{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/457 <br>KARAR NO\t\t: 2024/358<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024 <br>NUMARASI\t\t: 2023/579 Esas - 2024/16 Karar <br>MAHKEMENİN 2023/579 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDÜN;<br>MAHKEME DOSYASI İLE BİRLEŞEN İZMİR 5. ATM 2023/883 ESAS - 2023/878<br>KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 tarihli 2023/579 Esas - 2024/16 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2022/990 Esas sayılı dosya yönünden geçerli olmak üzere davalı şirketin ihyası talebi ile dava açmak üzere 1 aylık kesin süre verildiğini, süresi içinde davalı şirketin ihyası davasının açıldığını, dava konusu şirket hakkında davacı tarafça İzmir Arabuluculuk bürosuna müracaat edildiği ve 26.10.2022 gününde anlaşmama tutanağıyla konu ve taleplerinin sonuçlandığını, bunun üzerine 15.12.2022 tarihinde dava konusu... Şirketine dava açıldığını ancak arabuluculukta anlaşmama tutanağı ile taraflarına dava açılması sırasında dava konusu şirketin tasfiye işlemlerini yaptığını, dava konusu şirketin davacıya olan borcunu bildiği ve bilahare yaptıkları arabuluculuk müracaatında da vekili kanalıyla temsil edilmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak bu şekilde bir dava açılacağını bilmesine rağmen tasfiye yoluna geçtiğini, bu sebeple İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ara kararı gereğince bu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirtmiş , ...nde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Şti” nin Şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve ...ine yeniden tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen dosya yönünden davacı vekili İzmir 5. ATM'ye verdiği 03/11/2023 tarihli  dava dilekçesinde özetle; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülmekte olan şirket ihyası davasında 02/11/2023 tarihli ara kararın 3 numaralı bendi gereğince Tasfiye memuru ... hakkında dava açıp dosya  ile birleştirilmesini sağlamak üzere yetki ve süre verildiğini, bu sebeple tasfiye memuru davalı hakkında mahkemeye dava açma zarureti hasıl olduğunu, mahkeme dosyasının da aynı taraf ve konular hakkında derdest dava dosyası olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/579 Esas sayılı dosyasıyla tevhidine karar verilmesinin talep edildiğini, dava konusu şirket hakkında davacı tarafça İzmir Arabuluculuk bürosuna müracaat edildiği ve 26.10.2022 gününde anlaşmama tutanağıyla konu ve taleplerinin sonuçlandığını, bunun üzerine 15.12.2022 tarihinde dava konusu ... Şirketine dava açıldığını ancak arabuluculukta anlaşmama tutanağı ile dava açılması sırasında dava konusu şirketin tasfiye işlemlerini yaptığını, dava konusu şirketin davacıya olan borcunu bildiği ve bilahare yapmış oldukları arabuluculuk müracaatında da vekili kanalıyla temsil edilmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak bu şekilde bir dava açılacağını bilmesine rağmen tasfiye yoluna geçtiğini, bu sebeple İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ara kararı gereğince davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirtmiş ,  mahkeme dosyasının da aynı taraf ve konular hakkında derdest dava dosyası olan İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/579 esas sayılı dosyasıyla tevhidine ve ... 'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Şti ' nin şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve ...ine yeniden tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı ...nün cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 04/04/2017 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, 31/10/2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...‘ın seçildiği, 03/08/2022 tarihli genel kurul kararı ile  unvan ve işletme kaydının ...nden silinmesine karar verildiği ve 07/12/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte Müdürlüğün, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın, T.T.K.nun 32. maddesine dayalı bir dava olmadığından, Müdürlük aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Şti. tasfiye memuru ... adına mahkemece usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmaya da katılmadığı tespit edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"....davacı tarafça dava dışı Tasfiye Halinde ...  Şirketi'nin ... kaydının  terkinine karar verildiği ancak dava dışı şirkete karşı devam eden dava bulunduğundan bahisle şirketin ihyasına karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin tasfiye sonucu terkin edildiği anlaşıldığından tasfiye memuru ... hakkında İzmir 5. ATM'nin 2023/878 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu dosyanın dosyamız ile birleştirilerek yargılamanın dosyamız üzerinden sürdürüldüğü, dava dışı Tasfiye Halinde ...  Şirketi'nin 04/04/2017 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, 31/10/2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...‘ın seçildiği, 03/08/2022 tarihli genel kurul kararı ile  unvan ve işletme kaydının ...nden silinmesine karar verildiği ve  07/12/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silinmesine karar verildiği, dava dışı şirket ile ilgili devam eden dava bulunması dolayısıyla davacının dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ... tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya  aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ...nun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ...aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği , davalı tasfiye memuru ... ' ın dava dışı  şirket hakkında davacı tarafça Franchising sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile ilgili dava açmak üzere ara buluculuk yoluna başvurulduğundan haberdar olmasına rağmen söz konusu sürecin tamamlanmasını beklemeden  şirketin sicil kaydının terkinine sebebiyet verdiği  bu sebeple yargılama gideri ve vekalet ücretinden  sorumlu tutulmasının   gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, dava ve birleşen davanın kabulüne....