{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 20/01/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 19/02/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  müvekkili banka .... / Denizli şubesi ile borçlu .... arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmesi gereğince borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek İzmir 13.Noterliği'nin 10/12/2019 tarih, .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine Denizli 5.İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasından toplam 400.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, borçluların icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile Denizli 5.İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazların iptaline, takibin devamına, borçluların takip konusu borcun %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkiline arabuluculuk davet yazısı ulaşmadığı için toplantıdan haberinin olmadığını, son tutanağın düzenlenmesinin yerinde olmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile .... yönünden konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, TBK'nın 594 ve İİK'nın 303 maddesi şartlarının yerine getirilmeden müvekkiline karşı kefil sıfatıyla icra takibi yapılmasının yerinde olmadığını, müvekkiline banka tarafından hesap kat ihtarı, konkordato mehli gönderilmediğini, müvekkili hakkında ilamsız icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe yapılan itirazın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"... dava dışı asıl borçlu .... ile davacı Banka arasında  18.11.2014 tarihinde 1.500.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı , sözleşmenin 400.000 TL'lik limitine davalı borçlu ... ın 13.04.2017 tarihinde müşterek müteselsil kefil olarak imzaladığı,davacı tarafından sözleşmeye dayalı kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek İzmir 3. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti ile sınırlı olarak , mahkememizce aldırılan 24/11/2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın  kabulüne\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca verilen cevap dilekçesine gerekçeli kararda yer verilmediğini, cevap verilmedi olarak değerlendirildiğini, müvekkiline arabuluculuk davet yazısının ulaşmadığını, toplantıdan haberdar olmadıklarını, son tutanağın düzenlenmesinin yerinde olmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile .... yönünden konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, TBK'nın 594 ve İİK'nın 303 maddesi şartlarının yerine getirilmeden müvekkiline karşı kefil sıfatıyla icra takibi yapılmasının yerinde olmadığını, müvekkiline banka tarafından hesap kat ihtarı, konkordato mehli gönderilmediğini, aynı alacak nedeniyle ilgili olarak müvekkili aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, bu takibin sonuçlanmadan aynı alacak ile ilgili tekrar olacak şekilde ilamsız icra takibi yapılmasının yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazlarının karşılanmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, arabuluculuk son tutanağı içeriğinden davalıya tebligatın yapıldığının anlaşılmasına, İİK. 303 maddesinin uygulanabilmesi için konkordato projesinin tasdikinin gerekmesine, geçici mühlet kararı halinde İİK. 303 maddesinin uygulanamamasına, kararın aşağıda belirtilen bent haricinde yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2-Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ninn 27/09/2021 gün, 2021/7479 Esas ve 2021/7971 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere;<br>İİK'nun 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer almaktadır.<br>Şayet müteselsil kefil, kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını şikayet konusu yapabilir. Müteselsil kefili olduğu borç için ayrıca ipotek alınmış ise, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 586. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için  borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz  kalması  veya  açıkça  ödeme  güçlüğü içinde olması gerekir. Bu hükme uyulmadan müteselsil kefil hakkında takip yapılması halinde takip borçlusu olan müteselsil kefil süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini isteyebilir.<br>Davalı vekili, aynı alacaktan dolayı müvekkili aleyhine Denizi 5. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, bu takip sonuçlanmadan aynı alacak ile ilgili ilamsız icra takibi yapılamayacağını, takip dayanağı alacağın 13/11/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamadığını,  13/04/2017 tarihli kefil kabul beyanının asıl borçlunun imzaladığı 13/04/2017 tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesine ilişkin olduğunu itirazlarında belirtmesine rağmen, mahkemece söz konusu icra takip dosyası getirtilmeden ve davalının ipotek veren konumunda olup olmadığı, ipotek veren konumunda olması halinde kefalet borcunun da rehinle teminat altına alınıp alınmadığı hususunda inceleme yapılmadığı gibi hükme esas alınan bankacı bilirkişi raporunda, takip alacağının davalının kefil sıfatıyla imzaladığı 13/04/2017 tarihli ....numaralı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası celp edilerek, bankacı bilirkişisine banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek takip alacağının davalının kefil sıfatıyla imzaladığı 13/04/2017 tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının ipotek veren konumunda olup olmadığı, ipotek veren konumunda olması halinde kefalet borcunun da rehinle teminat altına alınıp alınmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulmasından ibarettir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/01/2021 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 6.831,00 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.19/02/2024<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fded17cb7ccc452","SID":"315f84ebf03a23e7"}}