{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/328 <br>KARAR NO\t\t: 2024/353<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2023 (Ara Karar)   <br>NUMARASI\t\t: 2022/914 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVANIN KONUSU\t: Sözleşmenin İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli ve 2022/914 Esas sayılı ara kararının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1995 tarihinde kurulan ... A.Ş. 'nin kurulu ortağı olduğunu, dava dışı şirketin İzmir Çeşme'de bulunan ... projesini hayata geçiren bir şirket olduğunu, davacının sahibi olduğu paylardan 1300 nama yazılı şirket hisse senedini davalı ...'e ciro yolu ile devir ve teslim ettiğini ve devir işleminin dava dışı şirketin 14/10/2020 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca şirket pay defterine işlendiğini ve davalının şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, taraflar arasındaki 15/10/2020 tarihli pay devir sözleşmesinde davacının 1.300.000,00 TL lik sermaye hak ve paylarını 2.000.000,00 Euro bedel karşılığı bedelle devretmeyi, davalının devir bedelinin 170.860,00 Euro karşılığında, 200.000,00 ABD dolarının sözleşme imza tarihinden önce banka hesabına havale ettiğini, kalan 1.829,140 Euro'nun 829.140,00 Euro bedelinin sözleşmenin imza tarihinden itibaren 15 gün içinde banka hesabına ödemeyi, kalan 1.000.000,00 Euroluk bedel için de Ekim 2021 vadeli 500.000,00 Euro ve Ekim 2022 vade tarihli 500.000,00 Euroluk senet vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 15/10/2020 tarihli pay devir sözleşmesinde davalının 170.860,00 Euro karşılığı, 200.000,00 ABD dolarının sözleşme imza tarihinden önce davacının banka hesabına havale etmiş olduğu yazılmış ise de yatırılması gereken bedel yatırılmadığı için tarafların 25/12/2020 tarihinde yeni bir pay devri sözleşmesi imzaladıkları, bu pay devri sözleşmesinde davacının 1.300.000 paya karşılık gelen 1.300.000,00 TL lik sermaye hak ve  paylarını 1.500.000,00 Euro bedel karşılığında devretmeyi, davalının 170.860,00 Euro karşılığı olan 200.000,00 ABD dolarını 22 Eylül 2022 tarihinde 342.400,00 Euro karşılığı 184.000,00 Pound ve 140.000,00 Euro tutarındaki 2. Taksiti 25/12/2020 tarihinde banka hesabına aktardığını, kalan 986.740 Euro bedel için 486.740 Euronun sözleşmenin imza tarihinden itibaren 6 ay içinde banka hesabına havale yolu ile ödemeyi, kalan 500.000 Euo için Haziran 2022 vade tarihli senet vermeyi beyan ve taahhüt ettiğini, davalının ödemesi gereken nakit bedelleri müvekkilinin banka hesabına göndermiş ise de vermesi gereken senedi vermediğini, aradan geçen süreçte davalının şirket yönetimindeki anlayış farklılığı ile ortaklıktan ayrılmak istediğini beyan ettiğini, tarafların bu konuda mutabakata vardıklarını, taraflarca imzalanan ve bu davaya konu 13/09/2021 tarihli pay devir sözleşmesinde davacının 1.300.000 paya karşılık gelen 1.300.000 TL lik sermaye hak ve paylarını 2022 veya 2023 yılı içinde başlaması planlanan ... ... Mah. ... Ada ... Parsel deki inşaat ve satış süresince fiili olarak dağıtılacak şirket karlarından devre konu hisselere isabet eden payın yarısının devir alan tarafından ödenmesi şartları dahilinde eğer bahsi geçen süre içinde toplam ödeme miktarı 3.000.000 TL den az olursa, yapılması planlanan bir sonraki etaptaki inşaat ve satış süresince fiili olarak dağıtılacak şirket karlarından devre konu hisselere isabet eden payın yarısının 3.000.000 TL lik ödeme yapılana kadar devam etmesi, bunun yanında bahsi geçen süre içinde toplam ödeme miktarı 4.000.000 Euroya ulaşırsa ödemenin parseldeki inşaat ve satış süreci tamamlanmadan bitirilmesi koşulu ile devretmeyi, davalının da devir bedelini banka hesabına havale etmek suretiyle ödemeyi, 31/12/2025 tarihine kadar şirkette aktif yönetici olarak çalışmayı ve bu tarihe kadar devir aldığı hisseleri devredeni veya devredenin oğlu ....nun onayı olmadan herhangi bir 3. Kişiye devretmeyeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, davalının İzmir 4. ATM nin 2022/460 Esas sayılı dosyasında şirketin haklı nedenle feshine ilişkin dava açtığını, söz konusu dava dilekçesinde