{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 05/03/2024<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Antalya 3. icra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin müvekkilinin adresine değil şirketin atölye adresindeki işçisine tebliğ edildiğini, müvekkiline haber verilmemesi üzerine takip kesinleştiğini, müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulması nedeniyle müvekkili icra takibinden haberdar olduğunu ve tedbir alınması için Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını, davalının haksız eylemi nedeniyle tazminat davası açıldığını, davalının icra takibi işleminin haksız ve kötüniyetli olarak gerçekleştirdiğini, taraflar arasında .... Sis. San. Tic. Ltd. Şti’nin hisse devir sözleşmesinin Antalya 1. noterliğinin 29/08/2013 tarih ve .... yevmiye numarasında kayıtlı olduğunu, davalının devir sözleşmesinde 1920 adet hissesini bütün aktif ve pasifleriyle hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte müvekkiline 48.000,00 TL karşılığında devrettiğini, davalının hiçbir alacağının resmi belge ile de ortaya koyamadığını, müvekkili şirketin banka hesabına konulan haciz nedeniyle kredi ödemesi yapamadığını, işçilerinin ödemesinin geciktiğini, müvekkilinin ailecek maddi ve manevi sıkıntılar yaşadığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile takibin durdurulması ve banka hesabındaki blokenin kaldırılması amacıyla tedbir talep edildiğini, mahkeme tarafından verilen tedbir uyarınca 4.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun 26/09/2014 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin ... hesabına teminat mektubu bedellerini yatırıp bloke ederek teminat mektubunu alabildiğini, bunca zamana kadar komisyon ödemek zorunda kaldığını, bu nedenlerle uğranılan haksız haciz sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız haciz tarihinden itibaren yasal faizi ile teminat olarak yatırılan 4.000,00 TL ve 32.000,00 TL’nin yatırılış ve çekiliş tarihleri arasında oluşan en yüksek banka mevduat faizine denk gelen 5.000,00 TL maddi zararın teminatın banka hesabına yatırıldığı tarih olan 25/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, bankaya teminat mektupları adı altında ödenen 5.600,00 TL maddi zararın teminat mektuplarının iaden alındığı tarih olan 03/01/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini  talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacının yıllardır çalışması nedeniyle davacı taraftan alacağını hep beklediğini, bu yüzden icra takibine itiraz edilmediğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkili ile davacının ortağı olduğu ... Pencere Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti'nin ve ... İnş. Aş'nin faaliyet döneminde müvekkilinin hisselerinin şirketin alacaklarını araçları devri dahilinde davacıya kendisine olan borcu ödeyeceğini güvenine dayanarak icra takibinin açıldığını, davacının  müvekkiline, .... İnş.A.Ş.’ye ve ... Ltd.Şti’ye ait araçlar ... plakalı kamyonet ve .... plakalı Chevrolet marka hususi araçların satışından toplam 40.000-TL, atölyede bulunan makinaların değerlerini 35.000-TL, ... ... Şubesindeki bankada bulunan 20.000-Dolar, 178.000-TL nakit para, .... . A.Ş. şirketinin müşteri profili , kıymeti ve referanslarına 35.000-TL değer , şirket deposunda bulunan borcu ödenmiş malların değerleri toplandıktan ,tüm borçlarda düşüldükten sonra   340.000-TL miktar bulunduğunu, şirketin aktifi ve pasifi bu rakama tekabül etmiş davacı ve davalı sekreterleri ... huzurunda anlaştıklarını, davacı hisse devirlerinden sonra ödemesi gereken 170.000-TL için şirket hesabından davalının ... Bankası .... Şubesine önce  55.000-TL ve sonra 90.000-TL gönderdiğini, tarafların hisse devri yapılmadan önce mutabakat altına aldıkları rakam 25.000-TL eksik ödendiğini, davacının hacze uğramasında müvekkilinin hiç bir kusuru olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,3.000,00 TL manevi tazminatın haciz tarihi olan 11.09.2014’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; teminat olarak yatırılan paranın yatırılış ve çekiliş tarihleri arasında oluşan zarara ilişkin maddi tazminatın ; 5.000,00 TL’sinin 03.