{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1359 <br>KARAR NO\t\t: 2024/345<br>KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/495 Esas  2020/159 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/02/2024<br><br>Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin medikal malzeme imal ve satışını yaptığını, taraflar arasında \"Etilen Oksit Sterilizatöründe sterilizasyon hizmeti verilmesi amacıyla\" 21/06/2016 tarihinde 1 yıllık \"Fason Sterilizasyon Sözleşmesi\" akdedildiğini, buna dayalı olarak müvekkili tarafından davalıya sterilizasyon hizmeti sunulduğunu ve buna karşılık 44 adet fatura kesildiğini, faturaların tümünün davalı çalışanlarına imzalatılarak teslim edildiğini ve davalı ticari kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafın aldığı hizmete karşılık borçlarını ödemeyi aksatınca bakiye 17.933,22-TL borcu için Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ödeme emrinin yasaya uygun şekilde 10/05/2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalı taraf vekili marifetiyle yasal sürede 15/05/2017 tarihinde borca, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, aynı gün takibe konu borcun 1.534,24-TL'sini haricen müvekkiline ödediğini, böylece takibe dayanak borçtan bakiye 16.398,98-TL kaldığını, davalı tarafın borca, faiz oranına ve tüm ferilerine itirazının kötü niyetli ve zaman kazanma maksatlı olduğunu, yapılan itirazda da sadece borcun olmadığının vurgulandığını, ancak faturalara konu hizmetin alınıp alınmadığı, taraflar arasında davaya konu ticaretin yapılıp yapılmadığı ve neden itiraz edildiğinin açıkca belirtilmediğini, taraflar arasında ticari iş yapıldığından takip tarihinden itibaren avans-ticari faiz işletilmesinin de yasaya uygun olduğunu, açıklanan nedenlerle; Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 sayılı takip dosyasında yapılan borca itirazın 16.398,98-TL'lik kısım için iptali ile takibin bu meblağ üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren alacağa ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  açılan davanın kötü niyetle ve haksız olduğunu, davacı tarafın yapılan takipte de açılan itirazın iptali davasında da kötü niyetli olduğunu, davacı yanın sunduğu faturaların tek başına davacı tarafın haklılığını ortaya koyamayacağını, davacı firma ile aralarında yapılan sözleşmeden sonra tek taraflı olarak fason sterilizasyon hizmet bedelinin tek taraflı ve fahiş miktarda arttırarak kötü niyetini açıkca gösterdiğini, icra takibi açıldıktan sonra dahi müvekkili şirketçe ödeme yapıldığını davacı tarafında kabul ettiğini, bu ödemenin müvekkili şirketin iyi niyetini gösterdiğini, ayrıca davacı tarafın icra takibine ekli cari hesap ekstresinde 12/08/2016 tarihli 2.000 euro tutarlı faturanın görüldüğünü, fahiş biçimde belirlenen ücret karşısında iade faturası kesildiğini, davacı firmaya gönderilen bu faturanın da ihtar yolu ile iade edildiğini, bu nedenlerle; haksız ve yersiz davanın reddine, müvekkili hakkında kötü niyetle ve haksız olarak icra takibi yapılmış olması nedeniyle davacı tarafın %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 E sayılı dosyası, İrsaliyeli Fatura suretleri, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, Sterilizasyon sözleşmesi, ihtarname, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. <br>Dosya içerisinde bulunan Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 E sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı şirket aleyhine 17.933,22.-TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; \"... 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi göre delil vasfına sahip olma değerlendirme takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere;2016,2017 yıllarına ait yasal defterlerinden yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi göre delil vasfına sahip olma değerlendirme takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; 2016,2017 yıllarına ait yasal defterlerinden yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Takip tarihi itibari ile Davacının incelenen yasal defter kaydına göre davalıdan 17.933,22.-TL alacaklı, davalının incelenen yasal defter kaydına göre davacıya 1.819,10.-TL borçlu olduğu, takip sonrası dava tarihi öncesi davalı yanca 1.534,24.