{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/552 <br>KARAR NO: 2023/1669 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/11/2020<br>NUMARASI: 2018/32 (E) - 2020/749 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 12/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...nın sorumluluğunda olan plakası tespit edilemeyen aracın 12/11/2014 tarihinde sebebiyet verdiği kaza nedeniyle müvekkilinin sakat kaldığını, tazminat sorumluluğunun davalıda olup maddi tazminatın ödenmesinden ilgili poliçe limiti kapsamında maluliyete istinaden maluliyet teminatının tamamından ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi ve bakıcı giderleri için tedavi teminatının tamamından sorumlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına rağmen müvekkilinin zararlarının karşılanmadığını belirterek, 200 TL geçici iş göremezliğe bağlı maddi tazminatın, 500 TL kalıcı meslekte kazanma gücü kaybına bağlı maddi tazminatın, 200 TL geçici ve tespit edilebilirse kalıcı bakıcı gideri ihtiyacına ilişkin maddî tazminatın, 100 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol, yemek, refakatçi ve sair tedaviye bağlı ek giderlerine bağlı maddi tazminatın, 22/06/2020 tarihli tedavi giderleri yönünden feragat ve bedel artırımına ilişkin beyan dilekçesi ile geçici iş göremezliğe bağlı tazminat talebini artırarak 8.520,83 TL, kalıcı meslekte kazanma gücüne bağlı tazminat talebini artırarak 61.434,90 TL, bakıcı gideri için oluşan maddi zarar talebini artırarak 10.806,30 TL'ye çıkarmış, yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet tespitinin Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılması gerektiğini, kusur ve aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, müterafik ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalının dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 8.520,83 TL geçici ve 61.434,90 TL sürekli işgöremezlik, 10.806,30 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 06/04/2016 tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; tedavi giderleri talebi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya raporunda müvekkilin gelirine ilişkin eksik değerlendirmelerde bulunulduğunu, asgari ücretin çok üzerinde gelirinin olduğunu, kaldı ki asgari ücretin altında bir ücret aldığının kabulünün mümkün olmadığını  belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; varlığı tespit edilemeyen bir araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, davacının SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği alıp almadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihinde 54 yaşında olan davacının gelir elde edebileceği bir işte çalıştığı ispat edilmediğinden geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkilinin bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başladığını, bu nedenle yasal faize hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/...'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bakıcı giderine ilişkin olarak yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi mahkemece alınan 08/02/2019 tarihli maluliyete ilişkin raporda belirlenen bakıcı ihtiyacı süresi için davacının başkasının yardımına muhtaç olması nedeniyle brüt asgari ücret üzerinden bakıcı gideri hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesine, davacının hastaneye başvuru sebebinin trafik kazası olmasına, olayın oluş şekli ve usulüne uygun alınan kusur ve maluliyet raporlarına, davacının sigorta kaydına ve rücuya tabi alacağına ilişkin 23/02/2018 tarihli SGK yazı cevabı da göz önüne alınarak tazminat miktarının hesaplanmasına, davalı ...na başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrasının temerrüt tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin doğru olmasına göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 210,55 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.516,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.380 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 4.136,85‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ile davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94babc4a21f4e3ed","SID":"82e91219ba511eea"}}