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,10.950,64 TL’sinin ıslah tarihi olan 16.07.2019’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, toplamda 15.950,64 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya  verilmesine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağı davası olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığını, Usul yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin  görevli olduğunu, Müvekkili ile davacı taraf uzun yıllar boyu beraber çalıştıklarını, aralarında bir güven bağı söz konusu olduğunu, .... Kapı Pencere Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti bünyesinde davacı ile davalı müvekkilinin ortak olduklarını, davacının davalı müvekkile olan borcunu ödeyeceğine güvenerek söz konusu icra takibininin başlatıldığını, davacı yanın müvekkiline borcu olduğunu, müvekkilinin borcunu tahsil etmek amacı ile hukuki yollara başvurmasının en doğal hakkı olduunu, davacı yan tarafından başlatılan icra takibine itiraz edilmediğini, itiraz edilmemesi üzerine haciz işlemlerinin yapıldığını, söz konusu davanın açılmasında müvekkilin kusuru bulunmadığını,  tarafların hisse devri yapılmadan önce mutabakat altına aldıkları rakam 25.000 TL eksik ödendiğini, dava konusu haciz dışında vergi ve davalı yanın borçlarından kaynaklı başka hacizler de gerçekleştiğini, davacının hastalığının ise yapılan haciz işlemleriyle ilgisinin bulunmadığını, likit olarak yatırılabilecek teminatın faiz işletilerek bekletilmesi istenebilecek durumdayken, davalının icra takibini durdurma amacı ile  bankadan almış olduğu teminat mektubu için ödenen faizlerin davalı müvekkiline yükletilmemesi gerektiğini,  davacının davalıya borcu bulunmakta olup, bu yatırılan teminatın kendisine hak tesis ettiğini ileri sürerek  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının yaşanan elem ve keder karşısında düşük kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, haksız haciz ve icra takibi sebebiyle maddi ve manevi  tazminat istemine ilişkindir. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine aynı kanunun 58. maddesine göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.<br>Davacı, haksız fiil niteliğindeki haksız haciz işlemi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararının, icra takibi başlatıp haciz talebinde bulunan davalıdan tahsilini talep etmiş,  ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne  karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Somut dosya kapsamı incelendiğinde; davalının davacı aleyhine Antalya 3. icra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, icra dosyasından 12/09/2014 tarihnde davacının banka hesaplarına haciz konulduğu,  icra takibinden haberdar olan davacının Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığı, icra takibinin durdurulması ve banka hesabındaki blokenin kaldırılması amacıyla tedbir talep edildiği, mahkeme tarafından verilen tedbir kararı gereğince  tedbir kararının yerine getirilebilmesi için davacının ....a 36.000,00 TL nakdi depo ederek toplam 36.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz iki ayrı  teminat mektubunu 26/09/2014 tarihinde mahkeme dosyasına teslim edildiği, bu tedbir kararı uyarınca Antalya 3. icra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davacının banka hesaplarına konulan tedbirin 26/09/2014 tarihinde kaldırıldığı ve aynı tarihte bu kaldırma yazısının ilgili bankaya tebliğ edilerek bu yönde işlem yapılmasının sağlandığı,  Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ... karar sayılı ilam ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 29/12/2017 tarihinde kesinleştiği, davacının dosyaya sunduğu teminat mektuplarının ise 03/01/2018 tarihinde mahkeme tarafından davacıya iade edildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince maddi zararın tespiti için bilirkişi raporları alınmış ve nihayetinde, davacı vekili tarafından maddi tazminat açısından 22.550,64 TL yönünden dava ıslah edilmiş, ilk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının 3.000,00 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklandığı üzere;  davalının davacı aleyhine Antalya 3. icra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, icra dosyasından 12/09/2014 tarihinde davacının banka hesaplarına haciz konulduğu,  icra takibinden haberdar olan davacının Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığı,  Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında ... karar sayılı ilam ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 29/12/2017 tarihinde kesinleştiği sabit olduğundan, kesinleşmiş mahkeme kararı ile birlikte davalı tarafça yapılan icra takibinin haksız icra takibi olduğunun belirlendiği, bu icra dosyasından  davacının mal varlığına konulan hacizlerin de haksız haciz olduğu, davalının bu haksız haciz ve icra takibinden dolayı davacının uğradığı maddi ve manevi zararları tazminle sorumlu olduğu  kanaatine varılmıştır.