{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1291 <br>KARAR NO\t\t: 2024/343<br>KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/439 Esas  2020/175 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/02/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Almanya'da yaşayarak yurtdışında edindiği birikimle Türkiye'de yatırım yapma isteği sonucu bordür imalatı yapmak istemesi neticesinde davalının müvekkiline 65.000,00 TL değerinde makina teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin  davalıya 20.000.00 Euro ödeme yaptığını, davalının makinayı müvekkile teslim edemediğini, bunun yerine  09.10.2008 tarihli sözleşme ile 160.000.00 TL değerinde taş makinası teklif ederek yeni bir sözleşme  yaptıklarını, ancak davalının bu sözleşmeyi de yerine getirmeyince müvekkiline montajını tam yapacağını belirttiği makineyi teklif ettiğini,bu teklife istinaden müvekkil ile davalı arasında 13.11.2008 tarihli sözleşme ile değerinin 275.000,00 TL olduğunu söylediği makine için anlaşma yapıldığını, makinanın satılmasına rağmen montajının tam yapılmadığını ve faaliyete geçirilmediğini, buna rağmen müvekkilinin davalıya toplam 115.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının tahahütlerini yerine getirmeyince davalının avukatının bürosunda taraflar arasında 27.02.2009 tarihli ek protokol düzenlendiğini ve buna göre söz konusu makina ve tesisatının en geç 15.03.2009 tarihine kadar bitirileceği, deneme üretimi yapacak şekilde çalışır vaziyette alıcıya teslim edileceğine  dair taahhüt ettiğini, bu protokolün maddelerine yöre davalıya ek protokol tarihi olan 27.02.2009 tarihine kadar müvekkilinin 115,000,00-TL ödeme yapıldığını,  makinanın tam olarak teslim edilmemesi vc gerçek değerinden çok fahiş bir bedelle satılmış olması nedeniyle ve gerekli üretimi yapamadığından geri kalan bedelleri ödeyemediğini, davalının protokol gereği kalan 160.000.00-TL borç için müvekkilden aldığı senetlerden toplam 120.000.00 TL lik 3 senedi icraya vererek İzmir 20.İcra Müdürlüğü'nün 2009/9837 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını beyan ederek fazlaya İlişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle sabit olan ve meydana gelen zararlardan mahsup edilmek üzere 100.000,00 TL lik tazminatın sözleşme tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Açılan davanın tacirler arasında ayıplı mal satışı iddiası ile  açılan alacak davası olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin Edirne' de faaliyet gösteren karşı yana 2. El (kullanılmış) beton parke makinasını çalışır vaziyette sattığını, karşı yanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle İzmir 20.İcra Müdürlüğü' nün 2009/9387 E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını,  takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin karşı yana 03.06,2009 tarihinde tebliğ edildiğini, bu icra takip dosyasına karşı ayıplı mal satışına dair herhangi bir itiraz def'i yada dava yoluna başvurulmadığı gibi  15.07.2009 tarihli protokol ile icra takibine konu edilen borcunu 10 taksitte ödeyeceği yönünde anlaşma yapıldığını, ancak davacının bir kısım ödeme yapsa bile tahahüt ettiği ödemelerin tamamını yerine getirmediğini, tarafların tekrar bir araya gelerek 08.03.2010 tarihli anlaşma ile yapılan kısmi ödemelerin icra dosyasından mahsup edildiğini,  davacının bakiye 100.000,00 TL borcu kaldığını, icra dosyası borcunun ödenmesi için haczedilen ve alıcının elinde yediemin olarak bulunan parke taşı makinasının alacaklıya