{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/406 <br>KARAR NO\t\t: 2024/330<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/393 Esas - 2023/1071 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli 2023/393 Esas - 2023/1071 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası AŞ. Fevzipaşabulvarı Şubesine ait, ... Şti. emrine yazılı, 31.10.2023 vade tarihli, 3902773 seri numaralı, 70.000-TL bedelli çek, -... Bankası AŞ. Fevzipaşabulvarı Şubesine ait, .... Şti. emrine yazılı, 30.11.2023 vade tarihli, 3902774 seri numaralı, 70.000-TL bedelli çek, ... Bankası AŞ. Fevzipaşabulvarı Şubesine ait, .... AŞ. emrine yazılı, 30.09.2023 vade tarihli, 3902771 seri numaralı, 150.000-TL bedelli çek, ... Bankası AŞ. Fevzipaşabulvarı Şubesine ait, .... Şti. emrine yazılı, 30.09.2023 vade tarihli, 3902772 seri numaralı, 90.000-TL bedelli çeklerin kaybolduğundan bahisle çekler üzerine ödeme yasağı konulmasını ve çeklerin zayi sebebiyle iptallerine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince;  \"....davanın çek iptali istemine ilişkin olduğu, davacı şirketin keşideci sıfatını taşıdığı, bu durumda davacının yetkili hamil olmadığı, 6102 sayılı TTK'nun 651 maddesi uyarınca çek iptali davasını ancak hamilin açabileceği, keşidecinin zayi sebebiyle çek iptali davası açmakta aktif husumet ehliyeti olmadığı dikkate alınarak davanın reddine....\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, .... Şti. ve ... A.Ş. şirketleri ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, müvekkili şirket bu ticari ilişkileri kapsamında dava konusu çekleri keşide ettiğini, müvekkil şirket yetkilisi ... söz konusu çekleri keşide etmiş ise de, müşterilerine göndermeden önce yaptığı araştırmada çekleri bulamadığını, çeklerin hangi tarihte ne şekilde kaybolduğunun belirsiz olduğunu, ancak sonuç itibariyle dava konusu çeklerin müvekkilin zilyetliğinden rızası dışında çıkmış olduğundan artık zayi konuma geldiğini, mahkemece her ne kadar müvekkilin keşideci olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu değerlendirme yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, (İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/827 E. ve 2022/664 K. sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2018/1227 E. ve 2020/321 K. numaralı kararı) Yargıtay çek istirdadına yönelik bir davada; çekin imzalanarak müşteriye (alacaklıya) gönderilmesi sırasında kargoda kaybolan bir çekte, yetkili hamilin çeki gönderen kişi (yani davacı) olduğunu kabul ettiğini, somut olayda da dava konusu çeklerin henüz alacaklı firmalara gönderilmeden müvekkilin zilyetliğinde kaybolduğunu, dolayısıyla aslında çek alacaklısı olan firmalar çekte hiçbir zaman hamil olmadığını, yetkili hamil keşideci olan müvekkili olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir, <br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardandır. <br> Davacının keşidecisi sıfatıyla bu davayı açtığı ve keşideci murisin mirasçısı olması sebebiyle halefiyet yoluyla keşideci sıfatına sahip olduğunun davacının kendi kabulünde olduğu, bu hususta bir tereddüt bulunmadığı, ancak keşidecinin zayi nedeniyle çek iptali istemi hakkı bulunmadığı, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil de olduğu, keşidecinin (hesap sahibinin) iptal kararı almakta hiç bir hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait oldukları, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. ( benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarihli 2016/10022 - 2018/2952 sayılı ilamı ).<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak  davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin  İzmir 5. Asliye ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli 2023/393 Esas - 2023/1071 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d51459dcf5a7fe68","SID":"f75f2a2ccec9eff8"}}