<br>Somut davaya konu olan haksız icra takibi ve hacizler sonrasında davacı tarafından hacizlerin kaldırılabilmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edilen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından istenilen teminatı karşılamak için, ...a 36.000,00 TL nakdin depo ederek toplam 36.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz iki ayrı  teminat mektubunu temin ederek 26/09/2014 tarihinde mahkeme dosyasına teslim edildiği, bu tedbir kararı uyarınca Antalya 3. icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacının banka hesaplarına konulan tedbirin 26/09/2014 tarihinde kaldırıldığı ve aynı tarihte bu kaldırma yazısının ilgili bankaya tebliğ edilerek bu yönde işlem yapılmasının sağlandığı,  teminat mektuplarının ise 03/01/2018 tarihinde mahkeme kararı kesinleştikten sonra mahkeme tarafından davacıya iade edildiği anlaşılmış olup; bu haliyle davacının davalı tarafından haksız olarak yapılan icra takibi nedeniyle teminat mektubu alarak mahkeme dosyasına sunmak zorunda kaldığı, bu teminat mektubunun alınmasından dolayı bankaya somut dosyadaki bilirkişi heyetinin raporunda belirlendiği üzere 5.991,80 TL komisyon bedeli ödendiği, ancak davacının komisyon bedeline ilişkin talebinin 5.600,00 TL olduğu, yine davacının teminat mektubu almak için bankaya nakden ödediği 36.000,00 TL depo ettiği, bu bedelin depo edildiği tarih olan 26/09/2014 tarihinden itibaren paranın geri iade edildiği tarih olan 03/01/2018 tarihine kadar davacının bu paradan faydalanamamış olması nedeniyle paranın bu dönemler arasındaki kaybının hesabı yönünden alınan bilirkişi heyet raporunda bu dönemler için elde edilebilecek gelirin 15.950,64 TL olarak belirlendiği, alınan bilirkişi heyet raporunun gerekçeli ve ayrıntılı olması nedeniyle hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bu haliyle ilk derece mahkemesinin maddi tazminata ilişkin kabulünün isabetli olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Her ne kadar davalı taraf istinaf dilekçesinde davacının teminat mektubu almak yerine parayı nakden mahkeme dosyasına yatırmak suretiyle aynı sonuca ulaşabileceğini iddia etmiş ise de; ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik mahkeme kararında teminatın nakden veya teminat mektubu ile karşılanabileceği yazılı olduğundan  davacının teminat mektubu sunma şeklindeki seçimlik hakkını kullanarak teminatı karşılama yoluna gittiği anlaşıldığından, teminat mektubu komisyon bedeli ve teminat mektubu almak için yatırılan paranın mahrum kalınan gelirinden davalının sorumlu tutulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>2- Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından haksız haciz nedeniyle davacının manevi olarak yıprandığı gözetilerek; olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının kusuru ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesince 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi isabetli olup aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.<br>3-Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve  taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi  gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Taraf vekillerinin  istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının  ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  427,00 TL istinaf  karar harcından davacının peşin olarak yatırdığı 361,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 66,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  1.294,52 TL istinaf  karar harcından davalının peşin olarak yatırdığı 419,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 874,77 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Başvuru giderlerinin istinaf eden taraflar  üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kullanılmayan avansın ilgililerine iadesine,<br>6-Avans iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda  05/03/2024  tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.\t\t<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d52ac9fd8abdab8b","SID":"fcaa38199ccb2a5a"}}