taraflar arasında imzalanan 14/10/2020 ve 25/12/2020 tarihli pay devir sözleşmelerinin hükümsüz kaldığını ikrar ettiğini, nama yazılı hisse senetlerinin davacı tarafından 14/10/2020 tarihinde ciro edilerek davalıya devir edildiği, davalının da söz konusu hisseleri 26/04/2020 tarihinde cirolayarak davacıya devrettiği, davacının 20/05/2020 tarihinde cirolayarak hisselerini davalıya devrettiğinin sabit olduğunu, taraflar arasında 14/10/2020 tarihli pay devir sözleşmesinin davalının hisse seneti bedelini ödememesi nedeniyle revize edilip, 25/12/2020 tarihinde yeni bir anlaşma yapıldığı, davalının 26/04/2021 tarihinde kendisine ciro yolu ile devir ve teslim edilen senetlerin ciro yoluyla davacıya devir ve teslim etmesinin davacının da 25/12/2020 tarihli sözleşme uyarınca kendisine ödenen bedelleri davalıya iade ettiği dikkate alındığında her iki tarafında bu sözleşmelerden vazgeçtiğinin tartışmasız olduğu, bu durumda davalıya ciro yoluyla devir ve teslim edilen tarafların aralarında yaptıkları sözde anlaşma uyarınca devredildiği, davalının şirket aleyhine İzmir 4. ATM'nin 2022/460 Esas sayılı dosyasıyla açtığı davada şirketin tasfiyesi kabul edilmemesi halinde karar tarihine en yakın değer esas alınarak hisse bedellerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasının talep edildiğini, mahkemece şirketin feshine karar vermesi durumunda şirketin inşaat ve satış işi yapamayacağını, ve kar payı dağıtamayacağını, taraflar arasında yapılan 13/09/2021 tarihli sözleşme uyarınca davalının hisse devrine ilişkin bedeli şirketin kar payı dağıtımıyla yapacağını taahhüt ettiğini, kar payı dağıtılmaması halinde herhangi bir ödeme yapamayacağını, borçlunun borcunu ödemek istemediğinin somut göstergesi olan bu dava nedeniyle davacının taraflar arasındaki sözleşmeden dönme hakkının olduğunu bildirerek davacının sahip olduğu, ... A.Ş.'ye ilişkin 1.300.000 nama yazılı %10 luk şirket hisse senedinin davalı ...'e devri için imzalanan 13/09/2021 tarihli pay devir sözleşmesinin iptali ile söz konusu şirket hisselerinin davacıya iadesi ve adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının pay sahibi olduğu ... A.Ş.'nin 06/10/1995 tarihinde kurulduğunu, ... ... ... Mahallesinde ... Projesi kapsamında ev marina ve otel inşaası gerçekleştirildiğini, şirketin sermayesinin 06/05/2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 13.000.000 olarak tescil edildiğini ve 16/08/2016 tarihli yönetim kurulu kararıyla her biri 1 TL olan 13.000.000 adet şirket paylarının nama yazılı pay senedi olarak çıkardığını ve pay sahiplerine teslim edildiğini, davalının pay sahipliğini 20/05/2021 tarihinde ve 09/06/2021 tarihlerinde davacı tarafından davalıya ciro edilerek teslim edilen nama yazılı paylar ile gerçekleştiğini, davacının ... A.Ş. Deki pay oranın yüzde 1,17 davalının ise yüzde 17,69 olduğunu, davalının 13/09/2022 tarihli sözleşmenin konusunu oluşturan paylarının mülkiyetinin usulüne uygun olarak ciro edilip zilyetliğini müvekkiline devredilmesi suretiyle kazandığını, 13/09/2021 tarihli sözleşmeye ilişkin payların nama ilişkin pay senetlerine dayandığını, TTK 490. Madde uyarınca nama yazılı payların devrinde kanunda ya da şirket ana sözleşmesinde ayrıca bir sınırlamaya yer verilmemesi halinde ciro edilip, zilyetliğinin devir alana geçmesiyle mülkiyetin gerçekleştiğini, şirket ana sözleşmesinin 8. Maddesinde hisselerin devrinin ancak yönetim kurulunun izin ve kararına dayanılarak pay defterine işlenmekle şirkete karşı geçerli olacağı, nama yazılı olan hisse senetlerinin hamiline hisse senetleri haline dönüştüğü takdirde bu hisse senetlerinin 3. Kişilere devredilmesi için öncelikle paydaşlara teklif edilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiğini, davaya konu 13/09/2021 tarihli pay devri sözleşmesinin konusunun doğrudan 20/05/2021 tarihinde cirolanıp teslim edilen paylar olduğunu iddia edemeyeceğini, dava dilekçesinde davacının içeriklerine yer verdiği 13/09/2021 ve 22/10/2021 tarihli sözleşmelerde, sözleşmeye konu olan payların hangi tarihte gerçekleştirilen pay devrine ilişkin olduğunun açıkça belirlenmediğini, 20/05/2021 ve 09/06/2021 tarihinde ciro ve teslim ile gerçekleştirilen pay devrine ilişkin payların cins borcu olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının davacıdan toplamda %20 oranında pay devri aldığını, bu payların %10 unun 13/09/2021, kalan %10 unun 22/10/2021 tarihli sözleşmelere konu olduğunu, davacının ikrar ettiği üzere 09/06/2021 tarihli ... A.