{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/287 <br>KARAR NO\t\t: 2024/350<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/739 Esas - 2023/1093 Karar <br>DAVANIN KONUSU      : Şirketin İhyası\t<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli 2023/739 Esas - 2023/1093 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'a ait aracın,... A.Ş'nin işlettiği otopark işletmesinde hasar görmesi üzerine, müvekkili tarafından dava açıldığını ve İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 E. 2023/229 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verildiğini, ilgili şirkete karşı, İzmir 9. İcra Dairesinin 2023/14566 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığını, ancak gelen yanıtta... A.Ş. isimli şirketin tasfiye edilerek, ticaret sicilinden terkin edildiğinin bildirildiğini, ihyaya konu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresinin ... Mah. ... Cad. No:... D:... .../... olduğunu, söz konusu şirketin Ticaret Sicil Gazetesinin 10/11/2021 tarihli sayısındaki ilan ile birlikte tasfiye sürecine girdiğini ve 22/07/2022 tarihli 10623 sayılı gazetede yayımlanan ilan ile tasfiye edildiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü süreç ile ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığı gibi,  söz konusu süreçte müvekkilinin kesinleşmiş   olan herhangi bir alacağının da mevcut olmadığını, şirketin terkin edildiğinin ödeme emrinin gönderilmesi ile taraflarına bildirildiğini, şirket terkin edildiği için taraf teşkili sağlanılamadığından, şirketin yeniden ihyası ile taraf teşkilinin sağlanması ve ek tasfiyesinin yapılabilmesi için dava açıldığını,  aracının zarar görmesi nedeniyle müvekkilinin şirketin tasfiyesi nedeniyle masraf yapmak ve işbu davayı açarak şirketin ihyasını istemek zorunda kaldığını,  bu nedenlerle davanın kabulüne, ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi'nin, şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilanına, İzmir 9. İcra Dairesinin 2023/14566 Esas sayılı dosyasında belirtilen alacak kalemi için tasfiye işlemleri yapılabilmesi için  bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanarak tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ...  Şirketi' nin 22/12/2014 tarihinde kuruluş ile tescil edildiğini, 20/10/2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 08/07/2022 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ...nden silinmesine karar verildiğini ve 22/07/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu  bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayasıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memuru sorumlu olduğunu, Müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenlerle  Müdürlüğümüz davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... 21/12/2023 tarihli duruşmadaki beyanında dava açıldığını e devletten öğrendiğini bu nedenle duruşmaya katıldığını bildirmiş kendisine dava dilekçesi ve tensip tutanağı duruşmada elden verilmiş, beyanında dava dilekçesini incelediğini şirketin hiçbir mal varlığının bulunmadığını bu nedenle ihya edilmesinde hiçbir yarar bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"....somut olayda davacı tarafça tasfiye sonu terkin olan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyasına yönelik olarak iş bu davanın açıldığı, ihyası talep edilen şirketin  ... Merkez ... sicil nosunda kayıtlı olduğu ve 22/07/2022 tarihinde tasfiye sonu terkin olduğu,  tasfiye memurunun ... olduğu, İzmir 9.İcra dairesinin 2032/14566 sayılı dosyasında davacı ... tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/169 Esas 2023/229 Karar sayılı ilamına dayalı olarak başlatılan icra takibinin derdest olduğu ve söz konusu takipte taraf teşkilinin sağlanması yönünden davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,  davalı ... Müdürlüğünün iş bu davada yasal hasım konumunda olup yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı, davalı  ...'in tasfiye sonu ticaret sicilden terkin olan ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olup tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmamasından sorumlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu  sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne....\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncesinde, şirket hissedarı olmaksızın atanmış yönetim kurulu başkanı ve maaşlı bir çalışan konumunda olduğu .... A. Ş. “nifi ihyası talebi ile iş bu davanın açıldığını, ... A.Ş. Sermayesinin tamamı İzmir Trafik Vakfı'na ait olduğunu, bu vakfın mahkeme kararı ile kurulmuş olup amacı kamu hizmeti olduğunu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü için çalışarak tüm gelirini buraya aktardığını, 2019 Aralık ayında İç İşleri Bakanlığı tarafından düzenlenen bir genelge ile İzmir Trafik Vakfına nezninde yapılan hizmetlerin Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfına devredilmesine karar verilip tebliğ edildiğini, bu idari karar sebebi ile Vakıfa ait araçlar ve Vakfın şirketi olan ... A.Ş.'ye ait olan araçlar Türk Polis Teşkilatını devir edilerek zorunlu bir tasfiye ve kapanma sürecine gidildiğini, bu süreçte şirketin yönetim kurulu başkanı olması sebebi ile bila ücret tasfiye memuru olarak atandığını, şirketin muaccel olan tüm resmi, özel ve işçi borçlarını ödeyerek kapattığını, bu süreçlerde gerek özel şirketler gerekse Vakıf denetim kurulundan denetlenerek raporlar alındığını, bu raporların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunulduğunu, şirketin tasfiyesi ve kapatılması eksiksiz ve denetim geçerek yapıldığını, bu nedenlerle ihya kararını kabul etmediğini, husumet itirazı olduğunu, davanın şirket tüzel kişiliği karşı açılması gerektiğini,  kendisinin şirketin hissedarı ya da ortağı olmadığını, sadece tasfiye mermuru yada maaşlı çalışanı olması sebebi ile böyle bir davada taraf olamayacağını, aleyhime verilen vekalet ücretini de kabul etmediğini, taraf bile olamayacağı davada vekalet ücreti ödemek durumunda bırakıldığını, ayrıca yapılan tasfiyenin tüm kurallara riayet edilerek yasal şartlar dahilinde yapıldığını, ilan edildiğini, ilandan sonra da bir itiraz yapılmayarak kesinleştiğini, tüm bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ...  tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, davacının ihya istemekte hukuki yararının olmasına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2020/169 esas sayılı dosyası derdest olmasına rağmen terkin işleminin yapılmış olmasında davalı tasfiye memurunun kusurlu olmasına, bu nedenle yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memurunun istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...' in İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli ve 2023/739 Esas - 2023/1093 sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a000c703145d213e","SID":"16f5b7b661ac10a3"}}