iadesi konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin tesisatı yaklaşık 2 yıl sonra 82.000,00-TL'ye  satılabildiğini, satılan bu bedelin müvekkilinin icra dosya bakiye alacağının bile karşılamadığını, müvekkilinin herhangi bir haksız kazancının söz konusu olmadığını beyanla haksız  ve yasal mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar  verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinden kaynaklı alacak  davasıdır. <br>Taraflar arasında 13.11.2008 tarihinde 2.el beton parke makinesi satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmede  toplam satış bedelinin 275.000 TL olarak belirlendiği,  ödemenin  ise 37.000,00-TL sının peşin olmak üzere, 38.000,00-TL bedelli  28/11/2008 vadeli çek, 40.000,00-TL bedelli 30/01/2009 vadeli çek, 40.000,00-TL bedelli 28/02/2009 vadeli çek, 40.000,00-TL bedelli 30/03/2009 vadeli  çek, 40.000,00-TL bedelli 30/04/2009 vadeli çek, 40.000,00-TL bedelli  30/05/2009 vadeli çek ile yapılması konusunda anlaşma sağlandığı görülmüştür.<br><br>Bu sözleşmeden sonra taraflar arasında 27.02.2009 tarihli protokol düzenlenmiş, bu protokolde taraflar arasında daha önce düzenlenen 13.11.2008 tarihli 2. el beton parke makinesi satış sözleşmesindeki makine tesisatının kurulum ve montajı ile bakiye bedellerin ödenmesi hususunda yeniden taraflar arasında bir anlaşma yapıldığı, anlaşmaya göre  makine tesisatının kurulumu ve montajının 15 Mart 2009 tarihine kadar bitirerek çalışır vaziyette alıcısına teslim edileceği, tesisatın kurulum montaj ve deneme üretimi için gerekli olan ekipmanların ve montaj ekibinin kalma ve iaşe giderlerinin alıcıya, montaj ekibinin ulaşım giderlerinin satıcıya ait olduğu, 13.11.2008 tarihli sözleşmenin 6.maddesinde  düzenlenmiş ödemelerden 28.11.2008 tarihindeki 38.000,00 TL  ve 30.01.2009 tarihindeki 40.000,00 TL. ödemenin satıcıya yapılmış olduğundan alıcının kalan 160.000,00 TL. bakiye borcuna ilişkin ödemelerin; 30.03.2009 tarihinde 20.000,00 TL., 30.04.2009 tarihinde 30.000,00 TL., 30.05.2009 tarihinde 30.000,00-TL., 30.06.2009 tarihinde 40.000,00-TL., 30.07.2009 tarihinde 40.000,00- TL. olarak  yapılacağı, alıcıdan 13-11-2008 tarihli sözleşme gereğince alınan çeklerin iade edileceği  yönünde yeniden anlaşma sağlandığı anlaşılmıştır. <br>Daha sonra taraflar arasında 27.02.2009 tarihli protokol ile yapılandırılan borcun taraflar arasında yeninden yapılandırılmasına karar verilerek 15.07.2009 tarihli 2.protokol düzenlendiği,  toplam ödenecek borç miktarı olan  160.000,00 TL.sının 10 eşit taksit halinde ödeneceği, birinci taksit olan 16.000,00-TL ' sının sözleşme günü itibariyle peşin  olarak ödeneği, kalan taksitlerin 30.08.2009 tarihinden itibaren her ayın 30. günü ödeneceği, ödemeler yapıldığı sürece İzmir 20. İcra Md.nün 2009/9387 Esas sayılı dosyasında yürütülen icra ve haciz işlemleri durdurulacağı,  ödemeler gününde yapılmadığı takdirde o güne kadar yapılan ödemelerin icra dosya borcundan mahsup edilerek icra işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği yönünde anlaşma yapılmıştır. <br>Davacının gerek davalıyla aralarında yapılan 13.11.2008 tarihli sözleşme tarihinde ve taraflar arasında düzenlenen protokol tarihlerinde tacir olduğu anlaşıldığından, her iki tarafında tacir olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davacının  27.02.2009 tarihli protokol gereği davalı şirkete bir kısım ödeme yapmış olduğu, ancak taahhüt ettiği ödemelerin bir kısmını yerine getirememiş olması sebebiyle    başlatılan icra takibinin