{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1678 Esas<br>KARAR NO: 2024/321 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/931 Esas - 2022/1102 Karar<br>TARİHİ: 21/11/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketine; nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'ne ait ahşap levha cinsi emtianın Çerközköy sevkiyatı esnasında hasar gördüğünü, müvekkili şirketin eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırmış ve söz konusu hasar için sigortalısına 10.100,24 TL hasar tazminatı ödediğini, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin TTK madde 472 gereği sigortalısının kanuni halefi olduğunu ve alacağını tahsil amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün  ... sayılı dosyası ile takibi yaptıklarını, ancak borçlunun takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ve takibin devamına, davalının alacağın asgari %20'si kadar icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki davaya konu edilen taşımanın Almanya-Türkiye arası kara yolu ile uluslararası taşıma olduğunu, bu çerçevede, işbu davaya konu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekeceğini, buna göre zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, uyuşmazlığa konu emtianın 03.03.2011 tarihinde alıcıya teslim edildiği ve taşıma esnasında oluştuğu iddia edilen hasara dair ödemenin 18.04.2011 tarihinde sigortalısına yapıldığını, taşımadan kaynaklanan hak ve alacakların, CMR m. 32/a hükmü uyarınca, eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yılda zamanaşımına uğramakla ve işbu dava ile itirazın iptali istenen icra takibi 1 yıllık süre içinde açılmamış olmakla davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, Almanya'da emtianın teslim alındığı noktada/ fabrika sahasında, yüklemeyi dava dışı gönderen yabancı şirketin fiilen gerçekleştirdiğini, huzurdaki davaya konu mallarda, taşıma esnasında hasar olduğu varsayılsa dahi, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığını, üstlenmediği ve bilfiil yapmadığı yükleme-istifleme-boşaltma edimleri eğer kötü ifa edilmiş ise bununla ilintili hasar sorumluluğunun da bunu bilfiil ifa edene, kifayetsiz ambalajlayana/kötü yükleyene/dava dışı gönderen firmaya/ve tahliye eden, boşaltan alıcı şirkete ait bulunduğunu, bu nedenle de davacı sigortacının ödediği tazminatın uhdesinde kalacağını, taşıma esnasında kifayetli bir ambalajlama ve/veya istiflemeye rağmen, mala zarar verecek bir kaza vb hiçbir vakıa yaşanmadığını beyanla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama ücretleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 21/11/2022 tarih ve 2021/931 Esas - 2022/1102 Karar  sayılı kararında;\"Dava; uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklı zararın rucüen tazmini için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı dava dışı alıcıya ait emtianın, Almanya- Türkiye (Çerkezköy) arası taşıma işinin davalı tarafça yapıldığını, sigortalı emtianın alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, alıcı sigortalılarına hasar bedelini sigorta poliçesi kapsamında ödediklerini ve sigortalılarının haklarına halef olduklarını, hasardan sorumlu davalıya rucü şartlarının oluştuğunu, ödedikleri hasar bedelinin tazmini için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça CMR- Uluslararası hamule senedi fotokopisi dosyaya sunulmuş olup, davalı tarafça örneği sunulan hamule senedine göre taşımaya konu emtia varma verinde hasarlı olarak teslim alınmıştır. Bu belgelere göre taşınan emtianın varma yerine hasarlı olarak teslim edildiği sabittir. Belgelerden ve taraf beyanlarından emtianın varma yerinde 03/03/2011 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu takip ise takip dosyasına göre 12/04/2012 tarihinde başlatılmıştır. CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.CMR'nin 32/1. Maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, işlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir.<br>Davacının, sigortalısına ait emtianın davalı tarafından nakliyesi sırasında hasara uğrayıp uğramadığı, hasar sebebiyle davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, hasar sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecekse miktarının ne olduğu hususlarından önce davalının, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığına ilişkin itirazını değerlendirmek gerekmiştir. Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısı ...San. AŞ.'nin taşımaya konu emtiasını taşımadan kaynaklı risklere karşı 01.03.2011 tanzim tarihli ve ... poliçe numaralı nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığı, taşıma işinin davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısı ... San. AŞ. tarafından ithal edilmek üzere ahşap levha emtiasının Almanya'dan Türkiye/Çerkezköy'e nakliyesine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... San. AŞ.'nin taşıtan, davalının ise akdi taşıyan olduğu,  emtianın nakliye sonrasında Çerkezköy'de bir antrepoya 03.03.2011 tarihindeki  boşaltma sırasında hasarlı olduğunun tespit edildiği, 07.04.2011 tarih ve ... numaralı nakliyat sigortası ekspertiz raporu tanzim edildiği, rapora göre ''... Sigortalı firma kalite kontrol yetkililerince yapılan hata durum analiz raporunda emtiaların Sunta köşelerinde kırık, Sunta yüzeylerinde sürtme izleri, Dengesiz yük nedeniyle suntalarda tolerans dışı sehim olduğu görülmüş olup, .... hasarlı ürünler üretim aşamasında denenmiş olmasına karşın gerek köşelerde bulunan kırıklar, gerekse suntalarda oluşan tolerans dışı sehim nedeni ile üretime