{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/313 <br>KARAR NO\t\t: 2024/357<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/387 Esas - 2023/828 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli 2023/387 Esas - 2023/828 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar ... ve ... vekilinin dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ... Şirketi'nin ortağı olan ...’in vefatı sonrası davacı eşi ...'in %12,50 oranında ve kızı ...’in ise %37,50 oranında bu şirkete ortak olduklarını, şirketin aile şirketi olduğunu, diğer ortakların ... ve ...’nun müteveffanın kardeşleri olduğunu, şirketin 01.09.2020 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, tasfiyenin 29.11.2022 tarihli genel kurulda alınan kararla tamamlandığını, müvekkillerinin TTK m. 437 uyarınca korunan bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlandığını ve bu doğrultudaki taleplerinin sürüncemede bırakıldığını, müvekkillerinin şirketin işleri hakkında tam bilgi sahibi olunmadan tasfiye edildiğini, inceleme yetkisinin kullanılması için 26.12.2022 tarihinde İzmir 6 ATM'nin 2022/1026 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle taraf teşkilinin yeniden sağlanması amacıyla 27.04.2023 tarihli duruşmada, davalı şirketin ihyası yönünde dava açmak üzere süre verildiğini, TTK m. 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olduğundan İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1026 E. sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması, infazı işlemleri ve muhtemel müteakip davalar ve yapılacak işlemler için ... Şirketi'nin ihyasına ve yeniden ticaret siciline tesciline ve ilanına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekili 20.10.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; tasfiye memuru olarak davacı ve şirket ortağı olan müvekkilim ...'in tayin edilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...nün Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin 20.07.2017 tarihinde tescil edildiğini, 01.09.2020 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak  ...’nun seçildiğini, 29.11.2022 tarihli genel kurul kararıyla unvan ve işletme kaydının silinmesine karar verildiğini, 02.12.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna ve uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumluluğu bulunduğunu, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik ve mükellefiyetinin bulunmadığını, müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın TTK m. 32’ye dayalı bir dava olmadığından müdürlük aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların tasfiye sürecinden haberdar olduklarının, tasfiyenin tamamlanması için ihtarname gönderdiklerini, tasfiye sürecine bizzat veya vekilleri aracılığıyla katılım sağladıklarını, davanın kötü niyetle ikame edildiğini, 01.09.2020 tarihli olağanüstü genel kurula davacıların murisinin katıldığını ve ... A.Ş.’nin tasfiyesinin oybirliğiyle kabul edildiğini ve sonrasında tasfiye sürecine başlandığını, murisin 24.03.2021 tarihinde vefatından sonra 29.11.2022 tarihinde gerçekleştirilen şirket 2021 yılı ve 2022 tasfiye sonu olağan genel kurul toplantısına davacıların vekilleri aracılığı ile katılım sağladıklarını, toplantı kararlarının oybirliğiyle alındığını, davacılar vekillinin herhangi bir itiraz ve ihtirazı kaydı olmaksızın karar alındığını, davacıların Karşıyaka 3 Noterliğinin 18673 yevmiye numaralı 13.09.2022 tarihinde keşide ettikleri ihtarnameyle şirket hakkında tasfiye kararı alındığı halde neden tasfiyenin gerçekleşmediğinin bildirilmesi ile bir an önce tasfiyenin gerçekleştirilmesini talep ettiklerini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince  \"....Davacının davasının KABULÜ ile,<br>... Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin ticaret sicilinden terkin kaydının silinmesine, yeniden ticaret siciline kayıt ve tescili ile ihyasına,<br>6102 sayılı TTK m. 547/2 doğrultusunda davacının açmış olduğu İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1026 Esas sayılı dosyasından dava ve bu uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ek tasfiye için Ticaret Sicil kaydına tesciline,  <br>Bu işlemin yerine getirilebilmesi için ek tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memuru olarak  ... atanmasına, <br>Kararın bir örneğinin ...ne gönderilmesine, ...ne kaydına ve ticaret sicil gazetesinde ilanına,<br> Tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra TTK m. 545’e göre şirketin sicilden silinmesine, bu konuda ...ne tasfiye memurunun başvuru yapmasına....