durdurulması için bu kez  taraflar arasında   08.03.2010 tarihli protokol yapıldığı, bu protokole göre de; İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9387 E.sayılı dosyasına konu 160.000,00-TL asıl alacak+9.600,00-TL Faiz+ 8.000,00-TL Av. ücreti olmak üzere toplam 177.600,00-TL  alacağa davacı tarafça yapılan 51.600,00-TL nakit ödemenin mahsubu ile kalan dosya borcu olan 126.000,00-TL nin 25/03/2010 vade  tarihli 13.000,00-TL bedelli ve 30/04/2010 vade tarihli 13.000,00-TL bedelli çekler tahsil edildiğinde  parke taşı makinesi ve ekipmanlarının davalı tarafa  teslimi ile haciz masrafları da dahil olmak üzere, davacının bakiye kalan borcu olan 100.000,00- TL sının  davalı tarafın  izni alınarak makine ve donanımının satılarak, satış sonrası elde edilen gelirden davacının kalan borcu ile makine ve donanımın yerinden söküm, nakliye ve  tamirat giderlerinin mahsup edilerek kalan kısmın davalı tarafa ödenmesi konusunda anlaşmış oldukları görülmüştür. <br>Tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında önce bir sözleşme yapılmış bu sözleşmeden sonra da 3 tane protokol yapılmıştır. <br>Taraflar arasında en son yapılan 08.03.2010 tarihli protokolle taraflar önceki tüm protokolleri geçersiz hale getirmişlerdir. Artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın 08.03.2010 tarihli prookole göre çözümü gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Mahkememizce bilirkişi Prof DR. . ...  tarafından düzenlenen 20/03/2018 tarihli rapor ve Makine Mühendisi ... ve Hesap Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 19/12/2018 tarihli raporların denetime elverişli ve açık olması ve sonuç itibariyle birbirini doğrular nitelikte olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiştir. <br>Bu itibarla; 08.03.2010 tarihli protokole göre davacının davalıya 100.000,00 TL bakiye borcunun kaldığı, bu borca 10.000,00-TL de nakliye gideri eklendiğinde davacının bakiye borcunun protokole göre 110.000,00-TL olacağı, davalının makine ve ekipmanı 82.600,00- TL ye satmış olduğu, bilirkişi Prof DR. . ...  tarafından düzenlenen rapor gerekse de Makine Mühendisi ... ve Hesap Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporlar birlikte değerlendirildiğinde her iki bilirkişi raporunda da ortaya konulduğu üzere davacının makine satışı sonrası alacağı bir bakiye kalmadığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davanın Reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/103 D.İş sayılı tespit dosyasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda makina tesisatının montajının ve kurulumunun tam olarak yapılmadığı, protokoldeki gibi deneme üretimi yapılarak makine tesisatının davacıya teslim edilmediği ve makinenin ancak %50 kapasite ile çalıştığının tespit edildiği ve buna göre, davalı tarafça müvekkiline 275.000,00 TL bedelle satılan makinenin bu  eksikler nedeni ile değerinin en fazla 130.000,00 TL olabileceğinin belirlendiğini, davalının makinenin çalışır vaziyette kurulumu ve teslimi yükümlülüğüne uymadığı ve makinenin ancak %50 kapasite ile çalıştığı ve davalı tarafça  müvekkiline ayıplı makinenin değerinden 2 kat fazla bir bedelle satıldığı ve davalının teslim yükümlülüğüne uymadığının ortaya çıktığını, davalının kötü niyetli olarak Almanya'da yaşayan gurbetçi müvekkilinin piyasayı bilmemesinden ve makineyi de yurt dışından gelerek sürekli denetleme imkanı olmamasından faydalanarak eksik ve kusurlu tam çalışmayan makineyi fahiş fiyata satarak müvekkilinin çok büyük zarara