diğer davalı ... ile davacı ... arasında muvazaalı bir ilişki olduğunu iddia ettiğini, ancak davalı ... ile davalı ...'nın da husumetli olduğunu, davalı ... isimli şirketin davalı ...'ın kiracısı olduğunu, ayrıca davalı ...'nın da davalı ...'a ödemediği senetler olduğunu ve alacaklarını tahsil edemediğini belirterek müvekkili ... yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... İNŞAAT vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, öncelikle yetkili mahkemenin ... olduğunu ve bu sebeple yetki itirazları olduğunu, bahsi geçen çeklerin başlı başına bir borç içerdiği için sözleşmeden bağımsız olduğunu, kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında yazılı delil bulunması gerekirken davacı tarafça herhangi bir delil sunulamadığını, davalı ...'nın ilgili çek silsilesinde ciranta olup, doğrudan cirantaya karşı menfi tespit davası altında ödemezlik definin ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen çeklerin bedelsizliğinin ispatı ve iadesi talebine yöneliktir.<br>Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacı ile davalı ... arasında 28/03/2023 tarihinde satım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından bir miktar peşin ödeme yapıldığı ve kalan bedel için ise davaya konu çeklerin verildiği, sözleşme kapsamında yetkili yerin belirlenmediği gibi teslim yerine ilişkin bir belirlemenin de bulunmadığı gibi teslim edildiği kabul edilen malın nerede teslim edildiğine ilişkin belge yada bilginin de dosya kapsamına sunulmadığı, dava konusu çeklerin ilgili banka tarafından dosya kapsamına gönderilen önlü arkalı fotokopilerinin incelenmesi sonucunda ise çeklerin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ..., cirantaların ...  olduğu, davalı ...'ın çeklerde hamil, lehtar yada ciranta olarak yer almadığı, dosya kapsamında davalıların adresinin Melikgazi/... olduğu, dava dilekçesinde anlatılan hususlar ile davalılara davanın yöneltilme sebebi dikkate alındığında davalılar yönünden davanın birlikte yürütülmesinin gerektiği, sözleşme kapsamında yetkili yargı yerinin belirlenmemiş olması nedeniyle sözleşmeden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen HMK'nin 10. maddesi ile yetki sözleşmesi başlığını taşıyan HMK'nin 17. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı ...'nın süresi içerisinde yetkiye itirazda bulunduğu, bu durumda HMK'nin 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili hale geldiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde HMK'nin 6. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte davalıların yerleşim yerinin yetkili mahkeme olduğu ve süresi içerisinde usulüne uygun olarak, yetkili olduğunu belirtmek suretiyle yetki itirazında bulunduğu anlaşıldığından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunun kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K  Ü M\t; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116/1-a maddesi uyarınca süresi içinde yapılan yetki itirazının KABULÜ ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/8. maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,<br>2) Davaya bakmakla yetkili mahkemenin ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNA,<br>3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,<br>(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,<br>Dair, davacı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2023<br><br><br>e - imzalıdır\t\te - imzalıdır<br><br>Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d6c6d51ba476169","SID":"1da4546771fdb1e3"}}