{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/336 <br>KARAR NO\t\t: 2024/322<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/760 Esas - 2023/1018 Karar <br>DAVANIN KONUSU      : Çek İstirdadı<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarihli 2023/760 Esas - 2023/1018 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  çeklerin hamili olan müvekkilinin çekleri kaybettiğini veyahut çalınmış olabileceğini beyan etmesi üzerine çek iptal davası açtıklarını, kaybolan çeklerin; keşidecisi Tasfiye Halinde ... Şirketi, muhatabı ... Bankası A.Ş.Sanayi Mah. Şubesi , ödeme tarihi 20/12/2020,  çek numarası :0058919,  bedeli 100.000,00 (yüzbin)TL , keşidecisi Tasfiye Halinde ... Şirketi, muhatabı ... Bankası A.Ş.Sanayi Mah. Şubesi , ödeme tarihi 20/01/2020,   Seri numarası :0058920, bedeli 113.000,00 (yüzonüçbin)TL, ve keşidecisi müvekkil Tasfiye Halinde ... Şirketi , muhatabı ... Bankası A.Ş.Sanayi Mah. Şubesi ,  ödeme tarihi 15/11/2020, çek numarası :0058910 , bedeli 100.000,00 (yüzbin)TL  çekler olduğunu ve bu çekler  hakkında müvekkili şirket namına çek iptal davası açıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/544 Esas sayılı dosyasında  görülen bu davada çeke ilişkin iade davası açmak ve iade davası açıldığına ilişkin dava dilekçesinin sunulmasını talep  ettiğini, çek arkasında kaşesi bulunan lehtar dışındaki firmalar ile müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, kaybolduğu yada çalındığı anlaşılan çekin kötü niyetli kimselerce cirolanmak suretiyle bankaya ibraz edildiği sonucuna varılmakla ilgili çekin müvekkiline iadesi gerektiğini belirterek haklı davanın  kabulüne,  gerçek hamili müvekkili iken çalınması yada kaybolması sonucunda çeki ele geçirerek ibraz eden   kimselerden çekin alınarak müvekkiline iadesine, çekin arka yüzünde yapılan ciro işlemlerinin sahibi olan şirketlere davanın ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde  özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan çekin istirdadı davasında davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, TTK 651/2. Maddesi hükmünce iptal davasını, çekin zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda çek üzerinde hak sahibi olan kişinin açabildiğini, uygulamada yerleşik içtihatlar gereği lehtar ve ciranta dışında keşidecinin dava hakkının olmadığının kabul edildiğini, davacı tarafın İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/544 E. sayılı dosyasında üç adet çekin zayi nedeniyle iptalini talep ettiği, çeklerden bir tanesinin müvekkili şirket tarafından bankaya ibraz edildiğinin anlaşılması üzerine, müvekkili şirket aleyhine çekin istirdadı davası  açtığını,  çekin keşidecisinin ... A.Ş., lehtarı ... A.Ş. olduğunu,  çekin arkasındaki cirantaların, ... A.Ş., ... Şti, ... Şti., ... A.Ş. , ... A.Ş., .... Şti. olduğunu, bu şirket tarafından çekin müvekkili şirket ... Şti.'ne ciro edildiği ve son ciranta olarak müvekkili şirket tarafından çek bankaya ibraz edilerek çekin karşılıksız kaşesi vurulduğunu,  çek üzerinde davacı ...'nin hak sahipliğini gösterir keşideci, lehtar  ya da ciranta  olarak hiçbir kayıt bulunmadığını, müvekkili şirketin, çekin karşılıksız çıkması üzerine kendisine ciro eden ve aralarında cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ... Şti.'ne çeki iade etmiş ve ...  Şti. tarafından da çek bedeli müvekkili şirkete ödenerek çekin bu şirket tarafından teslim alındığını, müvekkili şirkete bu çekin alacağı nedeniyle alacaklı olduğu firmadan kendisine ciro yolu ile geçtiğini,  karşılıksız çıkınca da kendisine ciro eden eden firmaya iade ettiğini, istirdatı istenen çekin müvekkili şirket yedinde olmadığını,  müvekkili şirkete karşı dava açılamayacağını,  HMK'nın  114 ve 115. maddelerindeki düzenleme gereği dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"....keşidecisi \"... A.Ş.\", lehtarı \"... A.Ş.\" olduğu, sırasıyla çekin ... A.Ş.'ye ciro edildiği, .... Tic. A.Ş.tarafından  ... Ltd.Şti'ne ciro edildiği,  ... Ltd.Şti'nden ... Şti'ne ciro edildiği, ... Şti'nden ... A.Ş.'ne ciro edildiği,  ... A.Ş.'den ... A.Ş.'ye ciro edildiği, ... A.