{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 04/03/2024<br><br>Taraflar arasındaki davada verilen geçici hukuki koruma kararlarına ilişkin olarak davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>Davacı vekili; ...A.Ş. Genel Müdürlüğü'nce .... numaralı poliçesi ile işlem gören sigortalı ... adına kayıtlı bulunan ve ... idaresindeki .... plakalı aracının sağ dikiz aynası ve yan kısımları ile yaya olarak ... plakalı otomobilin yanında sürücü kapısını açmak isteyen müvekkili ....e tam ve asli kusurlu şekilde çarparak meydana gelen 26/08/2023 tarihli trafik kazası sonucunda müvekkilli ağır şekilde yaralandığı,  sağ ayak kemiğinde birden fazla yerde kırıklar oluşması neticesinde platin takılmak suretiyle yaralanmasına ve müvekkilinin bir ömür bu yaranın sebebiyet verdiği acıya maruz kalmasına sebep olduğunu, Tam miktarı tespit edildiği zaman artırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli (tam) iş göremezlik 300,00 TL hastane masrafları ve tedavi  giderleri, davalılardan 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ten alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, davalıların mal kaçırma ihtimali nedeni ile öncelikle davalıların mal varlıkları üzerine, ihtiyati haciz konulmasına, aksi halde davalıların menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklıları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince 27/11/2023 tarihli ara kararla; davacı vekilinin ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve geçici ödeme taleplerinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Uyuşmazlık,  trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası sırasında talep edilen ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve geçici ödeme isteğine ilişkindir.<br>1-6100 Sayılı HMK'nun 341/1. fıkrasına göre ilk derece mahkemesinden verilen istinaf kanun yoluna başvurulabilecek olan kararlar; nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlar olarak gösterilmiştir.<br>6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun geçici ödemeler başlıklı 76. maddesi;<br>\"Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.<br>Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.\" şeklindedir.<br>Anılan düzenlemenin 1. fıkrasının gerekçesi \"zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile \"geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır.\" şeklindedir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 10. kısım 1. bölüm başlığı, \"ihtiyati tedbir\", 2. bölüm başlığı ise \"delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar\" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra \"diğer geçici hukuki korumalar\" başlıklı 406. maddesinin 2. fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır.<br>406. maddesinin gerekçesinde \"bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir.\" 2. fıkranın gerekçesinde \"diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır... Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır.\" denilmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır.<br>Öte yandan geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir.<br>Tüm bu nedenlerle; 6098 Sayılı TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme kararı gerek koşulları ve gerek teminat bakımından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu düzenleme 6100 Sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde, gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 341. maddesinde uyuşmazlığa konu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden davacılar vekilinin geçici ödemeye ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-İhtiyati tedbir, mahkeme tarafından asıl hukuki korunma talebi (dava) hakkında kesin hüküm verilinceye kadar devam eden, tarafların durumlarında ya da dava konusu hak veya şeyde meydana gelebilecek zararları önleme amacına hizmet eden, geçici nitelikte bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin amacı, asıl hukuki korunma talebinin sonucunu güvence altına almaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak “uyuşmazlık konusu şey hakkında” verilebilir. Bunun anlamı, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hakkında veya diğer yargılama türlerinin konusunu oluşturan şeyler veya hak bakımından verilebilmesidir.<br>Tazminat davaları ile hedeflenen hukuksal sonuç zarardan doğan para alacağına kavuşmaktır. Dolayısıyla davalıların malvarlıklarının aynına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu değildir. HMK'nın 389 ve izleyen maddelerine göre uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığına göre davacılar vekilinin ihtiyati tedbir istemi yasaya uygun değildir. Kaldı ki para alacağına ilişkin davalarında başvurulacak geçici hukuki koruma tedbiri öncelikle ihtiyati hacizdir. Bu nedenle davacılar vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>3- Manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacının manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.<br>Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, haksız fiilden kaynaklanan tazminata (para alacağı) yöneliktir.<br>2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.<br>2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır. Somut olayda iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmekte ve borçlu aynı tarihte temerrüde düşmektedir. Olay  26/08/2023 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 11/11/2023 tarihinde açılmıştır. Bu aşamada meydana gelen trafik kazasında kusur ağırlığının kimde olduğunu ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Davacı maddi tazminata ilişkin alacağını, dosyaya sunduğu trafik kazası tutanağındaki kusur raporu ve tedavi evrakları ile yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından talebin reddine karar verilmesi hatalı olup, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak  6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince Dairemizce karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin geçici ödemeye ve ihtiyati tedbire yönelen istinaf isteminin REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin ihtiyati hacze yönelen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince  KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen  27/11/2023 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talebinin reddine yönelen kısımlarının KALDIRILMASINA,<br>4-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE,<br>a)İİK 257. maddesi gereğince 100.500,00 TL alacak miktarıyla sınırlı olarak davalı .... 'un taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları (İİK'nın 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç) üzerine,  dava konusu değerin %5 oranında teminat karşılığında (nakden veya teminat mektubu olarak) İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>b)İhtiyati haciz kararının 2004 Sayılı İİK.'nun 261. maddesinde öngörülen 10 günlük süre içerisinde talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içindeki Burdur İcra Dairesine ibrazla yerine getirilmesine, ihtiyati haciz kararının icrasının süresinde istenmemesi halinde verilen ihtiyati haciz kararının hükümsüz kalacağının ihtarına,<br>c)Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine,<br>5-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 269,85 TL istinaf karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 04/03/2023 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK.'nun 258/3. fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a4f00c0dd5abb4f","SID":"c036a5d2a81376cc"}}