{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1902 <br>KARAR NO: 2024/47 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/06/2023<br>NUMARASI: 2022/823 Esas- 2023/620 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 05/06/2009 tarihinde müvekkilinin oğlu yaya ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; açılan davanın kabulü ile 59.779,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine fazla istemin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça istinaf kanun yoluna da başvurulmamış olduğundan söz konusu raporun davacı taraf açısından kesinleştiğinden lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bilirkişi raporunda seçenekli değerlendirme yapılmışken aleyhine olan seçenek kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu,  konu dosyada maddi tazminat belirlenirken manevi tazminat belirleniyormuşçasına hakkaniyete göre değil hukuk kurallarına göre değerlendirme yapılması gerektiğini,  hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiğini, esas mahkemesinin , savunmaları dikkate almadan ve gerekçeli kararında dahi savunmalara neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadan hüküm kurulduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır.  HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından Dairemizin kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan aktüerya raporunun davacı tarafa  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davacının süresi içerisinde rapora itiraz ve kararı istinaf etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde 18/11/2016 tarihli aktüerya raporunda ki hesaplama yöntemi  bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu; Mahkemece, alınan 16/12/2022 tarihli kusur raporunda; davacının desteğinin %85, davalı ZMSS sorumluluğundaki dava dışı sürücünün %15 kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükmü istinaf eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle aktüerya raporunda hesaplama yöntemi değiştirilmeden, yeni belirlenen kusur oranının değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin  2021/13092 Esas 2022/8298 Karar ) Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf itirazının kabulüyle,Mahkemce verilen kararın kaldırılmasına, 27/04/2023 tarihli aktüerya raporundaki kazanılmış hakların dikkate alındığı, sadece kaldırma ilamındaki kusur oranı değerlendirilmesi yapılan 1. nolu seçenek dikkate alınarak yeniden hüküm kurulmasına karar  verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Açılan davanın kabulü ile 12.419,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 848,36 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL ve 134 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı olan 161,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 686,66 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 27,70 peşin harç ve 134 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 161,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4- Davacı tarafından sarfedilen 8.100 TL bilirkişi ücreti ve 393,45 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.493,45‬ TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.764,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından sarfedilen 30,5 TL yargılama giderinin davanın ret oranına göre hesaplanan 24,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davanın kabul edilen miktarı dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 12.419,36 TL vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile  kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya ödenmesine,7-Davanın reddedilen miktarı dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 12.419,36 TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile  kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya ödenmesine,8-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı tarafından sarf edilen 738 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 160 TL posta  gideri olmak üzere toplam 898 TL  yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek, davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3021783d4a866ca","SID":"f1cda97deba0ce1d"}}