\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden muaf tutulmasına dair hiçbir kanun hükmü bulunmadığından, tasfiyenin usulüne uygun şekilde tamamlanmaması, tarafımıza bilgi alma ve inceleme hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılmaması, tasfiye memurunun azli talebi ile ikame edilen derdest dava bulunmakta iken tasfiye işlemlerinin tamamlanması devam eden süreçte anılı davada da haklılıklarına  karar verilmesini, mahkeme kararında davalı tasfiye memuruna vekalet ücreti yüklenip yüklenmediğine dair hiçbir değerlendirme bulunmaması nedenleriyle hükmün yargılama giderinin davacı yan üzerine bırakmasını ve lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünden istinafen incelenerek bozulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru aleyhine yüklenmesini talep etmiştir. <br>Davalı  ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  şirketin tasfiye işlemlerine başlanılması kararı alınan 01.09.2020 tarihli olağanüstü genel kurulda dahi muris ...'in katılım sağlandığını ve şirketin tasfiye kararı alınmasını ve şirkette var olan ortak paylarının ortaklara ödenmesine karar verildiğini ve hesaplanan tasfiye artığı miktar davacılar adına vekillerinin hesabına ödendiğini, salt bu husus dahi, davacıların murisi olan hissedarın şirket işleyişi ve tasfiye gerekliliği ve süreci hakkında bilgi sahibi olduğunu, şirketin tasfiyesinin gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu, bunun yanında, ...'in 24.03.2021 tarihinde vefatından sonra 29.11.2022 tarihinde gerçekleştirilen şirket 2021 yılı ve 2022 tasfiye sonu olağan genel kurul toplantısına işbu davanın davacıları olan ... varisleri  vekilleri aracılığıyla katılım sağlandığını, işbu toplantı tutanağının 9. Maddesinde açıkça görüleceği üzere, davacıların temsilcilerine gerek şifahi ve gerekse rakamsal anlatımla tüm gerekli bilgilerin verildiğini, davacıların şirketin ihyasını istemiş olmalarına rağmen 29.11.2022 tarihli genel kurul toplantısından önce Karşıyaka 3. Noterliğinden 18673 Yevmiye no ile 13.09.2022 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile \"şirket hakkında tasfiye kararı alındığı halde neden tasfiyenin gerçekleşmediğinin bildirilmesi ile bir an önce tasfiyenin gerçekleştirilmesini \" talep ettiklerini, davacı ve davalısı aynı olan ... A.Ş. ile ilgili olarak davacılar ... ... tarafından defter, belge ve kayıtlar üzerinde uzman aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmesi talebiyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/ 1029 Esas sayılı ile açılan davada ; mahkemece 27.04.2023 tarihli celsede kesin karar ile davanın reddine karar verildiğini,  mahkemede açılan davada da sadece şirket farklı olup diğer yönlerden tamamıyla aynı olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava;  ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan dava dışı şirketin derdest dava nedeniyle yeniden ihyası istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili ile davalı  ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Davalı  ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Somut olayda; davacının ihyasını istediği İzmir/Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin 20.07.2017 tarihinde tescil edildiği, 01.09.2020 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak  ...’nun seçildiği, 29.11.2022 tarihli genel kurul kararıyla unvan ve işletme kaydının silinmesine karar verildiği, 02.12.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiği, davacının tespit davası nedeniyle şirketin ihyası için dava açtığı, şirketin ihyasını istediği, şirket hakkında İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1026 Esas sayılı dosyasıyla açılan davada davacının şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusu, davalı tasfiye memuru  ... lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.<br>Dava konusu şirketin terkin tarihinin 02/12/2022 tarihi olduğu, ihyaya esas teşkil eden İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1026 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın açılış tarihi 26/12/2022 tarihi olup, terkin tarihinden sonra açıldığı, terkin tarihi itibariyle derdest dava veya icra takibi bulunmadığı, terkin işleminin eksiksiz ve usulüne uygun olarak yapıldığı, dolayısıyla davalı tasfiye memurunun terkin işleminde bir kusurunun bulunmadığı, terkin tarihi itibariyle sonradan açılacak davayı bilebilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekili ile davalı  ... vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli 2023/387 Esas - 2023/828 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; <br>a) Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>b) Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davalı  ...'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davacılar ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fa9fbf69825c6fd","SID":"c3943258191b6400"}}