Ş. Yönetim kurulu toplantısında davacının müvekkiline pay devrine oy birliği ile karar verildiğini, davacı ile müvekkili arasında pay devrinin gerçekleştiği, müvekkilinin ilgili payların maliki olduğu, bunun şirkete karşı da ileri sürülebileceğini, pay devirlerinin gerçekleştiği ve bu hususta yönetim kurulu kararı alındığı göz önünde bulundurulduğunda davaya konu 13/09/2021 tarihli sözleşmenin davalının payların maliki olduğu pay devrini şirkete karşı ileri sürülebileceği tarihlerden sonra yapıldığının görüldüğünü, müvekkili ile davacı arasında nama yazılı payların devrine ilişkin TTK 490. Madde uyarınca gerçekleştirilmesi gereken usul yerine getirildiğinden davalının payların mülkiyetinde olduğu tarihten sonraki bir tarih olan 13/09/2021 tarihli sözleşmenin yalnızca Borçlar Hukuku bağlamında taraflar arsında bir sözleşme olduğunun kabulü gerektiğini, pay devrinin ve müvekkilinin paylar üzerindeki mülkiyet hakkını etkilemeyeceği, davacının sözleşme bedeli hali hazır ödenmemiş olduğundan müvekkilinin malik olmadığı iddialarının hukuka, gerçeğe ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 13/09/2021 tarihli sözleşmede yer alan yukarıda yazılan bedeller dışında alacağın kalmadığı, devre bahis payların ödeme yapıldıktan sonra devir alana ait bulunduğu ibaresinin TTK madde 490 a aykırılık teşkil etmesi sebebiyle geciktirici şart olarak kabulünün aksine hukuka aykırı bir şart olarak değerlendirilmesi gerektiğini, nama yazılı pay devrinin söz konusu olabilmesi için ciro ve zilyetliğin devrinin ilgili hüküm kapsamında yeterli kabul edildiğini, bu durumda kanunun emredici hükmüne aykırı olan ibarenin TBK 27. Madde uyarınca hükümsüz olduğunu, kaldı ki ilgili ibareyi içeren 13/09/2021 tarihli sözleşmeden aylar önce pay devrinin hukuka uygun olarak gerçekleştiğini ve müvekkilinin ilgili payların maliki olduğunu, davacının da 13/09/2021 tarihli sözleşmeye konu payların davalının mülkiyetinde bulunduğunu dava dilekçesinde ikrar ettiğini, davalının dava dışı şirkete pay sahipleri kamu ve ilgili diğer menfaat sahiplerinin korunması maksatlı açtığı İzmir 4. ATM nin 2022/460 Esas sayılı dosyası gerekçe gösterilerek davalının 13/09/2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı borçlarını ifadan kaçındığı sonucunun çıkarılamayacağını, davaya konu sözleşmede taraflarca belirlenmiş vade bulunmasına rağmen, vade öncesinde davalının borcunu yerine getirmeyeceğinin davacı tarafından ileri sürülmesinin gerçeğe aykırı olduğu, borca aykırılık kavramının gündeme gelebilmesi için müvekkilinin borç ödemeden aciz halinde olması gerektiğini, davalının aciz halinde olduğuna dair bir aciz vesikası düzenlenmediğini, bu hususta bir emarenin söz konusu olmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki 13/09/2021 tarihli sözleşmesinin henüz ifasına dair borcun muaccel olmadığı ve davacının davalının aciz halinde bulunmadığını bildiği halde öncelenmiş borca aykırılığı gerekçe göstererek sözleşmeden dönme hakkını kullanması ve şirket paylarını kendisine iade etmesini talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığı bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"...davanın taraflar arasındaki 13.09.2021 tarihli pay devir sözleşmesinin iptali ile davalıya devredilen %10'luk ... Aş'nin hissesinin davacıya iadesi talepli olarak açıldığı, ihtiyati tedbire konu hisselerin dava konusu olduğu, ihtiyati tedbir kararının taraflar arasındaki 13.09.2021 tarihli pay devir sözleşmesine ve davaya konu %10'luk paylar yönünden HMK 389 ve devamı maddeleri kapsamına göre verildiği, 13.09.2021 tarihli pay devir sözleşmesinde ... ... Mahallesi ... Ada ... Parseldeki inşaat ve satış süresince fiili olarak dağıtılacak şirket karlarından devre konu hisselere isabet eden payın yarısının