-TL davacıya ödeme yapıldığı ve dava tarihi itibari ile Davacının incelenen yasal defter kaydına göre davalıdan 16.398,98.-TL alacaklı, davalının incelenen yasal defter kaydına göre davacıya 284,86.-TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki 16.114,12.-TL lik bakiye farklılığın temelinde davalının davacı adına düzenlediği 09.03.2017 tarihli 40169 no.lu 7.791,30.-TL lik ve 23.03.2017 tarihli 40191 no.lu 8.322,82.-TL lik toplamı 16.114,12.-TL lik fiyat farkı faturasının davacı yanca kabul edilmeyerek yasal defterlerine kaydedilmemesinin yattığı, diğer tüm fatura ve ödeme tutarları kayıtlarının her iki taraf yasal defterlerinde uyumlu olduğu, Sayın Mahkemenizce tarafların yasal defterlerine bakarak davacı yanca düzenlenmiş 7.791,30.-TL lik “Stresilizasyon Validasyon” hizmet faturasının ve 8.322,82.-TL lik “Stresilizasyon Hizmet Bedeli” faturasının her iki taraf yasal defterlerine TTK 21/2 m.ne göre süresinde itirazsız bir şekilde kaydedilmesi ile tarafların kabulünde olduğuna bu sebeple de davalının sonrasındaki itirazının kabul edilemeyeceğine kanaat getirilir ise davalının düzenlediği 7.791,30.-TL lik iade faturasının ve 8.322,82.-TL lik fiyat farkı faturasının kabul edilemeyeceği, böylece davacının davalıdan takip tarihi itibari ile davalıdan 17.933,22.-TL, dava tarihi itibari ile davalıdan 16.398,98.-TL alacaklı olduğuna, aksi takdirde konusunda uzman bir bilirkişi tarafından davalı yanca iddia ettiği üzere 7.791,30.-TL olarak düzenlediği iade faturasının sıfır bedel ile yada daha düşük fiyat ile davacı yanca davalıya sunulması gerektiğinin yada iş bu hizmetin davacı yanca davalıya sunulmadığının ispatlanması ve davalı yanca düzenlenen 8.322,82.-TL lik fiyat faturası ile ilgili olarak 2016 da 165 TL + KDV olan hizmet bedelinin 2017 yılındaki makul tutarının ne olacağının belirlenmesi ve davalının düzenleyebileceği fiyat farkı faturasının oluşup oluşmayacağının belirlenmesi iş bu tespitler neticesinde bir hesab yapılması gerekeceği...\" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. <br>Taraflar arasındaki mal sterilizasyon sözleşmesi kapsamında davacının birim fiyatı sözleşmeye aykırı olarak davalı ile anlaşmadan arttırıp arttırmadığı, yaptığı işe karşılık fazla ödeme alıp almadığı, dava ettiği alacağın sözleşmede belirlenen bedeli  aşan kısım olup olmadığı ve taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca davacının takip miktarı kadar alacaklı olup olmadığının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora göre; \"..Hukuki yön ve delillerin değerlendirilmesi İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmak üzere;\tUluslar arası standartlar ve bu standartlara paralel olarak hazırlanan Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği gereği, davalı firmanın imal ettiği ürünlerini steril hale getirmek için sterilizasyon yaptırmak ve steril işleminin yeterli standartlara uygun olarak yapıldığına dair sterilizasyon validasyon yaptırmak ve hazırlanan validasyon raporunu saklamak zorunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda taraflar arasında 21.06.2016 tarihinde 1 yıllığına Fason Sterilizasyon Sözleşmesi imzalandığı, ancak sterilizasyon ve sterilizasyon validasyonu ile ilgili herhangi bir bedele yer verilmediği, sterilizasyon validasyonunun yılda bir defa yapılacağının belirtildiği görülmektedir. Davacı vekilince Torbalı İcra Müdürlüğünün 2017/1836 sayılı dosyasında 05.05.2017 tarihli ilamsız icra emri ile 17.933,22.-TL asıl alacak tutarlı takibin başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine durduğu ve uyuşmazlık konusu davanın ikame edildiği, 1.534,24.-TL tutarında davalı tarafından ödenmesi nedeniyle kalan 16.398,98.-TL tutar için davanın kabul edilmesi ve takibin devamı talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; davalının  12.01.2007-08.02.2017 döneminde KDV hariç 90,00 $ üzerinden kesilen 6 adet faturanın 165,00.-TL üzeri tutarına itirazıyla ilgili olarak; taraflar arasında imzalanan sözleşmede sterilizasyon hizmet bedeline yer verilmemesi, ücret konusunda sözlü olarak anlaşılması ve TTK 21/2. Maddesi gereği itiraza konu faturaların alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde ve yine davacı tarafından e-mail yoluyla gönderilen fiyata aynı yasanın  21/3. Maddesi gereği sekiz gün içinde itiraz edilmemesi nedenleriyle söz konusu faturalara itirazının yerinde olmadığı, yine Sterilizasyon validasyonuna ilişkin kesilen 12.08.2016 tarih 030614 numaralı KDV hariç 2.000,00 € (kur 3.3014 üzerinden 7.791,30.