{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/314 <br>KARAR NO\t\t: 2024/351<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/114 Esas - 2023/824 Karar <br>DAVANIN KONUSU        : Şirketin İhyası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli 2023/114 Esas - 2023/824 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şti. şirketinin sicilden terkin edilmiş olduğunu rucüen alacak istemli olarak açmış oldukları Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 Esas sayılı davasında öğrendiklerini, iş bu davada Mahkeme 16/09/2022 tarihli ve 4 nolu ara kararı ile ... Şti. şirketinin ihyasına ilişkin dava açmaları için taraflarına bir aylık kesin süre verilmesi üzerine söz konusu şirketten olan rucüen alacaklarımızın tahsili amacıyla iş bu davayı açtıklarını, bu sebeplerle davalarının kabulü ile ön inceleme ile ilama bağlanarak tespit hükmü verilmesi sonucu ... sicilinde kayıtlı ... Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br><br>CEVAP :<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Müdürlüğün Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin 06.08.2023 tarihinde kurulduğunu, 31.10.2020 tarihinde genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiğini,  tasfiye memuru olarak ...’ın seçildiğini, 06.10.2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiği, 16.10.2020 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiği, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduklarını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, TTK m. 32’ye dayalı bir dava olmadığından müdürlüğün aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. <br>Tasfiye memuru ... beyan dilekçesiyle özetle; dava konusu tasfiye edilen ... Şirketinin 16.10.2020 tarihinde ticaret sicil müdürlüğünden terkin edildiğini, tasfiye sürecinin tamamen kanuna ve mevzuata uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin hiçbir tüzel ve özel kişi nezdinde alacağının bulunmadığını, mal varlığı ve alacağının da bulunmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"....davacının davasının kabulü ile ...nün Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin ihyasına, 6102 sayılı TTK m. 547/2 doğrultusunda davacının açmış olduğu Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 Esas sayılı dosyasından dava ve bu uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ek tasfiye için ticaret sicil kaydına tesciline, bu işlemin yerine getirilebilmesi için ek tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru davalı ...’ın atanmasına, kararın bir örneğinin ...ne gönderilmesine, Ticaret Sicil Müdürlüğüne kaydına ve ticaret sicil gazetesinde ilanına....\"  şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Tasfiye memuru ... Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı Belediye'nin 21.09.2022 tarihli dava dilekçesinde sadece davanın kabulü ve ... ŞTİ'nin ihyasını talep ettiği, ancak mahkeme taleple bağlı olmasına rağmen yargılama giderlerini ve vekalet ücretini hukuka aykırı şekilde tasfiye memuruna tahmil ettiğini, HMK ve hukuk muhakemesine tamamen aykırı olan bu kararın bozulmasının veya kaldırılmasının gerektiğini, davacının talebi olmayan hususların resen hükme konu edilmesi hukuk aleminde mümkün olmadığını, ayrıca davalı olmayan ve tasfiye görevi sona ermiş ... aleyhine şahsi hüküm tesisi tamamen mevzuata aykırı olduğunu, müvekkil ...'ın  bahis konusu terkin olan ... Şti.'ni Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak tasfiyesi için gerekli işlemleri yaptığını, diğer davalı ... tarafından yasal tebligatlar, ilan ve çağrı işlemleri tasdik edildiğini, mahkeme yargılamasında usule, mevzuata ve fiili koşullara uygun olarak yapılan tasfiye işlemi değerlendirilmediğini, Ticaret sicil kayıtlarının incelenmediğini ve gerekçe sunulmadan ihyaya karar verildiğini, tüam bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı/tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Somut olayda; davacının dava konusu şirketin ortağı olduğu, davacının 26/10/2020 tarihinde açtığı Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 Esas sayılı davası devam ederken tasfiye halinde ... Şirketinin tasfiyesinin bitirildiği ve 16.10.2020 tarihinde sicilden silindiği, davacının bu şirketin ortağı ve tasfiye memuru olması nedeniyle devam eden Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 Esas sayılı dosyasında davacı konumunda bulunduğu ve ihya talep etmekte bu nedenle hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) \"Yargılama giderlerine hükmedilmesi\" kenar başlıklı 332 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:<br>\"Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir.<br>29.05.1957 tarihli ve 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"... hukuk davalarında hasma tahmili gereken ve muhakeme masraflarından madut bulunan vekalet ücretine diğer muhakeme masrafları gibi mutlak surette talep olunmaksızın re'sen hükmedilmesi icap ettiğine...\" denilmek suretiyle yargılama masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde talep şartının aranmadığı, söz konusu yargılama giderlerinin mahkemece resen hüküm atına alınması gerektiği belirtilmiştir.<br>6100 sayılı HMK' nın 326/1 maddesine göre ise; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.<br>Buna göre; dava dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmemiş olmasının, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmediği, ayrıca davalı tasfiye memuru aleyhine hüküm kurulduğuna göre HMK' nın 326/1 maddesi uyarınca istinaf eden davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı/tasfiye memuru ...'ın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarihli ve 2023/114 Esas - 2023/824 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı/tasfiye memuru ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c68705cf501e8cf","SID":"5427462cdd1589db"}}