uğrattığını, yerel mahkemenin bu dosyada 4 farklı bilirkişiden rapor aldırdığını, davalı tarafından makinenin  müvekkiline   gerçek satış değerinin çok üzerinde bir bedelle satılmış olması nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararın tahsiline yönelik olarak açılan dava olduğundan bu duruma göre 4. bilirkişi heyeti tarafından yapılan  hesaplamada müvekkilinin makinenin gerçek değerinden 136.000,00-TL fazla ödediği sabit olduğundan rapordaki bu sonuca göre hüküm kurulmasını talep edilmesine rağmen, Mahkemece 3. bilirkişinin verdiği ve müvekkilinin alacağının bulunmadığı yönündeki 16.03.2018 tarihli ... tarafından hazırlanan rapora göre usul ve yasaya aykırı hatalı karar verildiğini, zira 3 adet raporda müvekkilinin, davalının ifaya ve sözleşmeye aykırı hareketleri nedeni ile zarara uğradığı tespit edilmesine rağmen Yerel Mahkemece hatalı ve eksik incelemeye dayalı tek kişilik son bilirkişi raporuna göre hatalı karar verildiğini, Mahkemenin hükme esas aldığı 3. bilirkişi raporunda bile davalının 86.000,00 TL gelir elde ettiği belirtilmiş ancak bu zararın 5 yıllık sürede amortisman uygulandığında makinenin değerinin sıfırlanacağının belirtildiği, dava konusu makine ile ilgili amortisman uygulanmasına imkan olmadığını, makinenin eksik ve kusurlu teslim edildiği tam olarak çalışmadığı mahkeme tespiti ile belli olduğunu, kullanılamayan makinenin amortismana tabi tutulmasının mümkün olmadığını, makinenin çalışır teslim edilmediği için amaortisman zararından da müvekkilinin değil bizzat  davalının sorumlu olduğunu, davalının makineyi çalışır ve eksiksiz teslim edemediğini, bu durumda oluşan zararın davalıya yüklenmesi gerekirken, kusur durumu terse çevrilerek sorumluluğun müvekkiline yüklenmesinin haksız olup müvekkiline zarar kattığından bahisle Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; taraflar arasında düzenlenen alım satım sözleşmesi hükümlerine davalının aykırı davrandığından bahisle davacının uğradığı  iddia olunan zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsili istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu 13/11/2008 tarihli satış sözleşmesinin incelenmesinden, ikinci el (kullanılmış) beton parke makinesinin alım satımına ilişkin sözleşme  olduğu, sözleşmede davacının alıcı, davalının da satıcı olarak gösterildiği ve sözleşmenin 6.maddesinde satış bedelinin KDV dahil 275.000,00 TL ve  iş bu sözleşme bedelini ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>Yine taraflar arasında düzenlendiği sabit olan 27/02/2009 tarihli protokolün incelenmesinden, daha önce taraflar arasında düzenlenen 13/11/2008 tarihli ikinci el beton parke makinesi satış sözleşmesindeki makine tesisatının kurulum ve montajı ile bakiye bedelin  ödenmesi hususlarının yeniden düzenlenmesine ilişkin olduğu görülmüştür.<br>Daha sonrasında da taraflar arasında 27.02.2009 tarihli protokol ile yapılandırılan borcun, yeniden yapılandırılmasına karar verilerek 15.07.2009 tarihli 2.protokolün düzenlendiği,  toplam ödenecek borç miktarı olan  160.000,00 TL'nin  10 eşit taksit halinde ödeneceği, birinci taksit olan 16.000,00-TL 'nin sözleşme günü itibariyle peşin  olarak ödeneceği, kalan taksitlerin 30.08.2009 tarihinden itibaren her ayın 30. günü ödeneceği, ödemeler yapıldığı sürece İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9387 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra ve haciz işlemlerinin durdurulacağı,  ödemeler gününde yapılmadığı takdirde o güne kadar yapılan ödemelerin icra dosya borcundan mahsup edilerek icra işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği kararlaştırılmıştır.  <br>Yine taraflar arasında imzalandığı sabit olan 08/03/2010 tarihli 3. protokolün incelenmesinden, davalı şirketin alacaklı, davacının ise borçlu olarak gösterildiği, borçlu elinde bulunan hacizli parke taşı makinesi ve ekipmanlarının  alacaklıya iade edileceği kararlaştırılmış olup, aynı protokolün 4.maddesinde \"Borçlunun, alacaklı yana İzmir 20.İcra Müdürlüğü'nün 2009/9387 Esas sayılı dasyasına kanu 30.03.2009 tarih 20.000 TL., 30.04.2009 tarih 30.000 TL, 30.05.2009 tarih  30.000 TL, 30.06.2009 tarih 40.000 TL ve İcraya intikal ettirilmemiş 30.07.2009 tarihli 40.000 TL. olmak üzere toplam 160.000, TL tutarında senet aslına dayalı borcunun bulunduğu, bu itibarla dosya hesabının 160.000 TL + 9.600,00 TL işlemiş faiz, + 8.000,00 TL avukatlık ücreti olmak üzere toplam 177.600,00 TL olarak kararlaştırıldığı, borçlu yanın bu güne kadar yapmış olduğu 51.600 TL nakit ödeme iş bu dasya borcundan mahsup edildiğinde kalan bakiye dosya borcunun 126.000 TL olduğu, ayrıca borçlunun dosya borcuna mahsuben 25.03.2010 tarih 13.000 TL ve 30.04.2010 tarih 13.000 TL tutarlı olmak üzere toplam 26.000 TL lik çeki alacaklı yana teslim ettiği, işbu çekler gününde ödendiğinde tahsil edilen miktarın dosya borcundan mahsup edileceği, (Çeklerin tahsil edilmesi halinde bakiye borcun 126.400 TL - 26.400 TL = 100.000 TL olacağının kararlaştırıldığı), yine protokolün 5.maddesinde, anlaşma konusu tesisatın alacaklı tarafından, borçlunun da muvafakati alınarak satılacağı ve satış bedelinden yukarıda bahsedilen dosya alacağı ile söküm ve nakliye ile gerekli olur ise tamirat giderleri mahsup edilerek kalan bedelin borçluya ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; her ne kadar davacı tarafça taraflar arasındaki 13/11/2008 tarihli satış sözleşmesine konu ikinci el beton parke makinesinin davalı tarafça davacıya olduğundan daha yüksek bir bedelle satışının yapıldığı, davalının taraflar arasındaki satış sözleşmesi ve ek protokoldeki teslim belgesindeki taahhütlerine aykırı davranışından dolayı davacının zarara uğradığı iddia edilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan 13/11/2008 tarihli satış sözleşmesinden sonra tarafların bir araya gelerek tekrardan 13/11/2008 tarihli satış sözleşmesine konu makinanın kurulum, montaj ve bakiye bedelinin ödenmesi yönünde  27/02/2009 tarihli  ve 15.07.2009 tarihli protokolü olmak üzere 2 adet protokolü  düzenleyip imzaladıkları ve bu 2 protokol sonrasında da taraflar  en son kendi özgür iradeleriyle yeniden bir araya gelerek aralarında imzalamış oldukları 08/03/2010 tarihli protokol ile taraflar arasındaki 13/11/2008 tarihli satış sözleşmesi kapsamında tarafların borç ve taahhütlerinin yeniden yapılandırıldığı görülmekle, ilk derece mahkemesince  taraflar  arasında en son düzenlenen 08/03/2010 tarihli işbu protokol hükümleri esas alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözülmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında  taraflar  arasında en son düzenlenen 08/03/2010 tarihli protokol hükümleri dikkate alınarak düzenlenen ve  gerekçeli, taraflar ile mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre  davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2020 tarih, 2019/439 Esas ve 2020/175 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 373,2‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e7ee00cbed94dc8","SID":"05c49ab353235efb"}}