{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1930 <br>KARAR NO: 2024/348<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/09/2023<br>NUMARASI: 2023/424 E. - 2023/572 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Bankası A.Ş.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını, takibe konu çekte keşideci imzaların sahte olduğunu, müvekkiline ait olmadığını, kambiyo senetlerinde keşidecinin imzası olmaksızın keşidecinin lehtara ya da başka kişiye borçlu olmasının hukuken mümkün  olmadığını, zira borç ilişkisi doğmayacağını, aynı şekilde çekteki yazıların  da müvekkiline ait olmadığını, çeklerde müvekkilinin el ürünü hiçbir yazı ve rakam bulunmadığını, çekteki imzaların davacı müvekkile ait olmadığı gerekçesi ile dava konusu ... no.lu çek ile işbu davaya konu edilmeyen ... Bankası, Oto Sanayi Şubesi’nin ... çek no.lu 22.02.2016 keşide tarihli, keşidecisi ..., Lehdarı ... Metal A.Ş olan 42.500 TL meblağlı, IBAN NO: TR ...  (... hesabına ait) çek ve ... Bankası, Oto Sanayi Şubesi’nin ... çek no.lu 30.02.2016 keşide tarihli, keşidecisi ..., Lehdarı ...A.Ş olan 25.000 TL meblağlı, IBAN NO: ... (... hesabına ait) çeke ilişkin olarak İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde (icra takibinden önce) menfi tespit davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, ancak bu davada ... Bankası A.Ş. taraf olmadığı için ve davanın sonucunda verilen karar ... Bankasını bağlamayacağı için zaruret neticesinde işbu huzurunuzdaki davayı açmak durumunda kaldıklarını, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2016/139 Esas sayılı dava dosyası ile davacısının müvekkili olduğu, davalısının ise ... A.Ş. olduğu menfi tespit davasında 19.12.2016 tarihinde bilirkişi raporu alındığını,  söz konusu bilirkişi raporunda; “inceleme konusu çek aslındaki keşideci ... ismine atfen atılı imzanın ...’ın eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır.” denilmek sureti ile inceleme konusu yapılan ... B. 25.000 TL meblağlı, IBAN NO: ...  (... hesabına ait) takip dayanağı çekten dolayı müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra veznesine ödenen paranın davalıya ödenmemesi için uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  müvekkili aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle toplam alacak üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Çeliktepe/İstanbul Şubesi kredili müşterilerinden ... San. Ve Tic. A.Ş tarafından ifa uğruna edim kapsamında muhtelif kişilere ait çeklerin ciro edilerek müvekkili bankaya teslim edildiğini, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ödeme güçlüğü yaşaması ve mevcut kredi hesaplarının kat edilerek sonlandırılması üzerine söz konusu çeklerin yasal takibe konu edildiğini, bu kapsamda davacı ... tarafından ... San. Ve Tic. A.Ş. Lehine düzenlenen 17/05/2016 keşide tarihli 25.000TL bedelli çeke istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlanıldığını, davacı tarafın çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu, davaya konu çekin kendisince keşide edilmediği iddiaları ile işbu davayı açtıklarını, müvekkil banka aleyhine kötü niyet tazminatı talebinde bulunduklarını, davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davaya yanıt verilmesi zorunluğunun doğduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yapılacak imza incelemesinde imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde müddeabbihin %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, tüm yargılama masrafı ve vekalet ücretlerin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; ''...Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı sabittir. Ayrıca davacının ticari defterlerinin incelenmesinde davacının dava dışı ... A.Ş ile ticari ilişkisinin olduğu, davaya konu çekin davacı defterlerinde yer aldığı alınan bilirkişi raporu ile de sabittir. Çek kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi için verilir. Kambiyo senedine bağlı borcun ödenebilmesi için, kambiyo senedinin aslının ibraz edilmesi ve ibraz eden hak sahibinin bir birini doğrulayan müteselsil cirolarla hak sahibi olduğunun anlaşılmasına bağlıdır. Çeke bağlı alacağı bulunan kişinin müracaatı halinde kambiyo borçlusu belirtilen şekilde hak sahipliğini belirledikten sonra ödeme yapması halinde borcundan kurtulur. Çeke ilişkin borcun ise muhatap bankada bulunan hesapta keşide tarihinde çek karşılığının bulundurulması ve muhatap bankanın çeki ibraz edenin gerçek hak sahibi olduğunu tespit ederek ödemesi halinde keşideci borcundan kurtulur. Somut olayda, davacı, çekin rızası dışında elinden çıktığını, çekteki yazı rakam ve imzanın kendisine ait olmadığını, davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir, davalı banka ise çekin son hamilidir. Bu durumda, davalının iktisabının korunup korunmayacağının değerlendirilmesi gerekir.Kendi hakkının varlığı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılan ve cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son cironun beyaz ciro olması halinde dahi, yetkili hamil sayılır. Aynı şekilde TTK'da iyiniyetli çek hamilinin korunacağı düzenlenmiştir.  