\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Birleşen dosya davalısı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil tasfiye işlemlerini usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 31/10/2021 tarihli genel kurulu kararı ile  tasfiye memuru olarak seçilmiş olup 07/12/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapıldığı tarihe kadar şirketin tasfiyesini kanuna uygun olarak gerçekleştirildiğini, işbu işlemler yapılırken ... tarafından yapılan tetkik işlemlerinde bir usulsüzlük tespit edilmediğini, davacı tarafça Franchising sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile ilgili dava açmak üzere arabuluculuk yoluna başvurulması üzerine müvekkilinin tasfiye memuru olarak atandığı Tasfiye Halinde ...  Şirketi arasında arabuluculu eşliğinde müzakereler yapıldığını, ancak davacı tarafın kabul edilemez istekleri nedeniyle arabuluculuk görüşmesi anlaşmama olarak sonuçlandığını, müvekkilinin bu görüşmeler devam ederken şirketin olağan tasfiyesi işlemlerini kanuna uygun olarak gerçekleştirdiğini, tasfiye aşamasında müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, tasfiye prosedürünün hukuka uygun olarak yerine getirildiğini, tasfiye ve terkin tarihlerinde böyle bir dava veya alacak şirket kayıtları nezdinde gözükmediğini, tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerini gerçekleştirmede bir kusurunun bulunup bulunmadığına bakılmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, somut olayda müvekkilinun herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, ihya şartlarının oluşmadığını, müvekkilinni arabuluculuk aşamasının tamamlanmasını beklediğini,  arabuluculuk aşamasının tamamlanmasından sonra karşı tarafın dava açıp açmayacağı, şayet açacak ise ne zaman açacağı müvekkilinun sorumluluğunda olmayıp söz konusu dava ile ne zaman muhatap olunacağını da bilebilecek konumda olmadığını, tasfiye giriş genel kurulda alınan 31.10.2021 tarihli kararı ile olduğunu, bu karar doğrultusunda müvekkil tasfiye memuru olarak atandığını, yine 03.08.2022 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ...inden silinmesine karar verildiğini ve 07.12.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydı sicilden silindiğini,  davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu arabuluculuk son tutanağı tarihinin 26.10.2022 olduğu görüldüğünü, genel kurulda alınan tasfiye kararı tarihi ve unvan ile işletme kaydının ...inden silinmesine ilişkin genel kurul kararı tarihi, arabuluculuk tarihinden çok önce olduğunu, bu durumda müvekkilin tasfiyede bir kusurunun bulunmasının ispatlanamadığını, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, salt arabuluculuk gerekçe gösterilerek davacının hukuki yararının bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, kaldı ki arabuluculuk aşamasının tamamlandığını, tüm bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava;  ...inden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan dava dışı şirketin derdest dava nedeniyle yeniden ihyası istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm birleşen dosya davalısı ... vekili  tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-Şirketin tüzel kişiliği ...inden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ...inden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>...inden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Somut olayda; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/990 Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ... Şti., davalının ... Şirketi, davanın alacak davası olduğu, davanın 15/12/2022 tarihinde açıldığı, davacı tarafça davadan önce ara buluculuğu baş vurulduğu, arabuluculuk son tutanağının 25/10/2022 tarihinde düzenlendiği, mahkemece 12/07/2023 tarihli celsede, davacı vekiline davalı şirketin ihyası konusunda dava açıp beyanda bulunmak üzere bir aylık kesin süre verildiği, dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı Tasfiye Halinde ...  Şirketi'nin 04/04/2017 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, 31/10/2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...‘ın seçildiği, 03/08/2022 tarihli genel kurul kararı ile  unvan ve işletme kaydının ...nden silinmesine karar verildiği ve  07/12/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silinmesine karar verildiği, dava dışı şirket ile ilgili devam eden dava bulunması dolayısıyla davacının dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu görülmektedir.<br>2-6100 sayılı HMK' nın 326/1 maddesine göre ise; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.<br>Buna göre; davalı tasfiye memuru aleyhine hüküm kurulduğuna göre HMK' nın 326/1 maddesi uyarınca istinaf eden davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Birleşen dosya/davalısı Hakan vekilinin  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 tarihli 2023/579 Esas - 2024/16 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"261d270028f42777","SID":"39ec044680f6a9eb"}}