Ş.'den  .... Şti'ne ciro edildiği  ve son olarak  ... Şti'nden ... Şti.'ne ciro edildiği ve son ciranta olarak davalı şirket tarafından çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı, buna göre davacı şirketin iş bu çek istirdatı davasını  açamayacağından davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine....\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının aslında somut ve objektif bir gerekçeye dayalı olmaması dosya kapsamında yeterli hazırlık yapılmadan, tahkikata başlanabilecekken eksik inceleme ile usulden red kararı verilmesinin, haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, dava konusu çek keşidecisi şirket yetkilisi ile müvekkili şirketin yetkilisinin aynı kişi olduğunu, bunların grup şirketleri olduğunu, keşideci çek lehtarına ödeme yaptığını ve çeki iade aldığını, bu safhada müvekkil şirket, çekin hamili olduğunu, çekin kaybolduğunun bildirilmesi üzerine başlatılan yasal işlemler sonucunda açılan huzurdaki davanın eksik inceleme ile reddine karar verilmesi yerinde görülmediğini, müvekkil ... yetkilisi ile şu anki unvanı ile Tasfiye Halinde ... Şirketi yani çek keşidecisi şirket yetkilisi ... olduğunu,  bunlar grup şirketleri olduğunu, ... firması .... A.Ş. lehine dava konusu çeki keşide ettiğini, daha sonra ise bu çekin karşılığı olan bedeli ilgili firmaya ödeyerek, çeki iade aldığını, çek daha sonra müvekkil ... eline geçtiğini ve müvekkil işbu çekin yetkili hamili olduğunu, bilindiği gibi çekte ciro beyaz ciro yoluyla da yapılabildiğini, müvekkil ile keşideci şirketin yetkilileri aynı olan grup şirketler olması da işbu durumu anlaşılır hale getirdiğini,  müvekkilinin hamili olduğu çekin kaybolduğunun / çalınmış olabileceğinin beyan edilmesi üzerine, çek iptal davası ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ise suç duyurusunda bulunulduğunu, sonuç itibarıyla çek üzerinde yazılı bir şekilde tam ciro yapılmamış olması, müvekkilinin aktif dava ehliyeti olmadığı şeklinde yorumlanamayacağını, dava konusu çekin lehdar firma tarafından keşideciye iade edildiğini, keşideci tarafından da müvekkil şirkete teslim edildiği pekala kanıtlanabileceğini, keşideci şirket tarafından çekin iade alındığı lehtar firma tarafından da teyit edilebileceğini, dosya kapsamında tanık deliline ve ticari defterlere dayanıldığını, dolayısıyla mahkemenin salt çek üzerinde müvekkil şirketin unvanının yazmaması nedeniyle aktif husumet yokluğu bulunduğunun düşünülmesinni hatalı olduğunu, çeke hamil olup da unvanı / adı yazılı olmayan pek çok kişi bulunabileceğini, davalı şirket çekin karşılıksız çıkması üzerine, aldığı firmaya çeki geri iade ettiğini beyan ettiğini, fakat hangi ticari ilişkiye dayalı olarak işbu çekin devir tesliminin yapıldığı hala karanlık olduğunu, bilindiği gibi çekin bir ödeme aracı olduğunu, davalı şirketin diğer cirantalar ile ortak hareket eden bir firma olmadığını ispat etmesi gerektiğini, çekin .... Şti.'ne iade edildiğinni beyan edildiğini, bunun taraflarınca önceden bilebilecek bir durum olmadığını, bankaya ibraz eden bilgisine dayalı olarak davalıya husumet yöneltildiğini, dolayısıyla davalı şirketin iddialarının doğru olması halinde dahi ortada sonradan öğrenilen kabul edilebilir bir yanılgı bulunduğundan davanın reddi yerine tarafların iradi değişimi müessesesine başvurulabileceğini, 6100 sayılı HMK'nın 124 'üncü maddesinde; Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin de, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği vaz olunduğunu, somut olayda davalınnı artık çeki elinde bulundurmadığını beyan etmekte ise böyle bir yola başvurulabileceği dahi düşünülmeden aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava;  Zayi nedeniyle çek iptali davasında davacı tarafa verilen yetki uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine  karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, davacının çekte isim ve imzasının bulunmaması, çekin son hamilinin/cirantanın ... Şti. Olması ve çeki ibraz edenin bu şirket olması nazara alınarak  davacı  vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarihli ve 2023/760 Esas - 2023/1018 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3--Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b461635be74c4dd2","SID":"e82bab573a841a41"}}