{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1081 <br>KARAR NO\t\t: 2024/287<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1359 Esas 2020/62 Karar<br>DAVA\t\t:  İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  06/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  06/02/2024<br><br>\t     Davacı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:                <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   müvekkili banka ile davalılardan ... Şti. ve müşterek borçlu müteselsil kefil ..., ... arasında genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, ödeme yapılmaması üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/5139 esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalıların yetkiye, borca, faiz ve ferilerine itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalıların KGF teminatlı kredilerine fon tarafından 06/09/2018 tarihinde 309.292,00 TL ve 363.284,38 TL ödeme yapıldığını, fon ile banka arasında akdedilen protokol gereği fona ait alacağın takibi banka tarafından yapıldığını, bu nedenle dava değeri alacağın düşürülmediğini ileri sürerek, sonuç olarak; davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalı borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine   karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen  davaya cevap vermemişlerdir. <br>Davalılar vekili 18/11/2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde özetle; kat ihtar tarihinin yanlış hesaplandığını, kullanılan kredinin devlet destekli kredi garanti fonu teminatlı krediler olduğunu, bu teminatın hangi krediler için uygulandığının belirlenmediğini savunmuş ve bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Dava; davalıların icra takibinde asıl alacağa ve diğer fer'ilere yapmış olduğu itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptaline yöneliktir.<br>İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/5139 takip sayılı dosyasında ödeme emrinin borçlu şirkete 19/04/2018 tarihinde diğer borçlulara 16/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 16/04/2018 tarihinde borca itiraz ettikleri görülmüştür. <br>İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/5139 takip sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ...bank T.A.Ş. tarafından, davalı borçlu şirket ve kefil davalılar aleyhine, kredi taahhütnamesi, ihtarname ve hesap özetine istinaden 7 örnek ilamsız takipte ödeme emri ile 783.323,94 TL asıl alacak olmak üzere toplam 846.054,29 TL üzerinden icra takibine başlanıldığı, yapılan icra takibine davalıların süresinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiğinden işbu itirazın iptali davası açılmıştır.<br>Banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 18/11/2019 havale tarihli raporda özetle; 729.264,22 TL ve 54.059,72 TL asıl alacak olmak üzere, toplam 838.652,76 TL banka alacağının bulunduğu belirlenmiştir. <br>Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. <br>Taraflar arasında imzalanan 30/03/2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinin 13.4/e bendinde uyuşmazlık halinde İzmir Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı kabul edildiğinden, davalılar vekilinin yetki itirazına itibar edilmemiş ve işin esasına girilmiştir.<br>KGF teminatıyla sağlanan hazine desteğine ilişkin 31/10/2016 tarih ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6. Md. ve 10/03/2017 tarih 30003 sayılı RG yayınlanan 2017/9969 sayılı kararda aynen korunan \"...temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür. Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılır...\" düzenlemesine yer verildiğinden davalılara kullandırılan KGF teminatlı 927 7V031221 ve 927 9U031222 nolu krediler için kredi teminat fonu tarafından 06/09/2018 tarihinde yapılan 309.292,00 TL ve 363.284,38 TL ödemeler ile ilgili fon alacağının takibinin banka tarafından yapılacağından bu miktarlar düşülmeden yapılan hesaplamalar kabul edilmiştir.<br>Dava konusu olayda; davacı banka ile davalı ... Şti. arasında 30/03/2017 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ve ...'ün sözleşmeyi 6098 Sayılı Borçlar Kanununun kefalet hükümleri doğrultusunda 3.000.000,00 TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşmeye istinaden davalı asıl borçlu şirkete ticari krediler kullandırıldığı, Business kredi kartı tahsis edilerek kullanıma açıldığı, kredi ödemeleri yapılmadığından kredi hesapları 26/02/2019 tarihinde kat edilerek ihtarname keşide edildiği ve davalıların 06/03/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, banka kayıtları ile denetime elverişli ve benimsenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Netice olarak; davacının takip tarihi itibariyle takibe koyduğu asıl alacağı ve fer'ilerinin kısmen yerinde olduğu, kredi sözleşmelerinden kaynaklı banka alacağından davalıların ticari kredi asıl alacağı 729.264,22 TL ticaret KMH ve Business kredi kartı asıl alacağı 54.059,72 TL olmak üzere toplam 838.652,76 TL banka alacağının bulunduğu anlaşılmakla tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>İtirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için usule uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Söz konusu tazminat hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca, takibe konu alacağın likit olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Somut olayda davacı, genel kredi ve teminat sözleşmesi ile kat ihtarına dayalı olarak icra takibi yapmıştır. Bu nedenle borçlular ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumdadır. O halde, %20 oranında icra inkar tazimanıtının kabulü cihetine gidilmiştir. '' gerekçesi ile;<br>HÜKÜM:<br>Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile;<br>1-Açılan davanın Kısmen KABULÜNE, davalıların İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/5139 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; toplam 838.652,76 TL üzerinden devamına, 729.264,22 TL asıl alacak üzerinden %62 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, faizin %5 gider vergisi uygulanmasına, 54.059,72 TL asıl alacak üzerinden %28,08 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, faizin %5 gider vergisi uygulanmasına,<br>Fazla istemin reddine,<br>2-Kabul edilen 838.652,76-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borca ilişkin yapılan itirazların, dava dilekçesinde belirtilen icra takibini geciktirmeye yönelik olduğunu, haksız olarak takibin kesinleşmesinin geciktirildiğini,  İİK 68/B madde hükmü gereğince hesap özetine itiraz etmeyen borçlunun, hesap özetini kabul etmiş sayılacağını, bu hususun, dava dilekçesine eklenen tebliğ şerhli ihtarname ile sabit olduğunu, bilirkişi tarafından temerrüt tarihinde de hataya düşülerek eksik faiz hesabı yapıldığını, buna ilişkin BSMV miktarının da eksik çıktığını, bu sebeple takip taleplerinde belirttikleri alacak kalemleri üzerinden karar verilmesini talep ettiklerini, kısmi red kararının kaldırılarak, davanın tamamının kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, temerrüt tarihinin 06/03/2018 tarihi olmasına, bilirkişi tarafından bu hususta yapılan tespitin de doğru olmasına, temerrüt tarihine göre hesaplanan işlemiş faiz ve BSMV nin doğru belirlenmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/01/2020 tarih ve 2018/1359 Esas 2020/62 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 06/02/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"478e6878023653e2","SID":"10649a68d73e484f"}}