-TL açıklamasıyla) tutarlı fatura itirazıyla ilgili olarak; taraflar arasında imzalanan sözleşmede sterilizasyon validasyonu işlemi için herhangi bir ücret belirlenmemiş olması, yada taraflar arasında yazılı başkaca bir fiyat anlaşmasının bulunmaması, sözleşmede sterilizasyon validasyonu ücreti için belli miktarda ürün steril edilmesi şartının bulunmaması, sadece yılda bir defa validasyon hazırlanması gerektiğinin belirtilmesi, sterilizasyon validasyonu işleminin ürün güvenliği için gerekli olması ve validasyon raporunun üretilen ürünlerin standartlara uygun olarak steril edildiğinin belgesi olarak kabul edilmesi, serbest piyasa koşullarında makine parkuru, makine kalitesi, ürün çokluğu vb. nedenlerde validasyon ücretinin farklı tutarlarda belirlenmesinin mümkün bulunması ve ayrıca TTK 21/2. Maddesi kapsamında sekiz gün içinde davalı tarafından itiraz edilmemiş olması nedenleriyle  12.08.2016 tarihli sterilizasyon faturasına itirazının yerinde olmadığı düşünülmektedir. Belirtilen hususlar akabinde takip tarihi itibariyle davacının davalı firmadan KDV dahil 17.933,22.-TL alacaklı bulunduğu, davacı vekilinin beyanı ile 1.534,24.-TL tutarında ödemenin düşülmesiyle dava tarihi itibariyle 16.398,98.-TL alacaklı bulunduğu analiz edilmektedir. Bununla birlikte sayın mahkemece 12.01.2007 - 08.02.2017 döneminde KDV hariç 90,00 $  üzerinden kesilen 6 adet faturaların fahiş olduğu ve uygulanmaması gerektiğinin kabul edilmesi halinde, kdv hariç 165,00.-TL üzerinden söz konusu faturaların dikkate alınmasının yerinde olacağı, bu bedelin kabulü halinde faturalarla ilgili ayrıntılı hesaplamaların yukarıda tablo halinde yapıldığı ve hesap edilen KDV dahil 8.322,82.-TL fark tutarın 17.933,22.-TL talep edilen alacak tutarından düşülmesiyle takip tarihi itibarıyla davacı firmanın KDV dahil 9.610,40.-TL tutarında alacaklı olacağı ve yine davacı vekilinin beyanı ile 1.534,24.-TL tutarında ödemenin düşülmesiyle dava tarihi itibariyle 8.076,16.-TL alacaklı olabileceği hesap edilmiştir. Hesaplamalarım ve analizlerim böyle olmakla birlikte, davalının sorumlu olabileceği tutar ile  itirazın iptali ile takibin devamına karar verme yetki ve  takdirinin, sayın mahkemenize ait olacağı  görüş ve  kanaatiyle,...\" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. \t<br><br>GEREKÇE: Dava,  İİK'nun 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasındaki mal sterilizasyon sözleşmesi kapsamında davacının birim fiyatı sözleşmeye aykırı olarak davalı ile anlaşmadan arttırıp arttırmadığı, yaptığı işe karşılık fazla ödeme alıp almadığı, dava ettiği alacağın sözleşmede belirlenen bedeli aşan kısım olup olmadığı ve taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi uyarınca davacının takip miktarı kadar alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında 21/06/2016 tarihli fason sterilizasyon sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede herhangi bir bedele yer verilmediği, her ne kadar davalı, davacının birim fiyatını aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak arttırdığını iddia etmiş ise de; davacı tarafından düzenlenerek kendisine gönderilen faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, dolayısıyla fatura içeriğini kabullenmiş olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne, alacak belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davanın kabulü ile; Davalının Torbalı İcra Müdürlüğünün 2017/1836 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın, 16.398,98-TL'Lik asıl alacağa yönelik kısmının iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, İİK'nun 67. