{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/90 <br>KARAR NO: 2024/360<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/10/2022<br>NUMARASI: 2022/326 (E) - 2022/661 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; 24/02/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kamyonet kasası ile kapı arasında eli sıkışan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını belirterek şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan; 100.000 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporları kapsamında yapılan değerlendirmede, davalı araç sürücüsünün gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığı, kazanın gerçekleşmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; kazanın Pendik'in en işlek caddelerinden birinde gerçekleştiğini, kaza yerinin tek yönlü araç trafiğine açık dar bir sokak olduğunu, buradaki yaya ve araç trafiğinin çok yoğun olduğunu, bu denli dar bir yolda seyreden davalı araç sürücüsünün üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bu nedenle kusurlu olduğunu, mahkemenin kusura ilişkin değerlendirmesinin olayın gerçekliğiyle bağdaşmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık, davalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunup bulunmadığı, mahkemenin kusur durumuna ilişkin kabul şeklinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce 2020/2341 (E) - 2022/436 (K) numaralı kararla; Davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, dosya içeriğine göre davalı araç sürücüsünün kazada tali oranda (%25) kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olduğu ve tali oranda kusurlu olduğu kabul edilerek, davacının zararlarının hesabına ilişkin kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri doğrultusunda yani maluliyet tespit işlemleri yönetmeliğine göre maluliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise kaza tarihinde çalıştığı iş yerinden maaş bordroları veyahut SGK'dan prime esas kazanç tutarlarını gösterir belgelerin celp edilip varsa itirazları uyarınca yapılacak araştırmadan sonra tespit edilecek geliri üzerinden hesaplama yaptırılıp sonucuna göre karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine karşın  ilk derece mahkemesince kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmeyip \"... önceki kararda olduğu gibi yine davalının kusursuz bulunduğu sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, kusur atfı mümkün görülmediğinden maddi hesap yönünden delil toplanmasına gerek bulunmamış...\" denilmek suretiyle kaldırma kararı öncesindeki kararda olduğu üzere davanın reddine karar verilmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) öngörülen istinaf kanun yoluna ilişkin düzenlemelere göre bölge adliye mahkemeleri hem denetim hem de hüküm mahkemeleri olarak faaliyet göstermektedir. İstinaf incelemesi sonunda gerektiğinde ilk derece mahkemesinin kararını kaldıran istinaf mahkemesi, temyiz incelemesini yapan Yargıtay’dan farklı olarak kararı bozmak yerine yeniden tahkikat yaparak ve hukuka aykırı gördüğü hususları gidererek yeni bir karar verebileceği (HMK md. 353/1-b/2) gibi uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması hallerinde (HMK md. 353/1-a/6) ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine karar verecektir. İstinaf kanun yolunu temyiz denetiminden ayıran en önemli özellik, sadece hukukî incelemenin değil, aynı zamanda maddi incelemenin de yapılmasıdır. Bir diğer deyişle, istinaf kanun yolu ilk derece mahkemesinin nihaî kararlarına karşı başvurulan, maddi ve hukukî denetimin yapıldığı bir kanun yolu olup somut olayda olduğu üzere, HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca ve kesin olarak verilen kaldırma kararına karşı ilk derece mahkemesinin, kaldırma kararında değinilen hususları benimsememesine veya direnmesine imkân tanıyan yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince Dairemizin 2020/2341 (E) 2022/436 (K) numaralı kararı benimsenmeyip kaldırma kararının konusu olan önceki kararla aynı yönde ve Dairemiz kararında belirtilen hususları yerine getirmeyerek verilen karar usul ve kanuna aykırı görülmüş, yargılamaya devamla, kaldırma kararı yerine getirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a893e2051b1cab04","SID":"4e5f54712df6c095"}}