{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2085 Esas <br>KARAR NO: 2024/375 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/361 Esas - 2023/627 Karar <br>TARİHİ:12/07/2023<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ: 04/04/2023<br>BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/412 Esas)<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Esas davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili şirket ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı ihyası talep edilen ... Limited Şirketi arasında 16/07/2019 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi (“Sözleşme”) tanzim ve imza edilmiş olup, tarafların bu sözleşme uyarınca karşılıklı yükümlülükler altına girdiklerini, ihyası talep edilen ... Limited Şirketi anılan sözleşmeye aykırı davrandığından müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına vaki itiraz üzerine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, yargılama sırasında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... Limited Şirketinin tasfiye edildiğinin ve ihyası için 1 aylık kesin sürede dava açılmasına dair 30.03.2023 tarihli müzekkere gönderilmesi üzerine huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Esas davada Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkil müdürlüğe yöneltildiğini, oysaki davanın Yargıtay içtihatlarına göre tasfiye memuru  ... yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca müvekkil davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini; talep etmiştir. Birleşen davada dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen ... anılan sözleşmeye aykırı davrandığından müvekkil şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, icra dosyasına vaki itiraz üzerine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/990 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, yargılama sırasında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... şirketinin tasfiye edildiği ihyası talep edilen ... anılan sözleşmeye aykırı davrandığından müvekkil şirket tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, icra dosyasına vaki itiraz üzerine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/990 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, dava dosyasındaki işlemlerin sürüncemede kalmaması nedeniyle ihyası ile İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/361 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu gibi usul ve yasaya da aykırı olduğundan reddinin gerektiği, davalıya husumet yönetilmesinin mümkün olmadığını, davalının TTK 545 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak bulunduğu sırada tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini prosedüre göre tamamlamış olduğunu, tasfiye memuru olarak herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddi ile Mahkeme aksi kanaatte davanın kabulüne karar verdiğinde davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini; talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/07/2023 tarih 2023/361 Esas - 2023/627 Karar sayılı kararında; \"İhyası talep olunan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin tasfiye sonu terkin olduğu belirlenmekle, Mahkememizce davacı vekiline, terkin edilmiş şirketin tasfiye memuruna husumet yöneltilerek birleştirme talepli dava açılması için süre verilmiş, verilen süre içinde birleşen dava açılmıştır.Esas ve birleşen dava, Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkememizce ihyası istenen şirketin sicil kayıtları celp edilmiş, 12/09/2022  tarihinde tasfiye sonu terkinine karar verildiği, birleşen dosya davalısı ...'un tasfiye memuru olduğu  belirlenmişitr. Mahkememizce İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990 esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmış, tetkik edilmiş, davacısının dosyamız davacısı, davalısının ihyası talep olunan şirket olduğu, davanın derdest olup 30/03/2023 tarihli muhtıra ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye ile sicilden terkin edildiğinden bahisle TTK 547. madde uyarınca şirketin ihyası için dava açıp, dava bilgilerini bildirmesi için davacı vekiline süre verildiği, buna istinaden işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.  TTK.nun 547/1 maddesinde \"tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. \" düzenlemesi getirilmiştir.Bu kapsamda İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990 esas sayılı dosyasının sürdürülmesi yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılması Mahkememizce zorunlu görülmekle Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin ihyasına dair karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, asıl ve birleşen davaların kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen  Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990  esas sayılı yargılaması ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak Ticaret Sicil'e kayıt ve tesciline, tasfiye memuru olarak davalı ... atanmasına karar verilmiş, yine birleşen davada davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karara karşı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Tasfiye Halinde ... Tic.Ltd.Şti.Tasfiye Memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunmakta olup, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi için iş bu istinaf dilekçesinin verilmesi gerektiğini, Davalı  ...’ a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını; ...'un TTK 545 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak tasfiye işlemlerini tamamladığını, şirketin sicilden terkini için ticaret sicil memurluğuna başvurduğunu ve ticaret unvanı sicilden silinerek  tescil ve ilân edildiğini ve bundan sonra tasfiye memuru olarak  görevinin sona erdiğini; Tasfiye memuru olarak görevi sona eren ...’a husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmayıp, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerekmekte iken davanın kabulune karar verilmesinin yerinde bulunmadığını, Öte yandan ... Tic.Ltd.Şti.’nin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olup, davacının şirketin ihya talebinde korunmaya değer bir hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacı her ne kadar  ... Tic.Ltd.Şti. aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile takip yapmış ise de ... Tic.Ltd.Şti.’nin davacı şirkete hiçbir şekilde borcu bulunmamakta olup, bu nedenle takibe ve borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu; davacı İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990 E.sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış ise de davacının davasının haksız ve mesnetsiz bulunduğunu, İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990 E.sayılı davada kısaca açıklanılması gerekirse; İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/58 D. İş sayılı dosyası ile müvekkili şirketin  sözleşmeye konu işletmede faaliyetine devam etmediğini tespit ettirdiklerini, ürünleri düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde almadığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürerek müvekkilden katkı bedeli ve cezai şart alacağı bulunduğunu iddia etmekte olduğunu ancak davacının tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz bulunduğunu, Taraflar arasında düzenlenmiş olan  01.07.2019 başlangıç tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesinin 12.maddesinde \"Söz konusu İŞLETİCİ’ye Bayi/Distribütörler tarafından pazarlama ve satış harcamalarına destek olmak amacıyla aktarılacak katkılar, işbu Sözleşme’nin 2nci maddesindeki hedefe ve yahut rakip ürünlerin satılmaması koşuluna bağlı olmadan sözleşme süresi boyunca bir kereye mahsus aktarılacaktır.