{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2757 <br>KARAR NO: 2024/655<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2023<br>NUMARASI: 2023/370 2023/493<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki davada   İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ile  İstanbul Anadolu 9.  Asliye Ticaret  Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, alacak istemine  ilişkindir. İstanbul Anadolu 9.  Asliye Ticaret Mahkemesince, \"...6100 Sayılı HMK 6/1  Maddesinde; \"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" Dosyada mevcut tüm delillerin incelenerek değerlendirilmesinde: Davacı ...'in piyasada inşaat ve şantiye işleri yapan ticari işletme sahibi olduğu, davacının ticari işletme sahibi tacir olduğunu, davacının davalı ticari  şirketin ...'de bulunan inşaatının taşeron olarak işlerini yaptığını, davalı şirket yetkililerinin isteği ile binanın dış cephe silikon işlerinin yapımı içinde üçüncü  ticari işletme ile anlaştığını, bu inşaatın dış cephe işlemlerini ... isimli kişiye yaptırıldığı, bu işlemden doğan alacağın da kendisi tarafından ödenip temlik alındığını ve davalı şirketten bu alacağı talep ettiğini beyan ettiği, davacının  bu alacağa ilişkin temlik sözleşmesi ibraz ettiği, davalı tarafın inşaat işleri ile uğraşan bir ticari işletme olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 6. Maddesine göre genel yetkili mahkemenin davalı şirketin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, dava ve cevap dilekçesinde ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında davalının adresinin \"Kağıthane/İstanbul\" adresi olduğu, Kağıthane İlçesinin İstanbul (Çağlayan) Ticaret Mahkemeleri yetkisinde bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine  ve dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.,  ...\" gerekçesiyle yetkisizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"... Dosya kapsamında bulunan ve davalı vekili tarafından ibraz edilen 12/10/2021 tarihli dilekçesi ile yalnızca HMK madde 317 gereği cevap dilekçesinin sunulması için 2 haftalık ek süre talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/569 Esas sayılı dosyasında 13/10/2021 tarihli ara karar ile talebin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Davalı vekili 28/10/2021 tarihli ikinci dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu görülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki itirazının ileri sürülmesini düzenleyen 19. maddesinin 2. fıkrası; \"Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.\" şeklinde; aynı maddenin 4. fıkrası ise; \"Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir\" şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmü dikkate alındığında davalı vekili tarafından yetki itirazının ikinci dilekçesi ile süresinde ileri sürülmediğinden davanın görevsizlik ile gönderildiği İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili hale gelmiştir...\" gerekçesiyle yetkisizlik  yönünde hüküm kurmuştur.Kesin yetki kuralına tabi olmayan davalarda yetki ilk itirazının HMK'nun 19/2,117 maddeleri gereğince  cevap  dilekçesiyle ileri  sürülmesi  gerekir. HMK'nun 19/4. maddesine göre de, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. (Yargıtay 8. HD  2014/13280 E. 2016/6002K.; aynı daire 2020/3543 E, 2020/6848 K.; Yargıtay 12 HD 2022/13763 E. 2023/4430K sayılı kararı) Taraflar arasında görülen alacak davasında, kesin yetki halinin söz konusu olmadığı, kesin yetki halinin bulunmadığı hallerde yetkisizlik ilk itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı hatalı olsa dahi istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, bu kararın, yetkisizlik kararı verilen mahkemeyi bağlayacağı, ancak bu neticenin doğabilmesi için usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda ise uyap ve fiziki tebligat evraklarının incelenmesinde usulüne uygun olarak  dava dilekçesinin  davalıya tebliğ edildiğine dair evrakın bulunmadığı, bir adet dava dilekçesi tebliğ evrakının bulunduğu, onun da bila tebliğ edilmiş olduğu, davalı vekilince cevap süresinin uzatılması için ek süre verilmesine dair talebin kabul edildiği ve bu kararında tebliğ edilmediği, uyaptan öğrenilmesine şeklinde hüküm kurulduğu, bu nedenle davalı vekilince verilen cevap dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmış olup  ayrıca davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde usulüne uygun bir şekilde yetki itirazında bulunulduğu, dolayısıyla kesinleşen bu yetkisizlik kararının, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlayacağı görülmektedir.Bu durumda uyuşmazlığa bakma yetkisinin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu anlaşılmaktadır.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İstanbul 4. Asliye Ticaret  Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 20/02/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffe715fd35b75d4a","SID":"4eee054fd37fb8fc"}}