{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/130 <br>KARAR NO: 2024/196<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/11/2023<br>NUMARASI: 2023/340(D. İş)- 2023/341 Karar<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; 08/07/2023 düzenleme, 30/10/2023 vade tarihli ve 55.000,00 TL bedelli senedin ödenmediğinden bahisle, alacağı karşılayacak miktarda borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve avukatlık ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ HACİZ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda; 13/11/2023 tarihli kararında;\"...Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nun 257/1.maddesinde \" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" denilmiştir. Muaccel olmuş bir alacak için ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması gereklidir. İİK.nun 45 nci maddesi uyarınca, bir alacak rehinle temin edilmiş ise, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Alacağın rehinle temin edilmemiş bölümü için ihtiyati haciz kararı istenmesi ve genel haciz yolu ile takip yapılabilmesi mümkündür. Talep incelenmekle; talep dayanağı senedin TTK da öngörülen unsurları taşıdığı dolayısıyla da senet vasfında olduğu, senedin vadesinin geldiği, dolayısıyla alacağın muaccel hale geldiği, talepte bulunanın senet alacaklısı, borçlununda senet borçlusu olduğu anlaşılmış olup, beliren durum karşısında, İİK.md.257 de öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu anlaşıldığı kanaati ile talebin kabulü ile\" 55.000,00 TL bedel üzerinden %15 (8.250 TL) oranındaki teminat karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarından borcu karşılayacak miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına\" karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf arasında dosyaya sunulan Anlaşma ve Taahhütname yapıldığını, buna istinaden bir kısım senetler düzenlendiğini, sözleşmenin 4. maddesi gereği 50.000,00-TL ön ödeme (peşinat) ödeme 4 ayrı havale ile yapıldığını, sözleşmenin dökümünde kararlaştırılan KDV için 5.000,00-TL yatırıldığını ve toplamda 100.000,00-TL'lik fatura ve faturanın ödendiğini gösterir dekontu dosyaya sunduklarını , sözleşmenin 4. maddesinde kararlaştırılarak verilen 5 senetten 4 tanesi müvekkili tarafından banka kanalı ile ödenerek senet asılları alındığını, buna rağmen karşı tarafın malları gecikmeli olarak teslim ettiğini, son senet olan 55.000,00-TL'nin sipariş edilen malların eksik getirilmesi ve defolu olduğu tespit edilen malların iadesi sonucu bu malların da yenisi getirilmediğini ve bu nedenle tamamının ödenmediğini, sözleşmenin 5. Maddesi gereği, teslimde gecikilen her gün için senet ödeme günü 5 gün ötelendiğini, bu nedenle 30/10/2023 tarihli 55.000,00-TL senet/bono ödenmediğini, karşı tarafın kötü niyetli olarak bu senedi ihtiyati hacze konu ettiğini, karşı tarafın teslimini gerçekleştirmediği malların bedelini istediğini ve bu noktada kendisi açıkça temerrüde düştüğünün ortada olduğunu, sonuç olarak mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararına itirazıın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılarak iptal edilmesini, %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI (EK KARAR): İlk Derece Mahkemesince verilen 2023/340 D.İş - 2023/341 sayılı ve 20/12/2023 tarihli ek kararı sonucunda; \"...Talep; İİK 265 maddesine dayalı ihtiyati haciz talebine itirazdan ibarettir. İİK'nın 265. maddesi uyarınca borçlular, kendilerini dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze hangi sebeplerle, hangi sürelerde itiraz edilebileceğine, mahkemece itiraz üzerine ne suretle inceleme yapılacağına dair düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan maddenin 4. bendinde ihtiyati hacze itiraz üzerine mahkemenin iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, şu kadar ki, iki tarafın gelmemesi halinde dahi evrak üzerinde inceleme yaparak karar vereceği düzenlenmiştir. İİK 265/3. maddesine göre, mahkeme gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. İleri sürülmeyen bir itiraz sebebine dayalı olarak ihtiyati haczin kaldırılması mümkün değildir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;  İhtiyati hacze itiraz sebepleri İİK'nın m.265. Maddesinde \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki..\" tahdidi olarak sayılmış olup borçlu yalnızca mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Bir başka deyişle, ihtiyati hacze itiraz sebepleri; ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat olmak üzere tahdidi olarak sayılmıştır. Bu sebepler dışındaki itiraz nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmeyecektir. Davacının rapora itirazları dikkate alındığında ileri sürülen bu sebepler bunlar arasında sayılmamaktadır. İhtiyati hacze itiraz edenin itirazının reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihtiyati haciz isteyen taraf ile anlaşma ve taahhütname yapıldığını, işbu sözleşmeye konu mal karşılığı 5 adet senet düzenlendiğini, ihtiyati hacze konu edilen son senet olan 55.000,00 TL'nin teslim edilen malların miktar ve tutarı ile iade edilen defolu malların tutarı dikkate alındığında müvekkilinin ihtiyati haciz isteyen alacaklıya 55.000,00 TL tutarlı bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin mal kaçırmaya yönelik bir eylemi olmadığını, malların eksik ve geç teslim edilmesi sonucu kendisinin mağdur edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve tarafların edimleri dikkate alındığında karşı tarafın müvekkiline teslim ettiği toplam ürünler ve bu ürünlerin toplam değerleri ile iade edilen defolu ürünlerin bedelleri toplamı, yapılan ödemeler düşüldükten sonra müvekkilinin bakiye borcunun takibe konu 55.000,00 TL tutardan 35.515,00 TL'sinin ödenmiş olduğunu, kalan bakiye borcun 19.485,00 TL olduğunu, teslim alınan ve defolu çıkan ürünlerin iadesi sonucu yenilerinin teslim edilmediğinden ve bu ürünlerin bedeli olan 6.430,00 TL tutarın sayın mahkemece kabul görmemesi halinde müvekkilinin ihtiyati haciz isteyene olan bakiye borcunun 25.915,00 TL olarak kaldığını, ihtiyati haciz isteyen tarafın yapılan kısmi ödeme ve iade olunan ürünlerin yerel mahkemeden gizlenilmek suretiyle 55.000,00 TL tutarlı bononun tamamının ihtiyati hacze konu edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu nedenle kurulan ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz isteyen vekilinin dosyaya ve ihtiyati hacze itiraza karşı katkısı bulunduğundan söz edilemeyeceğini, dolayısıyla kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretine hak kazanamayacağını, yani ihtiyati haciz isteyen lehine ikinci defa vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE : Talep; İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemenin 13/11/2023 tarihli ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine 20/12/2023 tarihli ek  karar  ile itirazın reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı borçlu  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).  Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Somut olayda; ihtiyati hacze dayanak bononun ihdas sebebi olan bir kısım malların alacaklıya iade edildiği ve yenisinin gönderilmediği,  borçlu ile bono üzeride herhangi bir sıfatla adı ve imzası bulunmayan şirket arasındaki anlaşmanın şartlarının yerine getirilmediği gerekçeleri ile ihtiyati hacze itiraz edilmiş ise de tüm bu  iddiaların ihtiyati hacze dayanak bono ile ilgili olup olmadığı hususunun ihtiyati haciz aşamasında belirlenme imkanının bulunmadığı, ancak açılacak bir menfi tespit davasında değerlendirilecek hususlar olduğu anlaşılmaktadır. Yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8eb32751c916f73b","SID":"38fde6fc927ac909"}}