Buna göre;çek ister hamiline, ister emre yazılı olsun, çek hamili onu kötü niyetle ya da ağır bir kusuru bulunarak iktisap etmiş olmadıkça, önceki hamilin elinden ne suretle çıkmış olursa olsun,onu geri vermeye mecbur değildir. Somut olayda,  her ne kadar çekteki keşideci imzası davacıya ait değil ise de; bu çeki ibraz eden ve takibe konu eden davalının iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğuna ilişkin hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Davacı ile çeki davalıya ciro eden dava dışı şirket arasında ticari ilişki olduğu, çekin bu şirkete verildiği, davacının çek bilgilerini çekin ibrazından önce nasıl ve nereden öğrendiğini izah edemediği hususları da dikkate alındığında davacının davasında haksız olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN KARARI Dairemizin 15.06.2023 tarih, 2020/1678 esas, 2023/705 karar sayılı kararı ile, ''... eldeki davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının kabul edilmesi gerektiği, bu kabule göre imzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, def'inin herkese karşı ileri sürülebileceği, son hamil davalı bankanın iyi niyetli olmasının da durumu değiştirmeyeceği, davacının çek bilgilerini  çekin ibrazından önce nasıl ve nereden öğrendiğini izah edememiş olmasının salt davanın reddine yeterli olmadığı, aksi yöndeki değerlendirmelerin hatalı olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı vekili tarafından, icra dosyasına ödemede bulunulduğu iddia edilmiş olmasına göre, Mahkemece yapılacak iş; ödeme iddiası araştırılarak, ödeme yapıldığı taktirde davanın istirdat davasına dönüşmüş olacağı gözetilmek suretiyle, varılacak sonuca göre bir karar verilmesidir...'' şeklinde gerekçeyle HMK'nun 353/1-a.6 maddesine göre kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda;  İstanbul ... İcra Dairesi'nin cevabi yazısında, ... esas sayılı dosyasında davacı borçlu tarafından 04/10/2017 tarihinde 37.514,35 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, 17/05/2016 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... Bankası Otosanayi Şubesine ait, ... nolu, keşidecisi ..., lehtarı ...  İnş. San. Ve Tic. A.Ş olan çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; davacı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına  yatırılan 37.514,35 TL nin istirdatı talebinin kabulü ile; ödeme tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans  faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  menfi tespit davasına konu defiler şahsi defiler olup TTK m. 687/1 hükmüne göre de çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceğinden temlik alan iyi niyetli 3. kişi olarak aleyhlerine kurulan hükmün hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından temlik alınan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ise, davalı banka kadar müvekkili şirketin de iyi niyetli hamil sıfatında olduğunu, bu durumda takibe konu olmuş olan çekte, müvekkili şirketin, ciro silsilesini incelemekten başka imza sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmadığı gibi çekin takibe konu olmuş olması itibariyle böyle bir imkanı da bulunmadığını, müvekkili şirketin temlik sözleşmesine dayalı güven neticesinde takibi temlik aldığını ve takibe alacaklı sıfatıyla devam ettiğini, bu bağlamda iyi niyetli müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Diğer yandan müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle beraber; dosyanın bütünü incelendiğinde hükme esas alınan 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde raporun ilgili Adli Tıp ihtisas dairesinden alınmadığı, adli grafoloji teknikleriyle incelenmediği, yeter sayıda ve imza tarihinden öncesine ve sonrasına ait imza örneklerinin referans alınmadığının görüleceğini,  raporun yalnızca 4 adet örnekten ve teknik inceleme içermeyen görüntüsel incelemelerden oluştuğunu, adli tıp incelemesi içermeyen bir raporun kabul edilemeyeceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı dava ve takip konusu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle davalı tarafından istinaf başvurusuna konu edilmiştir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/139 Esas 2018/554 Karar sayılı dosyasında, eldeki davaya konu çekin de aralarında bulunduğu üç adet çek yönünden aynı davacı tarafından dava dışı lehdar ...A.Ş aleyhine menfi tespit davası açıldığı, bu davada yapılan yargılama sonucunda; davaya konu çekler üzerindeki imzaların davacı eli ürünü olmadığı, ayrıca incelenen ticari defterlere göre davacının davalıya borçlu değil aksine alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf edilmemesi üzerine 26.06.2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bu karar davalı tarafın farklı olması nedeniyle eldeki dava açısından kesin hüküm niteliği taşımasa da, güçlü delil olarak kabul edilmiştir. Zira söz konusu dava çekin lehdarı aleyhine açılmış, eldeki dava ise çeki ciro silsilesiyle devralan son hamil bankaya karşı açılmıştır. Dolayısıyla, gerek eldeki dava dosyasına sunulan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu ve gerekse  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/139 Esas 2018/554 Karar sayılı kararı dikkate alındığında, eldeki davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının kabul edilmesi gerektiği, bu kabule göre imzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, def'inin herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Dairesi'nin cevabi yazısına göre; ... esas sayılı dosyada, davacı borçlu tarafından 04.10.2017 tarihinde 37.514,35 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, kendiliğinden istirdata dönüşen eldeki davada, ödenen bu miktarın istirdadına karar verilmesi gerektiğinden, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/09/2023 tarih ve 2023/424 E., 2023/572 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.562,61 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 640,65‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.921,96‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10c301b18828af63","SID":"f96f69e43319c7e1"}}