{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1651 <br>KARAR NO: 2024/55 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/05/2023<br>NUMARASI: 2019/82 (E) - 2023/332 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, davalı ...na iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları için ayrı ayrı başvurularda bulunduklarını, iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, bakıcı gideri talebine ilişkin başvuruya ilişkin ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000 TL iş göremezlik tazminatı, 1.000 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000 TL tazminatın kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan azami poliçe teminatı limitleriyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 24/11/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat miktarını toplamda 237.940,40 TL tutarında artırarak 240.505 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.435,40 TL bakım/bakıcı gideri talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne; toplam 240.505 TL sakatlık tazminatının 28/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta limitler dahilinde davalı sigortalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2.435,40 TL bakıcı gideri tazminatının 11/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta limitler dahilinde davalı sigortadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranları arasında çelişki olduğunu, hesaplama yapılırken 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, müterafik kusur i,ndirimi yapılması gerektiğini, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davalı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine  başvurulduğu ve bir miktar ödeme yapıldığı  hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davalı vekilince ek tazminat talebi için başvuru yapılmadığı ve eksik belge nedeniyle işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup, eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü  gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Sigorta şirketleri KTK'nin 98. madde dışında kalan sağlık gideri teminatı kapsamındaki geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe limiti ile sorumludur. Kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay uygulamalarına göre, bakıcı gideri, tedavi giderleri kapsamında olup, trafik sigortasının \"tedavi giderleri\" klozundan ödenmesi gereken bir tazminattır. Dolayısıyla davalı vekilinin geçici bakıcı gideri tazminat talebinin \"sakatlanma teminatı\" kapsamında olması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.  111/2. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.  Somut olayda, davalı tarafından davacıya davadan önce 29/01/2019 tarihinde ödeme yapılmış, ibraname imzalanmıştır. Eldeki davanın KTK'nin 111. maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı ve davalı ...nın ödediği tazminat miktarı ile bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark bulunduğu, dolayısıyla KTK'nin 111/2. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamında talimat yoluyla keşif yapılarak alınan 28/04/2022 tarihli bilirkişi kusur raporunda ve tarafların itirazı üzerine ilk derece mahkemesince İTÜ Makine Mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07/08/2022 tarihli raporda ... plakalı tır şöförü ...'in kazanın meydana gelmesinde %60 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in kazanın meydana gelmesinde %40 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece oluşa uygun, çelişki içermeyen, denetlenebilir bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen 15/11/2021 tarihli ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun tazminat hesabına ve hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. Yargıtay 17. (Kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih, 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu  ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminatın belirlenmesi yerindedir. Kaza tarihi itibariyle davalı ...nın KTK'nin 93. maddesine göre kişi başı sağlık ve tedavi giderleri tazminatı için 360.000 TL, kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı için 360.000 TL limitinde sorumluluğu bulunmasına, mahkemece geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatlarında hükmedilen tutarların teminat kapsamında kalmasına, ... tarafından dava öncesi yapılan ödemenin yasal faizi ile güncellenerek hesaplanan tazminattan tenzilinin  doğru olmasına, davacının kazanın oluşuna ilişkin kusur durumunun tespit edilip, olay oluşumunda her hangi bir müterafik kusuru bulunmamasına, davalı ...nın davacıya iş göremezlik tazminatı yönünden 28/01/2019 tarihinde yetersiz ödemenin yapıldığı tarihin ve bakıcı gideri yönünden de 28/06/2019 başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 11/07/2019 tarihinin faiz başlangıcı olarak alınmasına ilişkin Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.595,25 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 4.148,81 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 12.446,44‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c25a2b91605d9ae1","SID":"3d51c00e2dab947c"}}