alınamayacağının belirtildiği, toplam hasar miktarının 10.100,00-TL olduğu tespit ve sonucuna yer verildiği,  işbu bedelin 18.04.2011 tarihinde davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödendiği, davacının  Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün  ... sayılı takip dosyasında alacağını tahsil etmek için 12.04.2012 tarihinde  icra takibi başlattığı, 30.04.2012 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı vekili tarafından 16.05.2012 ve 16.07.2013 tarihlerinde icra dosyasına talepte bulunulduğu, yetki itirazı üzerine dosyanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğüne gönderildiği, bu dosyadan gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. CMR 32/1 cümlesi hükmüne göre yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içerisinde açılması gerektiğinin düzenlendiği, zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim tarihinde başlayacağının kabul edilmesi gerektiği, yükün taşıyıcıya teslim tarihinin ise 03.03.2011 olduğu, bu durumda CMR 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim alındığı 03.03.2011 tarihinden itibaren başlaması gerektiği, bu tarihten itibaren davacının talebinin en geç 03.03.2012 tarihine kadar yapması  gerektiği, oysa davacının ilk olarak icra takibini 12.04.2012 tarihinde başlattığı, CMR Konvansiyonu 32/1. maddesine göre CMR sözleşmesine göre yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerektiğine ilişkin düzenleme dikkate alındığında işbu davanın bir yıllık süreden sonra açılmış olduğunun ve davalının zamanaşımı itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak zamanaşımı süresinde açılmayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.\" gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, Mahkeme, CMR'nin 323. maddesinde hüküm altına alınan 1 yıllık süre dikkate alınarak davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmişse de daha önce cevaba cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere; CMR'de bahsi geçen 1 yıllık dava zamanaşımı süresinin, sözleşme tarafları hakkında olduğunu ve müvekkili sigorta şirketinin işbu sözleşmenin tarafı olmadığını, bununla birlikte sözleşmenin tarafı olmayan sigorta şirketinin, hasarın gerçekleştiği anda hasarı bilmesinin de mümkün olmadığını, hal böyle iken zamanaşımı süresinin müvekkili şirket yönünden hasar tarihinden itibaren işlemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığının açık olduğunu, müvekkili şirketin hasar ödemesi akabinde TTK madde 1472 gereği sigortalısının kanuni halefi olduğunu, müvekkili sigorta şirketine, nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı ... A.Ş'ne ait ahşap levha cinsi emtianın davalıya ait ... plakalı araçla Almanya-Çerkezköy sevkiyatı esnasında hasar gördüğünü, müvekkili şirketin eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırdığını ve söz konusu hasar için sigortalısına 18.04.2011 tarihinde 10.100,24 TL hasar tazminatı ödediğini, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin TTK madde 1472 gereği sigortalısının kanuni halefi olduğunu, işbu davada müvekkili şirket rücu alacaklısı olup zamanaşımı süresinin hasarın kendisine ihbar edilip zarar sorumlusu ve zarar miktarına muttali olup, zararı poliçe limitleri dahilinde ödediği tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, buna göre müvekkili şirket tarafından 12.04.2012 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davalı tarafa genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığından Mahkeme tarafından hukuka aykırı hüküm kurulduğunu;İşbu itirazın iptali davasının zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği ortada olup davanın esasına girilmesi gerekirken zamanaşımı yönünden usulden red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, uluslararası karayolu ile taşıma sırasında hasara uğrayan sigortalı emtia için ödenen hasar tazminatının taşıyıcıdan rücuan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamına ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, davacı sigorta şirketi dava dışı sigortalısına ait emtianın kısmi hasarı nedeniyle 18.04.2011 tarihinde 10.100,24 TL ödeme yapmış ve TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olmuş, yani sigortalısının yerine geçmiştir. Dava sigorta şirketi ile sigortalı arasında olmayıp, sigortalısına ödeme yaparak yerine geçen sigorta şirketi hakkında sigortalı ile taşıyıcı arasındaki taşıma sözleşmesinin tabi olduğu zamanaşımı süresi geçerli olacaktır. Buna göre dava konusu uyuşmazlık, uluslararası karayolu ile eşya taşımacılığından kaynaklandığından çözümünde CMR hükümleri uygulanacaktır. CMR'nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi 1 yıl olarak kabul edilmiş, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise süre 3 yıl olarak belirlenmiştir. Davacı tarafından, zarara davalının bilerek kötü hareketinin neden olduğu iddia edilmediği gibi, dosya kapsamında bulunan ekspertiz ve bilirkişi raporlarında da bu yönde bir tespit yapılmadığından, zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabul edilmesi gerekir. 1 yıllık zamanaşımı süresi emtianın teslim tarihi olan 03.03.2011 tarihinde başlamış ve davacı tarafından davalıya, Konvansiyonu'nun 32/2. maddesi uyarınca zamanaşımının durmasını sağlayabilecek yazılı bir bir tazmin talebinde de bulunulmadığından icra takibinin başlatıldığı 12.04.2012 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur. Mahkemeca davanın zamanaşımının geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75fd65666b9944ae","SID":"a62c7c4cbe70c70d"}}