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan  3.279,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının karar ve usule aykırı olduğunu, davalı tarafından davacı aleyhine Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/514 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davacının tebligattan haberdar olmadığı için icra takibinin kesinleştiğini, adına kayıtlı taşınmazının satışının sırasında da borcu ödemek zorunda kaldığını, işbu davadaki ispat külfetinin davalıda olduğunu, icra takibinde salt itiraz süresinin geçirilmiş olması ve takibin kesinleşmiş olmasının alacaklının alacağının varlığını kesinleştirmeyeceğini ve ispat yükünü tersine çevirmeyeceğini, takibin kesinleşmesinin maddi hukuk açısından değil takip hukuku açısından sonuç doğuracağını, red kararında ticari defter ve kayıtların sunulmadığı ve bu şekilde ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesine yer verildiğini, ancak tarafların ticari defter ve belgelere delil olarak dayanmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunundan bahisle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br><br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilin ızrar halinden faydanılmak suretiyle fahiş fiyat artırımı yapıldığını, bu yöndeki itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında 21.06.2016 tarihli Fason Sterilizasyon Sözleşmesi imzalandığı ve hizmet bedeli 150 TL + KDV olarak belirlendiğini, daha sonra bu bedelin 165 TL'ye çıkarıldığını, bu bedelin de kabul edilebilir oranda olduğu için itiraz edilmediğini, ancak davacı tarafından müvekkilinin davacı şirkete steril edilmek üzere ürün yollayacağı günden bir gece önce mail yoluyla hizmet bedelinin 90 USD'ye çıkarıldığının bildirildiğini, müvekkili şirketçe ürünlerin hastanelere gönderileceği ve o esnada yeni bir sterilizasyon firması ile çalışma zamanı ve imkanı olmadığı için bu bedel üzerinden gönderilen faturaların kayda alındığını, müvekkili şirket tarafından kayda alınan faturaların 165 TL+ KDV üstünde kalan kısımlar için 23.03.2017 tarihli ve 40191 nolu fiyat farkı faturası tanzim edildiğini, bu faturanın noter kanalıyla davacı firmaya gönderildiği ve sözleşme ile kararlaştırılıp mutabık kalınan hizmet bedelinin ödendiği, mahkemeye müvekkili şirketin aynı hizmeti 2019 yılı için 200 TL'sini aldığını gösterir ... firması ile imzaladığı sözleşmenin de mahkemeye sunulduğunu, davacı firmanın müvekkili şirket ile mutabakata varmadan fiyat artırımı yaptığını, faturaların neden kayda alındığına dair ızrar halinin de mahkemeye açıklandığını, dava konusu faturaların kayda alınmasının tek başına davacı tarafın haklılığı ortaya koymadığını, verilen hizmetin rayiç bedelinin araştırılmadığını, davacı tarafın iyi niyet kurallarına uygun davranmadığını, davalının 2019 yılında 200,00 TL'ye aldığı hizmetin davacı tarafından 2016 yılında 90 USD'ye verildiğini, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun dikkate alınmadan karar verildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız ve yanlış olduğundan bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ve davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve masraflar ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67.maddesi uyarınca açılmış   davalının icra takibine vaki  itirazının kısmen iptali istemine ilişkindir  <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; taraflar arasındaki Fason Sterilizasyon Sözleşmesi gereğince davacı tarafça davalıya verilen hizmet karşılığında toplamda 44 adet fatura düzenlendiği, ancak davalı tarafça takibe konu edilen bakiye alacak olan 17.933,22 TL'nin ödenmediği, bu nedenle davacı tarafça davalı hakkında Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça 15/05/2017 tarihinde icra takip dosyasına itiraz dilekçesi sunduğu ve aynı gün borcun 1.534,24 TL'lik kısmını haricen davacıya ödediğinden bahisle davalının icra dosyasına sunmuş olduğu itirazının bakiye 16.398,98 TL'lik kısım yönünden iptaline ve bu tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince verilecek sterilizasyon hizmet bedelinin 150,00 TL + KDV olarak taraflarca kararlaştırıldığı, 2016 yılının Ağustos ayında hizmet bedelinin davacı tarafça %10 artırılarak 165,00 TL + KDV'ye çıkartıldığı ve bu fiyat artışının sözleşmenin devamı için iyi niyet çerçevesinde kabul edildiği, ancak davacı tarafça hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 11/01/2017 tarihinde davalının muvafakati alınmaksızın hizmet bedelinin 90,00 USD + KDV olarak belirlendiğinin e-mail yoluyla davacıya bildirildiği ve bu tutar üzerinden hesaplanan 6 adet faturanın da davalıya gönderildiği, ancak davalının ticari ilişkinin devamlılığı ve davalı tarafından üretilip davacı tarafından sterilizasyon işlemi yapılan medical ürünlerin yurt dışına gönderilecek olması gibi zorlayıcı sebeplerle işbu faturaların davalı şirket kaydına alındığı ve bu