devir alan tarafından ödenmesi şartları dahilinde, bu süre içinde toplam ödeme miktarı 3.000.000 Euro'dan az olursa bir sonraki etaptaki inşaat ve satış süresince fiili olarak dağıtılacak şirket karlarından devre konu hisselere isabet eden payın yarısının 3.000.000 Euro'luk ödeme tamamlanana kadar devam etmesi, bunun yanında eğer bahsi geçen süre içerisinde toplam ödeme miktarı 4.000.000 Euro'ya ulaşırsa ödemenin ... ada ... parseldeki inşaat ve satış süreci tamamlanmadan bitirilmesi koşuluna bağlı tutulduğu, sözleşmedeki ödemenin 3.000.000 Euro'luk ödeme tamamlanana kadar devam etmesi koşuluna göre  teminat miktarının 3.000.000 Euro üzerinden HMK 392. Madde gereğince belirlendiği bu nedenle davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddi...\"  şeklinde hüküm kurulmuştur.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı müvekkil ... arasında, ... Şirketine ait başka hisse devir işlemleri de yapıldığını, özellikle 22.10.2021 tarihli ve dosya içinde de bulunan (dava konusu olmayan) hisse devir sözleşmesi gereğince müvekkilinin ödemesi gereken 973.000 Euronun tamamını vadesinden önce ve eksiksiz olarak ödediğini, d, özellikle 22.10.2021 tarihli ve dosya içinde de bulunan (dava konusu olmayan) hisse devir sözleşmesi gereğince müvekkilinin ödemesi gereken 973.000 Euronun tamamını vadesinden önce ve eksiksiz olarak ödediğini, davacı derdest olan davada, 09.06.2021 tarihinde ciro teslim ve pay defterine kayıt edilen ancak ödemesi ve koşulları 13.09.2021 tarihli “pay devir sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile ayrıca belirlenen % 10 oranındaki hisseler için, davacı tarafın, müvekkili ...’in “İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde şirketin feshi davası açması” gerekçesiyle 13.09.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı pay devir bedelini ödeme borcunu yerine getirmekten kaçındığı iddiasıyla, henüz ifa zamanı gelmeden “öncelenmiş borca aykırılık” müessesine dayalı dava açtığını, dava konusu yapılan 1.300.000 adet hisse, davacı ile davalı arasında ciro ve teslim işlemleri yapılan ve yönetim kurulunun onayı ile şirket pay defterine 09.06.2021 tarihinde kayıt edilen % 10 oranındaki hisseler olduğunu, 13.09.2021 tarihli bu sözleşme gereğince ... ile ... arasında yapılan bir çok hisse devir sözleşmesi ve ödemeler dikkate alınarak, dava konusu devredilen % 10 hissenin bedel ve ödemesi, şirketin yapacağı inşaatlardan hisselere intikal edecek kar payı esas alınarak belirlendiğini, dava tarihi itibariyle şirket henüz ... Ada ... parselde öngörülen inşaatları tamamlayıp satış sürecine geçmediği için vadesi gelen, muaccel olan, temerrüt doğuran bir bedel veya gecikme bulunmadığını, müvekkilinin borçlarına son derece sadık olduğunu, hiçbir icra takibi, aciz veya iflas hali bulunmadığını, hiçbir somut aksi veri yokken müvekkilinin 13.09.2021 tarihli pay devir sözleşmesinin bakiye bedelinin ödenmeyeceği iddiası ve bu iddia üzerine muaccel olmayan bir borç için verilen tedbir kararının temelsiz ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle HMK 394 maddesi gereğince “haklılığı yaklaşık olarak ispatlanma ve tedbir verilmezse sakıncalı durumun ortaya çıkma tehlikesinin bulunması” koşullarından hiç birini içermeyen mahkemenin ihtiyatı tedbir kararına yapılan itirazın reddi yönündeki kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; taraflar arasındaki anonim şirket pay devir sözleşmesinin iptali ile hisselerin davacı adına tescili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş olup, karar davalı vekili   tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, tedbir konulan dava konusu hisselerin mülkiyetinin 6100 sayılı HMK' nın 389/1 maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu olması, yaklaşık ispatın gerçekleşmiş bulunması, alınan teminat tutarının somut olaya ve oluşa uygun bulunması nazara alınarak  davalı  vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı-karşı taraf vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli ve 2022/914 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d971dc940f90a236","SID":"c07d08c448ffcd61"}}