{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/215 Esas 2024/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/215<br>KARAR NO\t\t: 2024/301<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/535 Esas 2021/809 Karar <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t:       /01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:       /01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki  işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rucüen alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı taraf ile yapılan 24/07/2006 tarihli  işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince devir tarihinden önce davalı tarafın dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada 06/01/2005 tarihinde dava dışı ...'ın elektrik akımına kapılarak vefatı nedeniyle yakınları tarafından Diyarbakır 5 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1073 esas sayılı dosyasında açtıkları tazminat davası sonucunda mahkemece verilen 16/05/2017 tarih ve 2017/306 karar sayılı ilamın Yargıtay 3. Hukuk Dairesince düzeltilerek onanması üzerine Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğünün 2016/55 sayılı dosyasında müvekkili aleyhinde ilamlı takibe geçilmesi nedeniyle 15/03/2018 tarihinde toplam 265.503,42 TL ödemek zorunda kalındığını,  söz konusu sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince 3. Kişinin söz konusu zararından davalı ... sorumlu olduğunu, müvekkili şirket sorumlu olmadığından yine 28/06/2013 tarihli hisse devir sözleşmesinin 9.4 maddesi hükmünce de hisselerin devir tarihinden önceki döneme ilişkin olarak İHDS hükümlerinin saklı tutulduğu da nazara alındığında ödenen bedelin davalının sorumluluğunda olduğunu ve müvekkiline iadesi gerektiğini, davadan önce arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını,  ancak bir sonuç alınamadığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1073 esas ve 2017/306 karar sayılı  ilamı gereği  müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 265.503,42 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, söz konusu alacak TBK'nun 73. Maddesi kapsamında olup zamanaşımına uğradığını,  zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini,  dava ve ödemenin müvekkiline bildirilmediğini, hisse devir aşamasında bilanço düzenlendiğini , borç ve alacak kesinleştiğini, bilançoda  dava ve icra takip  dosyalarına ilişkin listeler yer almış ve bu yöndeki tespit tutanakları kesinleştiğini,  ayrıca işçi alacakları ile ilgili ihtilaflardan kaynaklanan davalar 3. Kişi zararı olarak kabul edilemediğini, işçi alacaklarında davacı şirketin sorumlu olacağı hisse devir sözleşmesinin 6. Maddesinde belirtildiğini, ayrıca da işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında Diyarbakır'da açılan takipler ve davalar müvekkiline ihbar edilmediğini, ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden faiz, icra gideri ve icra vekalet ücreti müvekkilinden talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  24/07/2006 tarihli işletme devir sözleşmesinden önceki tarihte davalının dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada bünyesinde çalıştırdığı işçinin elektrik akımına kapılarak vefatı nedeniyle mirasçılarının  maddi ve manevi tazminat  istemiyle  açılan dava sonucu verilen ilam hüküm gereğince  icra dosyasına davacı tarafında nakit olarak ödenmek zorunda kalınan  miktarda işletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümleri ile hisse satış sözleşmesinin 9.4 maddesinin atfıyla İHDS'nin 7.4 maddesi uyarınca davalıdan rücuen talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne, 265.503,42-TL'nin ödeme tarihi 15/03/2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tAçılan davanın zaman aşımına uğradığını, beyanlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişiden rapor alınmadığını, ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığını, hisse satış sözleşmesi imzalanarak davacının özel şirkete devrinin gerçekleştiğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, rücuya dayanak mahkeme kararında davacı aleyhine hükmedilen bir bedel olmadığı gibi davacının icra emrinin tarafı olmadığını, davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, bu nedenle rücuya dayanak davaya ilişkin masraf, giderler, vekalet ücreti ve faiz giderlerinin talep edilemeyeceğini, temerrütün oluşmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDiyarbakır 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/05/2017 tarihli ve  2016/10073 Esas 2017/306 Karar sayılı ilam dosyasının incelenmesinde; davacısının ... ve müşterekleri, davalısının ... olup,  06/01/2005 tarihinde ...  bünyesinde çalışan  davacıların murisi ...'ın meydana gelen iş kazasında vefatı nedeniyle uğradıkları maddi  ve manevi zararlarının tazmini amacıyla  30/12/2016 tarihinde açılan  davası sonunda , davanın kısmen kabulüne, 56.994,00 TL maddi   ve 40.000,00 TL manevi tazminatın 06/01/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın ... A.Ş. tarafından  temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22/02/2018 tarih 2017/14025 esas ve 2018/1524 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,<br>\tDiyarbakır  8.İcra Dairesinin 2016/55 Esas sayılı dosyasında; alacaklısının ... ve müşterekleri, borçlusunun ... A.Ş. olup,  Diyarbakır 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/05/2017 tarihli ve  2016/10073 Esas 2017/306 Karar sayılı ilamının icraya konulması sonucu, davacı şirket tarafından 15/03/2018 tarihinde 265.503,42 TL'nin ödendiği anlaşılmıştır. <br>\tSözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde;  ...  bünyesinde çalışan dava dışı ...'ın   meydana gelen iş kazası nedeniyle  vefatı üzerine maddi ve manevi tazminat  talebi ile ... A.Ş aleyhine açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği,  davacının  icra dosyasına 15/03/2018 tarihinde 265.503,42 TL  ödediği dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tTaraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan   Diyarbakır 5.Asliye Hukuk Mahkemesin'de ki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra dosyasına ödediği bedel ile masrafları davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).<br>\tÖte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde \"...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla\", 22. maddesinin f bendinde \"Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla...\" hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına Dairemizce itibar edilmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilemeyeceğine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde; rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.\t<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan  18.136,54 TL harçtan peşin alınan 4.535,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.601,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.21/02/2024<br><br><br>Başkan-              Üye -                      Üye - \t                 Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8537fedceff6a1f","SID":"a429fbbb47676f2d"}}