kapsamda davalı tarafından davacıya keşide edilen Karşıyaka 4. Noterliği'nin 30/03/2017 tarihli ihtarnamesiyle 23/03/2017 tarih 8.322,82 TL bedelli fiyat farkı faturasının davacıya gönderildiği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 4.maddesi kapsamında kararlaştırılan hizmet gereği davacı tarafça düzenlenen 12/08/2016 tarih 2000 Euro bedelli faturanın piyasa rayicinin çok üzerinde olması nedeniyle davalı şirket tarafından 09/03/2017 tarihi 7.791,37 TL bedelli iade faturasının düzenlendiğinden bahisle açılan davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile; davalının Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın, 16.398,98-TL'lik asıl alacağa yönelik kısmının iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, İİK'nun 67. maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.279,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 05/05/2017 tarihinde 17.933,22 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra  takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu görülmüştür. Davacı tarafça işbu takip dosyasına konu 17.933,22 TL'lik alacağın 1.534,24 TL'lik kısmının icra takibinden sonra davalı tarafça haricen ödendiğinden bakiye kalan kısım olan 16.398,98 TL üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki işbu dava açılmıştır.<br>Taraflar arasında, davalının MDD 93/42/EEC, Tıbbi Cihazlar Direktifi kapsamına giren ürünlerine davalı şirkete ait Etilen Oksit (ETO) Sterilizatöründe sterilizasyon hizmeti verilmesi amacıyla  21/06/2016 tarihli Fason Sterilizasyon Sözleşmesinin imzalandığı, işbu sözleşme içeriğinde davalı tarafça davacıya verilecek hizmetin bedeline ilişkin herhangi bir belirlemenin yapılmamış olduğu görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların tamamının davacı şirkete ait ticari defterlerde aynen kayıtlı olduğu, bu kapsamda dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 16.398,98 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı şirkete ait incelenen 2016-2017 ticari defter ve kayıtlara göre ise davacının davalı adına düzenlediği faturaların tamamının davalıya ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalı ticari defterlerine göre takip ve dava itibariyle davacının davalıdan 284,86 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, her iki taraf ticari defterleri arasındaki 16.114,12 TL'lik farkın davalı tarafça davacı adına düzenlenen 09/03/2017 tarih 7.791,30 TL ve 23/03/2017 tarih 8.322,82 TL'lik faturaların davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmamasından kaynaklandığının tespit edildiği bildirilmiştir. <br>Yine alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafça davacı adına düzenlenen ve davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilen 09/03/2017 tarih ve 7.791,30 TL bedelli faturanın \"12/08/2016 tarihli 030614 nolu faturanıza istinaden Sterilizasyon Validasyonu iadesi\" açıklamasıyla düzenlendiği, işbu fatura içeriğinde belirtilen  ve davacı tarafça davalı adına düzenlenen 12/08/2016 tarih 030614 nolu ve 7.791,30 TL'lik faturanın davalı tarafça itiraz edilmeksizin ticari defterlerine işlendiği ve 210 gün sonra 09/03/2017 tarihinde fatura içeriği hizmet bedelinin tamamı için 09/03/2017 tarih ve KDV dahil 7.791,30 TL bedelli 40169 nolu iade faturası düzenlediği ve ticari defterlerine kaydettiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Yine davalı tarafça davacı adına düzenlenen 22/03/2017 tarih 40191 nolu ve KDV dahil 8.322,82 TL bedelli faturanın \"işbu fatura 179682, 179746, 179919, 179991, 180066, 180328 nolu faturalarınıza istinaden düzenlenen fiyat farkı faturasıdır\" açıklamasıyla düzenlendiği, işbu fatura içeriğindeki faturaların 16/01/2017 tarih 2.694,57 TL, 23/01/2017 tarih 2.401,65 TL, 25/01/2017 tarih 1.847,27 TL, 27/01/2017 tarih 1.887,59 TL, 08/02/2017 tarih 2.884,51 TL ve 12/01/2017 tarih 1.950,85 TL bedelli faturalar olup işbu faturaların davacı ve davalı şirket ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça  davalıya verilen hizmet gereği düzenlenen faturaların tamamının davacı ve davalı şirkete ait ticari defterlerde aynen kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafça davacı adına düzenlenen 09/03/2017 tarih KDV dahil 7.791,30 TL bedelli  \"12/08/2016 tarihli 030614 nolu faturanıza istinaden