\" hükmünün yer aldığını; anlaşılacağı üzere  katkı bedelinin herhangi bir şarta bağlı olmaksızın müvekkili şirkete verildiğini; hal böyle iken davacının katkı bedelinin iadesini talep etmesinin haksız ve mesnetsiz bulunduğunu,   01.07.2019 başlangıç tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesinin 20.maddesinde; \"işleticinin, Sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmesindeki ürünlerin bulunurluğunun etkin ve süreklilik arz edecek şekilde yapılmaması veya bunun azaltılması, fıçı tesislerinin ŞİRKET'in onayı olmaksızın hiç veya gereği gibi kullanılmaması veya kaldırılması, işletmeyi devretmesi, işletmede iş değişikliği yapması gibi hallerde ŞİRKET veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖRün kayıtlarındaki İŞLETİCİ'den olan alacakları ile ŞİRKET'ten ve/veya BAYİ ve DİSTRİBÜTÖR'den almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile kendisine uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere T.C. Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte ŞİRKET ve/veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR'e nakden ve defaten itirazsız geri ödemeyi ve ayrıca ŞİRKET'e 300.000,00 TL (Üç Yüz Bin ) Türk Lirası cezai şart ile birlikte ŞİRKET ve/veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR'ün kar kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt edilmiştir.\" denildiğini,Ancak sözleşmede bir süre kararlaştırılmamış olup, ortada sözleşme süresi olarak esas alınacak bir sürenin bulunmadığını; bu durumda müvekkili şirketçe sözleşme süresi içerisinde eksik ürün alındığını ileri sürmek haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öte yandan sözleşmenin 20.maddesinde sayılan işyerinin devredilmesi, iş değişikliği yapılması vb. hallerden hiçbirinin gerçekleşmemiş olup, bu yönüyle de davacının müvekkili şirketten  katkı bedeli ve cezai şart talep etmesinin  haksız ve mesnetsiz bulunduğunu, anlaşılacağı üzere davacı tarafın ...Tic.Ltd.Şti’nden alacağı bulunmamakta olup, davacının yeniden tescil isteği korunmaya değer bir hukuki menfaate dayanmadığını,  ... Tic.Ltd.Şti’nin tasfiye işleminin usul ve yasaya uygun bir şekilde yapıldığını, şirketin mevcut borçlarının ödendiğini, gerekli ilanların yapıldığını, yasal prosedür tamamlandıktan sonra şirketin tasfiye işlemlerinin sonuçlandığını ve ticaret sicilden terkin edildiğini; davacının alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile ...Tic.Ltd.Şti’nin hiçbir aktifi bulunmamakta olup, davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, ortada  şirketin borcu bulunmadığı gibi  aktifi de bulunmamakta olup, davacının talebinin yerinde bulunmadığını ancak Mahkemece delillerin toplanılmadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile tasfiye memuru olarak görev yapan müvekkili ... tasfiye işlemlerini resmi prosedüre göre tamamlamış olup, tasfiye memuru olarak herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını ancak Yerel Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,  usul ve yasaya aykırı bir şekilde müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve lehine re’sen görülecek nedenlerle ilk derece mahekemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar; 6102 sayılı TTK'nun 643 maddesi atfı ile 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde ....Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı birleşen davada davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Birleşen davada davalı tasfiye memuru tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, davalıya husumet yöneltilemeyeceği, zira tasfiye işlemlerinin tamamlandığı,  ihyası talep edilen şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı,  davacının ihyası istenen şirkete karşı açtığı itirazın iptali davasının ise haksız olduğu,  ek tasfiye gerektirir bir durum olmadığı, davalı aleyhine haksız olarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği yönündedir. Mahkemece ihyası talep edilen şirketin sicil kayıtları celbedilmemiş, dairemizce İstanbul Ticaret Odası kayıtları ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi  internet sitesi üzerinden yapılan inceleme neticesinde;  ihyası istenen şirketin, 15/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, birleşen davada davalının tasfiye memuru olarak atandığı,  alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı 12/09/2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı,  tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 16/09/2022 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu hususun aynı tarihli sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/990 esas sayılı dosyası kapsamından, davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine 09/12/2022 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, yargılama sırasında şirketin terkin olduğunun anlaşılması nedeniyle, davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiği, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece itirazın iptali davasının dayanağı icra takibi celbedilmemiş olup, dairemizce dosya UYAP sistemi üzerinden işbu dosyaya eklenerek incelenmiş, davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine 09/03/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, ihyası talep edilen şirket vekilinin, o dönem şirket yetkisi olan ... tarafından şirket adına verilen vekaletnameye istinaden 24/03/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.\" hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine başlatılan icra takibinin, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihi olan 16/09/2022 tarihinden önce başlatıldığı, şirket tarafından borca yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, davacının hem anılan icra dosyasında hem de bu icra takibine yapılan itirazın  iptali için açılan davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu, bu davada ihya karraı verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru da atanması zorunlu olduğundan, birleşen davada davalı tasfiye memurunun pasif husumetinin mevcut olduğu,  aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, terkinden önce başlatılan ve derdest olan takip ile  terkinden sonra açılan ve derdest bulunan davanın yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkemece bu gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan birleşen davalı ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen davada davalının, ihya koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.  Davacının, ihyası istenen şirketten itirazın iptali davasına konu ettiği alacağının bulunup bulunmadığı hususu ihya davasının konusu teşkil etmediğinden, buna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memurunun, ihyası istenen şirket aleyhine açılmış derdest icra takibi devam ederken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak, ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, mahkemece tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, birleşen davada davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL'nin birleşen davada davalı tasfiye memurundan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 29/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffc761e39f281e62","SID":"91e731f32d3331c2"}}