Sterilizasyon Validasyonu iadesi\" açıklamalı iade faturası ile 22/03/2017 tarih KDV Dahil 8.322,82 TL bedelli \"işbu fatura 179682, 179746, 179919, 179991, 180066, 180328 nolu faturalarınıza istinaden düzenlenen fiyat farkı faturasıdır\" açıklamalı fiyat farkı faturasının davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen, davacı şirkete ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, taraf defterleri arasındaki 16.114,12 TL'lik farklılığın bu iki faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça 22/03/2017 tarih ve 8.322,82 TL bedelli fiyat farkı faturasına konu davacı faturalarının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davalının muvafakati alınmaksızın 11/01/2017 tarihinde e-mail ile davalıya bildirilen 90 USD + KDV üzerinden fiyatlandırılmış olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığı istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede hizmet bedeline ilişkin herhangi bir belirlemenin bulunmadığı, davalı tarafça düzenlenen fiyat farkı faturası içeriğindeki faturaların düzenlenmesine esas 90 USD + KDV'lik hizmet tutarının davacı tarafça davalıya 11/01/2017 tarihli mail ile bildirilmiş ve bu kapsamda düzenlenen 6 adet faturanın da davalı tarafça davacıya iade edilmeksizin ticari kayıtlarına alınmış olması karşısında faturaların kayıtlara alındığı 2017 yılı 1.ayından çok sonra 22/03/2017 tarihli faturayla fiyat farkı faturası düzenlenmiş  olması karşısında basiretli tacir gibi davranmak zorunda olan davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Yine her ne kadar davalı tarafça davacı adına düzenlenen ve davacı şirket ticari defterlerine kayıtlı olmadığı anlaşılan 09/03/2017 tarih ve 7.791,30 TL bedelli iade faturasının içeriğindeki 12/08/2016 tarih ve 030614 nolu 7.791,30 TL bedelli davacı faturasını, basiretli tacir gibi davranmak zorunda olan davalı şirket tarafından itirazsız olarak  ticari defterlerine kaydedilmesinden çok sonra 09/03/2017 tarihinde ihtilafa konu   davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 7.791,30 TL'lik iade faturasının düzenlenmesi yerinde görülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br> Yine davaya konu alacak faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan davalı vekilinin ilk derece mahkemesince davacı yararına kabul edilen kısım üzerinden hükmedilen icra inkar tazminatına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Davacının  vekili tarafından da İlk Derece Mahkemesinin kararında hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi kısmının mahkemece sehven unutulduğu belirtilerek bu ibarenin hükme eklenmesi istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalının icra takip dosyasına sunduğu itirazın davacı tarafça iş bu itirazın iptaline konu edilen kısmı açısından davanın tamının kabulü ile \"  davanın kabulü ile; davalının Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2017/1836 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın, 16.398,98-TL'lik asıl alacağa yönelik kısmının iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, İİK'nun 67. maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.279,79-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde karar verildiği, bu şekilde davalının icra takibine vaki itirazının davaya konu edilen kısmı üzerinden iptaline ve takibin 16.398,98-TL' üzerinden devamına karar verilmiş olmakla, kabul edilen asıl alacak üzerinden,  tarafların tacir olmaları nedeni ile takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanması da dahil olmak üzere takip talepnamesindeki diğer koşullarla takibin devam edeceğinin açık olması karşısında mahkeme hükmünün düzeltilmesine gerek duyulmamıştır.   <br><br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  göre davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarih, 2018/495 Esas ve 2020/159 Karar sayılı kararına karşı  davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 373,2‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.120,21 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 280,50 TL harcın mahsubu ile eksik yatırılan 839,71‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>7-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 13/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"310ae63340100c6c","SID":"3609787b70d4b0d7"}}